8 Şubat 2013 Cuma

Alemdağ'da Var Bir Yılan




Nereden gelirse gelsin dağlardan, kuşlardan, denizden, insandan, ottan, böcekten, çiçekten. Gelsin de nereden gelirse gelsin! Bir hişt sesi gelmedi mi fena. Geldikten sonra yaşasın çiçekler, böcekler, insanoğulları.

Hişt hişt!
Hişt hişt!
Hişt hişt!




Okur musun

pencerenin biri açık kalmış,
hava sıcak, temmuz bıkkınlığı işte
tomris uyar yazı masasında oturuyor
masanın bittiği kitapların başladığı yerde
kafka ile dostoyevski'nin fotoğrafları
masanın kitaplara aktığı yalnızlıkta
sahi kaç yıl oldu,
tanrı'nın eli
şiirden ve öyküden kopalı?
sadece senin için geçiyorum bu sokaktan

okur musun,
gözlerimden akan
kelimeleri?




Aşk sabırdır belki, ama asla tahammül değil


“Depresyonun ve yalnızlığın çağında, sabırsızlığın da, uyumsuzluğun da, dertleri yenmenin de, hayata direnmenin de, hep beraber gülebilmenin de yegâne reçetesi iletişimdir. Hapı yutmadan, konuşun.”

“Bakakaldım peşinden ; Ne gözümü alabildim, ne göze alabildim!”

“Ve aşk; O omzuna yattığında, rahatsız olmasın diye kılını bile kıpırdatmamaktır.”

“Kadınmış derler adamı deli eden. Sen ne dersen de, yine kadındır deliyi de adam eden.”

“Duymak istediklerini değil, duyman gerekenleri söyleyebilme cesareti olan insanlar olmalı yanında.”

“Sıcak bir ele ihtiyacın olduğunda diğer elini tut. Kimseden fayda yok bu devirde!”

“Hayat ne kadar güzel olurdu; İnsan hem 'aşık', hem de 'sadık' olmayı becerebilseydi.”

“Hayatımda biri yok, Birinde hayatım var" diyebilmektir aşk.”

“Seven değil sevmeyi bilmeyen bilir 'seviyorum' demeyi. "Seven ise gerek duymaz buna, Çünkü o sevdiğinin gözünden anlar her şeyi.”

“Erkek adam ağlamaz denir ya, sakın inanma! Unutma ki, erkek adam ağlamayan değil, bir kadını ağlatmayandır aslında.”

“Hayat ne garip değil mi? Birisi arabamı hazırlayın diyebiliyorken, diğeri abi 25 kuruş eksik binebilir miyim ? diyor.”

“Bazen insan; Ben iyiyim'' dediğinde gözlerinin içine bakıp iyi değilsin biliyorum diyecek birine çok ihtiyaç duyar.”

“Kadınlar kendini güldüren erkekten hoşlanır sözü yalandır unutma. Çünkü kadınlar, sadece hoşlandıkları erkeklere güler aslında.”

“Hayatın bir yarış değil, her saniyesinin tadı çıkarılması gereken güzel bir yolculuk olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Dün tarih oldu... Yarın bir sır... Bugünün kıymetini bilin.”

“Sırf sevgilinin yüzü gülsün diye, Bazen saçmalamayı göze almaktı aşk...”

“Aşk sevmesini bilen için vardır ve karşılıksızdır. 'ne kadar seversen o kadar severim' gibi düşünmek aşk değil, tüccarlıktır!”

“Bir arkadaştan sevgili olabilir, fakat seven kalp asla unutmaz: İşte bu yüzden sevgiliden arkadaş olmaz.”

“Sağlam bir kalça'nın, sağlam bir Kafa'dan daha çok prim yaptığı bir ülkede yaşıyoruz.”

“Rüyanda görüyorsan onu özlemişsindir. Rüyanda görmek için yatıyorsan, sevmişsin demektir.”

