12 Mart 2019

Jack Kerouac "Altın Sonsuzluk"

 
The Scripture of the Golden Eternity

I.
O göğü ben mi yarattım? Evet, o zihnimdeki bir kavramdan öte bir şey olsaydı ona “Gök” demezdim. Burada okur ve yazar olarak biz yokuz, sadece herşeyi kapsayan altın bir sonsuzluk var.
2
Yolu gösterecek olan uyanmış Buda, sezginin azalmasıyla ölen Mesih altın sonsuzluktur. Altın sonsuzluk, Tanrı, veyahut Tathagata ismi. İnsan Tanrı o. Sezgili Tanrı. Canlı, tapınılan Tanrı. Özgür kılan. Daima tek. Daimi. Yeri sağlam. Altın sonsuzluk. Herşey Mümkün. Hazır Tanrı. Sözünden dönen. Oturan. Aklanmış ve Huzurlu.
3
O gökyüzü ki, o ölümcül aklımın bir aldatmacasından öte bir şey olsaydı “o gökyüzü” demezdim. Onun için yarattım o gökyüzünü, Ben altın sonsuzluğum. Ben Ölümcül Altın Sonsuzluğum.
4
Yolu göstermek uyandım, hayatın azalmasıyla ölmek için seçildim, çünkü Ben Ölümcül Altın Sonsuzluğum.
5
Ben fani yaşam suretinde altın sonsuzluğum.
6
Doğruyu söylemek gerekirse, ben yokum, çünkü her şey boş. Ben boşum, Yokum ben. Herşey saadet.
7
Bu gerçek kanunun dünyadan daha çok gerçekliği yok.
8
Sen altın sonsuzluksun çünkü ben sen yokuz, sadece altın bir sonsuzluk mevcut.
9
Yaratıcı. Hiçbir yaratımı akılda tutmaz, çünkü bir şey hiçbirşeydir. Bunu anlayan o halde İnsan Tanrıdır.
10
Bu dünya tümüyle aynı malzemeden yapılmış bir filmdir, kimseye ait olmayan ve herşeyi barındıran bir film.
11
Hepimiz altın sonsuzluk olmasaydık burada olmazdık. Insana kötülüğü cezalandıran ceza meleği ve iyiliği ödüllendiren ödül meleği konusunda saf olmasını söylemek suya ıslak olmasını söylemekle eşdeğerdedir. Asla daha az yoktur, herşey Karma kazanılmış kader yasasına göre baştan saptanmış yüce gerçekliğe bağlıdır.
12
Tanrı bizim dışımızda değildir, ama sadece biz yaşayan ve ölüyüz, o asla yaşamaz ve asla ölmez. Öğrenmemiz gereken onun salt yüce gerçeklik olduğudur, çok zaman önce evrensel akıl arşivlerine yazılmış o, çoktan hasıl olmuş, elden bir şey gelmez.
13
Bu altın sonsuzluğu herşeyde gören bilgi, biz, siz, ben o, ve artık biz, siz, ben yok.
14
Ona ne isim vereceğiz, aklın ortak sonsuz maddesi mi? Ona esans desek, kimileri onun parfüm, altın, ya da bal anlamına geldiğini düşünebilir. O akıl bile değildir. Tartışılamaz, kelimelere bile dökülemez, sonsuz ve aslında gizemli ve açıklanamaz da değildir. O veya budur o. Altın sonsuzluğu rahatlıkla “Bu” diye adlandırabiliriz. Ama “Bir isimde neler vardır?” diye soruyordu Shakespeare. Bir başka isimle altın sonsuzluk sevgili gibi olacaktır. Bir Tathagata, bir Tanrı, bir Buda, bir Allah, bir Sri Krishna, bir Coyote, bir Brahma, bir Mazda, bir Mesih, bir Amida, bir Aremedeya, bir Maitreya, bir Palalakonuh, 1 2 3 4 5 6 7 8 sevgili gibi olacaktır. Altın sonsuzluk X’dir, altın sonsuzluk A’dır, altın sonsuzluk ^’dır, altın sonsuzluk O’dur, altın sonsuzluk [ ]’dır, altın sonsuzluk a-l-t-ı-n s-o-n-s-u-z-l-u-k-t-u-r. Başlangıçta kelimeydi, başlangıçtan önce, ezeli sonsuzlukta özdü. Hem “tanrı” kelimesi hem kelimenin özü boşluktur. Suret suretini alarak boşluk olan boşluk sureti sizin görüp duyduklarınız, tam şu anda hissettikleriniz, ve tattıklarınız, bu satırları okurken düşündüklerinizdir. Bir süre bekleyin, gözlerinizi kapayın, birkaç dakika nefesinizi tutun, evrenin menşeindeki iç sessizliğe kulak verin, bırakın elleriniz ve sinir uçlarınız unuttuğunuz saadetin, boşluğun, özün, daima olmak ve daima altın sonsuzluk olma vecdinin farkına varsın. Bu unuttuğunuz derstir.
