21 Mayıs 2013 Salı

Kötülük cehaletten gelir

Ateşten ve yiyecekten yoksun bir insan için özgürlük, hiç de acelesi olmayan bir lükstür.
  Başardığımız her iş bizi köleleştirir, çünkü daha iyisini yapmaya zorlar
    Başarı kolay elde edilir, zor olan başarıyı hak etmektir.
    Bazılarının, sadece normal olmak için ne büyük çaba sarf ettiğini kimse fark etmiyor.
    Ben dilimin sınırlarında nöbet beklerim.
    Ben umutsuzluğu ve bu dertli dünyayı kabul etmeyerek, insanların birleşmesini ve kötü yazgılarına karşı savaşmalarını istiyordum
    Benim uğraşım, kitaplarımı yazmak, insanlarım ve halkım tehdit edildiğinde savaşmaktır. Hepsi bu.
Bir insan söyledikleri kadar söylemedikleriyle de insanlaşır.
    Bir insanı sevmek, onunla birlikte yaşlanmaya razı olmaktır.
    Bir insanın tek başına mutlu olması utanılacak bir şeydir.
    Bir yapıtın kalbinde, orası karanlık bile olsa sönmeyen bir güneş parlar.
    Bir yazarım. Ben değil kalemim düşünür, anımsar ya da kuşatır.
    Bütün büyük olayların, büyük düşüncelerin önemsiz bir başlangıcı vardır.
    Büyük olmanın yolu da, deha gibi çalışma ve alınterinden geçer.
    Çağdaş siyasi toplum, insanları mutsuzluğa düşürme makinesidir.
    Dostlarım, şimdi ben size büyük bir şey söyleyeceğim. Sakın kıyametin kopmasını beklemeyin, o hergün kopmaktadır.
    Dünya aydınlık olsaydı, sanat olmazdı.
    Dünyada her kötülük, hemen her zaman cehaletten gelir.
    Dünyanın en eski mesleği "kendini satmak"tır. Bunu "fahişelik" ile karıştırmak da bir o kadar eski bir yanılgıdır.
    Evren insan için uyumsuzdur ve bilinemez.
Evrenimin gizi: İnsandaki ölümsüzlük isteğine kapılmadan Tanrı'yı düşlemek.
    Felsefe, utanmazlığın çağdaş biçimidir.
    Geceler sonsuz değildir.
    Geleceğe yönelik gerçek cömertlik, şu an mevcut olan her şeyden vazgeçmeyi içerir.
    Gölgesiz güneş yoktur ve geceyi tanımak gerekir.
    Haklı olma ihtiyacı, sıradan insanlara özgüdür.
    Hatırlamak için yavaşlar, unutmak için hızlanırız.
    Hayat ve ahlak hakkında bildiğim her şeyi futboldan öğrendim.
    Hepimiz öleceğimize göre, ne zaman ve nasıl olduğunun önemsizliği meydandadır.
    Her şeye katlanabilirim, yeter ki içimde o yoğun ve coşkun yalımı duyayım.
    Her şeyin anlamsız olduğunu söylediğimiz anda bile anlamlı bir şey söylemiş oluruz.
Hiçbir sanatçı gerçekten vazgeçmez.
    Hiçbir şey, büyüklük kadar sade değildir; çünkü sade olmak, biraz da büyük olmaktır.
    Hürriyet, tarihin kaybolmayan tek değeridir.
    İnancın yere düşerse silahın da yere düşer.
    İnsan, kendi kendisinden saklamaya çalıştığı yanını sevmez.
    İnsan, kendisine bir mânâ vermeye çalışan tek mahlûktur.
    İnsan "ne ise o olmayı" reddeden tek yaratıktır.
    İnsan da, yaşam da saçmadır; boşunadır, rastgeledir, sağlam hiç bir şey yoktur; ama yine de yaşamak gerekir.
 İnsan hiçbir zaman tamamıyla mutsuz olmaz.
    İnsan insan olmadığı sürece insanlar insan gibi yaşayamaz.
    İnsan kendisi için gerçek ve mutlak olan mutluluğa yaşamı boyunca yalnız bir kez erişir ve geri kalan tüm yaşamını bu mutluluğa tekrar ulaşmaya adar.
    İnsan söyledikleriyle değil, söylemedikleriyle insanlaşır.
    İnsan tümüyle suçlu değildir çünkü tarihi o başlatmadı, ama tümüyle suçsuz da değildir çünkü tarihi sürdürdü.
    İnsanı savunuyorum, çünkü düştüğünü gördüm.
    İnsanın her gün yaptığı en iyi şey intihar etmemeye karar vermektir.
    İnsanın parası varsa çalışmak zorunda kalmaz. Böylece zamanı satın alır. Bu kalan zamanda da kendini mutlu edebilecek şeyleri yapar. Yani para mutluluğu satın alır.
    İnsanlar için en ideal düzen, onların mutlu olduğu düzendir.
    İnsanlarla uzun süre yaşayamıyorum. Sonsuzluğun payından bana biraz yalnızlık gerek.
    Kendine bir anlam arayan tek varlık insandır.
    Kışın en soğuk zamanında, ben nihayet içimde yenemediğim bir yaz olduğunu öğrendim.
Kötülük cehaletten gelir.
    Mutluluk, bizi zorlayan kadere karşı kazanılan zaferlerin en büyüğüdür.
    Mutluluk şansı olmasaydı, adaletin hali ne olurdu.
    Ölüm bir istatistik ve devlet işi oldu mu, dünya işleri artık iyi gitmiyor demektir.
    Ölüm korkusunu aşmadıkça insan için özgürlük yoktur. Ama intihar ile değil. Bu korkuyu aşmak için kendini bırakmamak gerekir. Hiç burukluk duymadan, korkmadan ölebilmeli.
    Önümden gitme seni izleyemeyebilirim, arkamdan da gelme yol gösteremeyebilirim; yanımda yürü ve yalnızca dostum kal.
    Özgürlük gelecek umudu değildir. O, şu 'an'adır ve insanlarla ve şu andaki dünyayla uyumludur.
    Sanat, sanatçıyı insanlardan ayrılmamaya zorlar.
    Sanat bence en büyük sayıda insanı ortak acılar ve sevinçlerle coşturacak görüntüleri, biçimleri bulmaktır.
Sanat hem bir coşma, hem de bir yadsıma işidir.
    Sözün gelişi 'dostlarım' diyorum, dostum yok artık, sadece suç ortaklarım var. Onların da sayısı pek çoğaldı, bütün insanlar suç ortağım benim. En başta da siz geliyorsunuz. Kim yanımdaysa birinci odur.
    Ya zamanla birlikte yaşar ölürsün, ya daha yüce bir yaşam uğruna zamanın dışına çıkarsın.
    Yaratıcı olarak ölümün kendisine hayat verdim. Ölmeden önce yaptığım şey bu.
    Yaşama umutsuzluğu yoksa yaşama aşkı da yoktur.
    Yaşamak kendi başına bir değer yargısıdır. Nefes almak ise; yargılamaktır.
    Yaşamanın tadını çıkarmaktan korkana aptal derim.
    Yazar, sanatını büyük yapan şu iki görevi yüklenmelidir; gerçeği ve özgürlüğü.
Yazılan her şey yaşanamaz; ama insan bunu yapmayı deneyebilir.
    Yirminci yüzyılımız korku çağıdır. Diyeceksiniz ki korku bir bilim değildir; ama bu korkuda bilimin payı var.
    Zamanımdan ayrılamayacağımı anlayınca, onunla birleşmeye karar verdim.


