06 Nisan 2019
Bedri Ruhselman 'Obsesyon'
Andrey Tarkovski - Nostalghia

Bir Delinin Haykırışı
“içimde hangi atam konuşuyor?
hem bedenimde hem de aklımda aynı anda yaşayamam.
bu yüzden tek kişi olamıyorum.
kendimi eşzamanlı olarak tamamlanmamış bir sürü şeyden menkul hissedebiliyorum.
çağımızın gerçek hastalığı, artık büyük ustaların olmayışıdır.
kalplerimize giden yollar gölgelerle kaplanmış;
yararsız görünen seslere kulak vermeliyiz;
meşgul kafalardan, uzun kanalizasyon borularından, okul duvarlarından içeri böceklerin vızıltıları girmesine ihtiyaç var.
her birimizin gözlerini ve kulaklarını büyük bir rüyanın başlangıcı olan şeylerle dolmasına ihtiyaç var.
birisi piramitleri inşa edeceğimizi haykırmalı.
yapmamamızın bir önemi yok!
o isteği beslemek gerek..
ve ruhun köşelerini uçsuz bucaksız bir çarşaf gibi esnetmeliyiz;
dünyanın ilerlemesini istiyorsanız, el ele vermeliyiz.
sözüm ona sağlıklıları, sözüm ona hastalarla karıştırmalıyız.
siz, sağlıklı olanlar, sağlığınız ne anlama gelir?
insanoğlunun bütün gözleri, içine daldığımız kocaman çukura bakıyor.
özgürlük faydasızdır; eğer yüzümüze bakmaya, bizimle yemeye, bizimle içmeye,, bizimle uyumaya cesaretiniz yoksa!
dünyayı yıkımın eşiğine getirenler, sözüm ona sağlıklı olanlardır.
insanoğlu dinle!
senin içinde su, ateş
ve sonra kül
ve külün içindeki kemikler!
kemikler ve küller!
gerçekliğin içinde veya
hayalimde değilken, ben neredeyim?
işte yeni anlaşmam:
geceleri güneşli olmalı…
ve ağustos da karlı.
büyük şeyler sona erer…
küçük şeyler baki kalır.
toplum böylesine parçalanmaktansa
yeniden bir araya gelmeli.
sadece doğaya bak
hayatın ne kadar basit olduğunu göreceksin.
bir zamanlar olduğumuz yere dönmeliyiz…
yanlış tarafa döndüğümüz noktaya.
hayatın ana temellerine geri dönmeliyiz;
suları kirletmeden…
deli bir adam, size
kendinizden utanmanızı söylüyorsa;
ne biçim bir dünyadır burası!
şimdi müzik
(teyp tutukluk yapar)
müzik!
ah… anne!
başının etrafında dolaşan
ve sen güldükçe berraklaşan
o hafif şey havaymış.”
Maya Angelou

03 Nisan 2019
Kadınların siyasi hayatta seçme ve seçilme hakkını elde etmesi; toplumsal hayatta gerçekleşen Atatürk Devrimleri’nden birisidir.

1930 yılından itibaren çıkarılan bir dizi yasa ile önce Belediye seçimlerine katılma, sonra köylerde muhtar olma ihtiyar meclislerine seçilme hakkı tanınan kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakları, 5 Aralık 1934’te Anayasa ve Seçim Kanunu’nda yapılan yasa değişikliği ile tanındı. Belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı Kadınların belediye seçimlerinde seçme ve aday olma hakkı 3 Nisan 1930’da Belediye Kanunu'nun kabul edilmesiyle tanındı.
Kadınların katıldığı ilk belediye seçimleri
Kadınlar siyasal haklarını ilk kez 1930 yılındaki Belediye seçimlerinde kullandılar. Seçimler, Eylül başından Ekim’in 20’sine kadar sürdü. Şehir meclislerine girebilen kadınlar arasında İzmir seçimlerinde Cumhuriyet Halk Fırkası (CHF)’nın iki kadın adayı olan Hasane Nalan ve Benal Nevzat Hanımlar ile, İstanbul seçimlerinde CHF adayı olan Rana Sani Yaver (Eminönü), Seniye İsmail Hanım (Beykoz), Ayşe Remzi Hanım (Beyoğlu), Nakiye (Beyoğlu), Latife Bekir (Beyoğlu) Hanımlar vardır.

Köy Kanunu'nun 20. Maddesinin değiştirilmesine dair 26 Ekim 1933 tarihli ve 2329 sayılı kanunun çıkarılmasıyla; kadınların köy muhtar ve heyetlerine seçilme hakkı tanındı.
İlk kadın muhtarın seçimi

Türkiye’deki kadınlar milletvekili olabilmek için ilk adımı 1923’te atmışlardı. Bu adım, kadınların 1923 yılında Nezihe Muhiddin önderliğinde ilk kadın partisi “Kadınlar Halk Fırkası”nı kurma isteğidir. Fakat 1909 Seçim Kanunu sebebiyle bu parti kurma girişimi, Kadınlar Halk Fırkası’nın Türk Kadınlar Birliği adlı derneğe dönüşmesi ile sonuçlanmıştı.

Gerekli yasal değişiklik 1934 yılında Başbakan İsmet İnönü ve 191 milletvekilinin sunduğu Anayasa ve Seçim Kanununda değişiklik yapılmasını öngören yasa önerisi sonucu gerçekleşti. Öneri, 5 Aralık 1934’te Mecliste görüşüldü. Yapılan oylamada, 317 üyeli Meclis'te, oylamaya katılan 258 milletvekilinin tamamının oyuyla değişiklik önerisi kabul edildi. Anayasanın 10. ve 11. Maddeleri değiştirilerek her kadına 22 yaşında seçme, 30 yaşında seçilme hakkı verildi. Bu anayasa değişiklikleri çerçevesinde İntibah-ı Mebusan Kanunu (Milletvekili Seçimi Kanunu)’nda 11 Aralık 1934’te yapılan değişiklikler sonucu anayasada tanınan haklar seçim kanunuyla da düzenlendi.
Yasanın çıkmasının ardından 7 Aralık 1934’te, Türk Kadınlar Birliği İstanbul’da Beyazıt Meydanı’nda büyük bir kutlama mitingi ve Beyazıt’tan Taksim’e bir yürüyüş düzenledi.
Kadınların katıldığı ilk genel seçimler
Türkiye’de kadınların katıldığı ilk genel seçimleri, 8 Şubat 1935 yılında yapılan TBMM 5. dönem seçimleridir. Bu seçimlerde 17 kadın milletvekili TBMM’ye girdi. 1936 yılı başında boşalan milletvekillikleri için yapılan ara seçiminde emekli öğretmen Hatice Özgenel’in Çankırı milletvekili olarak seçilmesiyle meclisteki kadın milletvekili sayısı 18’e çıktı.
Emek - Emile Zola
