14 Ocak 2013 Pazartesi

Gülümse

 
 Yepyeni bir pencereden bak bu sabah hayata. Çocuk masumiyetiyle, bayram sevinciyle karşıla yeni doğan günü. Gülümse! Hayata, geçmişe, yarınlara, umutlarına gülümse!
Gönlünden ne geçiyorsa kalkıp onu yap. Kimsenin ne düşündüğünü umursamadan sadece sen istiyorsun diye olması gereken, yapılması gereken ve ertelenen ne varsa onu yap. Gülümse! Ama önce kendine…

Önce kendine değer ver ki anlamlı kılınsın her bir saniyen. Aldığın her nefesin amacına ulaşabilsin. İçindeki potansiyelin ve seni sen yapan bütün o küçük ayrıntıların farkına var ve tadını çıkar.

Hem sonra mutluluk zaten küçük ayrıntılarda gizli değil midir? Unutma, kimse senin kadar güzel gülümseyemeyecek bu sabah yeni doğan güne. Kimse anlayamaz ki seni senin kadar.

Ve kimse de sevemez senden başka böyle çıkarsız, saf, duru güzellikte seni.Hayatı, dahası kendini erteleme bu sabah.
Sadece gülümse, gerisi nasılsa gelir. Sımsıkı sarıl içindeki çocuğa.

 
“Kendine değer ver ve gönlünü olgunlaştır. Çünkü sen bedeninle değil, ruhunla insansın.”

Dışarıya kapanmak esasen içeri açılmaktır. Huzur mu istiyorsun? Az eşya, az insan






Var Git Artık





buralarda gece uzun
gün ışığı yakındır
var git artık
bakma ardına
ölüme fazla sokulma ama
düşün ki
mevsim rüzgarlarının savurduğu
bir orman insan
sev onu, sokul, konuştur
doludur fazla üstüne varma

hep susmak
susmak...
yetmiyor bazen
işte bu yüzden
bütün ışıkları yanmalı yeryüzünün
ozanlar herşeyi anlatmalı


var git artık
acıyı aşındırma
tut
ve at sevdaya uzaan çağlayana



Kirpiler ve İnsanlar Üzerine




Çok soğuk bir kış günü üşüyen kirpiler birbirlerine iyice sokulurlar, soğuktan ve donmaktan korunmak için, ama bir süre sonra birinin dikenleri diğerine batmaya başlar. Birbirlerinden iyice uzaklaşırlar, bu seferde soğuğun etkisi hissedilir. Her seferinde aynı olay tekrarlanır, üşüyünce birbirlerine yapışan kirpiler, dikenler batınca birbirlerinden fazlasıyla uzaklaşırlar, ta ki hem soğuktan etkilenmeyecekleri hem de birbirlerine dikenlerini batırmayacakları orta bir mesafe bulana kadar. İnsanlar da kendi monotonluklarından, tek başınalığın boşluğundan kurtulmak için birbirlerine yaklaşırlar, ama çirkin alışkanlıkları ve dayanılmaz hataları onları birbirlerinden uzaklaştırır. Orta mesafe ise nezaket ve iyi ahlaktır.