21 Eylül 2016 Çarşamba

Murathan Mungan Aile yaraları


Dünyanın bütün hikayeleri aile yaralarıdır. Orada başlar, orada gelişir, oraya dönerler. Birikmiş ev içi kinleri, mutsuzluk fazlası, kirli sırlar, açık ya da örtük şiddet, aşırı sevginin yaraladığı benlikler, istenmezlikler, yetmezlikler, erken kayıplar; öksüzlüğün, yetimliğin, üveyliğin saymakla köpüren, köpürdükçe birbirine benzeyen nedenleri.. Mutlu ya da mutsuz bütün sonlar kaçınılmazdır. Bunu bilince daha rahat anlatır insan bir başkasına kendi hikayesini.

Yaranın çıplağına vurulmaz. Anlatmaya soyunanlar buna güvenir. Giyinik yaralarla yazanların, anlatanların hikâyelerindeyse bizi inandırmayan bir şeyler vardır. Sonra yara kilitleri. Kimilerinin ilk yarası kendinin kilidi olur; bir daha açılmaz. Yarasının farkında bile olmadan yaşayanlarınsa anlatmaya, dinlemeye değer hiçbir hikâyeleri yoktur, onların düzayak mutlulukları vardır; kolay sevinçleri.



Osho

İnsanlar her zaman uyumlu oldukları kalabalıklar içinde olmak ister. 
Sen farklı olmaya başladığın an, bütün kalabalık şüphelenmeye başlar; bir şeyin ters gittiğini düşünür. Seni tanıyorlar ve değişimi görebiliyorlar. 
Seni, gerçek benliğini hiç kabullenmediğin zaman tanımışlardır ve şimdi birden gerçek benliğini kabul ederken görüyorlar.


Gülten Akın - Uzun Yağmurlardan Sonra

Sen yağmurlu günlere yakışırsın 
Yollar çeker uzak dağlar çeker uzak evler 
Islanan yapraklar gibi yüzün ışır 
Işırsa beni unutma 
Alır yürür sıcak mavisi gökyüzünün 
Kuşlar döner uzun yağmurlardan sonra bir gün 
Bir yer sızlar yanar içimde büsbütün 
Her şeye rağmen ellerin üşür 
Üşürse beni unutma 
Yeni dostlar yeni rüzgârlar gelir geçer 
Yosun muydum kaya mıydım nasıl unuttular 
Kahredersin başın önüne düşer 
Düşerse beni unutma.