william blake etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
william blake etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Kasım 2021

Görmek bir dünyayı bir kum taneceğinde VE bir cenneti yabanıl bir çiçekte Sığdırıver o hâlde avucunun içine sınırsızlığı VE dahi bir tek ânın içine sonsuzluğu

To see a World in a Grain of Sandz
And a Heaven in a Wild Flowerz
Hold Infinity in the palm of your hand
And Eternity in an Hour 

 
Görmek bir dünyayı bir kum taneceğinde
VE bir cenneti yabanıl bir çiçekte
Sığdırıver o hâlde avucunun içine sınırsızlığı
VE dahi bir tek ânın içine sonsuzluğu 

 

28 Kasım 2020

William Blake



Tanrıya

Eger bir cember yarattıysan içine girilsin diye, 

Kendin gir oraya ve bak bakalım gidiyor mu hoşuna

Cenetle Cehennemin Evliliğinden

Cehennemden aldığım habere göre dünyanın altı bin yılın sonunda
alevler içinde yanacağına ilişkin eski bilgi doğru.
Çünkü bu nedenle kızgın kılıçlı keruba yaşam ağacının başında tuttuğu nöbeti
bırakması emredilecek: ve bunu yaptığında tüm yaratılış yanacak
ve sonsuz ve kutsal görünecek, ki şimdi sonlu ve düşkün görünüyor.
Bu, duyumsal hazzın gelişmesi sonucu meydana gelecek.
Ancak ilk önce insanın ruhundan ayrı bir bedeni olduğu kanısının silinmesi gerekiyor;
bunu cehennemi yöntemle, Cehennem'de son derece sağlığa yaralı ve şifa verici olan,
görünen yüzeyleri eriterek saklı olan sonsuzu ortaya
çıkaran aşındırıcılarlarla baskılar yapmak yoluyla ben yapacağım.
Eğer algının kapıları temizlenseydi herşey insana olduğu gibi görünürdü, sonsuz.
Çünkü insan kendisini kapattı, ta ki tüm şeyleri mağarasındaki dar çatlaklardan görene dek.

Baca Temizlikçisi

Küçük kara bir şey karlar arasından,
Haykırıyor "temizle! temizle! " kederli bir sesle!
"Nerededir senin annenve baban? söyle? "
"Onların ikisi de gittiler kiliseye dua etmeye.
"Çünkü mutluydum çalılıklar üzerinde,
Ve gülüyordum kışın yağan karlar arasında,
Onlar giydirdi bana ölümün giysisini,
Ve öğrettiler bana kederin ezgileriyle şarkı söylemeyi.
"Ve çünkü mutluydum ve oynuyordum ve şakıyordum,
Onlar sandılar ki bir haksızlık yok yaptıklarında,
Ve dua etmeye gittiler Tanrıya ve Papaza ve Krala,
Yani sefaletimiz üstüne cenneti kuranlara."

Kısaca İnsan

Kalmaz ortada acıma
Yoksulluk olmayınca;
Ne de merhamet
Bizim gibi mutluysa millet

Birbirini korkutup barışı aradıkça
Sevgiyi kendine sakladıkça;
Zulüm sarar dört yanını
Pusularla tutarlar yollarını.

İlahi korkularla kalakalır baş başa
Ağlar gözyaşları yağar toprağa;
Ve alçakgönüllülük kök verir birdenbire
Ayaklarını bastığı yerde.

Derken bir gölge gibi yayılır hüzünle
O giz kafasının üzerinde;
Bir tırtıldan sineğe
Her şeyi o giz beslemekte.

Ve taşımakta düzenbazlığın meyvesini
Belli ki dayanılmazdır lezzeti;
Derken bir sırtlan yuvası o uğursuz gölge
Karanlığını saçar her yere.

Karalar ve denizlerin Tanrıları
Çok aradı Doğu’da bulmak için o ağacı;
Tüm çabaları boşunaydı oysa
O ağaç insanın beyninde boy atmakta. 

Hasta Gül

Ah Gül, hastasın sen!
Uluyan fırtınada
Gece vakti uçan
Görünmez kurt
Keşfetti fesrengi neşeden
Oluşma yatağını;
Ve karanlık gizli aşkı
Yokediyor yaşamını.

