31 Mart 2017 Cuma

Selanik Türküsü (Çalın Davulları)


Selanik Türküsü, Muzaffer Sarısözen'in Atatürk'ten derlediği Selanik türküsü.

Selanik Türküsü (Çalın Davulları) Erol Parlak'ın Yalınkat adlı albümünde seslendirilmiştir. Sık sık "Bülbülüm altın kafeste" türküsüyle karıştırılır; öyle ki, bu karışıklığa Cihat Aşkın'ın "Ege'nin Türküsünde" albümüde de rastlamak mümkündür. Sanatçı, Bülbülüm Altın kafeste şarkısını seslendirmiş, ancak albümünde "Selanik Türküsü" olarak yazılmıştır.

Çalın davulları çaydan aşağıya amman Mezarımı kazın dostlar belden aşağıya Koyun sularımı kazan dolunca amman
Aman ölüm zalim ölüm Üç gün ara ver Al başımdan bu sevdayı Götür yare ver
Selanik içinde selam okunur amman Selamın sedası dostlar cana dokunur Gelin olanlara kına yakılır amman
Aman ölüm zalim ölüm Üç gün ara ver Al başımdan bu sevdayı Götür yare ver
Selanik Selanik ıssız kalasın Taşına toprağına bre dostlar diken dolasın Sen de benim gibi yarsız kalasın
Aman ölüm zalim ölüm üç gün are ver Al başımdan bu sevdayı götür yare ver

Bu bir rejim değişikliğidir


Hiçbir dönemde ülkesine bu kadar kötülük yapan, insanını bu kadar dışlayan, bu kadar pervasızca hakaret, yalan, iftira atan bir yönetim gelmedi. Bu referandum Sayın Tayyip Erdoğan'ın ya da AKP'nin bir projesi değildir. Bu tamamen bir Amerikan projesidir. 1 Mart tezkeresinin reddedilmesinin rövanşı amacını taşıyor. Hepimiz çok dikkatli olmalıyız. Bu Türkiye'nin gelecekte tam anlamıyla diktatörlük karanlığına, bölünmeye ve parçalanmaya dahil olup olmayacağının göstergesi olacaktır. Bu referandumda çıkar ilişkisi için ‘Evet' diyeceklere yapacak bir şeyimiz yok. Onlar vicdanlarını ve mantıklarını maalesef buzdolabına koymuşlar. Ama ülkesini seven herkese bu tehlikeyi anlatmamız lazım. Bu bir rejim değişikliğidir. Burada yargı, yönetim ve her şey tek bir kişinin elinde toplanacaktır. 15 yıl Türkiye'yi azılı ateistler yönetse dine bu kadar zarar veremez. 
Burhan Özfatura

 

Sen duydun mu sustuklarımı?

Çok şey vardı anlatılacak, 
O yüzden sustum. 
Birini söylesem diğeri yarım kalacaktı, 
Sen duydun mu sustuklarımı?


Sonbahar


Altın rengi gözleri yanan bir semaverdi
Ilık bir çay kokusu akardı saçlarından.
Yanmanın lezzetini onda hissettiğim bir an
Ve yazın sevgisini bana önce o verdi.

Yaz gibi iri olgun meyveleri severdi,
Bir çocuk gibi şendi ve gülerdi her zaman
Bir mevsim gözlerinden içime doldu cihan
Ve güzel yaz günleri ne çabuk geçiverdi.

Artık donuk bir cam var mavi gökler yerinde.
Güneşi benden çalan o sıcak bakışlardır,
Ve yazı o götürdü mutlak beraberinde.

En güzel rüyaların bile bir sonu vardır:
Bir bahar rüzgarından alarak bir sabah hız
Mevsimlerin ömrünü yaşamıştı aşkımız.
Onu şimdi kaybettim ve şimdi sonbahardır