“Bu ülkede her köşe başında kuaför ve tekel bayisi bulunmasının tek nedeni, ayrılık sonrası ilk gidilen yerler olmasıdır.”

“Özlemek elbette kavuşma ihtimali varsa güzel. Ancak ayrılıkları bile özel kılan tek şey; O’nun da bir yerlerde seni özlediğini hissedebilmek.”

“Mağlubiyetin takısıdır 'keşke'. Kaçırılmış fırsatların, bastırılmış duyguların, harcanmış hayatların, boşa yaşanmış ya da hakkıyla yaşanamamış yılların, gecikmiş itirafların ağıtıdır.”

“Yeterince dürüstseniz, fazlasıyla aşık ve gerçekten seviyorsanız; Hazırsınız demektir: Artık mutsuz olabilirsiniz.”

“Artık başka biri alacak yerimi. Ve biliyorum zamanla unutacaksın beni, ama son kez düşün; sevebilir mi seni, benim sevdiğim gibi.”

“Bütün varoluşunu Beni beğenecekler mi? Beni seviyor mu? , Rahatsız eder miyim? Kaygısı üzerine kuruyorsan, bil ki sonun hüsran. Bir küçük serzeniş, sıradan bir tenkit ya da kadirbilmezlik, acılar pahasına kurduğun o mükemmel kale yi yerle bir edebilir. Ölüm ilanını kaleme alacağına azat et kendini."

“Herkes aşktan şikayetçi, kaçımızın aşk hayatı iyi gidiyor? Ve eminim hiç kimse yanlışın nerde olduğunu bilmiyor.”

“Karşındakine sevgini, aşkını verecek kadar yüceyse hislerin. Başkalarına bakmayı düşünmemeli gözlerin.”

“Hazırım ben arkadaş! Aşkın acısı da güzel, tatlısı da İş, uğruna tüm bunları göze aldığın gerçek AŞK'ı bulmakta.”

“Eskiden mendiller aşıkların gözyaşlarıyla ıslanırdı Şimdi ise gerçek aşık kalmadığından fabrikadan ıslak çıkıyor...
“Çocukken yarın neler oynayabiliriz diye düşünürdük, Şimdiyse yarın hayat bize hangi oyunu oynayacak diye düşünüyoruz.”

“Artık yaşanmak için değil ayrılmak için yaşanır oldu aşk. Ve terketmeler yetmezmiş gibi birde emir verilir. Kendine iyi bak...”

“Hepimizin bir kuyusu var elbet. Enderine gömdüğümüz kaygılarımızı, ihtiraslarımızı, tutkularımızı saklayan, en mahrem sohbetlerimizi paylaştığımız, en cesur itiraflarımızı haykırdığımız bir kuyu, utandığımız anılarımızın yatağı. Endişelerimizin barınağı. Kuyulardan delik deşik olmuş bir yolda, düşe kalka yürür gibi yaşıyoruz hayatı. çukur çukur olmuş bir kalple.”

“Aşk, 'seni seviyorum' cümlesinin zamanla 'Kendine iyi bak' kelimesine dönüşünü işleyen geçici bir yalandır.”

“Bu ülkede gazetelerin 2. sayfasında ünlülerin nasıl yaşadıkları, 3. sayfasında ünsüzlerin nasıl öldükleri yer alır.”

“Eskisi gibi olsa aşklar, kız sevdiği erkeğin elini tutmaya utansa, erkek sevdiğinin gözlerine bakmaya kıyamasa.”

“Her ilin plaka kodunu ezbere bilip, Özel günleri unutabilen zeka kapasitesine sahip insana Türk Erkeği deniliyormuş.”

“Eğer bir kadının gerçek aşkı olmayı başarabilmişseniz; Çok şanslısınız, Çünkü sizin için hayat; asla sıradan olmayacak.”

“Eskiden insanlar sevilir, eşyalar ise kullanılırdı. Gün geldi eşyalar sevilir, insanlar kullanılır oldu.”

