10 Şubat 2016 Çarşamba

Sevenler


Su turnalara bakın kocaman bir yay gibi!
Yanlarına katılmış da bulutlar
Gidiyorlar birlikte, kalkışlarından beri
Bir yaşamdan başka bir yaşama doğru.
Aynı yükseklikte ve aynı hızda
Hep yan yana görünür ikisi de.
Turnanın böyle bulutla paylaştığı
Şu güzelim gökyüzünde, uçup geçtikleri
Durup oyalanmadan burada hiçbiri
Ve görerek yalnızca diğerinin süzülüşünü
Birlikte hissettikleri rüzgarda
Uçup giderken yan yana
Rüzgar alıp götürsün onları isterse sonsuzluğa
Yitip gitmeseler ve kalsalar hep böyle

Hiçbir şey dokunamaz onlara
Sürebilirler o zaman diyardan diyara
Yagmurun belirdiği, silahların patladığı yerden.
Güneşin ve ayın az değişken dilimleri altında
Uçup giderler yine, böyle tutkun birbirine.
Hey, nereye gidersiniz? - Hiçbir yere -
Nerden gelirsiniz? - Her yerden.
Sorarsınız, ne zamandir birliktesiniz diye
Az zamandır - Ne zaman ayrılacaksınız peki? - Yakında.
Sevenler de böyle tutunur işte sevdaya.


Film: Buster Keaton & Samuel Beckett [1965]



Bu dünyanın anlamı olduğunu aslında bizim bir kuruntumuz. Biz bu dünyanın, bu dünya üzerinde yaşayan bizim yaşamlarımızın bir anlamı olduğunu varsayıyoruz ama aslında böyle bir anlam yok. Bu anlam arayışı bizim dünya üzerinde kendi varoluşumuzu anlamlı kılma çabalarımızın bir uzantısı. Biz böyle bir anlamı bulmaya zorunluyuz, yoksa anlamsız olduğunu kabul edersek her şeyin, bu 'saçma' varoluş durumuna katlanamayız, yaşam bizim için bir cehennem halini alır, nitekim de bu yakıcı sorunun peşine düşenlerin yaşamları bunaltıcı bir cehennemdir. 
Peşine düşmek de bir eylemlilik halidir, aslında böyle bir eylemlilik hali de yok, biz edilgeniz, ve varoluşun gerçekliği bize kendini dayatır: Ben anlamsızım der bu varoluş, boşuna bir anlam bulmaya çalışma!



Film, Samuel Beckett'in yazdığı tek senaryodan çekilen 1965 ABD yapımı filmdir.