Ben gelecek için hiç bir endişe duymadım. O yeterince hızlı geliyor

A'yı hayatta başarı olarak tanımlayalım, o zaman A = X + Y + Z' dir; X çalışmaktır, Y oyundur Z ise çenesini tutmayı bilmektir.
    Ancak başkaları için yaşanan bir hayat, yaşamaya değer bir hayattır.
    Aynı anda hem savaşa hazırlanıp, hem de savaşı önleyemezsiniz.
    Aptallığın en büyük kanıtı, aynı şeyi defalarca yapıp farklı bir sonuç almayı ummaktır.
    Azim paha biçilmezdir: "Çok zeki olduğumdan değil, sorunlarla uğraşmaktan vazgeçmediğimden başarıyorum."
    Başarılı bir adam olmak için çalışmayın aksine önemli bir adam olmak için çalışın.
    Bazı erkekler kadınları anlamaya çalışır, diğerleri kendilerini daha basit konulara adarlar, örneğin görelilik kuramına...
Ben gelecek için hiç bir endişe duymadım. O yeterince hızlı geliyor.
    Ben atomu insanlığın yararı için keşfettim. Ama insanlar atomla birbirlerini öldürüyorlar.
    Bilgi deneyimden gelir: "Bilgi malumat değildir. Bilmenin tek yolu deneyimlemektir."
    Bilim atom bombasını üretti, fakat asıl kötülük insanların beyinlerinde ve kalplerindedir.
    Bilim, her günkü düşünmelerimizin saflaşmasından başka bir şey değildir.
    Bir hatayı iki defa tekrar etmeyen en mükemmel insandır.
    Bir kum tanesinin sırrını çözmeyi başarsaydık, bütün dünyanın sırrını öğrenmiş olurduk.
    Bir ülkenin geleceği o ülke insanlarının göreceği eğitime bağlıdır.
    Bu dünyada beni birkaç kişi anladı, onlar da yanlış anladı.
    Bugüne odaklanın: " Güzel bir kızı öperken düzgün araba kullanan birisi, öpücüğe hak ettiği dikkati vermiyor demektir."
    Çok zeki olduğumdan değil, sadece sorunların üstünde daha çok duruyorum.
Çok fazla okuyan ve beynini çok az kullanan bir adam, basit düşüncenin tembel alışkanlıkları içinde kalır.
    Dahiliğin mutlak bir sınırı vardır, aptallığın asla.
    Başarılı olmaya değil, değerli olmaya çalışın.
    Dehanın 10'da 1'i yetenek 10'da 9'u da çalışmaktır.
    Delilik aynı şeyi tekrar tekrar yapmak ve farklı sonuçlar beklemektir.
    Dünya yaşamak için tehlikeli bir yer; kötülük yapanlar yüzünden değil, durup seyreden ve onlara ses çıkarmayanlar yüzünden.
    Dünyada bir tane dahi çocuk mutsuz olduğu sürece, büyük icatlar ve ilerlemeler yoktur.
    Eğer gerçeği açıklamak istiyorsan, zarafeti terziye bırak.
    Eğer ne yaptığımızı biliyor olsaydık, buna araştırma denmezdi öyle değil mi?
    Eğitim, insanın okulda öğrendiği her şeyi unuttuğunda arta kalandır.
    En değerli kişiler alçakgönüllü olanlardır.
Gelecekte başarılı olacak insanlar, geçmişten çalışarak ulaşmalıdır.
    Gençliğimizde düşüncelerimizi oluşturan tüm konular sevgiyle ilgilidir, sonraları ise tüm sevgimiz düşüncelerimiz olur.
    Genelde insanlığın kaderi, hak ettiği olacaktır.
    Gerçeği aramak onu elde etmekten daha kıymetlidir.
    Gerçeğin bilgisi deneyle başlar, deneyle biter.
    Gerçeklikle karşılaştırıldığında, bilimde vardığımız düzey ilkeldir, çocuk oyuncağıdır. Ama sahip olduğumuz en değerli şey odur.
    Gerçek yalnızca bir ilüzyondur, ama bitmek bilmeyen bir ilüzyon.
    Görelilik kuramım başarıyla kanıtlanırsa Almanya benim bir Alman olduğumu iddia edecek, Fransa ise dünya vatandaşı olduğumu açıklayacaktır. Kuramım gerçek dışı çıktığında ise, Fransa bir Alman olduğumu söyleyecek, Almanya ise bir Yahudi olduğumu açıklayacaktır.   (Fransız Felsefe Cemiyeti'ne konferansından 6 Nisan 1922.)
Günde yüz kez kendime iç ve dış yaşamımın, yaşayan ya da ölü başka insanların emeğine dayandığını hatırlatıyorum; çok derinlere dalmadan günlük yaşamdan biliyoruz ki, bir insan başkaları için vardır.
    Güzel gençler doğanın eseridir, güzel yaşlılar ise sanatın.
    Hayat iki şekilde yaşanır: ya hiç mucize yokmuş gibi ya da herşey birer mucizeymiş gibi.
    Hata yapın: "Hiç hata yapmamış bir insan yeni bir şey denememiş demektir."