15
Bu ders çok zaman önce tabiî olarak boşluk ve uyanışla yer değiştiren, ve burada artık gülümsememizle gülümseyen ve surat asmamızla surat asan öteki dünya sistemlerinde öğretildi. O kendi kendine gülümser ve kaş çatar gibi yapan altın sonsuzluğa benzer salt; tıpkı bilmenin sakin okyanusunda bir dalgacık gibi. Insanlığın kaderi altın sonsuzlukta kaybolmak, onun el denemeyecek ellerine konularak yeniden olmaktır. Merkez alacak, tersine çevirecek, ve ileri çıkanı geri alacak; vücudun çanı susacak; uzun süredir ölü kahramanların şahsiyetleri beyaz kirdir.
16
Beklediğimiz son, beklemek ne rahatsız edici. Paleolotik çağ insanı niçin orada olduğunu farketmek için mağaralarda bekler, ve avlanırdı. Çağdaş insan güzel evlerde bekliyor ve doğumu ve ölümü unutmaya çalışıyor.
17
Tam zamanında.
18
Şüphesiz inanılacak bir kutluluk vardır, ve orada herşey ebedi bir vect içinde bekler, şimdi ve daima.
19
Ana Kali yeniden kendini yer. Herşey gelir ama gider. Tüm bu kutsal suretler, tanımsızlar, hatta bedensizler, neşeli, coşkun gerçek bedenler Diamond-cutter’da işaret edildiği gibi ‘boşlukta ve sessizlikte’ beklerler, onlardan sadece MEMNUN olmaları beklenir.
20
Tanrı ağaçlarda ve çaydanlıkta, külde ve hurma yaprağında, ateşte ve tuğlada, bedende ve insanî beklentide saklıdır. Tanrıyla yeniden birleşmeyi arzulamaktan uzak herşey asla birbirlerinden kopmamıştı ve onlar hep buradalar, Dharmakaya, gerçek kanunun bedeni, evrensel Thisness.
21
“Değişimin ve korkunun gelişinin, tüm övgü ve ayıplamanın ötesinde,” demeyi bilir Lankavatara Scripture, o zamanda ve sonsuzlukta, egoda ve egosuzlukta, kendinde ve kendisizliktedir.
22
Varoluşundan önceki dünyaya iyi bak, ne kadar da ıssız: sayısız kutsal hayaletler, buddhiler, ve orada saklı, gülümseyen tanrılar. Tüm atomlar ışığı dalga içine yayıyorlar, şahsi hiçbir farkları yok. Bir sinekkuşu bir eve gelebilir ama bir atmaca gelmez: onun için rahat ve emin ol. Işığı ararken, birdenbire karanlığa maruz kalabilir ve gerçek ışığı bulabilirsin
23
Mahlûklar gidip gelmekten usanmaz. Sineklerin sonu nefis yemeklerle gelir.
24
Dünya eleminin nedeni doğumdur, dünya eleminin dermanı eğik bir sopadır
25
O herşey olsa da, doğruyu söylemek gerekirse altın sonsuzluk yoktur çünkü herşey hiçbirşeydir: olaylar, gelişler ve gidişler yoktur: herşey boş olduğu, ve boşluk bu suretler olduğu için, boşluk bir biçimdir.
26
Tüm bu kendilikler zaten sona erdi. Einstein bu evrenin kocaman bir hava kabarcığı olduğunu keşfetti, bilirsiniz bu ne anlama gelir.
27
