14 Ağustos 2016 Pazar

Ve kovmak yeryüzünden acıyı yaratanları ve sonunda yaşanır hale getirmek dünyayı.



 ANISINA...
yani alçakgönüllü mü olalım,
bu böyledir, böyle de kalsın mı diyelim?
ve susuzluk mu çekelim bardağı görüp de,
doluyu değil de boş olanı mı alalım?

yani hep dışarıda mı duralım,
soğukta mı oturalım çağrılmadıkça,
zevk ve acıdan payımıza düşeni
büyük adamlar saptadılar diye.

bize öyle geliyor ki, karşı çıkmak en iyisi,
ve en küçük bir sevinçten bile vazgeçmemek
ve kovmak yeryüzünden acıyı yaratanları
ve sonunda yaşanır hale getirmek dünyayı.


Anayasa Hukuku



Anayasa Hukuku dersindeki rahmetli hocam Prof. Dr. Bülent Tanör’ün bir sözü adeta kafama çakılmıştı: “Hukuk devletinin geçerli olduğu ülkelerde anayasalar, devletin çatısının ve hukuk temelinin kurucusudur. O nedenle hiçbir yasa ve yasal düzenleme anayasaya aykırı olamaz. Ve yine aynı nedenle bu kural, en yüksek mahkeme olan Anayasa Mahkemesi’nin denetimine bırakılmıştır…”

 cumhuriyet.com.tr


Kuşlar vardır


Anısına... 
Kuşlar vardır, cana benzer havalarda;
Soğuksa kar, baharsa yaprak;
Bir başına büyür toprakta ömrümüz,
Güneşle yeşil elleriyle çıplak;
- Uslu ayaklarla başlamış yolculuk -
Yürünmez öyle, bazen durulur,
Ve iner erenler katına yorgunluk;
Kapanır sukun üzre kitaplar.
Nefeslerle sürüp giden yaşamamız
Bir su kenarına gelir durur;
Ekmekten, şaraptan öte nimetler vardır;
Yürünmez öyle hep, bazen susulur...

Hayat Dersi


Kendini küçük görmeyi bırak. Sen yürüyen evrensin.
Büyük bir potansiyelle doğdun. İdeallerin, hayallerin, gerçekleştirmek istediklerin var. Kanatların var. Sürünmek için değil, uçmak ve yaşamak için doğdun. Elinde ipin var olduğunu bilirken ne diye kuyunun dibinde durmaya devam edersin? Evren senin dışında değil, evren senin içinde.

Yapman gereken şey, senin için anlamlı olan bir hayat sürmektir, başkalarına değil.
İnsanların ne düşündüğünün gerçekten bir önemi yok. Sadece, kalbine ve aklına yatan hayatı yaşamakla sorumlusun.

Kendine dair umutlarından asla vazgeçme.
Zor bir zaman geçiriyor olabilirsin. Herşey sana karşıymış gibi gözükebilir. Bir dakika bile sabrın kalmamış olabilir. İşte o nokta, herşeyin değişeceği noktadır. Hüzünler, sevince hazırlanman içindir. Hüzün, evini temizler, yeniye ve sevince yer açar. Hüzün, kalbindeki sararmış yaprakları temizler. Böylece artık yeni yeşil otlar açabilir. Hüzün kalbini kapladığı zaman rahat ol, yakında çok feraha ereceksin demektir.

Cehalet hapishanedir.
Cehalet seni hapishaneye sokar. Bilmek ise Allah’ın sarayıdır. Bilmek lütuftur, bilginin kıymeti yüksektir.

Dışarıdaki zenginlikler, içindeki zenginliklerle kıyas bile edilemez
Zaten boynunda var olan elmas gerdanlığa sahip olmak için oradan oraya koşturursun. Eğer kendini bir kaç dakikalığına hakikat penceresinden görebilseydin şaşar kalırdın. Sevinç ve güzelliklerle dolu evine geri dön. Kendine geri dön. İçindeki hazineye geri dön. Evrendeki herşey senin içinde. İçinde sonsuz bir kaynak mevcutken, elinde boş bir kova ile sokaklarda dilencilik yapma.