    Hayal gücü güç verir: "Hayal gücü her şeydir. Sizi bekleyen güzelliklerin önizlemesi gibidir. Hayal gücü bilgiden daha önemlidir."
    Her savaş insanlığın ilerlemesini engelleyen kötülük zincirine bir halka ekler.
    Her şeyi olabildiğince sade yapın, ama basit değil
    Herkesin fikir birliğine vardığı bir akşam, kayıp bir akşamdır.
 İki atı aynı anda süremezsiniz. Bir şeyler yapabilirsiniz ama her şeyi yapamazsınız. Şimdiye odaklanın ve bütün enerjinizi şu anda yaptığınız işe verin.
    İnsan aklın sınırlarını zorlamadıkça hiçbir şeye ulaşamaz.
    İnsanı ayakta tutan iskelet ve kas sistemi değil, prensipleri ve inançlarıdır.
    İnsanlar kendileri karşı çıkmadıkça, hiçbir şey savaşları ortadan kaldıramaz.
    İnsanlığın buluş ruhu, son yüzyılda bize öyle şeyler armağan etti ki; yönetimdeki gelişmeler de teknik gelişmelere ayak uydurabilseydi üzüntüsüz ve mutlu bir yaşama kavuşurduk.
    İki şey sonsuzdur; İnsanoğlunun aptallığı ve evren. Fakat ikincisinden emin değilim.
    Kuantum mekaniği konusunda çok çalışmak gerekir. Ama, içimden bir ses bana bunun her şeyin çözümü olmadığını söylüyor. Bu teoriyle birçok şey açıklanıyor; ama hala O'nun sırrını çözebilmiş değiliz. Ben yine de, O'nun zar atıp kumar oynadığını, hiç mi hiç zannetmiyorum.
Matematikçiler, Görelilik Kuramına el attıktan sonra, ben kendi kuramımı tanıyamaz hale geldim.
    Merakınızın peşinden gidin: "Benim özel bir yeteneğim yok. Yalnızca tutkulu bir meraklıyım."
    Neden beni hiç kimse anlamıyor; ama herkes beni seviyor?
    Önyargıları yok etmek, atom çekirdeğini parçalamaktan daha zordur.
    Posta pullarının gideceği yere varasıya kadar mektuba yapışıp kalmasından ötürü çok değerli olduğu söylenir. Posta pulu gibi olun ve başladığınız işi bitirin.
    Propagandayla zehirlenmedikleri sürece kitleler asla savaş düşkünü değildirler.
    Sadece barışçı değil, militan bir barışçıyım. Barış için savaşmaya hazırım.
    Sağduyu, onsekizine kadar edindiğimiz önyargılar toplamıdır.
    Savaş insan toplulukları arasındaki çatışmanın en azgın biçimidir; aynı zamanda en trajik.
    Sorunlar, onları yaratanların mantığı ile çözümlenemez.
Tabiatta öylesine yüksek bir akıl kendini gösteriyor ki, insanın en ince düşünceleri ve buluşları bu aklın yanında sönük bir gölge gibi kalır.
    Hayal gücü bilgiden daha önemlidir; çünkü bilgi sınırlıdır.
    Yanlış yapmayan insan yoktur; insanlık yanlışını kabul ve düzeltmekle olur.
    Yüksek ruhlar, her zaman sıradan akılların şiddetli muhalefetleriyle karşılaşırlar.
    Yolculuk etmeyi seviyorum ama varmaktan nefret ederim.
    Zorlukların göbeğinde fırsatlar yatıyor.



Beni öldürmeyen herşey beni güçlendirir

Ahlaksal olay yoktur, yalnızca olayların ahlaksal yorumu vardır.
Acı çeken dostuna dinlenmesi için yer göster ama dikkat et yatak sert olsun.
Barış zamanında savaşçı kendine çatar.!
Başarının sonu yalnızlıktır.
Birini suçlamak üzere ileri uzattığın elinin 3 parmağının seni gösterdiğini unutma.!
Beni öldürmeyen herşey beni güçlendirir.
Bu dâhil bütün genellemeler yanlıştır.
Babanın gizlediği şey, oğulda açığa çıkar.
Biz arzulanana değil arzulamanın kendisine âşığızdır.
Bence hayatın kendisi gelişme içgüdüsü , idame içgüdüsü , güçlerin biriktirlmesi içgüdüsüdür : Güce yönelmenin olmadığı yerde çöküş vardır.
Doğrular ve yanlışlar yoktur, sadece yorumlar vardır.
Dünyada hiçbir şey insanı kin besleme duygusu kadar yıpratmaz.
Ey büyük yıldız! Aydınlattıkların olmasaydı nice olurdu mutluluğun.
Fatihler şansa inanmaz.
Fırtınayı getiren en derin ve yumuşak sözlerdir.
Gerçeğin düşmanı tabular ve inançlardır.
Hayat; kendisini alt edenindir.
Issız ve yorucu dorukları sevenlerin kanatları olmalıdır!
İnsanoğlu hayatta o kadar acı çeker ki, canlılar arasında yalnız o,gülmeyi icat etmek zorunda kalmıştır.
İçine koyacak bir şey