Giriş

Kulak ver sesine Ozanın!
Şimdiyi, Geçmişi ve Geleceği görür;
Kulakları işitir
Kutsal Kelâmı
Yaşlı ağaçların arasında dolaşan,

Düşkün Ruha seslenir,
Ve gözyaşlarıyla akşamın çiyinin;
Hükmedebilir
Yıldızlı kutuplara
Ve düşen, düşen ışık yenilenir!

Ey yeryüzü, ey Yeryüzü dön geri!
Yüksel çiy düşmüş çimenlerin içinden;
Gece bitkin,
Ve gün
Doğar uykulu bir kütleden.

Gitme bir daha
Niçin gideceksin ki?
Bu yıldızlı zemin
Bu ıslak kıyı
Gün bitene dek senin.

[Deneyim Şarkıları]

28 Kasım 2018

Sonsuzluk - William Blake

Kim ki bir sevince bağlar kendisini
Uçarak geçen hayat, yok eder onu;
Ama kim, uçar gibi öper sevinci
Yaşar, sonsuzluğun gün doğumunu.


10 Nisan 2017

"Şu göğüs kafesimi genişleten umudum varoldukça, Güzel günlere olan inancım hiç bitmeyecek." Can Yücel

Mutluluk, büyük ölçüde bastırılmış ihtiyaçların tatmininden gelir...Zygmunt Bauman

Asla uğraşma aşkını anlatmaya,
Aşk varolur yalnızca dile gelmeden;
Nasıl hareket ederse soylu rüzgâr
Sessizce, görünmeden...William Blake
 
"Eğer dünya hakkında birazcık bir şey anlamak istiyorsak, hınçtan ve nefretten arınmamız gerekir."Jean Genet

Mutlu olmak için büyük nedenlere gerek yok. Cebimde 75 kuruşum var, havada bahar...Nazım Hikmet



28 Ocak 2016

William Blake - Kaplan! Kaplan!

Kaplan! Kaplan! gecenin ormanında
Işıl ışıl yanan parlak yalaza,
Hangi ölümsüz el ya da göz, hangi,
Kurabildi o korkunç simetrini?

Hangi uzak derinlerde, göklerde
Yandı senin ateşin gözlerinde?
O hangi kanatla yükselebilir?
Hangi el ateşi kavrayabilir?

Ve hangi omuz ve hangi beceri
Kalbinin kaslarını bükebildi?
Ve kalbin çarpmaya başladığında,
Hangi dehşetli el? ayaklar ya da



Neydi çekiç? ya zincir neydi?
Beynin nasıl bir fırın içindeydi?
Neydi örs? ve hangi dehşetli kabza
Ölümcül korkularını alabilir avcuna? 

Yıldızlar mızraklarını aşağıya atınca,
Göğü sulayınca gözyaşlarıyla,
Güldü mü o, görünce eserini?
Kuzu'yu yaratan mı yarattı seni?



Kaplan! Kaplan! gecenin ormanında
Işıl ışıl yanan parlak yalaza,
Hangi ölümsüz el ya da göz, hangi,
Kurabilir o korkunç simetrini?


24 Mayıs 2013

Masumiyet Kehanetleri - William Blake

görmek bir kum tanesinde bir dünya
ve bir cennet bir yaban çiçeğinde
tutmak sonsuzluğu avucunda
ve ebediyeti bir saatin içinde
bir gerçeği kötü niyetle söylemişsen
daha kötüdür uydurabileceğin tüm yalanlardan
neşenin ve kederin örgüsü çok incedir
her kederin ve özlemin altında
ipekle örülmüş bir neşe yatar aslında
Kanısını asla değiştirmeyen adam durgun su gibidir ve zihnin sürüngenlerini besler.
soru soran kişi, ki oturuşu pek muzipçedir
yanıt vermesini asla bilemeyecektir
şüphe taşıyan sözleri yanıtlayan kişi
söndürür bilginin ışığını
daha değerlidir yoksulun çeyrek peni'si
tüm altınlardan afrika sahillerindeki
bir tutkunun içinde olmak sana iyi gelebilir
ama tutku senin içindeyse bu hiç iyi değildir
Eğer algının kapıları temizlenseydi her şey insana olduğu gibi görünürdü: Sonsuz. 
Çünkü insan kendisini kapattı; ta ki tüm şeyleri mağarasındaki dar çatlaklardan görene dek.
aşk, özgür aşk, bağlanamaz asla
toprakta büyüyen bir ağaca
dostluğun yüreğimde çok kez sebep oldu acıya
düşmanım ol n'olursun -dostluk adına
aşk kördür hep kusurlara
yönelip durur hep hazza
kural tanımazdır, sınırsız ve uçarı
ve kırar her benliğin zincirlerini
Karşıtlar olmadan ilerleme yoktur. 
Çekicilik ve iticilik, akıl ve enerji, aşk ve nefret insanın varoluşu için gereklidirler. 
Bu karşıtlardan dindarların iyi ve kötü olarak adlandırdıkları şeyler doğar. 
İyi, akla uyan edilgen yöndür. 
Kötü, enerjiden doğan etken yöndür. 
İyi cennettir. Kötü cehennemdir.
eğer bir çember yarattıysan içine girilsin diye
kendin gir oraya ve bak bakalım gidiyor mu hoşuna
ne yaparsan yap bu yaşam bir kurgudur
ve çelişkilerden oluşur
Karşı çıkış gerçek dostluktur. 