Olduğun kişiyi bırakabilirsen, asıl varlığına uyanırsın.
Güvende olma ihtiyacını bırak. Korktuğun şeylerin üzerine git. Şan, şöhret, görüntü ve sahte kimlikleri bir kenara koy. İnsanların anlattığı sınırlayıcı hikayelere inanma. Kendi hikayeni yarat. Kendi ateşini kendin yak. Kendi ateşiyle eriyen kar gibi ol. Kendini kendinden uzaklaştır, kendini yıka. Sonra yeniden doğ.

Dünyadaki herkesten daha iyi yaptığın birşey mutlaka vardır.
Herkesin dünyaya yapmak için geldiği, en iyi yaptığı en az birşey vardır. Ve bunu yapmak için gerekli olan istek herkesin kalbine yerleştirilmiştir.

Merdivenin tümünü görmek zorunda değilsin, sadece ilk adımı at.
Yolu yürümeye başla. Başladıktan sonra yolun devamı görünecektir.

Bir işi yaparken onu tüm kalbinle yap.
Yarım akılla, yarım kalple Yaradan’a ulaşmaya çalışmak nafile bir çabadır. Yola çıkıyorsun ama yolun yarısında vazgeçip pes ediyorsun. O zaman niye yola çıkarsın? Ruhtan/kalpten gelen istekle yaptığın her iş sevince dönüşür. Eğer istek kalbinden gelmiyorsa, o sevinç yok olur. Her ne yapıyorsan ve her kimsen, kalple yap, kalple ol.

İyi şeyler son bulur, böylece daha iyi şeylere yer açılır.
Üzülme. Hüzünlenme. Kaybettiğin herşey başka bir formda sana geri döner.

Yaraların, ışığın içeri girdiği yerdir.
Seni acıtan, üzen, yara açan herşey seni aynı zamanda kutsar. Karanlık, senin aydınlatıcı mumundur. Yıkımın olduğu yerde hazine bulunur. Yaralarından kaçma. Yaraların, ışığın içine nüfuz edeceği yerdir. Hüzünlerin olduğu zaman şefkatin artar. Yeter ki açık kalpli ol. Acının, şefkate dönüşmesine izin ver.

Sevdiğin işi yap ve onu sevgiyle yap.
Sakince, sevdiğin şeyi yapmaya doğru çekilmene izin ver. Direnme.
Gerçekten değer verdiğin şeylerle meşgul ol.

Daha az düşün, daha çok hisset.
Söz konusu olan sevgiyse, onun sebeplerinin anlamı yoktur. Düşüncelerini unut. Düşüncelerinin, kalbinin üstüne geçmesine izin verme. Düşünmeyi bırak… Kalbinde yanmayı bekleyen bir mum var. İçinde dolmayı bekleyen bir boşluk var. Hissediyor musun? Endişe etmeyi bırak. Düşünmeyi bırak ve hissetmeye geç.

Sevgi için herşeye değer.
Hakiki insan, sevgi için herşeyi kaybetmeyi göze alabilir. Eğer sen o değilsen, bu işe hiç girme. Bırak sevgilin deli olsun. Sevgi için herşeye değer.

Hayatındaki iyiye ve kötüye – herşeye eşit şekilde şükret.
Her kim geliyorsa karşına, ona şükran duy. Hepsi sana öte alemden bir hediye ile gelmiştir. Eğer kötü’den dolayı sinirlerin bozuluyorsa da şükret, bu sayede kendini yenileme fırsatın olacak.

Kendini değiştir, dünya kendiliğinden değişir.
Dün akıllıydım, dünyayı değiştirmek istiyordum. Bugün bilgeyim, kendimi değiştiriyorum.

Bizler sevgiden yapıldık ve sevmek için yaratıldık.
Sevgi bizim hammaddemizdir. Sevgiyi aramak yanlıştır. Sevgiyi arama. Sevmene engel olan bariyerlerini ara, onları bul. Sevgi sayesinde tüm acı azalır, bakır altına, hüzün sevince dönüşür.

Ruhun bu dünyadan değildir ama bedenin bu dünyadandır.
Tüm gün düşünürüm bazen, nereden geldim, nereye gidiyorum diye. Bil ki ruh bu dünyadan değildir. Ancak bilirim ki beden bu dünyadandır.