Aşk, gerçekliğin ilk ışığında yok olacak bir sistir

Aşk, gerçekliğin ilk ışığında yok olacak bir sistir.
    Azimli olmadığım doğru ama azimli olmayanların da yaşayabilecekleri bir yer olmalıydı, mevcut yerlerden daha iyi bir yer kastediyorum. Sabahın altı buçuğunda bir çalar saat sesine uyanıp yataktan fırla, giyin zorla bir şeyler atıştır, sıç, işe, diş fırçala, saç tara, başka birine büyük paralar kazandırmak ve sana tanınan fırsat için müteşekkir olmak için berbat bir trafiğin içine dal.
    Bende küçük şeylerden mutlu olabilirim ama bu kadar bokun arasında o küçük şeyleri çıkarmaya üşeniyorum.
Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam.
    Bir çiçeğe konan kelebek olmaktansa, bir boka konan sinek olmayı tercih ederim.
    Saçımı taradım keşke yüzümü de tarayabilseydim.
    Gerçek; susuz yenen bir portakaldır.
Biri bana çirkin olduğumu söyledikten sonra; gölgeyi güneşe, karanlığı ışığa yeğler olmuştum.
    Kadınımı ödünç al ama arabamı asla.
    Zaman unutturmaz,uyuşturur.
    Sizi bilmem ama ben her sabah ayakkabılarımı bağlamak için eğildiğimde "Tanrım yine mi?" diye geçiririm içimden
    Kızlar uzaktan iyi görünüyor, güneş elbiselerinde ve saçlarında parlıyordu. Ama yakınlaşıp ağızlarından akan beyinlerini dinleyince silahlanıp yeraltına gizlenmek istiyordum.
    Dengeli insan delidir.
    Kumar oynamazsan asla kazanamazsın.
    Harikulade düşünceler ve harikulade kadınlar kalıcı değildirler.
    Bir kaplanı yakalayıp kafese koyabilirsiniz ama onu kırdığınızdan asla emin olamazsınız. İnsanlar daha kolaydır.
    Sığınak çukurlarında melek bulunmaz.
Acı hissetmemek duyguların kesintisi demektir; her çoşku şeytanla pazarlıktır.
    Hayat ile Sanat arasındaki fark, sanatın daha katlanabilir olmasıdır.
    Hiçbir şey gerçek kadar sıkıcı olamaz.
    Hemen herkes dahi doğar, geri zekalı gömülür.
    Cesur insanın hayal gücü kısıtlıdır. Korkaklık kötü beslenmenin bir sonucudur.
    Cinsel ilişki; şarkı söylerken ölümün kıçına tekmeye basmaktır.
    Egemenlik gerçekten milletin olduğunda hükümetlere gerek kalmayacak; o zamana kadar boku yedik.
    Entellektüel; basit bir şeyi karmaşık söyleyebilen kişidir; sanatçı ise zor birşeyi kolay...
    Damlayan musluklar, tutku osurukları ve patlak lastikler - hepsi de ölümden daha hüzün verici...
    Dostun kimmiş öğrenmek istiyorsan kodese gir.
Bir metropol gazetesi, kötü haber yazmadan önce kendi nabzını ölçer.
    Gittiğinde ağlarsın, şarkılarda, filmlerde, ona-buna, her şeye ağlarsın. Aklın başına gelince de boşa harcadığın zamana ağlarsın.
    Kader tanrıçasının zalim olduğu ve sonunda hepimizin posasını çıkaracağı doğru; ama sıkı, ölümsüz bir kaybedenden daha yıldırıcı hiçbir şey yoktur. İşin sırrı şunda yatıyor; herkes kaybedebilir, kaybetmek yeteneklerin en kolayıdır.
    Tabii ki bir insanı sevebilirsiniz, eğer onu yeterince tanımıyorsanız.
    Karayolunda seyreden arabaların ışıklarını görebiliyorum. Sonu gelmeyen bir ışık akışı. Bu kadar insan. Ne yaparlar? Ne düşünürler? Hepimiz öleceğiz, hepimiz, ne sirk! Bunu bilmek birbirimizi daha çok sevmemiz için yeterli bir neden olmalı, ama değil. Son derece önemsiz şeyler bizi dehşete sürükleyip dümdüz ediyor, yutuyor.
Bitkin bir halde fabrikadan veya depodan eve dönüşte, yemek, uyumak ve tekrar sefil işe dönmek dışında pek bir işe yaramazdı sanki gece. Fakat o yırtık perdeli aşınmış kilimli, tuvaleti ve küveti koridorun sonunda bulunan, havasında benden önce gelmiş bütün kaybetmişlerin hissedildiği bir eski odada beni bekliyor olurdu daktilo.
    İnsan olmak rezil bir şeydi; öyle çok şey vardı ki olup biten.
    Yalnız kalmaktan daha kötü şeyler de vardır hayatta ama genellikle bir ömür alır bunun farkına varmak o zaman da çok geçtir ve çok geçten daha kötü bir şey yoktur hayatta.
  İlk şiirler şu anda bulunduğum noktadan daha lirikler. Bu şiirleri beğeniyorum ancak "Bukowski'nin ilk şiirleri çok daha iyiydi," iddiasında bulunanlara katılmıyorum. Kimileri bu iddiaları eleştiri yazılarında dile getirdiler, kimileri de dedikodu sohbetlerinde. Şimdi okuyucu kendi kararını ilk elden verebilir. Bugünkü şiirimde konuya daha doğrudan yönelip özüne iniyorum ve sonra da çıkıyorum. Önceki ve bugünkü tarzlarımın birbirinden daha üstün ya da başarısız olduğuna inanmıyorum. Farklılar, hepsi bu.
    Aşk biraz anlam içeren bir yoldur; seks yeterince anlamlıdır.
    Sadece sıkıcı insanlar sıkılır.
    Size zamanını ayırmayan birine, asla kendinizi harcatmayın.
    Hayat öyle lanet birşey ki; sustuğunda konuşmadın diye pişman eder, konuştuğunda ise susmadığın için kahreder.
    En kısa andır mucize.
    Para seks gibidir olmayınca önemi artar.
    İnsanların hakkımda ne düşündüğünü önemsemeyerek hayatimi on yıl uzattım.