Böyle kesin fenomen tanımlarını at. Sen güneş zerrelerinin sayılamaz kütlesisin: her zerre bir kutsal emanetler mahfazası. Diğerlerinin ürkekliği seninkiyle eşdeğer, kendilik ya sınırsız sayıda oluşa bölünmüş ya da sonsuz varoluş olarak kimlik kazanmıştır. Nazik ve asil olun, zamanınızda, servette ve yardımda cömert olun, ve kibar olun, çünkü taşıdığınız bu küçük et parçası, mevcudiyetiniz her uzam yönünde aynı boşluktur. Heryerde aynı kutsal boşluk: İnsan Tanrı hayalinde niçin tutsak olsun? Uyan, sen özgürsün. “Aklınız hiçbiryerde eşit ve dikey kalmaz,” der Hui Neng of China. Artık hepimiz cennetteyiz.
28
Gürleyen rüyalar son derece sessiz bir akılda meydana gelir. Artık biz bunu biliyoruz. Salı atın.
29
Sen cimri misin ve sen bayağı mısın, bunlar gerçek günahlar, ve günah sadece yaradılışımıza bağlı bir anlayış. Sen cömert misin ve sen kibar mısın, bunlar gerçek erdemler, ve onlar sadece kavramlar. Altın sonsuzluk günahın ve erdemin ötesindedir, hiçbirşeye bağlı değildir, bağımsızdır, zira altın sonsuzluk Tektir. Saban kulağının küçük dereleri vardır ama o bir saban kulağıdır. Toprağın kıvrımları vardır ama o bir topraktır. Bütün nesneler aynı nesnenin farklı biçimleridir. Ben ona altın sonsuzluk diyorum-sen ona ne diyorsun, kardeşim?
30
Girişkenlik geniş bir gülümsemedir, ve geniş bir gülümseme dişlerden başka bir şey değildir. Rahatla ve müşfik ol.
31
GOOGOO denilen, varolmayan o şeytanî şeyi inkar etmeye gerek yok, tıpkı aynı biçimde varolmayan Seks ve Yeniden Doğum denilen o şeytanî şeyi, salt bir boşluk sureti olduğu için, inkar etmeye gerek olmadığı gibi. Semen uyanmış tabiattan oluşan uzun bir hattan gelir, ki o senin ailen, kutsal bir cereyan, karanlık boşluğun menşeinden, fantastik sihirli aydınlık imgeleminden, oyunlardan, rüyalardan dökülen bir kurtarıcılar silsilesidir.
32
“Aşırı verimliliğin menşei,” diyordu Ashvhaghosha ona; biçimleri coşkun boşluğun menşeinden dışarı yayar o. Boşlukta Neden, Neden bilgisi, Nedenin görmezden gelinmesi, Nedenin suali ve cevabı, ve buna bağlı anlam yoktur.
33
Rahatsız ve korkmuş bir insan deneysel olarak rahatsız olmuş ve korkulu ruh halinde görünen altın sonsuzluk gibidir; sakin ve neşeli bir adam o deneyimle denemede bulunan altın sonsuzluk gibidir; Sezgili Varlığını deneyimleyen bir adam onu da deneyen altın sonsuzluk gibidir; düşüncesiz bir adam kendisi gibi olan altın sonsuzluk gibidir; zira herşeyin boşluğunun başı sonu yoktur ve şimdi sonsuzdur.
34
“Aşk bütünün içindeki bütündür,” diyordu çağrısı için Sevgiyi seçen ve mutluluğunu ifade eden, kibar bir gülümseme ile yeryüzüne bahçesindeki gülleri döken Azize Therese, fırtınadaki dilenci onun karanlık boşluğunun sonsuz sunumunu alsın diye yapıyordu bunu. “Görmezden gelme babadır, Yaradılış-Enerjisi Anadır.” Zıtlıklar aynı sebebin aynısı değildir.
35