“Sevgilisinden ayrılan bir erkeğin suratının rengi değişir, Kadının ise saçının rengi.”
“İki kadın birleşince dedikodu yapar diyen erkek, başka bir erkekle kafa kafaya verince atom altı parçacıkları mı tartışır?”

“Unuttum dersin çevrendekilere; ama unutmadığını bir tek sen bilirsin. Aşk öyle birşey işte gitse bile unutamıyorsun yine."

 “Herkesin yüzüne gülersen; adın bir şeylere çıkar. Suratını asarsan; burnu havada kasıntı olursun. Çünkü Türkiye'de kadınsın.”

“Geçmişe mazi derler, unuttum gitti' der bazıları. Arkadaşım geçmiş, geçmişte kalsaydı işe alırken bile geçmişine bakmazlardı!”

“Eğer 'unutmak' 7 harfi yan yana getirmek kadar kolay olsaydı, biz de 5 harfi yanyana getirip 'mutlu' olurduk.”

“Kafasını çalıştıranların kafasını koparırken, kalçasını çalıştıranları baş tacı eden bir ülkeden ne bekleyebiliriz ki.”

“Hayattaki en güzel şeyin çocuk olmak olduğunu bile bile, neden 'büyüyünce ne olacaksın ?' diye sorulur ki .”

“Gerçekten seviyorsan eğer, mesafeler anlamını yitirir. Ne bakabilirsin gözlerine ne de dokunabilirsin; ama hep hissedersin.”

“Sevgili dediğin güzelliğiyle seni kendine aşık eden değil, Sana kendin olabilme şansını verendir.”

 “Kaybolmasın diye özenle sakladığınız sarı bi lira gibi mutluluk. Gün gelip de çıkarınca bir bakıyorsunuz ki; tedavülden kalkmış.”

“Anlık yaşıyoruz bir yerde, hemencecik gönülden seviyoruz! "Anlık da olsa sevmek güzel de, Yoksa kendimizi mi kandırıyoruz.”

“Sevgiyi koydum kum saatinin dolu dizgin akıp giden kumlarının her bir zerresine. Çünkü bir tek sevgi var elimizde; bunca yıldan damıtılıp gelen. Yine bir tek o kalacak, yaşanacak yıllarından geriye. Bir tek sevgi olacak bunca telaştan artakalan. Ötesi yalan.”

Can Dündar


Çok Güzel / Gökkuşağından Darağacı


 

Durma artık burada uysal âşık!
Aydınlık milinin yatağında.
Bilemiyoruz belki de meşe o ağacın adı,
Anlayamıyoruz varolduğumuzu gölgesinde
ağırbaşlılığının.
Veda geliyor şimdi, öğretmek için
sergilenmeyi, uçuşan geriye dönen
vakitte.

Kime, kime gönderiyor incelen yapraklarını
yüzün, kavisin beyaz yanağıyla?

Bu aklıkta, minarem mavi benim.
Işığım denize kayıyor, bir sayıklama
izleğiyle, bir zamanlar pay verdiğimiz
insanlığa!



* * *
    Şimdi'nin bedeni yok,
    Yontuyor geçmiş bilgisiyle
    gelecek belki olur diye taşı,
    taşını kokluyor
    yontu dağılıyor...


    Şimdi'si yitik
    bundan boyuyor
    boyuyor evine aldığı
    ağacın üzerine tüneyip
    duvarını, tavanını, geçmişi
    ve geleceği ve her yanını;
    dal kırılıyor...


    Şimdi'si yitik
    diziyor diziyor notalarını,
    göğe ışık üzerine boncuklarını,
    ucuza getiriyor varlığını
    sonsuzun sessizliğiyle
    sonlunun gürültüsü arasında,
    O bitirince kıyısında gezindiği
    yol çöküyor...

    Şimdi'si yitik
    bundan yazıyor
    yazıyor enine boyuna
    içini ve dışını ve yeri
    ve göğü ve suyu,
    bindiği kadırga
    o inince batıyor