Para hayatı satın alamaz

Bir yıldız gibi kayarım hayatından, yapabileceğin tek şey; dilek tutmak olur.
Aslında herkes sevdiği insana bakarmış gibi hayata baksa; belki de hayat, bu kadar acı vermekten vazgeçerdi insanlara.
Ayağa kalk, dik dur, hakların için karşı dur. Ayakta dur, dik dur, mücadeleyi bırakma.
Bakmayın insanların "beni çok sevecek birini arıyorum" demesine. Büyük bir sevgiye maruz kalınca hepsi kaçacak delik arıyor.
Baktın hayatın tadını çıkaramıyorsun; tadını kaçıranı, hayatından çıkar.
Belki de hepimiz hiç düşünmeden kalbimizin en iyi kısmını vermişizdir. Hem de karşılığında bizi düşünmesi bile zor olanlara.
Belki de ilk önce yanlış insanlarla tanışmasaydık, doğru insanı bulduğumuzda onların değerini anlayamazdık.
Çoğu şeyi kazanırken bazı şeyleri kaybedersin. Hayatta öğle seçimler yap ki kazandığın şeyler kaybettiklerine değsin.
Dünyanın en güzel ritmi, onun: senin ıçin çarpan kalbidir.
Dünyayı daha kötü hale getirmeye çalışanlar bir gün bile durmazken, ben nasıl durayım? Karanlığı aydınlat.
Düşmanından çok dostundan sakın! Çünkü dostluk biterse; sana nasıl zarar verebileceğini en iyi dostun bilir.
Eğer bu hayatta illa kıymet bilmek gerekiyorsa, sadece kendi kıymetini bil. Boşver be! Nasılsa her rüya güneşle sona eriyor.
Eğer sevmediğin kişilerin yüzüne bakmak zorundaysan ve istesende kaçamıyorsan; gülümseyerek ağlamayı öğreniyorsun demektir.
Evet belki de haklısın, sıfır'ın gücü yoktur. Ama unutma ki, sıfır'ın kaybedecek bir şeyi de yoktur!
Gerçek şu ki, herkes seni incitecek. Yapman gereken tek şey, acı çekmeye değer birini bulmak.
Farkını yansıt, değiş, geliş, keşfedilmeyeni keşfet, yücelerin içinde yüksel. Sonunda tek ol!
Her şey yolunda gitmiyor bazen, ne yaparsan yap olmuyor yine de! En zoru da; bunlara rağmen gülümsemek zorunda kalmak işte.
Kendi kendime konuştuğum kadar, kimseyle konuşmuyorum. Sebep delilik değil, sadece bilirim ki insanı sadece en iyi kendi dinler.
Mutlu mu olmak istiyorsun? Kimseden bir şey bekleme.
O'nun ilk aşkı olmayabilirsin, son aşkı da; hatta bir tanesi de, daha önce aşık oldu, tekrar olabilir.... Ama şu an seni seviyorsa daha ne olabilir ki? Tıpkı senin gibi, o da mükemmel değil ve ikiniz birlikte asla mükemmel olamayabilirsiniz. Ama şayet o seni güldürebiliyorsa, iki kez düşündürebiliyorsa -kabul edersin ki; insanlar hata yaparlar- onu seninle tutmaya çalış ve ona verebileceğin herşeyi ver. seni günün her anında düşünmüyor olabilir ama sana kırabileceğini bildiği bir parçasını verecektir -kalbini. yaralama onu, değiştirmeye çalışma, çözümlemeye kalkma ve verebileceğinden fazlasını bekleme. seni mutlu ettiğinde gülümse, kızdırdığında fark etmesini sağla ve yokken özlediğini bil...
Para hayatı satın alamaz.
Sadece çocukken güler insan, diğerleri gülmek değildir. Çünkü insan büyüdükçe komikliklere değil, acılara gülmeyi öğrenir.


Acı çekenler ile acı çektirenler aynıdır


Herkes kendinde eksik olanı sever.

Dünyanın en yoksul insanı, paradan başka hiçbir şeyi olmayandır.


Tüm istekler ihtiyaçtan, dolayısıyla yoksunluktan, dolayısıyla ıstıraptan doğar.


Gelişimimiz için bir aynaya ihtiyacımız vardır.


Her çocuk bir bakıma bir dahi ve her dahi bir bakıma bir çocuktur.


Görüş,etki ve temas alanımız ne kadar darsa, o kadar mutluyuzdur.Bunlar ne kadar genişlerse, o kadar ıstırap çeker, ürkeriz.Çünkü bu alanla birlikte kaygılar,arzular ve korkular da çoğalır ve büyür.Bu yüzden körler bile bize ilk başta göründüğü kadar mutsuz değildir.


Acı çekenler ile acı çektirenler aynıdır.


Kim ne derse desin, mutlu insanın en mutlu anı, uykuya daldığı andır ve mutsuz bir insanın en mutsuz anı, uykudan uyandığı andır. İnsan hayatı, bir tür hata olmalı.