“Toz zerreleri” ve “büyük evrenler” kelimeleri sadece kelimelerdir. Onların belirttikleri fikir sadece fikirdir. çeşitli olgulara bölünmüş, gıdayı içimize ya da dışımıza geçiren burada bu varlık içinde yaşadığımız inancı sadece bir fikirdir. Ölümsüz Zekâmızın yeri eskilerin Bilge Gözü dedikleri gözler arasındaki o çarpıcı ışıkta görülebilir: ne yaptığımızı biliriz; biz rahatsız olmadık. Çünkü biz kart oyunu oynuyor gibi yapan ve onun gerçek, büyük bir rüya, kelimelerin ve fikirlerin zevkli coşkusu, bir film, engin gizli bir sessizlik, bir bulutta içen ve söyleşen mutlu genç tanrılar olduğuna inandıran altın sonsuzluk gibiyiz.
36
Kardeşinize bir hediye verin, ama hiçbir hediye onu altın sonsuzluk olduğuna ikna etmekle boy ölçüşemez. Bunun gerçek anlayışı gözlerinizden yaşlar getirir. Diğer taraf tam buradadır, affet ve unut, koru ve temin et. Eziyet edenleriniz olacaklardır. Güvenin ve bekleyin. Günlerinizin akışı ardınızda gürüldeyen bir nehirdir. Siz bir demir başla dünyanın üzerinde oturuyorsunuz. Inanç acılı yürektir. Siz altın sonsuzluksunuz ve o tarafınızdan tamamlanmalı. Ve bir şey hiç olmamış bir şey demektir. Bu altın sonsuzluktur.
37
Kalinga Prensi o zamanlar Buda böylesi fikirlerden bağımsız olsa da, Buda’nın organlarından ve bedeninden şehvaniyeti ayırdığında, yaşamsal yapılar birçok benlere bölündü, yahut yaşamsal yapılar sınırsız bir benle bütünleşti. Altın sonsuzluk “ben” değildir. Sen, Atman, rüya gördüğünü bilemeden uyanacaksın. Eğer Buda bu hayalî yargılardan herhangibirini el üstünde tutsaydı, acı çekerken sabırsızlığa ve kine teslim olacaktı. Bunun yerine, Çarmıhtaki İsa gibi, tüm hayat nimetlerinden zevk alarak ışığı gördü ve mutlu öldü.
38
Dünya bir çimenlik ağzından meydana geldi: dünya bir akıldan meydana geldi. Cennet bir çimen ağzından meydana geldi. Ne çok iyilik, ne çok kötülük yapacaksın. Doğuya özgü ağırbaşlılık altın sonsuzluktur.
39
O bir Yogi’dir, bir Papazdır, bir Brahmin, bir Vaizdir, bir Efendidir, bir Azizdir, bir Şamandır, bir Liderdir ki, kendisinden hiçbirşeyi bir diğer benden ayrı, yüksek yahut alçak düşünmez. Konumlar ve kesin kazanımlar yoktur, gizemli belirti ya da gizli kutsallık yoktur. Kesin öğreti yoktur: dünya disiplinsizdir. Sonsuz olarak her yöndeki doğa bedeninize dahildir ama uzayın içinde değildir.
40
Dışarıyı düşün. Gece kararan ağaçlar gerçekten karanlık değilllerdir, o sadece altın sonsuzluktur.
41
Everest Dağı kadar büyük bir sivrisinek sandığınızdan çok daha büyüktür: bir atın toynağı göründüğünden daha naziktir. Altın sonsuzluğa vakfedilmiş, güllerle, lotuslarla ve elmaslarla donatılmış bir sunak alçakgönüllü mahkûmun hücresidir; çok soğuk ve ıssız bir hücredir bu. Boethius bir Roma zindanında Ana doğruluğun Elbisesini öptü.
42
Gökyüzünün boşluğunun harabolacağını mı sanıyorsunuz? Her küçük çocuk bilir ki, herkes cennete gidecektir. Hiçbirşeyin hiç olmadığını bilmek hiçbirşeyin hiç olmadığını bilmek değildir gerçekten, o altın sonsuzluktur. Bir başka deyişle, hiçbirşey erkek ve kızkardeşinize ne olduğunu, ne olmakta olduğunu, ve ne olacağını, gerçekte hiç olmadığını, gerçekte hiç olmamakta olduğunu ve asla olmayacağını söylemekle boy ölçüşemez, o altın sonsuzluktur. Hiçbirşey hiç doğmamıştır, hiçbirşey asla ölmeyecektir. Gerçekte, altın sonsuzluk hakkında bu kutsal kitabın şans eseri okunması vasıtasıyla duyduklarınız olmadı bile. Bu olay yanlıştır. Altın sonsuzluktan neyin kaynaklandığına dair uyarılar yoktur. Ne isterseniz yapın.
