16 Nisan 2016 Cumartesi

Tılsım ve Trajedi



 
Bir ucunda Trajedi vardı bu kalemin,
Tılsım öteki ucunda. Uyuduğumda kim
uyanıyordu içimde, hangimiz sürdürüyordu
gündüşlerini, hangi yüzüm kanıyordu,
neden bir ucu seçip sivriltiyordum da
köreliyordu o an öteki uçtaki güdülerim,
kalemin bir ucunda Trajedi, Tılsım
benden yanaydı: Nereye çevirirsem çevireyim
öfke doğuruyordu hüzün doğuruyordu öfke:
İki ucunda kalemin
ebabil kuşları taş topluyordu. 


Gelecek ardımda kalmış bir melek:
Defterim dolmuş, bir tek hece taşım için
karasız bir beyit oyalıyor şimdi beni.
Köprüler, dehlizler ve tünellerden geçtim,
oğullarım dağınık bir başkaldırı kavmi,
kızlarım sonsuza ayarlı birer arayış tohumu,
bu kadını sevmiştim: Koptu gitti dünyamdan,
sönmüş fer. Bu kadını da: doyamadığım.
Bir de onu: Yanıbaşımda fırtına gibi yaşayan,
tül gibi ölen. Yalnızım artık, nasıl yalnız
yaşamışsam gamlı bir şahinken.

Defterlerim dolu: Yaklaştım, erişemedim
Sancının ortasında, huzur kutbuna teğet,
varacağım noktaya doğru ilerlerken
ondan uzaklaştım belki de. Yandı canım
biricik olanı kendime ayırırken,
gün geldi içimde biriken ağu
çekti benden dışımda biriken uyumu:
Karanlık, sinsi, delici bir çağda
kırdım tek tek elimdeki kelimeleri.

Herşey geçti sonra, ben kaldım --
bir de bende bana direnen doğrular

ve yanlışlar: Hassas terazi, dik merdiven,
birkaç bozuk kum saatı, dilini unuttuğum
bir pusulayla gecelerimi paylaştığım
o tuhaf hayvanlar: Akrep ve örümcek,
semender ve şahin ve ebabil kuşları
taş topluyorlardı. Doğaya baktıkça
içimde dinlenen tufan insana baktıkça
kabardı; seyrek ve acemiydi kaçışlarım,
yüzümü döndüm nerede yakıcı bir hal
görsem, duydum ağızdan kaçırılmış
bir heceyi bile, bir tuzak kazıp
içinde salıvermek için mutlak bir av
bekledim.

Böyle başladı ve sürdüydü önümdeki katışıksız
yokuş: Sandım ve inandırdım belki,
gönlümü ve aklımı dağlamamış hiçbir işarete
oysa inanmadım. Hazırdım her an
kurduğum çadırı söküp yolcu çıkmaya,
kaldım burada: İğne ve ağ, ipek ve masal,
sis ve köpük arası yazdım öykümü defterden
deftere: Aradım bulamadım altın anlamı,
ama farkettim altındaki anlamı -- uyanıp
kan içinde bir gece, sivrilttim öteki ucu
iyice:

Etrafımdaki nesneler cansız mı, kıpırtı
dolu: Dokunsam kendi dillerine çevirecekler
bende bildiklerini: Bu saatı ben durdurtmuştum,
ben çıkartmıştım bu yüzüğü, bile bile kırdığım
fanus ile bir başkasının kırdığı fanusu neden
içiçe geçirmiştim? İşte masam, kurutma kağıdım,
çocukluğumdan bu yana bana eşlik eden bir çift
kemik zar. İşte duvardaki ölü resimler,
yerdeki bu boz halı, başucumda yatağımın
opalin bir lamba ve siyah deri kaplı derin
defterler: Dokunuyorum ve dile geliyor
yıldan yıla bu odaya sinen saf korku:

Biraz daha arınmış ışık gerek bana,
biraz daha koyu bir mürekkep,
biraz daha felç sağ elim ve parmakları için,
biraz daha zaman ve bu zamandan geçmek:
Birkaç soluk boyu belki, belki birkaç çağ için
biraz daha cüret
ve korku,
Tılsım ve Trajedi gerek.
 

