24 Mart 2013 Pazar

Biraz Paris / Ben Sana Mecburum / Şubat Yolcusu

  Ben sana mecburum
Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor 
Bu şehir o eski İstanbul mudur 
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor 
Sokak lambaları birden yanıyor 
Kaldırımlarda yağmur kokusu 
Ben sana mecburum sen yoksun. 
 * * *

 Biraz Paris
1. place pigalle
telefonlarla geldi telaşlı ve ürkek
birdenbire geldi beklemiyordum
hayli dargın sesi kalın ve titrek
umutsuzluğuma geldi oysa yorgundum
üstelik incittim de istemeyerek

akşamdı samanyolu patlamıştı
bütün sacre coeur silme akordeon
mulhouse'lu muydu neydi işte unuttum
ilk yudumda ağlamaya başlamıştı
şakakları ter içinde gece saat on
kibrit aranıyor göğüs geçirerek
bütün sevgilerinde yanılmıştı

bir omzuna almış sanki gökyüzünü
dudakları masmavi alsace lorrain
yüzü cermenlerin en eski hüznü
hölderlin bakıyor sisli gözlerinden
ellerini şöyle okşayacak oldum
duydum nabzının gök gürültüsünü

adı yağmur mu akşamüstü mü
uzak bir panayırda ip atlayan çocuklar
dalgalar vurdukça sarsılan mendirek
gecesi kaydı mı nedense beni arar
dilinde özürler bilerek bilmeyerek
zenciler çaldı mı cazın hali başka
oturduğu yerde içtikçe eksilerek
barın camlarına orospular çiziliyor
özlem büyük korku epeyce şaka

telefonlarla geldi telaşlı ve ürkek
birdenbire geldi beklemiyordum
hanidir içimden bir başkası geçiyor
gözlerim hanidir ondan uzakta
hölderlin'i bırakmıştım artık sevmiyordum
* * *
Şubat Yolcusu
seni kim çizebilir şubat yolcusu 
yalnız akşam olsun dağınık olsun 
ceplerinde bozuk bir bulut uğultusu 
geceleyin dörtte bir ölüm korkusu 
dörtte dört sabaha karşı yağmursun 
seni kim çizebilir şubat yolcusu 
bütün çizgileri bozuyorsun 
* * *



Mutluluğu sende bulan senindir; ötesi misafir

Elinde ne varsa hayata dair,ötesi hiçbir şey ya da vesair…Hani demiş ya şair: Mutluluğu sende bulan senindir; ötesi misafir…