43
Hayallerde bile nazik olun, çünkü zaman yok, uzam yok, akıl yok. “O tümüyle doğmamış,” derdi Japon Bankei, annesi bunu oğlundan duymuş: mutlu öldü nitelendirmemiz. Ve o mutsuz ölmüş olsa da, mutsuz ölmek gerçekten mutsuz ölmek değildir, o altın sonsuzluktur. Varolmak imkânsızdır, baskı yapmak imkânsızdır, ödülünüzü kaçırmak imkânsızdır.
44
Sayısız çığır girdabı boyunca sekiz yüz ve dört bin kadar çok Uyandırılmış Benler bir kum tanesi kurtarmak için çok çalışmışa benziyorlardı, ve o altın sonsuzluktur. Ve onların birleştirilmiş ödülü kurutulmuş bir meyva parçasıyla kazanılacaklardan daha küçük veya daha büyük değildir. O düşüncenin ötesinde bir ödüldür.
45
Bu kutsal kitabı anlamazsanız, ya da anlayamıyorsanız, atın gitsin. Özgürlüğünüzde ısrar ediyorum.
46
Sonsuz sonsuzlukta, her şey ve tüm gerçek kanunlar üç yönden hiçbirşeydirler. Onlar ZAMANIN UNSURLARI olarak varolmazlar çünkü bulunabilenden ve kavranabilenden daha ileri bir atom yoktur. O boşluk, madde, ve bir de boş uzaydır. AKLIN UNSURLARI olarak varolmazlar, çünkü kavrayan ve onları gören akıl bunu görerek, duyarak, dokunarak, koklayarak, tadarak, zihnen farkederek yapar ve bu akıl olmadan onlar görülmez, duyulmaz, hissedilmez, koklanmaz, tadılmaz ve zihnen farkedilmezlerdi. Onlar gerçekte onları gören akla bağlıdırlar, kendi başlarına bir hiçtirler, gerçekte sadece zihnin görüntüsüdürler, gerçekte aklın boş görüntüleridirler, cennet bir görüntüdür, herşey bir görüntüdür. Bu sonsuz ama gerçekte boş evrende yeryüzünde yıldızların altında oturan bir adam olduğumu düşünmem ne anlam ifade eder? O benim boş ve uyanık olduğum anlamına gelir. Boş ve uyanık olduğumu biliyorum, başka hiçbirşeyle aramda bir fark yok anlamına gelir. O herşeyin olduğu yere ulaştığım anlamına gelir.
47
Herşeyin Olduğu Yere Erişen Sanskrit Tathagata’nın temelde neyin kaldığı hakkında fikirleri yoktur. Hayalî anlam dağlar yapmak için genişledi ve başlangıç noktası söz konusu oldukça köstebek tepesi yapmak için daha bile genişlemiştir. Bir milyon ruh cehennemden gelmedi ama kimse onları görmedi ya da saymadı. Birçok büyük insan geçekte birçok büyük insan değildir, o sadece altın sonsuzluktur. Aziz Francis cennete gittiğinde, oraya ne katıldı, ne de yeryüzünden geri kaldı. Sessizliğin yerini tayin edin, uzama hükmedin, bana egoyu bulun. “Başından beri,” diyordu Çin Okulunun Altıncı Patriği, “o bir şey değildir.”
48
Tüm hayatı acısıyla ve zekasıyla seven kimse gerçekten tüm hayatı acısıyla ve zekasıyla seven kimse değildir, o sadece doğaldır. Evren görmezden gelindiğinden iyi bilinir. Açıklama aldırmadığınızda gelir. Bu üzerinde oturduğum iyi bir ağaç kütüğüdür. Sen sonsuz ödülüne dokunmamış kendi acını bile kavrayamazsın. Seni ben olduğun için seviyorum. Seni yapacak başka bir şey olmadığı için seviyorum. O yalnızca tabiî altın sonsuzluktur.
49
