stephen hawking etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
stephen hawking etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2021

Zamanın Kısa Tarihi - Stephen Hawking

Zamanın Kısa Tarihi

Yaklaşık kırk dile çevrilen ve dünya üzerindeki her 750 kişiden birinin edindiği Zamanın Kısa Tarihi çağımızın en büyük zihinlerinden biri olan Stephen Hawking’in sorularına yanıt aradığı bir kitap:

“Evren nasıl başladı ve başlamasını olanaklı kılan şey neydi?
Zaman her daim ileri doğru mu akar?
Evrenin bir sonu ya da sınırı var mı? 
Uzayda başka boyutlar var mı?
Her şey sona erdiğinde ne olacak?” 

Elinizdeki bu baskı Hawking’in 2016 yılında kitabını son kez gözden geçirdiği ve bir Ek yazdığı genişletilmiş baskıdan dilimize kazandırılmıştır. Hawking’in bu ekte de belirttiği gibi, evrenin başlangıcından 300.000 yıl sonrasını araştıran ve Hawking’in varlığını ileri sürdüğü uzayzaman dokusundaki kırışıklıkları tespit eden kozmik mikrodalga ardalan ışınımı uydularının (WMAP ve Planck) verileri ve LIGO deneyinin kütleçekim dalgalarını saptaması gibi yeni gelişmeler ışığında Zamanın Kısa Tarihi güncelliğini koruyor.

“Kozmolojinin karmaşıklığını herkesin anlayacağı şekilde basit bir açıklıkla ortaya seriyor... Müthiş bir beyin.”  –Observer

“Böyle büyük problemleri araştıran bir dehâyı izlemek heyecan verici.”  –Sunday Times

“Einstein’dan bu yana en büyük bilimsel zekâ.”    –Daily Expres

 

09 Ocak 2021

"İstediğimize inanmakta özgürüz " Stephen Hawking

"Eğer insanlık galaksi içindeki tek akıllı yaşam formuysa hayatta kalmayı güvence altına almalıyız" diyen Hawking, “Uzun vadede insan türünün geleceği uzaydadır”  görüşünü  ortaya attı. Hawking nükleer savaş, genetik olarak tasarlanmış virüsler, küresel ısınma gibi tehlikelerin yeteri kadar ciddiye alınmamasından yakınıyordu.

"Tanrı var olabilir ama bilim, evreni bir yaratıcının varlığına ihtiyaç duymadan açıklayabiliyor" görüşü Hawking'in bu konudaki en bilinen sözüydü.

Evrenin bilimin kanunları tarafından yönetildiğine inanan Hawking, "Otoriteyle yönetilen din ile gözlem ve akıl ile yönetilen bilim arasında esaslı bir ayırım vardır. Bilim kazanacaktır, çünkü işe yarıyor" demişti. "İstediğimize inanmakta özgürüz" diyen Hawking, muhtemelen ölümden sonra bir yaşamın olmadığını, elimizdeki tek yaşamın bu olduğunu ve bunun için minnetter olduğunu anlatmıştı.

Ünlü fizikçi, yapay zeka çalışmalarının önemini anlatmakla beraber yapay zekanın gelişimine temkinli yaklaştı. Yapay zekanın insan zekasını geçebilecek bir düzeye gelmesinden endişe ettiğini belirten Hawking, bunun insanlığın sonunu getirebileceğini söylemişti.

Hawking'e göre yapay zeka kendisini geliştirmeyi sürdürebilir, hatta kendisini yeniden biçimlendirebilir, ancak son derece yavaş bir biyolojik evrimle sınırlı olan insanlar, bu tür bir güçle yarışamaz. Yapay zekanın çok güçlü otonom silahlar veya baskı kurmada yeni yöntemler geliştirme olasılığını Hawking'in altını çizdiği başlıca tehlikeler.


