29 Aralık 2015 Salı

Sonsuzluk ve Bir Gün

Son zamanlarda dünyayla tek bağlantım şu bilinmeyen karşı pencere... Bana hep aynı müzikle karşılık veren... Kim bu? Nasıl biri? Bir sabah onu bulmaya çıkmıştım ama sonra bir daha düşündüm. Belki de bilmemek ve hayal etmek daha iyidir.
Benim gibi bir münzevî olabilir miydi? Ya da belki küçük bir kız çocuğu... Okula gitmeden önce bilinmez bir oyun oynayan... Her şey çok çabuk gelişti! Şu şüphe uyandırıcı ağrı... Öğrenmek için inat edişim... Bilmek isteyişim... Sonra da karanlık... Etrafımı saran sessizlik...
Sessizlik. Her şey, bizi, kış gelmeden önce teknelerin gölgeleri üzerine vuran, uykudaki güneşin anîden açmasını sağlayarak, âşıkları dışarı uğratan riyakâr baharın verdiği sözlere inanmaya itiyor. Kış gelmeden önceki her şeye inanmaya itiyor...




The Sound of Silence & Jethro Tull





Aziz Nesin - Cemal Süreya & Didem Madak


Bağışla
Ya zamanından çok erken gelirim..
Dünya ya geldiğim gibi,
Ya zamanından çok geç,
Seni bu yaşta sevdiğim gibi....

Mutluluğa hep geç kalırım.
Hep erken giderim mutsuzluğa..
Ya herşey bitmiştir çoktan,
Ya hiçbir şey başlamamış...

Öyle bir zamanında geldim ki yaşamın,
Ölüme erken,sevgiye geç..
Yine gecikmişim bağışla sevgilim..
Sevgiye on kala,ölüme beş...Aziz Nesin

Şimdiden bir hatırasın
Bulutsa, tozsa, uçarsa
Bütün (aşklar) paranteze alınsın
Rüzgar çanısın, rüzgarın diline dolanırsın
Ne bir şarkısın,
ne de dillerde nağme adın
Artık bazı şarkılar kadar yaralısın
Günler izmarit diplerinde biriksin
O zaman mutlaka bir trenle gelirsin
Köpüklerdensin, mavisin, sakinsin
istesen suyun tenine bitişirsin
ellerimi bıraktım, artık bunu sana yazsın
İçimde iki yaşlı balık varsa,
İçimde biri pulsuz, iki balık varsa
Biri sensen, gelirsen ve yok edersen
Bunu yazmak istiyorum sana
Sonra postalamak istiyorum
Pulsuz bir zarfla
Hiçbir mektup artık ikna etmiyor beni hayata
Bu kırmızı oyalarla saçlarımda
Beyaz bir tülbent gibi kalırsam
tenimde, süzemediğim tortularla
Gün olur sararırsa sayfalarda
Bıraktım ellerimi, sana bunu yazsın
Şimdiden bir hatırasın
Kırık kalplerle süslü bir sayfaysan
Camsan, saydamsam, beni kırarsan
Simlerimle sevişirim seninle
O süslü sayfaların üzerinde
İçimde iki mutlu yıl varsa,
İçimde biri simli iki kadın varsa
Sen, gelirsen ve yok edersen
Bunu yazmak istiyorum sana
sonra postalamak istiyorum
Simli bir yılbaşı kartıyla
Hiçbir mektup artık beni, ikna etmiyor hayata
Şimdiden bir hatırasın
Açmışsa bir sardunya saksıda
Bütün (aşklar) paranteze alınsın
Bıraktım ellerimi, artık sana bunu yazsın
mektuplar postaya takılırsa…
Ey aşk sen
Artık bazı şarkılar kadar yaralısın...Didem Madak


 Bir de kendi kendime sesli konuşmam var. Ben asıl ordayım işte...Cemal Süreya