04 Aralık 2012

William Blake - Masumiyet Alametleri

Görmek bir kum tanesinde bir dünya, Dünyayı bir kum tanesinde görmek,
Ve bir cennet bir yaban çiçeği’nde, Ve cenneti bir kır çiçeğinde,
Tutmak sonsuzluğu avucunda, Sonsuzluğu avucunda tut,
Ve ebediyeti bir saatin içinde.Ve ebediyeti bir saatte…
Kapatılmış bir kızıl gerdan kafese…Kafese kapatılmış bir kızıl gerdan,
Boğar tüm Cennet’i öfkeye.

Kumru ve güvercinlerle dolu bir kumru evi
Titretir Cehennem’in tüm bölgelerini.
Bir köpek, kapısında açlıktan ölen efendisinin,
Haber verir çöküşünü devletin.
Hor kullanılan bir at yol üstünde
Yakarır insan kanı için Cennet’e.
Her feryadı yaban tavşanının, izi sürülen,
Bir elyaf koparır beyinden.
Bir tarla kuşu, kanadından yaralı,
Susturur bir Kerub’un şarkısını.

Kışkırtılmış ve kavgaya hazırlanmış dövüş horozu
Ürkütür yükselen güneşi.
Her kurtun ve aslanın uluyuşu
Ayağa kaldırır Cehennem’den bir insan ruhunu.
Yabani geyik, orada burada gezerken,Orada burada gezerken yabani geyik
Uzak tutar insan ruhunu üzüntüden.Uzak tutar insan ruhundan kederi.
Hor kullanılan kuzu halk kavgalarına yol açar, Hor görülmüş bir kuzu yol açar isyana
Ve yine de kasabın bıçağını bağışlar. Yine de bağılar kasap bıçağını.
Küçük çitkuşu’nu inciten adam
Sevgi görmeyecektir insanlardan.
Kim getirirse öküzü gazaba
Kadınlar sevmeyecektir onu asla. Asla sevilmeyecektir kadınlar tarafından
Sineği öldüren oyunbaz oğlan
Tadacaktır düşmanlığını örümceğin.
İşkence eden kişi mayısböceği’nin perisine
Bir kameriye örer sonsuz gecenin içinde.
Tırtıl, yaprağın üstündeki, Yaprağın üstündeki tırtıl,
Yineler sana annenin dertlerini.
Güve’nin ya da kelebeğin canına kıyma, Güve ya da kelebeğin kıyma canına,
Çünkü kıyamet yaklaşmakta. Çünkü kıyamet yaklaşmakta.
Atını savaş için eğiten kişi, Atını savaş için eğiten
Geçemez asla kutup engelini.
Dilencinin köpeğini ve dul’un kedisini besle,
Sen şişmanlarsın böylece.
Akşamın sona erişiyle uçup giden yarasa
Terketmiştir inanmayan beyni bunu yapmakla. Bunu yapmakla terketmiştir inanmayan beyni
Baykuş gece vakti ziyarete gelen Ziyarete gelen baykuş gece vakti
Dem vurur inançsızın korkusundan. Dem vurur inançsızın korkusundan
Sivrisinek, yaz türküsünü söyleyen, Yaz türküsünü söyleyen sivrisinek
Zehir elde eder iftiracının dilinden. Zehir üretmekte iftiracının dilinden
Zehiri semenderin ve yılanın Zehri, semender ve yılanın
Teridir kıskançlığın ayağının. Teridir, kıskançlık ayağının
Zehiri balarısının Zehri bir bal arısının
Kıskançlığıdır sanatçının. Kıskaçlığı demektir sanatçının.