Albert Einstein'dan sonra dünyanın en önemli fizikçisi olarak görülen  Stephen  Hawking,  Oxford'ta fizik, Cambridge'de evrenbilimi eğitimi aldı. Kuantum fiziği ve kara delikler ile ilgili araştırmalar yapan Hawking, 21 yaşında sinir sistemini felç eden ALS hastalığında yakalandı. 75 yaşındaki Hawking, hayatını tekerlekli sandalyeye bağlı olarak geçiriyor ve kendisi için hazırlanan özel bir bilgisayar ile iletişim kurabiliyordu. Cambridge Üniversitesi'ne 1962'de giren Stephen Hawking, "Genişleyen Evrenlerin Özellikleri" başlıklı doktora tezini 1966'da 24 yaşındayken yazmıştı. Ekim 2017'de internet ortamında kamuya açılan Hawking'in doktora tezi milyonlarca kişiye ulaştı. Hawking, çalışmalarının ışığında bazıları çok popüler olan çok sayıda kitaba imza attı. 1988'de yayımlanan "Zamanın Kısa Tarihi" en çok bilinen eseri oldu. 40'tan fazla dile çevrildi, yaklaşık 10 milyon sattı. Evrenin geçmişini ve gelecekti evreni anlattığı kitabında Hawking uzay bilimi, zaman, Büyük Patlama, kara delikler, ışık konikleri gibi kavramları okurlara basit bir şekilde açıklamaya çalışmıştı.

 Stephen Hawking ölmeden önce bu uyarıları yapmıştı Bilimsel çalışmalarının yanı sıra bilimi herkesin anlayacağı bir dille de anlatması Stephen Hawking'i dünya çapında tanınır bir isim haline getirdi. İşte beş soruda Stephen Hawking...(Kaynak: DW Türkçe) 

15 Mart 2019

Stephen Hawking Seçme sözler

Kara delik hakkında:
“Einstein, ‘Tanrı zar atmaz’ derken hatalıydı. Kara deliklerin varlığı, Tanrı’nın yalnızca zar atmakla kalmadığını, bu zarları göremeyeceğimiz yerlere atarak bizi şaşırttığını da gösteriyor” – Zamanın ve Uzayın Doğası kitabı, 1996

Evrenin neden varolduğu sorusuna ilişkin:
“Eğer bunun cevabını bulursak, bu insan mantığının da nihai zaferi olur ki bununla birlikte Tanrı’nın aklını da anlayabiliriz.” – ‘Zamanın Kısa Tarihi’ kitabı, 1988

Ticari başarı hakkında:
“Kitaplarımın, havalimanlarındaki kitapçılarda satılmasını istiyorum” – ‘New York Times röportajında, 2004

Ünlü olmak hakkında:
“Ünlü olmamın kötü yanı, tanınmadan dünyada herhangi bir yere gidemiyor olmam. Siyah güneş gözlüğü ve peruk takmam yeterli değil. Tekerlekli sandalye beni ele veriyor” – Bir İsrail televizyonundaki röportajından, Aralık 2006

Dünyanın kusurlu oluşu üzerine:
“Kusurluluk olmasaydı, ben ve siz varolamazdınız”, Discover Channel’da yayınlanan televizyon programından, 2010

Ötenazi hakkında:
“Eğer istiyorsa kurbanın kendi hayatına son verme hakkı olmalı. Ama ben bunun büyük bir hata olacağı kanısındayım. Yaşam ne kadar kötü gözükürse gözüksün, her zaman başarılı olacak bir yol vardır. Hayat varsa, umut da vardır.” – Çin’de bir yayın organına verdiği röportajdan, 2006

İnsanlarla uzaylıların temas etme olasılığı hakkında:
“Bunun bir felaket olacağı düşüncesindeyim. Muhtemelen dünya dışı varlıklar bizden çok ileride olacaklardır. Gezegenimizde, gelişmiş ırkların daha az gelişmiş olanlarla buluşmalarının tarihi çok iç açıcı değil. Üstelik bunlar aynı türdüler. Bence dikkat çekmememiz gerek.” – The National Geographic Channel’da yayımlanan bir programdan, 2004

Motor nöron hastalığı tanısı hakkında:
“21 yaşına geldiğimde beklentilerim sıfıra inmişti. Ondan sonra olan her şey bonus oldu” – ‘New York Times röportajından, 2004

Ölüm hakkında:
“Son 49 yıldır erken bir ölüm olasılığı ile birlikte yaşadım. Ölümden korkmuyorum ama ölmek için acele de etmiyorum. Daha yapmak istediğim çok şey var.” – Guardian gazetesindeki röportajdan, Mayıs 2011

Hawking’in geleceğe dair uyarıları

İngiliz fizik profesörü Stephen Hawking genel görelilik ve karadeliklerle ilgili araştırmalarıyla ün kazanmıştı.

