12 Temmuz 2016 Salı

Daha çok bilginin ve daha az anlamın olduğu bir dünyada yaşıyoruz.


Artık inanamıyoruz; ama inanana inanıyoruz. Artık sevemiyoruz; yalnızca seveni seviyoruz. Artık ne istediğimizi bilmiyoruz, ama bir başkasının istediğini isteyebiliyoruz.

Ne estetik ne cinsel bir inancımız var ama hala bunlara sahip olmayı öğreniyoruz ve gerçek bir felaket olmayacak çünkü sanal felaket koşullarında yaşıyoruz. Hızla çoğalan aşırı şişen ama doğuramayan bir dünyanın bulantısı bu.


Bütün alanlarda insandışını bertaraf etmeyi her şeyi insan yargılarının egemenliği altına sokmayı hedefleyen antropolojik bir bütüncülüğe doğru gidiyoruz. İnsan hakları burcunun etkisiyle hayvanları, doğayı ve bütün türleri genel olarak insanlaştırma, ahlaki bir antropoloji ve evrensel bir ekoloji kurma çabasındayız.

Tükenmiş sistemlerde melankoli, âni bir duyarsızlaşma ve sessizlik biçimidir. İyiyle kötü, doğruyla yanlış arasındaki dengeyi koruyabilme ya da buna benzer değerleri birbirleriyle karşılaştırma hattâ daha genelinde bir güçler dengesiyle toplumsal meydan okuma ve amaçlardan umut kesildiğinde geriye kalan şeydir. Çünkü sistem her yerde ve her zaman çok güçlüdür, yani üstün ve egemen bir konumdadır.

Dünyayla birlikte hepimiz canlı canlı lânetlenmiş bir simülasyon hattâ lânetlenmişten bile beter bir duyarsız caydırma evreni içine düştük. Nihilizm ise yıkım yerine açıklaması kolay olmayan bir simülasyon ve caydırma yöntemiyle bir gerçekliğe kavuşmuştur. Tarihsel açıdan bakıldığında aktif, şiddet yüklü bir hayal olan nihilizm, bir mit ve bir oyun sahnesi olma aşamasından bir saydamlık daha doğrusu yalancı bir saydamlık aşamasına geçmiştir. Öyleyse kuramsal açıdan, nihilizmden geriye kalmış bir şeyler var mıdır? Bundan böyle hiçlikle ölümün bir meydan okuma, bir amaç olarak sunulabileceği yeni bir oyun sahnesinden söz edilebilir mi?

Kalıntı bir birikimin sonucudur. Baskı altında tutmaysa buna tamamıyla ters ve simetrik bir yerdedir. Duygu depomuzla baskı altında tutulan duyguların zihinsel düzeyde canlandırılmasını sağlayan stok yeni ittifak alanımızı oluşturmaktadır.

Politikanın gizli kusuru neyi "Kötülük" olarak adlandırabileceğini bilemeyecek bir hale gelmiş olmasıdır... Politikacıların sürekli olarak yaptıkları yanlışları düzeltmeye çalışmaktan başka bir şeyle uğraşmadıkları söylenebilir.


Budanmış Meşe

Ağaç , nasıl da kırpmışlar seni ,
Ne kadar ayrıksın , ne kadar yabancı halin!
Nasıl da acı çektin yüzlerce kez ,
İçinde inat ve iradeden başka şey kalmayana dek!
Ben de senin gibiyim
Yıkılmadım budanmış, örselenmiş yaşamdan
Yeniden geriyorum her gün alnımı ışığa.
İçimde yumuşacık ve narin ne vardıysa
Alaycılığıyla öldürdü hepsini dünya ,
Gene de yok olmadı kimliğim ,
Memnunum halimden , barışığım kendimle ,
Yeni sürgünler vermekteyim sabırla ,
Yüz kez parçalanmış dallarımdan.
Ve inat tüm acılara
Aşığım bu çılgın dünyaya hala.


Şiddet



Kendinizi Hintli, Müslüman, Hristiyan, Avrupalı ya da herhangi başka bir kimlikle tanımladığınızda şiddet uyguluyorsunuz. Bunun neden bir şiddet uygulaması olduğunu görebiliyor musunuz? Çünkü kendinizi insanlığın geri kalanından ayırıyorsunuzdur. Kendinizi inanç, milliyet, gelenek ile ayırdığınızda şiddeti beslersiniz. Şiddeti anlamaya çalışan biri, herhangi bir ülkeye, dine, politik bir partiye ya da kısmi bir sisteme bağlı değildir; o insanlığı bir bütün olarak anlamaya çalışmakla ilgilenir sadece.