Kalbin gerçek, derin barışı ve tüm ruhun huzuru sadece yalnızlıkta bulunur.


Kendi tecrübenin avantajı büsbütün kesinliğe sahip olmandır.


Sayfaların arasında gözyaşları, ağlama, dişlerin birbirine çarpması ve karşılıklı katletmenin korkunç gümbürtüsü olmayan felsefe, felsefe değildir.


Evlenmek, haklarını ikiye bölmek ve görevlerini ikiye katlamak demektir.


Her mesele kabul edilene kadar üç aşamadan geçer: İlkinde gülünç duruma düşürülür. 

İkincisinde ona karşı mücadele edilir. Üçüncüsünde tabii sayılır.

Çoğu insan kafaları olmadığı için kafayı bozmuyor.


Aldığımız her nefes bizi sürekli etkisi altında olduğumuz ölüme doğru çeker... Nihai olarak zafer ölümün olacaktır, çünkü doğumla birlikte ölüm zaten bizim kaderimiz olmuştur ve avını yutmadan önce onunla yalnızca kısa bir süre için oynar. Bununla birlikte, hayatımıza olabildiğince uzun bir süre için büyük bir ilgi ve özenle devam ederiz, tıpkı sonunda patlayacağından emin olsak da, olabildiğince uzun ve büyük bir sabun köpüğü üflememiz gibi.


Mutlu bir hayat olanaksızdır; insanın başarabileceği en iyi şey kahramanca bir hayattır.


Büyük acılar daha önemsizlerinin hissedilmesini engeller ve tersine, büyük acıların yokluğunda en küçük dertler ve sıkıntılar bile bize büyük acı verir.


Çiçek yanıt verdi: Seni aptal! Görülmek için mi açtığımı sanıyorsun? 

Kendi zevkim için açılıyorum, başkaları için değil çünkü hoşuma gidiyor. 
Aldığım zevk var olmaktan ve açmaktan ibaret.

Felsefe yüksek bir dağ yoludur... ıssız bir yoldur ve yukarı çıktıkca daha da ıssızlaşır. Bu yolu her kim izlerse hiç korkmamalı, her şeyi geride bırakmalı ve kış karında güvenle ilerlemelidir... Kısa süre içinde altındaki dünyayı görür; kumsalları ve bataklıkları gözünün önünden kaybolur, düzgün olmayan noktaları düzelir, yırtıcı sesleri artık kulağına ulaşmaz. Ve yuvarlaklığını da görür. Kendisi her zaman saf ve serin dağ havasındadır ve güneşi görür, oysa aşağıdakı herkes gecenin karanlığıyla kuşatılmıştır.


Mantıkla beslenmeyen şey mantıkla yönetilemez.


Sırrım konusunda sessizliğimi korursam benim esirim olur; eğer ağzımdan kaçırırsam ben onun esiri olurum. Sessizlik ağacında huzur meyveleri yetişir.


Soğuk bir kiş sabahı çok sayıda kirpi donmamak için hep birlikte ısınmak üzere bir araya toplanır. Ama kısa süre sonra oklarının birbirleri üzerindeki etkilerini görüp yeniden ayrılırlar. Isınma gereksinimi onları bir kez daha bir araya getirdiğinde okları yine kendilerine engel olur ve iki kötü arasında gidip gelirler, ta ki birbirlerine katlanabilecekleri uygun mesafeyi bulana kadar. Bunun gibi, insanların hayatlarının boşluğundan ve tekdüzeliğinden kaynaklanan toplum gereksinimi onları bir araya getirir, ama nahoş ve tiksinti verici özellikleri onları bir kez daha birbirinden ayırır.


Zekam bana değil, dünyaya aittir.


Ölümden sonra doğduğundan önce neysen o olacaksın.


İnsanlarla uğraşmada üstünlüğe ulaşmanın tek yolu onlardan bağımsız olduğunuzu göstermenizdir.


Önemsememek önemsenmeyi getirir.


Cenap Şahabettin

Ağaçların, çiçekler gözü, kuşlar dilidir.
    Akarsu, ne güzel hayat dersidir: Küçük engellerin üzerinde köpürür; büyüklerin yanından sessizce geçiverir.
    Alnını ne kadar dik tutarsan yere o kadar sağlam basarsın.
    Arzuların, kuvvetinin yetişebileceği yeri gösterir; hayallerin ise, zaafının yetiştiği yeri…
    Başkası düştü mü, "çürük tahtaya basmasaydı" deriz, kendimiz düşünce, tahtanın çürük olmasından şikâyet ederiz.
    Çalışmak, istirahatin hardalıdır.
    Doğruyu söylemek değil, anlatmak güçtür!
    Eskimiş fikirler paslanmış çivilere benzer, söküp atmak çok güçtür.
    En çok bolluk getiren yağmur, alın teridir.
    En çok gürültü boş tenekelerden çıkar.
    Gariptir, yükü çeken manda ses çıkarmaz da kağnı inler.
    Gerçekleri güneşe benzetirler, doğrudur. Gözlerimizi yaralar gerekçesi ile çoğu kez bakamayız.
    Gölgede duran güneşi göremez.
    Gündüz kandilini hazırlamayan, karanlığa razı demektir.
Hakiki büyük adamlar güzel ağaçlara benzer. Dallarında yuvalar kurulur, gölgesinde yorgunlar dinlenir, çiçeklerine sürünenler güzel koku alırlar, meyvesiyle açlar doyar ve yaprakları arasından dökülen güneş damlaları toprağa hayat verir. Hiç kimseye ve hiçbir şeye zararı dokunmaz.
    Hayat merdivenlerini çıkarken insanlara iyi davranalım. Çünkü inerken yine aynı insanlara rastlayacağız.
    Hepimiz ölümün nişanlısıyız.
    Her güzel çiçeğin etrafında kötü otlar biter.
    İnsan için en büyük kuvvet, kendisini olduğu gibi görebilmektir.
    İnsan, sevdiğinden korkar, fakat korktuğunu sevemez.
    İyiliği yalnız iyiler anlar, kötülüğü herkes.
    Kadınların ağzı işlemezse dili, ağzı ve dili işlemezse gönlü işler.
    Kartalın beğenmediğini kargalar kapışır.
    Kavak ağacını beğenen ve seven pek az kişi gördüm, çünkü dosdoğrudur.
    Köhne fikirler paslı çivilere benzer. Kolay kolay yerlerinden sökülmez.
    Köpeğe gem vurmayın, kendisini at sanır.
    Kusurumuz ne kadar çoksa, o kadar kusur ararız.
    Meşe gölgesinde filizlenen yosunlar, çok kez kendilerini meşe fidanı sanırlar.
Menfaat sandalye gibidir, ayağının altına alırsan yükselirsin, başının üstüne alırsan ezilirsin.
    Seçkinler beğendikçe alkışlar, halk ise alkışladıkça beğenir.
    Şen adam güneşe benzer, girdiği yeri aydınlatmış olur.
    Tembel bir aptal sevimli olabilir, çalışkan bir aptal ise tehlikeli ve ürkütücüdür.
    Ümitsiz yürek, hiçbir şeyle aydınlanamaz
    Yalanı söküp atmadan hakikati dikmeye kalkışma; tutmaz.
    Yüksek fikirler, yüksek dağlara benzer, alışık olmayanları ürkütür.
    Yüksek makamlar yüksek tepeler gibidir, koşarak çıkanlar nefes darlığı hisseder.
    Zirvelerde kartallar da bulunur, yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek, diğeri ise sürünerek gelmiştir. Önemli olan nereye gelmiş olduğunuzdan çok, nereden ve nasıl geldiğinizdir.