Fakat Hawking sıklıkla kendi araştırma alanından çıkarak, önümüzdeki dönemlerde insanlığı bekleyen zorluklar ve varoluşsal tehditlere de dikkat çekti.

Bu konulardaki açıklamaları basının manşetlerinde yer alırken bazen de tartışma yarattı.

İşte onlardan bazıları…

Başka gezegenlere yerleşmek
Stephen Hawking tüm yumurtaları aynı sepete koymayı doğru bulmayan bir kişi. Bu örnekteki sepet ise Dünya oluyor.

Hawking on yıllardır insanlığın diğer gezegenlere kalıcı olarak yerleşmek için harekete geçmesi gerektiğini söylüyordu.
Bu açıklamaları sıklıkla manşetlerde yer aldı.

Hawking’e göre insanlığı Dünya’dan silecek olaylardan kaçmak mümkün değil. Bu olaylar arasında göktaşı çarpması gibi kozmik olayların yanı sıra yapay zeka, iklim değişikliği, genetiği değiştirilmiş virüsler veya nükleer savaş gibi olaylar da olabilir.

2016’da bir İngiliz basınında konuşan Hawking, “Dünyada bir yıl içinde bir felaketin gerçekleşme ihtimali çok düşüktür. Ama bu ihtimal geniş bir zaman diliminde artar ve bin, 10 bin yıl gibi zaman dilimlerinde neredeyse kesin hale gelir.” demişti.

İnsanlığın o süre zarfında evrene yayılabileceğine güvenen Hawking, yine de önümüzdeki 100 yıl için insanları uyarmıştı:

“Önümüzdeki yüz yıl boyunca uzayda kendine yeterli koloniler kuracak teknolojiye erişemeyeceğiz, bu yüzden bu süreçte çok dikkatli olmamız lazım”.
Robotların dünyaya hükmetmesi

Stephen Hawking yapay zekanın yarattığı fırsatların farkında olsa da tehditlerine karşı da uyarılarda bulunuyordu.

Hawking 2014’te İngiliz basını’na  konuştuğunda “yapay zekanın tam olarak gelişmesi insanlığın sonunu getirebilir” demişti.

Hawking’e göre bugüne kadar geliştirilen basit yapay zekalar çok kullanışlıydı. Kendisinin de insanlarla konuşmasını sağlayan bir yapay zeka uygulamasıydı.

Fakat Hawking zeki robotların gelişmiş formlarının insanlardan üstün hale gelebileceğini düşünüyor.
Geri döndürülemez iklim değişikliği

Stephen Hawking dünyadaki yaşama dair en büyük tehditlerden birinin iklim değişikliğinden geleceğini düşünüyordu.

Hawking, bu yüzden ABD’nin Paris Anlaşması’ndan çekilmesine dair endişelerini de açıklamıştı:

“Geri döndürülemez noktaya çok yakınız. Trump’ın bu eylemi Dünya’nın 250 derece sıcaklıkta ve asşt yağmurlarının olduğu Venüs’e benzemesine giden yolu açabilir.
Uzaylıların gazabı

Evren’in her yerinden akıllı varlıklara dair sinyalleri tarayan SETI gibi yapılar mevcut olsa da Hawking evrendeki diğer akıllı uygarlıklara seslenmeye karşı uyarılarda bulunuyordu.

2010 yılında Discovery Channel’a konuşan Hawking, uzaylıların dünyayı kaynakları için talan edip yoluna devam edebilme ihtimalinden endişelendiğini söylemişti:

“Eğer uzaylılar bizi ziyaret ederse Kristof Kolomb’un Amerika’ya ayak basması gibi olacaktır. Bu yerli Amerikalılar için hiç iyi olmamıştı.