Bir gerçeği kötü niyetle söylemişsen
Daha kötüdür uydurabileceğin tüm yalanlardan.
Neşenin ve kederin örgüsü çok incedir,
Kutsal ruh için örülmüş bir giysidir;
Her kederin ve özlemin altında
İpekle örülmüş bir neşe yatar aslında.
Ki böyle olması hakçadır;
İnsan neşe ve keder için yaratılmıştır;
Ve bunu gereken şekilde bildiğimizde,
Güvenle ilerleriz dünya’nın içinde.

Bebek daha fazlasıdır kundak bezlerinden;
Her tarafında bu insanlar diyarının
Eller doğdu ve yapıldı araçlar,
Dillerinden her çiftçi anlar.
Her gözün döktüğü gözyaşı
Bir bebeğe dönüşür sonsuzlukta;
Ve yakalanır ışıltılı dişilerce,
Ve döndürülür tekrar kendi zevkine.
Melemeler, böğürmeler, kükremeler ve havlamalar
Cennet’in kumsalını döven dalgalardırlar
Bir bebek sopanın altında ağladığında.

Öcünü yazar ölümün diyarlarına.
Kişi küçük çocuğun inancıyla alay ettiğinde
Alay edilecektir onunla yaşlılıkta ve ölüm’de.
Kuşku duymayı öğreten kişi çocuğa
Çıkamayacaktır çürümüş mezar’dan asla.
Küçük çocuğun inancına saygı duyan kişi
Yenecektir ölümü ve Cehennem’i.
Çocuğun oyuncakları ve sağduyusu yaşlı adamın
Ürünleridir iki mevsim’in.

Soru soran kişi, ki oturuşu pek muzipçedir,
Yanıt vermesini asla bilmeyecektir.
Şüphe taşıyan sözleri yanıtlayan kişi
Söndürür bilginin ışığını.
Cırcırböceği’nin çığlığı ya da bir bilmece
Uygun bir yanıttır bir şüphe’ye.
Karınca’nın inç’i ve kartal’ın mil’i
Gülümsetir topal felsefeyi.

Kişi gördüklerinden şüphe duyuyorsa
Ne yaparsan yap, inanmayacaktır asla.
Eğer güneş ve ay şüpheye düşselerdi
O dakika sönüverirlerdi.
Prens’in kaftanları ve palavraları dilencinin
Zehirli mantarlardır keselerinde cimri’nin.
Dilencinin paçavraları, kanat çırparak havada,
Bölerler gökyüzünü parçalara.

Daha değerlidir yoksulun çeyrek peni’si
Tüm altınlardan Afrika sahillerindeki.
Cimrinin topraklarını alıp satar az bir para,
İşçinin ellerinden zor alındığında;
Ya da, eğer yukarıdan korunuyorsa,
Alıp satar tüm o memleketi.
Kılıç ve tabancayla kuşandığında asker
Yaz güneşine felçli bir halde hücum eder.

Bilinen en güçlü zehir
Sezar’ın defne tacından gelmiştir.
Çarpıtamaz insan ırkını
Zırhın demiri kadar kimse.
Altın ve mücevherler sabanı süslediğinde
Kıskançlık boyun eğecektir barış sanatlarına.
Bir tutkunun içinde olmak sana iyi gelebilir.
Ama tutku senin içindeyse bu hiç iyi değildir.

Bir memleketin kaderini belirler kumarbaz ve fahişe,
Devlet onlara resmi izin verdiğinde.
Orospunun sokaktan sokağa seslenişi
Örecektir yaşlı İngiltere’nin kefenini.
Kazananın haykırışı, bedduası kaybedenin
Danseder cenaze arabasının önünde ölü İngiltere’nin.

Her gece ve her sabah
Doğar bazıları acıya.
Her sabah ve her gece
Doğar bazıları tatlı hazza.
Doğar bazıları tatlı hazza,
Doğar bazıları sonsuz geceye.
Yönlendiriliriz bir yalana inanmaya
Göz’ün içinden görmediğimizde,
Ki bir gece doğmuştur, can vermek için bir gecede,
Ruh uyurken ışık huzmelerinde.

Tanrı belirir ve ışıktır Tanrı
Gecenin içinde barınan o zavallı ruhlara;
Ama bir insan biçimini sergiler
Günün diyarlarında yaşayanlara. 

Çeviri: Sertan Balkan