Hayat seni güldürmüyorsa, espriyi anlamadın demektir

Aşılmasına imkan olmayan hiçbir duvar yoktur.
    İnsan inandıklarıdır.
    Bizi çalışmak kurtarır.
    Sen sevdiğin için sakın utanma, bil ki utanması gereken; sevildiğini bildiği halde sevmesini bilmeyendir aslında.
    Her şey basit olmalıdır... Tümüyle basit... Teatral olmamaktır esas olan...
    İnsanlar arkanızdan konuşuyorsa, onlardan öndesiniz demektir.
    Hayat seni güldürmüyorsa, espriyi anlamadın demektir.
    Mutluyken görmezden geldiğin şeyler mutsuzken canını yakar. "Çünkü insan hatalarını mutluyken değil, hep mutsuzken anlar".








Ancak kaybedeceğin bir şey yoksa özgürsündür

O kadar çok şey öğrenmiştik ki, düşünecek vaktimiz kalmamıştı.

Akıllı bir yalnızlık aptal bir ilişkiden iyidir.

Sevmediklerin derdin olur genelde, sevdiklerin ise mutluluğun. Ama birini öyle bir seversin ki; hem derdin olur, hem umudun.

Bu hayat bana, insanların çoğunun gülemediği için ağladığını, susamadığı için konuştuğunu ve laf olsun diye yaşadığını öğretti.

Dişilik tek gece işe yarar, kişilik ömür boyu.

Acın başkalarını güldürebilir; ama gülüşün başkalarına acı vermemeli.

Hiç kapıldın mı o hisse. Gitmek istersin hani, ama aynı zamanda da kalmak gelir içinden.

En çok da 3 şey yorar insanı; affetmek, içi yanarken susmak ve olmayacağını bildiği halde hayal kurmak.

Birini sevmek, ömürden koca bir parça vermektir. Kendine saklayacağın, öğreneceğin, eğleneceğin vakti, başkasına hediye etmektir.

Yeni başlangıçlardan sıkıldım artık, mutlu bir son istiyorum seninle!

Bir insan en çok kimin yanında susuyorsa, aslında en çok onunla konuşmak istiyordur.

Korkma aç kapıyı. Sende kalmaya değil, beni almaya geldim.

Yeni bir başlangıç değil, mutlu bir son istiyorum artık!

Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür.

Dikkatli bak; büyük aşklar ya sonsuzdur ya da onsuz.

Gerçek şu ki, dul bir anne tarafından yetiştirilen her erkek çocuk, evli olarak doğmuş sayılır. Bilmiyorum ama bence annesi ölene dek bir erkeğin hayatındaki diğer kadınların hiçbiri metres olmaktan öteye gidemez.

Herkesin diş fırçası vardır ama dişlerini fırçalamaz bazıları. Akıl da böyle işte; hepimizde var ama kimi kullanmamakta ısrarlı...

Doğru fiyatı verirseniz, insanlar gerçekten size her şeyi satabilir.

Eski sevgilinin yine deneyelim çabasıyla, Deneme süresi biten virüs programın süresini uzatmaya çalışan kişinin çabası aynı.

Hiçbir zaman tamamlanmış olmayayım, ne olur. Hiçbir zaman halimden memnun olmayayım. Hiçbir zaman kusursuz olmayayım.

Dış dünyayla başa çıkmak istiyorsan, insanların yüzünü görmesine izin vermeyeceksin. Dünyada herhangi bir yere gidebilirsin; yeter ki insanların gerçekte kim olduğunu bilmelerine izin verme. Tamamen normal, sıradan bir hayat sürebilirsin. Yeter ki hiç kimsenin gerçeği öğrenecek kadar yakınına sokulmasına izin verme.

Uğruna savaşacak bir şeyler bulana kadar, bir şeylere karşı savaşmayı seçersin.

Mükemmel biri değilim. Ama beni beklemeliydin! Buna değerdim..!

Dünya nüfusu arttıkça, insan sayısı azalıyor.

Bir şeyin yokluğu size acı veriyorsa, varlığı sizi öldürebilir.