Şu dağların ve ağaçların sihirli ve gerçek-dışı olması ne anlama geliyor. O o dağların ve ağaçların sihirli ve gerçek-dışı olduğu anlamına geliyor. Şu dağların ve ağaçların sihirli değil ama gerçek olması ne anlama geliyor? O o dağların ve ağaçların sihirli değil gerçek olduğu anlamına geliyor. Insanlar her iki durumda da sadece hayalî hükümlerde bulunuyorlar, ve o daima aynı doğal altın sonsuzluktur.
50
Altın sonsuzluk kelimelerden öte bir şey olsaydı, siz ona “altın sonsuzluk” diyemezdiniz. Bu kelimelerin gerçeğin sonsuz hiçliğine işaret etmek için kullanıldığını gösterir. Gerçeğin sonsuz hiçliği kelimelerden öte bir şey olsaydı, ona “gerçeğin sonsuz hiçliği” diyemezdiniz. Bu altın sonsuzluğun ifade gücümüzün ötesinde olduğunu gösteriyor, o tasvir edilmeye direnir ısrarla, o bizden kaçar ve bizi içimize yöneltir. Isim gerçekten isim değildir. Aynı şekilde, bu dünya kelimelerden öte bir şey olsaydı, ona “bu dünya” diyemediniz. Orada yalnızca o vardır. Onun yaşamından daha hayatî bir şey yoktur. Hepsi Bu.
51
Altın sonsuzluğu öğretmek için öğretim sistemi ve ödül yok, zira hiçbirşey olmadı. Altın sonsuzlukta öğretim ve ödül yokolmamıştır hatta. Altın sonsuzluk mükemmel olmak zorunda da değildir. Ondan bahsetmek bence çok aptalca. Ondan bahsediyorum zira şimdi ben ondan çoktan, çağlar önce bitmiş, çoktan uyandığım bir rüyada bahsettiğimi tasavvur ediyorum ki, o boş bir rüyadır sadece, esasen hiçbirşey asla meydana gelmedi. Altın sonsuzluğa ermenin güzelliği sonunda elde edilecek birşeyin olmamasıdır.
52
Bunlar nezaket ve sempati, anlayış ve cesaret verir. Onlar hediyelerden daha iyidirler. Dünyada neden olmadığına dair sebep yok. Her neyse, nazik olun. Altın sonsuzluk sizsiniz, unutmayın. “Bir kimse nezaketi tatbik ederse,” diyordu Gotama Subuti’ye, “o çok geçmeden en yüksek muhteşem bilgeliğe erişir.” Ardından ekliyordu: “Nezaket herşeyden evvel bir kelimedir ve o nezaket düşüncesi olmadan derhal halledilmelidir.” Nezaketi heryerde herkese göstererek kısa sürede kutsal transa ulaşırsınız. Şahsiyetlerin kesin ayrımları onların gerçekte ne olduklarını gösterecektir.
53
Herşey tamam, suret boşluk, boşluk ise surettir, ve biz sonsuza kadar bir ya da birkaç boş surette buradayız
54
Sonsuz ve sakin temel etrafı kesiyor ve heryerde gülümseyen temeli görüyor. Dünya ne kadar kurnazlıkla meydana getirildi, Maya, yaratılmadı bile.
55
Dünya günışığında. O tümüyle kararsaydı onu göremezdiniz ama o hep orada olurdu. Gözlerinizi kaparsanız onun nasıl olduğunu gerçekten görürsünüz: gizemli boşluk. Ayda büyük sivrisinek bunu kalplerinin şefkatinde bulur. Doğruyu söylemek gerekirse, onu farkına varmadan tadın. Hiçbirşey için üzülmeyin.
56
Olaylar hakkındaki hayalî yargılar, onları reddetmek, hatta kabul etmek zorunda değilsiniz. “O bir ağaça benziyor, ağaç diyelim ona,” diyordu Coyote başlangıçta Yaradana, ve onlar karınlarına hafifçe vuran sarhoşun etrafında yürüyorlardı.
57
Son derece kendisiz, kelebek onu şahsi bir başarı olarak kabul etmez, o sadece ağaçların arasında kaybolur. O hırslı bir ruh hâlinde değildi ki sen herkese ait olan ışığı gördün onda.
