10 Mart 2019

Salah Birsel

...Doğrusu ya, insanlar, kendi türlerine benzememeye, herkesten başka bir adam olmaya pek çok değer veriyorlardı. Ama çevrelerinden kaçmak, çevrelerinin üstüne çıkmak için attıkları her adım onları çevrelerine öykünmeye götürüyor, her davranış onları bulundukları yere çiviliyordu. İnsanlarda bir dışlanmak korkusudur gidiyordu.
 
...Ama insanoğlu, belli bir yaşamdan, belli bir serüvenden sonra gerçekten yorulur, başını bir ağaç kütüğüne yaslamak, o güne kadar derlediği yaşantıların bir hesabını çıkarmak ister...
 
...Uykunun, insanları boğuşmaktan, didişmekten, birbirlerinin külünü havaya uçurmaktan uzaklaştırdığını belirterek, “onlara temizlik, lekesizlik, bilgelik, dostluk duygularını aşılıyordu...Dört Köşeli Üçgen

Bir şair ancak kendi çağını yaşamakla yeni bir sanata varabilir...Şiirin İlkeleri

Söylemesi ayıp sayılmazsa, sanat eğitimi hükümetlerin başlıca görevi olmalıdır. Çünkü kötülüklerin beşiği olan kara karanlık sadece bilgiyle aydınlatılmaz, onun bir de sanat ürününe yönelik sevgiyle pekiştirilmesi gerekir...Kurutulmuş Felsefe Bahçesi

Kitap yakanlar! Bunlar yazarların kendileri gibi düşünmesini isteyen bencil ve dar düşünceli kimselerdir, bir insanın çokluğun düşüncesine karşı çıkmasına katlanamayanlardır, belli bir bilgi katına erişemedikleri için içlerindeki küçük duyguları yenememiş olanlardır...Sen Beni Sev


Pekin'de Sonbahar - Boris Vian

Bu romanını yirmi altı yaşındayken ve üç ay içinde yazmıştı. Bu roman, önceden belirlenmiş bir çizgiyi izlemeyen, hızlı, özgürce ve çok ustaca yazılmış bir anlatıdır.
 
Boris Vian, bu romanında, sözcüklere gerçek anlamlarını yüklemiş, sözcükler beklediğimizin ötesinde pek çok durumu da tanımlar bir nitelik kazanmıştır. Romandaki anlam belirsizlikleri, yazarın isteyerek yarattığı bir durumdur.
 
Boris Vian, zaman zaman bazı ipuçları verirse de, bunlar okuru biraz daha şaşırtmak için yapılmıştır.
 
Bu roman, Boris Vian'ın daha önce ve sonra yazdığı romanların ortasında yer alan bir mola, patlayan bir kahkaha gibidir. Yazarın deyişiyle, "romantizmden natüralizme, sosyalizmden mistisizme, sıkıcılığın bütün aşamalarından geçtikten sonra birden kendini Egzopotamya Çölü'nün ortasında buluveren yeni bir edebiyatın, sonunda gülmenize izin veren bir edebiyatın klasikleri arasında yer alabilecek" bir romandır.



Bazıları - Charles Bukowski

Bazıları hiç delirmez.
Ben, bazen koltuğun arkasında
3-4 gün boyunca yattığım olur.
Orda bulurlar beni
Melâike'ymiş derler
sonra gırtlağımdan aşağı şarap döküp
göğsümü ovarlar
yağ serperler üzerime.
Sonra kükreyerek kalkarım,
atıp tutar, köpürürüm -
Onlara ve evrene küfreder
bahçeye kadar kovalarım.
Sonra kendimi çok iyi hisseder
tost ve yumurtanın başına otururum.
Bir şarkı mırıldanıp
aniden pembe
besili bir balina gibi sevimli olurum.
Bazıları hiç delirmezler.
Ne korkunç hayat sürüyorlardır
Allah bilir.