Aptal insanlardan oluşan büyük grupların gücünü asla hafife almayın.


Size çok önemli bir soru sorɑcɑğım.dünyɑyı kontrol etmenin en etkili ve verimli yolu nedir? İki kelime : ɑkıl kontrolü!

Tɑrihimizin en ɑcı yɑnlɑrındɑn biri,kendini ne kɑdɑr tekrɑr ettiğidir.


Medya ve siyasetçiler hep bizi bölen şeylerden bahseder. Bizi birbirimizden farklı yapan şeyler. Bütün toplumlarda ki yönetici sınıflar hep böyle çalışır. Geri kalan insanları bölmeye çalışırlar. Zenginler parayı alıp kaçmak için alt ve orta sınıfları birbirine kırdırır. Oldukça basit bir şey ve hep işe yarar. Farklılıklara vurgu yaparlar. Irk, din, etnik ve milli geçmiş, iş, gelir, eğitim, sosyal statü, cinsiyet. Birbirimizle kavga etmemiz ve onların bankaya gidebilmesi için herhangi bir şey.

Politikacıları unutun. Onlar önemsiz. Politikacılar size seçim hakkı tanındığı fikrini sürdürmek için varlar. Hakkınız yok. Seçim hakkınız yok. Sahipleriniz var. Size sahipler. Her şeye sahipler. Bütün önemli topraklara. Kolektif şirketleri denetliyorlar ve sahipleriler.

Aptal insanlardan oluşan büyük grupların gücünü asla hafife almayın.

Eğer vatandaşlarınız bencil ve cahilse liderleriniz de bencil ve cahil olur.


İyi birisi olmak insanın kendinden başka herkesin işine yarıyor.


Bazı insanlar etrafındaki her şeye yabancıdır,
Bazı insanlar kendilerinden başka hiçbir şeyi görmez,
Bazı insanlar kendi hırslarında boğulur,
Bu yüzden bazı insanlar,
Senin kırılmış olmanı önemsemez.
*
İyi birisi olmak insanın kendinden başka herkesin işine yarıyor.
*
Tanıdığın yanlış insanlara duyduğun öfkeyi,
tanıdığın en doğru insana kusma.
*
Yokluğunuzdan korkacak güzel insanlar biriktirin,
çünkü 'diğerleri' her an gidebilir.
*
Hayatta her şey ol,
Fakat birilerinin alternatifi asla olma.
*
Kırıldığını belli etmeyen insanları üzmeyin.
Çünkü onlar sizi kaybetmemek için susar,
aptal oldukları için değil!
*
Çevrendeki insanlar susacağı,
konuşacağı ve duracağı yeri bilmiyorlarsa,
sen fazla adım atmışsındır onlara
Biraz geri çekil.
*
Utangaçlık; insana özgüvensiz oluşundan değil, kişilikli oluşundan gelir.
*
İnsanların ikiyüzlü olması sizi hala şaşırtabiliyorsa, iyi bir insansınız demektir.
*
Bilir misiniz? Şimdi bana kimselerle konuşmaya değmezmiş gibi geliyor.
*
Senin kendini nasıl gördüğün,başkasının seni nasıl gördüğünden çok daha önemlidir.
*
Bir hayvanı severseniz o da sizi sever...
Eğer bir insanı severseniz, onu bilmiyorum işte ne yapacağı belli olmaz.
*
Affettiğimden değil,
boş verdiğimden üzerinde durmuyorum çoğu şeyin.
Ve mutlu olduğum için değil,
güçlü olduğum için gülüyorum.
*
Bakma sen herkesin öyle mutlu göründüğüne,
Vicdan diye bir yer var ve orada herkes suçlu.
*
Nerede aptal olacağını biliyorsan, yeterince zekisindir.