Ruh mertebesinde hepimiz biriz.
Güneşin duvarın bir tarafına vuruşu ile diğer tarafına vuruşu farklı sonuçlar doğurur. Ancak güneş tek ve birdir. Doğu ya da Batı.. Kuzey ya da Güney. Fark etmez. Ruh mertebesinde ayrım yoktur.

Ruhunuz herşeyden daha kıymetlidir.
Elle tutulur, maddi şeylere fazla önem verme. Kendi ruhunun kıymetini bildiğin zaman, onların ne kadar değersiz olduğunu anlarsın.

Eşini bilgece seç.
Aranda rekabet olmayan, daha zengin olma peşinde koşmayan, kaybetmekten korkmayan, benliğine tutunmayan birisini eş olarak seç.

Gerçek sevgi madde dünyasını dönüştürür. Bedenleriniz ayrı kalsa bile ruhlarınız her daim birliktedir.
Ayrılıklar sadece gözleri ile görenler içindir. Sevenlerde ayrılık yoktur. Ruh mertebesine ayrılık yoktur.

Kelimelerinin gücünü yükselt, sesini değil.
Sesini yükseltmek fayda etmez. Kelimelerinin gücünü arttır. Çiçekleri büyüten şey yağmurdur, fırtına değil.

Sessizlik, Yaradan’ın sesidir.
Sessizlik Yaradan’ın sesidir. Diğer seslerin hepsi basit birer çeviri denemesidir. Kelimeler yüzeydedir. İnsanlar, kelimelerin ötesi ile iletişime geçerler. Kelimelerle savrulmayı bırak. Sessizliğe teslim ol, bırak herşey o şekilde açığa çıksın.

Hayatta olmak yaşamak demek değildir.
Sadece nefes aldığın için yaşadığını mı sanıyorsun? Bu hayat, hayat değildir. Bu hayat sınırlarla doludur. Sevgiye teslim ol ve gerçekten yaşa. Sevgiye teslim ol ve sonsuza dek yaşa.


Soru Sorma Sanatı


Tartıştıkları konu, sigara içerken İncil okunup okunmayacağı imiş.
Sonuç alamayınca Papa'ya sormaya karar vermişler.
Papa’nın yanına gidip sırayla sorularını sormuşlar.
Biri olumsuz cevap alırken diğeri, izin almayı basarmış.
İzin alamayanın sorduğu soru :
- Papa hazretleri, İncil okurken canim sigara içmek istiyor, içebilir miyim?
-Oğlum, İncil okunurken Tanrı'yla ilgilenmen lazım.
O sırada dikkatinin dağılmaması lazım.
O yüzden İncil okurken sigara içilmez.
İzin alanın sorduğu soru :
-Papa hazretleri, sigara içerken canim İncil okumak istiyor, okuyabilir miyim?
-Oğlum, her nerede ve ne koşulda olursan ol, İncil okuma isteği duyarsan okuyabilirsin.

1) Esas olan, aldığın cevap değil, sorduğun sorudur 
2) Beceri; almak istediğin yanıtı alabileceğin soruyu sorabilmektir.


Mükemmellik eklenecek bir şey kalmadığında değil, çıkarılacak bir şey kalmadığında ulaşır.




Pis Moruğun Notları


Özgürlük kurşunlanıyor. 'Öldürme' hakkı en önde gelen hak bu ülkede. Tembellik erdem olmuş.
*
Daha iyi bir dünya istiyorsak sokaklarda savaşmakla kalmayıp içimizde ve aklımızda da savaşmalıyız.
*
Herkesin ağzı var ve herkes ağzını açıp önyagılarından yola çıkarak bir şeyler söylüyor, trajediyi kendi çıkarı doğrultusunda kullanıyor, gücü elinde bulunduranlar güçlerini korumak istiyor, altın çekmecelerini kaybetmelerine neden olabilecek her şeyin ne kadar yanlış olduğunu haykırıyorlar, ben apolitik biriyim, ama bu gericilerin fırlattığı falsolu toplar karşısında kafam bozulup oyuna girersem şaşmayın.
*
Düşündüm de, insan kendi yaşamının yağmurlarında ıslanma fırsatını kaçırmamalı.