Parçaları kaybolmuş puzzle gibi artık insanlar. Kiminin ruhu, kiminin beyni ve birçoğunun bir kalbi yok.

Neden mi sevdim seni? ''Çünkü daha imkansız bir ihtimal yoktu''.

Dünyanın en yakışıklı, zengin, başarılı adamı da olsan; Bir kadın seni çocuklarının babası olarak hayal edemiyorsa; sıfırsın.

Kadınlar erkekler için değil, yine kadınlar için süslenirler. Çünkü asıl duygu diğer kadınlardan daha güzel olma arzusudur.

Ancak kaybedeceğin bir şey yoksa özgürsündür.

Göz gördüğünü sevmez, Sevdiğini görür.

Birine gününün nasıl geçtiğini sorduğunda, bunu sormanın sebebi kendi gününü anlatmak istemendir. Birine aşık olmanın sebebi, onun sana aşık olmasını istemen.

Hiçbir şey durağan değil. Her şey eskiyip dağılıyor.

Sizin sevdiğiniz ile sizi seven asla aynı kişi değildir.

Sahip olacağın her şey, bir gün kaybedeceğin şeylerden sadece biridir.

Herkesin hayalgücü tükendiğinde artık hiçkimse dünya için tehdit olmayacak.

Biz televizyon izleyerek, milyonerler, sinema tanrıları, rock yıldızları olacağımıza inanarak büyüdük ama olamayacağız...Hepimiz heba oluyoruz...Bütün bir nesil benzin pompalıyor, garsonluk yapıyor ya da beyaz yakalı köle olmuş...Reklamlar yüzünden araba ve kıyafet peşindeyiz...Nefret ettiğimiz işlerde çalışıyor, gereksiz şeyler alıyoruz... Bizler tarihin ortanca çocuklarıyız...Bir amacımız yok; ne büyük savaş ne de büyük bir buhran yaşadık...Bizim savaşımız ruhani savaş... Ve bunalımımız kendi hayatlarımız.

Her aşk, bitki isimleriyle başlayıp, hayvan isimleriyle son bulur.

Silahın yaptığı tek şey, bir patlamayı belli bir doğrultuya yöneltmektir.

Galiba hayattaki en büyük hatalarımdan biri, insanları fazla önemsemem.

Fiziksel güçle ve mülkiyetle olan bağlarımı niçin koparıyorum? Çünkü ancak kendimi mahvederek ruhumun gerçek gücünü keşfedebilirim.

Medeniyeti alt üst edeceğiz. Dünyayı daha iyi bir yere çevireceğiz.

Sahip olduklarımı yok eden kurtarıcı, benim ruhumu kurtarma savaşındadır. Bütün aidiyetleri yolumdan kaldıran öğretmen beni özgür kılacaktır.

Mobilya satın alırsınız. Kendinize dersiniz ki, bu hayatım boyunca ihtiyaç duyacağım son kanepe. Kanepeyi alırsınız ve sonraki birkaç yıl boyunca, hangi işiniz ters giderse gitsin, en azından kanepe sorununuzu çözmüş olduğunuzu bilirsiniz. Sonra o güzel yuvanızda kısılıp kalırsınız. Bir zamanlar sahip olduğunuz şeyler artık sizin sahibiniz olur.

Cevap, cevabın olmayışıdır.

Bize inandırılan bu gerçek dışı dünyada yaşıyoruz, hiçbir teste tabii tutulmadığımız için neleri kurtarabileceğimiz konusunda hiç bir fikrimiz yok.

Benim hiçbir şeyim orjinal değil. Ben bildiğim tüm insanların ortak çabasıyım.

Büyük birader bizi gözetlemiyor aslında, şarkı söyleyip dans ediyor. Şapkadan tavşan çıkarma numaraları yapıyor. Büyük birader uyanık olduğunuz her dakika dikkatinizi çekmekle meşgul. Sürekli aklınızın başka yerde olduğundan emin olmak istiyor. Tamamen zapt olduğunuzdan emin olmak istiyor.


Hayat yaşla değil, yaşamakla anlaşılır

Açılmamış kanatların büyüklüğü bilinmez.
    Arkadaş,insanların sana sundukları gibi benimseme yaşamı.Yaşamın daha güzel olabileceğine inandır kendini.
    Başka birinin sizin kadar iyi yapabileceği bir şeyi bırakın o yapsın, siz yapmayın.
    Bilge kişi, her şeye şaşan kişidir.
    Her İsviçreli kendi buzulunu içinde taşır.
    Hayat yaşla değil, yaşamakla anlaşılır.
    Gerçeği arayanlara inanın. Bulduklarını iddia edenlerden çekinin.
    Her türlü kötülüğü yapmaya muktedir iken, kötü bir şey yapmamak: İşte, budur iyilik.
    İhtişam baktığın şeyde değil bakısında olmalı.
    Kendi kendinin mutluluğuna engel olmak yolunda insan fevkalade beceriklidir.
    Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret etmedikçe insan, yeni okyanuslar keşfedemez.
    Olmadığın biri olarak sevilmektense, olduğun biri olarak nefret edilmek daha iyidir.
    Yaşam, çok zalim bir öğretmendir. Önce sınav yapar,sonra dersi verir.
  Yükümüz ne kadar ağır ve zahmetli olursa, ruhumuzu o oranda eğitir ve yüceltir.
    İyi bir başlangıç, yarı yarıya başarı demektir.
    Anı yazmak, ölümün elinden bir şey kurtarmaktır.
    Aptal görünmeye çalışmak en büyük akıllıklıktır.

Gerçeğin rengi gridir.
 Sanat zorluklardan doğar, mücadeleyle beslenir ve özgürlükten ölür.
Kim olduğunuzun sevilmemesi, kim olmadığınızın sevilmesinden daha iyidir.