“Akıllı varlıkların tanışmak istemeyeceğimiz türden şeylere nasıl dönüşebileceğini görmek için kendimize bakmamız yeterli.”

Stephen Hawking, bilimsel çalışmalarının yanında geride birçok farklı başlıkta söylediği ünlü sözleri ile de hatırlanacak.

20 Ekim 2016

Life Is Beautiful 1997 "İyileri aptal sandığımız yerde yitirdik insanlığımızı."



 Karanlıktan korkan çocuğu kolayca hoş görebiliriz. Yaşamdaki asıl trajedi, yetişkinlerin aydınlıktan korkmasıdır...Platon

  Yaşam ne kadar kötü gözükürse gözüksün, her zaman yapabileceğiniz bir şeyler vardır. Mutlaka başarabileceğiniz bir şeyler vardır. Yaşamın olduğu yerde, umut da vardır...Stephen Hawking 


03 Ekim 2016

Stephen Hawking "Sessiz insanlar en gürültülü zihinlere sahiptir."

Yaptığım şey evrenin başlangıcının bilimsel kurallarla açıklanabileceğinin mümkün olduğunu göstermekti. Bu sayede, evrenin başlangıç kararının bir Tanrı'ya başvurularak açıklanmasının gereksizliği ortaya çıkar. Bu bir Tanrı'nın olmadığını kanıtlamaz, sadece Tanrı'ya bir ihtiyaç olmadığını gösterir.

Bence beyin bilgisayar gibi bir program. Dolayısıyla teoride beyni bilgisayara kopyalamak mümkün. Bu sayede bedenen öldükten sonra bile bir yaşam formu oluşturulabilir. Ancak şu anki imkanlarla bunu gerçekleştirmemiz mümkün değil.

Bilimi anlamaya başlamadan önce, Tanrı'nın evreni yarattığına inanmamız doğaldı. Fakat artık, bilim çok daha ikna edici bir açıklama sunuyor. 'Tanrı'nın aklını okuyabileceğiz' sözüyle kastettiğim şayet bir Tanrı söz konusu olsaydı, ki yok, bu Tanrı'nın bileceği her şeyi bilebileceğimizdi. Ben ateistim.

Bir süper kahraman olmayı seçecek olsam Süpermen olurdum. Süpermen'de bende olmayan her şey var.

Biz, oldukça ortalama bir yıldızın ufak bir gezegenindeki gelişmiş maymun türleriyiz. Fakat evreni anlayabiliyoruz. İşte bu bizi çok özel kılıyor.

Bu durum, zamanın, her şeyin başlangıcı olduğu anlamına gelir. Her şeyin nasıl başladığını anlayabilmek için evrenin dışında bir güç aramaya çalışmamalıyız.

Eğer uzaylılar bizi ziyaret ederse, sonuç, pek muhtemel Kolomb'un Amerika'ya ayak bastığındaki gibi olur. Bu da yerli Amerikalılar için çok iyi olmamıştı.

Doğu mistisizminin evreni bir illüzyondur. Onunla kendi çalışması arasında bir bağ kurmaya çalışan fizikçi, fizikçi olmaktan çıkmıştır.

Evrenin oluşumu bilimin gerçekliğine dayanır. Ama bu hiçbir şekilde, bilim kurallarını koyan ve onları da yaratan bir Tanrı olmadığı anlamına gelmez.

Eğer biz de bilim adamlarının anladığı şekilde nükleer savaşın ve bunun getireceği yıkımın etkilerini görebilirsek, insanoğlununeylemlerinin ve teknolojinin de bir şekilde iklim değişikliğine neden olduğunu, belki de sonsuza kadar dünya üzerindeki yaşamı etkilediğini öğreniriz. Biz dünyada yaşayan insanlar, bilgilerimizi, deneyimlerimizi paylaşmakla yükümlüyüz.

Evrenin sınırlılığı hakkında çok önemli bir şey olmalı, sınırsız bir evrenden daha özel ne olabilir?

Hayatım boyunca büyük sorularla yüzleşmekten büyük zevk aldım ve onlara bilimsel yanıtlar vermeye çabaladım. Belki de bu yüzden fizik üzerine yazdığım kitaplarla Madonna'nın seks üzerine yazdığı kitaplardan daha çok kitap sattım.

