3 Ağustos 2016 Çarşamba

Nefret; sadece sevilmeyenin ve insanlıktan çıkmış olanların bildiği bir şeydir.

Kendinizi bu insanlıktan çıkmış,makineleşmiş kalplere sahip makineleşmiş insanların ellerine bırakmayın. Siz ne makine ne de sürüsünüz! Siz insansınız, kalbi insanlık sevgisiyle dolu olan...Siz nefret etmezsiniz! Nefret; sadece sevilmeyenin ve insanlıktan çıkmış olanların bildiği bir şeydir. 


Yarın Düşüncesi

(...) Salt toplumcu açıdan bakıldığında, sanatçıya düşen görevin, günümüzün gerçekleri, bu gerçeklerin değiştirilmesi biçiminde almak tamamlayıcı olur. 

Gerçekte tüm olarak toplumculuk da, yarını kurmanın çabası değil midir? Ekonomisi, hukuku, sanatı ile yarını...Yarın, şımarık bir çocuk değildir, çünkü onu günümüz doğuracaktır.

       Ancak şunu da belirtmek yerinde olacaktır ki, sanatta yarını kurmak düşüncesi, soyut bir sav olarak kaldıkça, konumuzun sınırları içine giremez. Burada ilk ayırdedici öğe, sanatçının doğru sözlüğüdür. 


Sanat anlayışı gereği, kendini böyle bir görevle yükümlü görmeyen sanatçı, yarın düşüncesine bu anlamda sığınmamalıdır.


Simulasyonda yaşam ve tüketim

İnsanların biyolojik olarak klonlanmasından söz ediliyor. Öyleyse zihinsel klonlamaya çoktan başlanmıştır: okul sistemimiz, birbirinin tamamen aynı insanlar üretiyor zaten.


Siyasetle neden bu kadar ilgileniyorum...

Siyasetle neden bu kadar ilgileniyorum, diye soruyorsunuz. Size çok basit bir cevap verecek olsaydım, "neden ilgilenmeyim ki?" derdim. Yani, belki de hayatımızın en canalıcı konusuyla, yani içinde yaşadığımız toplumla, onun içinde işlediği ekomomik ilişkilerle ve davranışlarımızın düzenli biçimlerin, tabi oldukları düzenli izin ve yasakları tanımlayan iktidar sistemiyle ilgilenmemek için nasıl bir körlük, nasıl bir sağırlık, ne kadar yoğun bir ideoloji çökmüş olmalı insanın üzerine! Hayatımızın özü kendimizi içinde bulduğumuz toplumun siyasi işleyişinden ibarettir ne de olsa. 


Sri Chinmoy Ghose

Sevginin gücü, güce olan sevgiyi yendiğinde, Dünya barışı tanıyacak.


İçsel Devrim

Hiçbir filozof, hiçbir profesör, hiçbir psikolog da size kendinizi öğretemez. Onların size öğretebileceği tek şey ne olduğunuz veya ne olmanız gerektiği hakkında kendi düşünceleridir. Bu ise onların görüşü, çıkarımı, algısıdır, sizin değil. 
Asırlar boyunca başkalarının otoritesini, guruların otoritesini, geleneğinizin otoritesini kabullendiniz. İşte bu yüzden hiç enerjiniz yok; bu yüzden köreldiniz, duyarsızlaştınız; işte bu yüzden ikinci el insanlarsınız...Bu yüzden otorite sizi mahvetti; dinler yıktı sizi. Lütfen bu gerçeği görün. Bütün tapınak zillerine kulak verip tapınaklara gitseniz de aslında tapındığınız şey haz ve paradır.



İki Gövde

İki gövde yüzyüze bazen iki dalga ve okyanustur gece. İki gövde yüzyüze bazen iki taş ve bir çöldür gece. İki gövde yüzyüze bazen iki kök dantellenmiş geceye. İki gövde yüzyüze bazen iki bıçak ve kıvılcım çakar gece. İki gövde yüzyüze iki yıldız düşen boş bir gökyüzünde.