58
Küçük parmağınıza bakın, onun boşluğu sonsuzluğun boşluğundan farklı değildir.
59
Kediler esner çünkü onlar yapacak bir şey olmadığını bilirler.
60
Cennette bütün bu çocukluklarınızı hatırlamayacak, hatta “Neden?” diye iç bile çekmeyeceksiniz. Atom zerreleri ya da büyük şehirler, bütün bunlardaki fark nedir? Bir ağaç hâlâ sadece bir kök sarhoşudur. Pumanın buruşuk yüzü amaçsız gözlerle mavi gökyüzüne bakar. Ah tatlı ilahe ve havanın orta yerinde yerleşmiş tarifsiz yeşil cennet. Aklınızda düşünceler olmadan, ama yüreğinizin iman eden ferahlığında, bağlantıyı keser, altın kapıyı açar ve parlak odada, sonsuz esrimede, sonsuz Şimdide kaybolur. Asker, beni tâkip et! – asla bir savaş yoktu. Arjuna, savaşma! Kutsa ve otur
61
Bir adam ve bilinç varsayıldığımı anımsıyorum bakışlarımı sabitliyorum, yazı yeniden beliriyor ve sefil kitabın kelimeleri şöyle şunları söylüyor: “Dünya, Tanrı’nın yarattığı gibi, ve acı çeken kalbimde transın sevimliliğinin bilinmezliğini ifade edecek sözcük yok. Bu kelimeleri okumadan önce bir dünyanın olduğuna dair böyle bir fikrim yoktu.
62
Bu dünyanın işaretleri, izleri, ya da varlık delili, ne de içinde rüzgar vınlaması, hayvan sesleri ya da anırmaları gibi gürültüleri yoktur. Kulak verin, sessizliğin sonsuz suskunluğu bütün bunlar boyunca sürer gider, sürmekte, ve sürecektir. O yüzden dünya bir hayalden başka bir şey değildir. Ve sonsuz sonsuzluk ona dikkat etmez. Geceleyin ayın altında, ya da sessiz bir odada, susun, henüz doğmamışın gizli müzik anlayışı ardında sürüyor, varlığın ötesinde uyanıyor. Doğruyu söylemek gerekirse, uyanık gerçekten uyanık değildir çünkü altın sonsuzluk asla uyumadı; siz bu dünyayı sihirli bir elmas gibi farkına varmama oyununuz yardımıyla kesen Sessizliğin sürekli vasıtasıyla aklınızın bu dünyayı meydana getirdiğini söyleyebilirsiniz.
63
Amerikan Plato Kızılderilisinin Tanrısı Coyote idi. O şunları söyler: “Yeryüzü! Üstünde yaşayanlar, hiçbirisi görünmez, hep değişeceklerdir. Onlarla konuştuğumda, onlar benimle konuştuklarında, o andan itibaren, sözcükleri ve genellikle hareket etmek için kullandıkları bedenleri hep değişecek. Ben onları duymayacağım.”
64
Bahçedeki çiçekleri kokluyordum, ve ayağa kalktığımda derin bir nefes çektim, kan beynime hücum etti, ve çimenlikte ölü uyandım. Açıkçası gevşedim ya da altmış saniye kadar öldüm. Komşum beni gördü ama o sadece güneşin tadını çıkarmak için birden kendimi otlara attığımı düşündü. O zamansız şuursuzluk esnasında altın sonsuzluğu gördüm. Cenneti gördüm. Orada hiçbirşey olmamıştı, bir milyon yıl öncesinin olayları şimdinin ya da sonraki on dakikanın olayları kadar hayali ve kavranamazdı sadece. O muhteşemdi, altın yalnızlıktı, altın boşluktu, şüphesiz mütevazı birşeydi. Daimî bir sessizlik halkası vardı. Canlı ya da cansız olmak, benzerlikler ya da farklılıklar, uzaklık ya da yakınlık söz konusu değildi.
65
Bu altın sonsuzluğun ilk öğretisidir.
66
Altın sonsuzluğun ikinci öğretisi altın sonsuzluğun birinci öğretisi olmadığıdır. Böylece emin olun.

