26 Mart 2020

Beethoven "Müzik, her bilgelik ve felsefeden daha yüksek esin verir."


Müzik, her bilgelik ve felsefeden daha yüksek esin verir.

Hiçbir zaman şan şöhret için yazmayı düşünmedim. Kalbimde ne varsa ortaya çıkmak zorunda; işte bunun için yazıyorum ben.

Müzik erkeğin kalbindeki ateşi yakmalı ve kadının gözlerinden yaş getirmeli.




Hallac-ı Mansur " Cehennem acı çektiğimiz yer değil Acı çektiğimizi kimsenin bilmediği yerdir."





Zaman ve mekan üstü bir hakikat felsefesi: “Enel Hak...”
Mevlana’dan Yunus Emre’ye, Spinoza’dan Kant’a, Nietzsche’den Ficht’e kadar dünyaca ünlü büyük düşünürlerin felsefi akımlarına ilham kaynağı olmuş büyük İslam düşünürü Hallac-ı Mansur’un “Ene-l Hak” felsefesi üzerinden tarif ettiği varlık, benlik, hiçlik ve yok oluş kavramları, yüzlerce yıldır bilim, sanat, inanç ve felsefe dünyasına ışık tutmaya devam ediyor.
(Tanıtım Bülteninden)





Kalp gözüyle gördum Rabbimi sordum:
Kimsin Sen?
Cevap Verdi: Ben, Senim!
Dahil olmamışsın hiç "nerede" sözüne,
Hiç ilgin olmamış "nerede" ile senin,
Şüpheler, vesveseler doğrudan nasiplenmemiş,
Bu yüzden bilemezler zatın nerededir Ey Efendi!
Sen, bütün "nerede"leri / her yeri kuşatmışsın,
Sen neredesin? "Neredesiz" kadar uzakta.
"Yok oluş" benimle birlikte yok oldu.
Yok oldum da böylece ulaştım sana!

"Tavasin"

Richard Dawkins " Şu ana kadar Evrim Kuramı'nı çürütebilen bir argüman var olmadı. Ancak eğer ki bir gün olursa, bunu keşfeden bir bilim insanı olacaktır, bir aptal değil."





Robert Frost - Sevi Bir Sorun


Bir garip çöktü kapıya akşam
Senli benli konuştu taze gelinle
Elinde yeşilli aklı bir deynek
Dayanağı korunağı olacak
Sordu dudaklarından çok gözleriyle
"Bu gecelik sığınabilir miyim evinize?"
Döndü ardına baktı
Karanlık pencerenin dibinde

Yürüdü sundurmaya çıktı gelin
Gel dedi göğe bakalım birlikte
Görelim nasıl başlıyor gece
Gel yabancı ikimiz
Yapraklar hışırdadı bahçede
Mavi yaprakları ağaçların
Güz bu doğru kış rüzgarı bu
Yabancı anlayasın isterdim bunu

Karanlık odasında taze gelin yalnız
Eğildi ocağın ateşine
Al güllerce ışıdı yüzü
Yüreğinde bir yanma
Görüverdi sanki içini
Baktı ıraklara o eski yola
Ah altın bir kutuda gümüş iğneyle
Tutturulmuş olsaydı yüreği şimdi
Düşündü gelincik az daha
Bir dilim ekmek bir güzel çanta
Acıdı Tanrı'nın fakirliğine
Ya da şu zenginliğine
Ne o ne de yabancı
Bir çift söz edememişti sevileri üstüne
Anlamak istiyordu ne olduğunu içindekinin
Odasında hala taze gelin

Neyzen'in Akif'i Ağlatması


Dostu Eşref Edip Akif ve Neyzen’in dostluğunu anlatırken şöyle der:
Mütareke zamanında idi. Bir gün Sebilürreşad  idarehanesinde üstadla oturuyorduk. Neyzen Tevfik çıkageldi. Üstbaş perişan, selâm, vererek içeri girdi. Şöyle bir tarafa yıkıldı. Çok sarhoştu. Biraz geçtikten sonra rakı dolu matradan birkaç yudum aldı. Fakat artık işba haline gelmiş, bir yudum bile içecek hali kalmamıştı. Biraz sonra matradaki rakıdan avucuna boşalttı. Kolonya gibi yüzüne, gözüne, başına, saçlarına içirmeye savaştı.
            Nihayet neyini alarak üstadın oturduğu koltuğun önünde, üstadın dizi dibinde yere oturdu, üflemeye başladı. O halde muhrik bir taksim yaptı. Baktık, üstadın gözlerinden sessiz sessiz yaşlar dökülüyordu. Neyzen bunu görünce Neyi bıraktı, üstadın boynuna sarıldı. Sakalından, yanaklarından öpmeye başladı. Öptü, öptü...
            Biz bu manzara karşısında mebhut kaldık. Üstad neye ağladı? Neyin hazin sesine mi? Neyzen’in bu haline mi? Artık ne bizim sormamıza lüzum vardı, ne onun söylemesine! Şimdi ne vakit Neyzen’i görsem bu levha hatırıma gelir.


Wilhelm Reich - İnsanın Doğadaki Yeri


W. Reich'ın " Esir, Tanrı ve İblis " ile "Acunsal Üst Üste Binme" adlarını taşıyan iki kitabını burada birlikte sunuyoruz. Reich, bu yapıtında işlevsel düşününcenin gelişim sürecini betimlemekte ve bu nesnel düşünce tekniğinin iç mantığının kendisine nasıl adım adım acunsal yaşam enerjisinin bulgulanmasına ve buna bağlı öteki buluşlara götürdüğünü anlatmaktadır. İlk acunsal yaşam enerjisinden de evrendeki bütün canlı-cansız varlıkların, gökadaların, güneş dizgelerinin, gezegenlerin ve bunlardan birinde de yani yeryüzünde ilk tek hücreli canlıların, taşın, toprağın, denizin, bulutun, kasırganın nasıl oluştuğunu açıklamaktadır. "Edinilen her yeni bilginin ardında 'yaşam nedir' sorusu vardır" diyen Reich, böyelce insanın kişilik yapısının ötelerine geçmekte ve onun evrendeki, doğadaki yerini anlamaya çalışmaktadır.


İnsanın Doğadaki Yeri