Her birimiz istediğimize inanmakta özgürüz ve bir Tanrı'nın olmadığı olan benim görüşüm en basit açıklamaya sahip olan. Evreni hiç kimse yaratmadı ve yazgıyı hiç kimse yönetmiyor. İşte bu beni çok engin bir gerçekçiliğe götürüyor. Galiba bir cennet yok ve ölümden sonra yaşam yok. Evrenin devasa tasarımını kavrayabilmek için bir tek bu yaşama sahibiz ve bu yüzden ben son derece müteşekkirim.

Kara delikleri göz önünde tuttuğumuzda, belli ki Tanrı yalnızca zar atmakla kalmıyor, ayrıca gözleri kapalı oynuyor ve ara sıra da zarları görülemeyecek yerlere atıyor.

Kozmoloji üzerine ne zaman ders verilse, ben Büyük Patlamadan önce ne olduğunu sık sık sormuştum. Önce'nin olmadığı, şüpheyle karşılanır. Çünkü Büyük Patlama zamanın ortaya çıkışını sağladı, bir şey ona sebep olmuş olmalıdır. Fakat ‘neden’ ve ‘etki’ zamana ait kavramlardır. Ve zamanın varolmadığı durumlara uygulanamazlar. Bu yüzden soru anlamsızdır.

Milyonlarca yıl insan türü hayvanlar gibi yaşadı. Ancak sonra bir şey oldu tüm hayal gücümüzü ortaya çıkaran. Konuşmayı ve dinlemeyi öğrendik. Konuşma fikirlerin iletişimini sağladı, insanlığın birlikte çalışıp imkansız şeyler başarmasını da. İnsan türünün en büyük kazanımları konuşma ile geldi, ve en büyük hataları konuşmamaktan. Böyle olmamalı. En büyük umutlarımız gelecekle birlikte gerçek oluyor. Teknoloji kullanımı ile, imkanlar sınırsız. Sadece konuşuyor olduğumuzdan emin olmamız gerek.

8 Ocak 1942’de, Galileo’nun tam 300’üncü ölüm yıldönümünde doğdum. Ancak tahminimce 2000 diğer bebek de benimle aynı gün doğdu. Onlardan herhangi birinin astronomiye merak sarıp sarmadığını bilemiyorum... Ayaklarınıza değil, gökyüzüne bakın. 
Gördüğünüz şeylerin mantığını anlamaya çalışın. Evren’in neden var olduğunu düşünün. Meraklı olun.

Uzaya yayılmadığımız sürece insan ırkının önümüzdeki binyıllarda hayatta kalabileceğini sanmıyorum. Bir tek gezegenin başına gelen çok sayıda kaza var. Ama ben bir iyimserim. Yıldızlara ulaşacağımıza inanıyorum.

Yapay zeka, yeryüzünde insan ırkının sonunu getirebilir.

Yaptığım şey evrenin başlangıcının bilimsel kurallarla açıklanabileceğinin mümkün olduğunu göstermekti. Bu sayede, evrenin başlangıç kararının bir Tanrı'ya başvurularak açıklanmasının gereksizliği ortaya çıkar. Bu bir Tanrı'nın olmadığını kanıtlamaz, sadece Tanrı'ya bir ihtiyaç olmadığını gösterir.

Zamanı meydana getirmeye Tanrı'nın sebep olduğunu söylemek ne manaya gelir? Sebeplilik zamansal bir etkinliktir. Zaman daima sebep olunmuş şeyden önce var olmalıdır. Tanrı'nın naif imgesinin evrenden önce varolması, ‘zaman’ önceden yok idiyse açıkça saçmalıktr.

Zaten var olan yollar üzerinden gelecek olan mükemmel bir teoriye inanmıyorum. Bizim yeni bir şeye ihtiyacımız var. Bunun ne olabileceğini tahmin edemeyiz ya da ne zaman bulacağımızı çünkü eğer bilseydik, çoktan bulmuştuk da! Bu 20 yıl içerisinde gelmeliydi, ancak belki de hiç bulamayacağız.
wikiquote.org