Bilinçaltının Gücü

Bilinçaltı kodlama yöntemleri
Düşüncelerinizi değiştirirseniz,kaderinizi de değiştirirsiniz...
ETKİ düşünceniz, TEPKİ ise bilinçaltınızın verdiği karşılıktır.
Bütün dilekleriniz gerçekleşecek diye bir kural yoktur. Herkes bunu bilir. Şüpheci kişiler, bunu duaların işe yaramadığına dair bir kanıt olarak yorumlarlar. Ancak göz ardı ettikleri bir nokta vardır:
Dileklerinizin karşılık bulabilmesi için bilimsel temeli net bir biçimde anlaşılarak etkin kullanılması gerekir. Ancak bundan sonra belirli bir isteğin neden etkin olmadığını anlayabilir ve onu daha etkin kılmak için pratik bir yöntem bulabiliriz.
Peki dileklerinizin istediğiniz gibi karşılık bulmadığını fark ederseniz, ne olur o zaman? İlk yapmanız gereken şey, böyle bir başarısızlığın temel nedenlerini anlamak olmalıdır. Bu nedenler güven eksikliği ve çok fazla çabadır. Birçok kişi, bilinçaltının işleyişini tam olarak anlayamaz ve dileklerinin gerçekleşmesine mani olur. Zihninizin nasıl çalıştığını bildiğinizde, büyük ölçüde güven kazanırsınız.
Unutmayın, bilinçaltınız ne zaman bir fikri kabul etse, hemen bunu uygulamaya başlar. Bunun için bütün önemli kaynaklarını ve potansiyellerini kullanır. Derin zihninizin bütün zihinsel ve spiritüel yasalarını harekete geçirir. Bu yasa iyi fikirler için geçerlidir, ancak kötü fikirler içinde geçerlidir. Sonuç olarak, eğer bilinçaltınızı olumsuz biçimde kullanırsanız, bu soruna, başarısızlığa ve karışıklığa neden olur. Yapıcı biçimde kullanırsanız kılavuzluk, özgürlük ve zihinsel huzur getirecektir.
Düşünceleriniz olumlu, yapıcı ve sevgi dolu olduğunda, doğru cevabı almanız kaçınılmazdır. Bu nedenle başarısızlığın, üstesinden gelmek için yapmanız gereken tek şey, bilinçaltınızın fikrinizi ya da isteğinizi kabul etmesini sağlamaktır. Siz bunun gerçekliğini kabul edin, zihninizin yasası gerisini halledecektir. İsteğinizi inançla, güvenle ve şüphesiz devredin; bilinçaltınız bu görevi devralacak ve size cevap verecektir.
Ne zaman bilinçaltınızı sizin için birşey yapmaya zorlamak isterseniz, başarısız olursunuz. İstediğiniz sonuçlar yaklaşmak yerine uzaklaşır. Bilinçaltınız zihinsel bir zorlamaya tepki vermez. İnancınıza ya da bilincinizin kabulüne tepki verir.
Sonuç elde etme konusundaki başarısızlığınız şu ifadelerden de kaynaklanabilir:
Herşey kötüye gidiyor.
Asla karşılık alamayacağım.
Çıkış yolu göremiyorum.
Durum umutsuz.
Ne yapacağımı bilmiyorum.
Karmakarışık oldum.
Bu tür ifadeler kullandığınızda, bilinçaltınız size karşılık vermez ve sizinle işbirliği yapmaz. Sürekli yerinde sayan bir asker gibi, ne ileri ne de geri gidersiniz. Başka bir deyişle, hiçbir yere gidemezsiniz.
Bir taksiye bindiğinizi ve taksiye bir sürü farklı yön söylediğinizi düşünün. Taksicinin kafası karmakarış olurdu herhalde, hatta sizi hiçbir yere götürmek istemeyebilirdi. Talimatlarınıza uymaya çalışsa da, bunu yapamayabilirdi. Sonunda kendinizi hiç kimsenin aklına gelmeyen bir yerde bulabilirdiniz.
Bilinçaltınızın müthiş güçleri ile çalışırken de aynı şey geçerlidir. Kafanızda net bir fikir olmalıdır. Bir çıkış yolu olduğuna, bir çözümün bulunacağına inanmalısınız. Yanlızca bilinçaltınızdaki Sınırsız Zeka cevabı bilir. Bilincinizdeki net karara vardığınızda, aklınızı başınıza toplarsınız ve neye inanırsanız onu yaşarsınız.