andre malraux etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
andre malraux etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Aralık 2019

Umut - André Malraux

Cumhuriyetçi direnişin ilk yılını adım adım izleyen ve Umut romanıyla belgeleyen Malraux, yaşadığı sürece çağının sorunlarına tanıklık yapmakla kalmamış , yense de yenilse de oynanan tüm oyunlara katılmıştır. Hem çağdaş hem de klasik olarak adlandırılabilecek bir yazar olan Malraux’nun yapıtları bir yandan çağının izlerini, havasını ve anlamını taşırken öte yandan geleceğe kalacak bir değer de oluşturur. İnsanı yücelten ve aşağılayan değerleri vurgulamaya çalışan Malraux’nun Asya ve Avrupa’da yaşadığı sürece katıldığı tüm eylemler, 1930’larda Gide ile birlikte komünizmi savunuşu daha sonra De Gaulle yönetimindeki Fransa’da Bakanlık yapışı bir eylem adamı oluşunun kanıtlarıdır. “Mutlu bireylerden kurulu bir toplum mutlu olabilirdi ancak,” (Akbal,1976:47) düşüncesinin temsilcisi büyük yazar yetmiş beş yaşında yaşama gözlerini kapatırken pek çok acı yaşamış ,karısının, oğullarının ölümünü görmüştür ama hiçbir zaman yaşamdan kopmamıştır. Çünkü yaşamışlığın sergilendiği sanat ve edebiyat her zaman onu ayakta tutan kaynak olmuştur.

André Malraux, İspanyol İç Savaşı ve "Umut"

 

08 Ağustos 2016

Andre Malraux - Obsidiyen Kafa Bir Picasso Kitabı

"İnsanları uyandırmak gerek. Şeyleri algılama biçimlerini altüst etmek. İnsanları kızdıracak, kabul edilmez imgeler yaratmak lazım. Pek güvenilir olmayan, tuhaf bir dünyada yaşadıklarını, sandıkları gibi bir dünyada bulunmadıklarını anlamalarını sağlamak."
 
 
Malraux bu anı kitabını, ressamın ölümünden kısa bir süre sonra Picasso’nun eşinin isteği üzerine kaleme aldı. Obsidiyen Kafa’da, sanat dünyasının en büyük isimlerinden birinin özel bir portresini okurken, Malraux ile Picasso arasında gerçekleşen, sanatın önemine dair samimi bir sohbete de tanık olacaksınız.

Bu sohbette Picasso ile Malraux, Malraux’un ortaya attığı bir kavram olan Düşsel Müze’den ve burada yer alacak her bir eseri neden seçtiklerinden söz ediyorlar. Bu değerli kitap, insanın kendi müzesini düşünmesine olanak sağlıyor.

Bir dönem Fransa Kültür Bakanlığı görevinde bulunmasının yanı sıra, bir filozof ve bir romancı da olan Malraux, bu kitapla Picasso’nun yaratıcı zihninin labirentlerinde dolaşıyor. "Aynadan geçen bulutlar donup kaldı; obsidiyen, onların külrengi fonlarında ışıyordu. Sel gibi yağan yağmurun, dev vitraya sürüklediği bir kâğıdın sesi geldi dışarıdan. Fırtınanın bahçeden kovduğu yerliler içeri girdi; uyuşuk kalabalık aynadan geçti. Ölen yerliler, kasvetli simgelere kayıtsız, önceleri dinozorların üzerine yağan yağmurla birlikte, ölü yerlilerin kutsal iminin önünden geçiyordu."