Rüyaların yapıldığı maddeden yapılmayız biz ve uykuyla çevrilidir küçücük hayatımız...Fırtına

İnsanlar Göründükleri gibi olmalıdır. Eğer değillerse;
hiç görünmesinler daha iyi...Othello - Shakespeare

Hatalar kötü değil. Onları düzeltmemek bile kötü değil
Kötü olan, onları gizlemektir...Bertolt Brecht



Her sonbahar dökülen, biraz da ömrümüzün yapraklarıdır...


 


Yaşamdan şiir yapmaya çalışmak yerine, yaşamı şiire dönüştürsek daha güzel olmaz mıydı?

 
Cennetin her zaman bir kütüphaneye benzediğini hayal etmişimdir...Jorge Luis Borges


Octavio Paz
Düşlerine layık ol...
*
Gördüğüm ve söylediğim
Söylediğim ve sustuğum
Sustuğum ve düşlediğim
Düşlediğim ve unuttuğum
arasındadır şiir...
*
Yaşamdan şiir yapmaya çalışmak yerine, yaşamı şiire dönüştürsek daha güzel olmaz mıydı?
*
Bir şiiri okumak, onu gözIerimizIe işitmektir; bir şiiri dinlemek ise onu kuIakIarımızIa görmek.
*
Aşkı seçme özgürIüğünün gerçekIeşmesi oIanak dışıdır.


Oysa bizim bütün güzelliğimiz, yaşadıklarımızla düşündüklerimiz arasındaki acıklı çelişkinin yansımalarından ibaretti...

Oruç Aruoba
Her içtenlik çabası, gidiyor dolambaçlı ilişkilerimizde kurduğumuz sahteliklere çarpıyor...
*
İlişki bağlılık olmalıdır, bağımlılık değil...
*
Özlem, örneğin, işitmeyeceğini bildiğin birisine yalnızca ona; ama, kendi kendine "nerdesin?"diye seslenmendir...
*
Evet , işte: yaşadıklarımız öldürdüklerimizdir...
*
İnsanca özlemler dünyaya uymuyorsa, bozuk olan dünyadır; "insanca özlemler" değil...
*
En iç, en içten,en içteki sesine bile aykırı düşebilir mi kişi? Düşer...
*
Düş; daha başından, bir anıdır...
*
Yaşamak, sevinçli acılar çekmek, hüzünlü neşeler yaşamaktır

Oğuz Atay
Kendimize isimler vermeyelim, yaptığımız işlerle varolalım...
*
Yalnızlığı çok seversek, bir gün o da çekip gider mi...
*
Oysa bizim bütün güzelliğimiz, yaşadıklarımızla düşündüklerimiz arasındaki acıklı çelişkinin yansımalarından ibaretti...
*
Yalnız yaşayan insanların, kendi içlerinde başlayıp biten eğlenceleri vardır...
*
Hayatımın başı ve sonu belliydi; hiç olmazsa ortasını kaçırmamalıydım...
*
Sana sığınıyorum, beni geceye teslim etme...
*
Her şey güzel olacak
Bu da geçecek
Sen güçlüsün
diye diye yolu yarıladık bak...
*
Çok şey vardı anlatılacak, 
O yüzden sustum. 
Birini söylesem diğeri yarım kalacaktı, 
Sen duydun mu sustuklarımı?


Biraz doğaya izin verip, yolundan çekilelim;o işleri bizlerden daha iyi toparlayacaktır.

Kadına saygılı ol; çünkü o insanoğlunun annesidir.
Kadını koru; çünkü o geleceğin aynasıdır...
*
Alışkanlıklar, köleliğin farklı bir biçimidir...Montaigne
*
Tüm dünya için sadece bir kişi olabilirsin, fakat bazıları için sen bir dünyasın...Gabriel Garcia Marquez