19 Ekim 2016 Çarşamba

Hangi Şan, Hangi Şeref?


ATATÜRK, büyük kabul edilen insanlarla kıyaslanmak suretiyle kendisine övgülerde bulunulmasından hep rahatsızlık duymuştur. Hatta bu tür davranış sahiplerine şiddetle karşı çıkmıştır. Ona göre büyük olan yalnızca ve yalnızca Türk ulusudur. Ulusun üstünde bir büyüklük iddiası söz konusu
olmadığı gibi, bu tür davranışlar kendisini ulusunun hizmetkârı olarak değerlendiren bir insanın ulusu için verdiği mücadelenin anlaşılamaması anlamına da geldiğinden onu üzmekteydi. Aşağıdaki anekdot bu gerçeği yansıtması açısından güzel bir örnektir:

1923, Uşak...

Halkın yoğun sevgi gösterileri arasında Türk Ocağına gittik. Ocak
üyeleri toplanmıştı. ATATÜRK, eşi birbirine yakın sandalyelerde, Mareşal
Fevzi Çakmak ve maiyeti bir arada oturmuştuk.

Kahveler içiliyordu, Ocaklı arkadaşlardan tahminen otuz iki yaşlarında
bir genç ayağa kalktı, misafirlerini selâmladıktan sonra bir konuşma yaptı.

Konuşmacı sözü ATATÜRK’e getirip, onu Napolyon ve Bismarck’la
mukayeselere giriştiği zaman bundan memnun olmadığını ATATÜRK’ün
kaşlarını çattığından anlamıştık. Henüz kahvesini bitirmemişti, derhâl ayağa
kalktı:

“Bey kardeşimizin izinleriyle burada bir noktayı açıklamak amacıyla
sözlerini kesiyorum. Efendiler, bu arkadaş beni Bismarck ve Napolyon’la
mukayeseye kalkıştılar. Napolyon kimdir? Taç ve macera peşinden koşan bir
insan! Bismarck ise imparatorlara hizmet eden bir adam! Ben böyle değilim!”
dedi ve yerine oturdu.

Konuşmacı çok sıkılmıştı; sözlerini düzeltmek üzere “Afedersiniz Paşa
hazretleri, sözlerim yanlış anlaşıldı. Sizin şerefinizden şanınızdan bahsetmek
istiyorum.” Sözlerini henüz bitirmişti. ATATÜRK tekrar ayağa kalktı:

“Efendiler; bu bey kardeşimiz ikinci bir hataya tekrar düştüler. Hangi
şan, hangi şeref? Eğer mensup olduğum milletin şanı, şerefi varsa ben de
şanlı ve şerefliyim. Aksi takdirde içinizden herhangi bir adam çıkar da şan,
şeref peşinden koşar ve eşsiz olmak isterse biliniz ki başınıza belâdır,
belâdır!.. Millet bu gibilerine asla izin vermemelidir!”

Damar Arıkoğlu

Hayata Dair Her Şey Var







Türkçem benim ses bayrağım...


Zaman Parıltısı
Ne ağaçlar uzanmış mevsimlerimce
Ne yıldızlar gerçek, aydınlığım kadar.
Aşkla kımıldayan küçücük ışıklar uçuşur içimde yön yön,
Yaşadığımın farkındayım.
Havaya Çizilen Dünya
Öyle sevgililer ki bir gece görülmüştür,
Hatıraları ömrün gecelerince yürür.
Duyulan sılasıyla sezilen o beldeler,
Geçer yelkenler gibi enginden birer birer.
Dudakların habersiz söylediği şarkılar;
Vücudun ağaçlardan önce duyduğu bahar.
Çiziyorum havaya dünyamı bir çiçekle
Ve hayran bakıyorum bu rüya gibi şekle.
Dal
Yüreğim karmakarışık
hem geniş hem dar
sen uzakken bile
seven yakınlığın var.
saklar çoğaltır seni
şu küçücük nar
bir tanesiydi sevmek
şimdi bin tanesi var.
Yalnızlığım
Ilık bir su gibidir içimde yalnızlığım,
Yalnızlığım, ruhumda uzak bir ses gibidir.
Her sabah ufuklardan mavi şarkılar gelir,
Ve her sabah ürperir içimde yalnızlığım.
Simgelerde Yüzler
Bir ışık üstünde gelir
Gelir o
Işırsın
Seversin yeri göğü
Uyanmış tutsaklar çağrısına dek.
Dolar da
Dolar da yüreğine tohumların davranışı
Uzarsın
Bir anıdan bir geleceğe gövermişcene.
Hasret
Sevgimi unutmak için seyrederim bir tabloyu, bir mermeri,
Ki ne kadar dalsa ruhum yeniden döner geriye:
Okurum düşüne düşüne okuduğun şiirleri,
Senin düşüncen geçerken üzerlerinde bir sıcaklık kalmıştır
diye.
Söyle Sevda İçinde Türkülerimizi
Söyle sevda içinde türkümüzü,
Aç bembeyaz bir yelken
Neden herkes güzel olmaz,
Yaşamak bu kadar güzelken?

İnsan, dallarla, bulutlarla bir,
Ayrı maviliklerden geçmiştir
İnsan nasıl ölebilir,
Yaşamak bu kadar güzelken?
Nereye?
Kim ellerini alnımda gezdirirken o ten, ses ile,
Bana kalbin musikisini verecek, haberi olmadan.
Geceyi avuçlarımda siyah bir gül gibi duyuyorum,
Ve sen misin bilmiyorum bu gülü bırakan.
Nereye, ey göz yaşlarımın sıcaklığı,
Ki başka birisi yok beni duyan.
Rüyalar nereye gidiyor, anlamıyorum;
Ve sen nereye gidiyorsun, hatıralardan.
Akdeniz Şiirleri
Denizdir
Her akşam üstü
Bütün düşüncelerde
Gelip gider.
Seninle
Acısı
Uzunluğu
Aksi.
Ve gece yarısıdır bu masmavi şey,
Senin
Uzaklarda
Unuttuğun sessizlik.
Duymuştun
Bu türküyü
Çok eskiden de.
Bu türküyle anlarsın yelden
Yeşilden
Kadırgaların dibindeki sessiz yosunları.
Bu Akdeniz dalgalarında bu türküde sen
Varsın ışıl ışıl
Ve yoksun biraz.

İyice düşün bu bütün yaşamamızdır.


Size zamanını ayırmayan birine, asla kendinizi harcatmayın.

Yıllarla değil, dostlarla say yaşını. 
Gözyaşlarınla değil, gülüşlerle say hayatını...John Lennon

Küçük keyiflere bayılırım ben. 
Karmaşık ruhların son sığınağıdır onlar...Oscar Wilde