JACK KEROUAC
1960
beatkusagi.com


İlhan Selçuk "Yusuf Ziya'dan"


Yusuf Ziya Ortaç, tiril tiril giyinir; takacağı kravatı, yiyeceği yemeği, söyleyeceği sözü özenle seçerdi. Taşı gediğine koymaktan hoşlanır; ama tartışmadan kaçınır, gerekçesini içtenlikle açıklardı:

"-Tartrşmayı sevmem; çünkü tartışma bittikten sonra da kavga içimde sürer."

Abdullah Efendi ile Pandeli'nin lokantaları arasında mekik dokur, kimi zaman Emin Efendi'ye, Konyalı'ya uğrardı. Yiyeceği yemekleri kuyumcu dükkanında değerli taş seçercesine seçer; bizim kuşağa acırdı:

"-Siz sandviç nesliniz!"

Türkçe damağının tadıydı; doğruyu yansıtmasa da yergiye bayılır, gerçeği çarpıtsa da nükteyi yeğler; bir tümceyle bir kitaplık lafı özetlerdi.

---

Bir ara oldukça ağır kalp krizi geçirdi; uzun süre hastanede yattı. Adnan Menderes'le arası iyiydi. Zamanın Başbakanı, her gün Yusuf Ziya'yı aratır, sordurur, bir isteği olup olmadığını öğrenmek isterdi. Bu ilgi Yusuf Ziya'yı etkiledi; İsmet Paşa ile Adnan Bey arasında karşılaştırmalar yapar, yine tek tümcede sonucu vurgulardı:

"-Biri gönül adamı, öteki akıl adamı..."

Menderes Yassıada'da yargılanırken Yusuf Ziya Ortaç'ın tanıklığına başvurmak istediler; kaçındı, gitmedi; kalbinin zayıflığını ileri sürerek doktor raporu gönderdi. O günlerde tedirgindi; yeni yönetimle çatışmak istemiyor, Adnan Bey'i açıkça suçlamaya gönlü elvermiyordu.

Menderes sonunda asıldı.

Aradan yıllar geçti; Yusuf Ziya'nın iç dünyasını bildiğimden bir gün sordum:

Çok mu üzüldünüz?

Hemen yanıt vermedi; gözlüklerinin arkasından parlayan bakışları durgunlaştı; bir süre sonra yiyeceği yemekleri lokantanın listesinde saptamışçasına rahatladı; kullanacağı sözcükleri bulmuştu:

"-Ne diyorsıın İlhan!.. Yüreğimde sallandı."

---

Yusuf Ziya yazının iyisini kötüsünü hemen anlar; bu konuda hatır gönül dinlemezdi. Ünlü bir yazarın

yazısını beğenmemişti; ama nedenini bulamıyordu; düşündü, taşındı; sonunda gerekçesini özetledi:

"-Bu yazı gazete yazısı olmuş, ben dergi çıkarıyorum; dergi yazısı isterim."

Gazete için çalakalem yazılırdı; dergi için özen isterdi. Kendisi de haftalık başyazısını yazarken zorlanırdı:

"-Yazdığım yazı yazabileceğim en iyi yazıdır, yoksa yayımlamam."

---

Adnan Bey'i sever, İsmet Paşa'yı sayar, Celal Bayar'dan çekinir, gerisine boşverirdi. Yusuf Ziya'nın Akbaba'sı birini gagaladı mı başkent kulislerine yansırdı. Mizah, nükte, yergi, öykü, çizgi dünyasında yaşardı Yusuf Ziya; ama politikada Menderes'i ne denli gözetse, İsmet Paşa'nın "devlet" olduğunun bilincindeydi. Çok sevip sık sık yinelediği bir özdeyişi vardı:

"-İsmet Paşa'nın arkasında İnönü Meydan Muharebesi

var, Adnan Bey'in arkasında Terzi İzzet'in ceketi var."

---

1940'ların sonlarına doğru Orhan Veli "Yaprak" adıyla tek yapraklık bir edebiyat dergisi çıkarmıştı Yusuf Ziya'nın eleştirisi yine tek tümce idi:

"-Zavallı Orhan, eline bir yaprak almış, kendini ormanda sanıyor."

Zaman Ortaç'ın değer yargılarını değiştirdi.

1962'de bir şiir kitabı çıkardı Yusuf Ziya; önsözüne şunu yazdı:

"- Ben şiirin en iddiasız adamıyım. O büyük işe benim gücüm yetmez. (...) Eğer yarının büyük heykelini yapacaklara biraz kum, biraz taş hazırlayabildimse, bahtiyar olmama yeter."

Kitaptan bir dörtlük:
"Bir gün basacak beni de
Göğsüne bu anne toprak
Görecekler ellerimi
Bir çınarla yaprak yaprak..."

Düşünüyorum Öyleyse Vurun
 

Sofra Adabı - Metin Eloğlu



Keşkek şu kazanda kaynar, benim bildiğim;
Şu güveçte helmelenir fasulya.
Kuzu şu kadar ateşte çevrilir;
Tuzlama şu tabağa konur ille..
Yumurta şu sahana kırılır.
Çorba mı? Çorba şu kaşıkla içilir tabii,
Hoşaf bu kaşıkla..
İster uskumru olsun, ister kolyoz,
İster orkinoz, ister hanos;
Balık şu bıçakla kesilir..
Şarap siyahsa şu kadehe konur elbet,
Beyazsa bu kadehe

Yavan ekmeği nasıl yersen ye...