20 Ocak 2021 Çarşamba

Bir filmde oynamak hiç beklemediğim bir şeydi. Birdenbire peki, dedim.

Bedia Muvahhit

 Bedia Muvahhit Bedia Muvahhit Bedia Muvahhit Bedia Muvahhit Bedia Muvahhit 

İlk iki müslüman kadın sinema oyuncusundan birisidir. 
Sinema
"1923'de ben Muvahhid'le yeni evlenmiştim. Halide Edip Hanım'ın Ateşten Gömlek romanını filme almak istemişler. Halide Edip Hanım da "bu rolü ancak bir Türk kadını oynayabilir" demiş. Muhsin Ertuğrul benim de Muvahhid'in de iyi arkadaşımızdı. Geldi. Muvahhid'e "karın oynar mı" dedi. Ben çok sevindim, filmde oynamak o zaman hiç beklemediğim bir şeydi. Birdenbire peki, dedim, filmi çevirdik."

Kaynak: Giovanni Scognamillo, Türk Sinema Tarihi 1896-1986, İstanbul, 1993, s. 210.

1923 yılında çevrilen Ateşten Gömlek filmindeki başrolleri oynayan Bedia Muvahhit ve Neyyire Neyir, ilk iki müslüman kadın sinema oyuncularıdır. Muhsin Ertuğrul'un senaryosunu yazdığı ve yönettiği "Ateşten Gömlek" filmi Halide Edip Adıvar'ın aynı adlı romanından uyarlanmıştır.

Ayşe rolünü Bedia Muvahhit'in, Kezban rolünü ise Neyyire Neyir'in canlandırdıkları Ateşten Gömlek filminde Kınar Hanım (Sıvacıyan) da rol almıştır.

Ateşten Gömlek filmindeki iki başrolden bir tanesi için Bedia Muvahhit seçilmiş, ikinci başrolü oynayacak kadın ise, gazete ilanıyla aranmıştır. Bu ilana sadece Neyyire Neyir başvurmuştur. Neyyire Neyir gibi 1902 doğumlu olan sinema ve tiyatro oyuncusu Vasfi Rıza Zobu, Neyyire Neyir ile nasıl tanıştığını şöyle anlatıyor:

"Muhsin Ertuğrul, 'Ateşten Gömlek' filmini çevirirken, filmin ulusal konusundan cesaret alarak, başlıca kadın kahramanlar olan Ayşe ile Kezban'ı, Müslüman kadınların canlandırmasını planladı. Filmdeki Ayşe rolü için Darülbedayi oyuncularından Ahmet Refet Muvahhit'in karısı Bedia Muvahhit seçildi. İkinci rol için müslüman kadın oyuncu bulunamayınca, gazetelere ilan verildi. Ertesi gün tek bir kız başvurdu. Kemal Film'in bürosu, Sirkeci'de, Ali Efendi Sineması'nın üstündeki iki küçük odanın içinde idi. O gün, büroya uğradığımda, Neyyire'yi gördüm. Kolejde öğrenciymiş. 'Film için müracaat etti. Muhsin'i bekliyor' dediler."
(Vasfi Rıza Zobu)
Milliyet İlkler Ansiklopedisi, İstanbul, 1985, s.289.

Tiyatro sanatçısı Bedia Muvahhit
"Ateşten Gömlek filmini bitirdikten sonra 1923 yılında Darülbedayi'nin İzmir turnesine o zamanki kocam Ahmet Muvahhit ile birlikte katılmıştım. Ama henüz tiyatro oyuncusu değildim. O günlerde Atatürk de İzmir'deymiş. Atatürk kocama beni sahnede görmek istediğini söylemiş. Pierre Veber ve Maurice Hennequin'in "Vingt Jours a l'Ombre" adlı eserinden İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci tarafından adapte edilmiş "Ceza Kanunu" adlı oyunda bana hemen Saride rolünü verdiler. Bir günde hem ezber, hem de sahne provası yaptırdılar. 31 Temmuz 1923 Salı akşamı, o zamanlardaki adıyla Pallas Sineması'nda (daha sonra Tayyare oldu) sahneye çıktım. Oyundan sonra Atatürk beni tebrik etti ve tiyatro sanatçılığımı devam ettirmemi söyledi. Böylece tiyatro yaşamım başlamış oldu. Şehir Tiyatrolarında 200'ün üzerinde oyunda rol aldım."
(Bedia Muvahhit)

 

TAMAMI   

 İstanbul Kadın Müzesi

 

Tanrım! Sen, nefes almamızı bile bize kendi lütufları diye gösteren zalimlerden bizi bir an için kurtar.

Halide Edib Adıvar


İnsanların biyolojik olarak ölmelerini önlemek mümkün değil; ama, hayattalarken sevgisizlikten, ilgisizlikten, aşksızlıktan ya da yalnızlıktan ölmemelerini sağlamamız bir ölçüde mümkün.

Tomris Uyar

Yaşamak,
gitmek demek onun için;
Yeryüzü, iki deniz arasında bir nokta demek...
iki kent arasında bir istasyon...



Sevmekten

Füruğ Ferruhzad 

  
Bu gece gözlerinin göğünden şiirime yıldız yağıyor kağıtların beyaz sessizliğinde kıvılcım ekiyor pençelerim sıtmalı, divane şiirim arzuların yarığından mahcup yeniden yakıyor vücudunu onun ateşlerin ebedi susuzluğu evet, sevmenin başlangıcıdır bu gerçi belirsizdir yolun sonu ama ben artık düşünmüyorum sonu sevmektir güzel olan çünkü karanlıktan sakınmak niye gece elmas damlalarıyla doludur geceden geriye kalansa sarhoş eden leylak kokusudur ah, bırak kaybolayım sende benden iz sürerek bulamasın artık kimse izimi yakıcı ruhun ve nemli ahın şarkımın gövdesinde essin dursun ah bırak bu açık pencereden rüyaların ipekleri üzerinde uyuyarak ışıltılı bir kanatla uçayım dünyanın hisarlarından geçeyim hayattan ne istiyorum biliyorsun ben sen olayım, sen, tepeden tırnağa sen bin defa gelmek mümkün olsa dünyaya her defasında sen, her defasında sen bir denizdir bende saklı olan ne zaman güç bulacağım saklamaya kendimi keşke sana bu korkulu tufanı anlatacak gücüm olsaydı öyle doluyum ki seninle çöllerde koşmak dağa taşa vurmak başımı gövdemi dalgalara atmak istiyorum öyle doluyum ki seninle kendimden döküleceğim toz gibi bastığın yere baş koyacağım usulca uçarı gölgene asılıp kalacağım evet, sevmenin başlangıcıdır bu gerçi belirsizdir yolun sonu ama ben artık düşünmüyorum sonu sevmektir güzel olan çünkü.
 
 

Gigi

Audrey Hepburn

   

Broadway

Gigi (Nov 24, 1951 - May 31, 1952)Gigi - Gigi
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Mme. Alvarez
Gigi's grandmother
Gaston Lachaille
Alicia de St. Ephlam
Gigi's aunt
Sidonie
Andree
Gigi's mother