8 Şubat 2015 Pazar

Kendine saygını yitirmene neden olacak hiçbir şey yapma


 İyice tanımadan hiçbir insana bağlanma... 
 Diğer insanların da haklı olabileceğini düşün...
 Seni takmayanı sen hiç takma, konuşmayanla asla konuşma...
 Yalanını yakaladığın kişinin düzelebileceğini düşünme...

 İnsanlara doğru değer ver, hak etmeyenleri sil...
 Asla dönüp arkana bakma...
 Sır tutmasını bil...
 Kafanda bitirdikten sonra iki çift tatlı söz, iki damla gözyaşı için asla yumuşama...
 Seni sevenlerle, kullananları iyi ayırt et...
 Seni dinleyip anlamaya niyetli olmayanlarla tartışma...
 Emrivaki oluşturulan dostlukları kabul etme...
 Eğer verdiğin sır o kişide kalmıyorsa ikinci bir sır şansı verme...
 Kendini öven insanlardan kaç...
 Karşındakinin doğruyu söylediğini varsayma...
 Kendine saygını yitirmene neden olacak hiçbir şey yapma...

Anonim


Beş bin kişiyiz burada

Beş bin kişiyiz burada
Bu ufacık yerinde kentin.
Beş bin kişiyiz.
Kim bilir kaç kişiyiz daha
Kentlerde ve ülkede?
Burada yapayalnız
On bin el, tohum eken
Ve fabrikaları çalıştıran.
İnsanlığın ne kadarı
Açlıkla, korkuyla, panikle, acıyla
Ahlâki baskıyla, terörle ve çılgınlıkla
Yüz yüze?
Altımız yitip gitti
Yıldızlı göğe gidercesine.
Biri öldü, bir diğeri dövüldü, aklıma
Gelmezdi bir insanın böyle dövülebileceği.
Diğer dördü bitirmek istedi yaşadıkları dehşeti
Biri hiçliğe attı kendisini
Bir başkası kafasını duvarlara vura vura
Ama ölüm hepsinin bakışlarında.
Ne dehşettir bu faşizmin yüzünün yarattığı!
Planlarını bıçak keskinliğinde yürütüyorlar.
Hiçbir şey umurlarında değil.
Onlar için kan demek madalya demek,
Kıyımsa kahramanlık.
Ah, Tanrım, bu mudur yarattığın dünya
Yedi günlük mucize ve emeğin sonunda?
Bu dört duvar arasında sadece tek numara var
Ki o da ilerlemiyor
Ki o da yavaşça daha fazla ölüm istiyor.
Ama birden uyanıyor vicdanım
Ve görüyorum ki bu akışın yüreği atmıyor
Tek atan makinelerin nabzı
Ve askerlerin ebe yüzlerini gösterişi
Tatlılıkla yüklü.
Haykırsın Meksika, Küba ve
Dünyanın kalanı bu vahşete karşı!
On bin eliz biz burada
Hiçbir şey üretemeyen.
Kaç kişiyiz ülkede?
Başkanımızın, yoldaşımızın kanı
Bombalardan ve makinelilerden daha sert vuracak!
Bizim ilk darbemiz de yeniden!
Ne zor şarkı söylemek
Dehşetin şarkısını söylemek zorunda kalınca.
Yaşadığım dehşetin
Ölmeye durduğum dehşetin.
Görmek kendimi bunca insanın ve
Bunca sonsuzluk anının arasında
Sessizlik ve çığlıkların
Şarkımın sonunu getirdiği.
Gördüğümü daha önce hiç görmemiştim
Önce ve şimdi hissettiklerim
Doğurtacak anı



Tık
Daima cesur ve yeni... Joan Jara, Victor Jara: Yarım Kalan Şarkı'da ...

Estadio Nacional de Chile, Eylül 1973.