Bu gece, sen ve ben.
Ben ışığı unutayım,
Onun sıcaklığını sen.
Unuttuğun vakit, söyle bana,
Ola ki düşüncem donar.
Acele et, oyalanırken sen,
Hatırlayabilirim tekrar...
Hiç görmedim bozkırları -
Denizi hiç görmedim -
Yine de fundaların görünüşünü
Ve dalgaların ne olduğunu bilirim.
Hiç konuşmadım Tanrı'yla
Ve ziyaret etmedim cenneti -
Yine de yerinden eminim
Haritaları verilmiş gibi -
1212
Bir sözcük
Ölür söylenince,
Diyor bazıları.
Ben diyorum ki asıl
O gün başlar
Yaşamı.
1286
Kitap gibi Fırkateyn yok götüren
Uzak illere bizi
Ne de Küheylan bulunur bir Sayfa
Şahlanan Şiir gibi -
En fakir bile geçer bu Kapıdan
Ayakbastı gerekmez -
İnsan ruhunu taşıyan bu Araba
Fazla bir şey istemez!
254
"Umut" o tüylü yaratıktır -
Ruhta tüneyen -
Ve sözsüz bir ezgiyi -
Dilinden - hiç düşürmeyen -
Ve en güzeli - dinlemek - borada
Ama şiddetliyse fırtına -
O minik kuş afallar
O ki birçok insanı ısıtmıştır -
En soğuk diyarlarda dinledim -
En tuhaf denizlerde sesini -
Ama en zor durumlarda bile,
Benden - tek bir kırıntı istemedi.
280
Bir tören hissettim, beynimde,
Matemliler bir aşağı - bir yukarı -
Yürüyüp duruyordu - yürüyordu - ta ki
Anlam siliniyor gibi gelene dek
Ve hepsi oturtulunca
Bir ayin - bir davul gibi -
Gümleyip duruyordu gümbürdüyordu - ta ki
Zihnim sağırlaşıyor sanana dek
Ve sonra işittim - bir kutuyu kaldırırlarken
Ruhumu açtıklarını çatırtıyla -
Aynı kurşundan botlarla, yine
Derken Uzay-başladı çınlamaya
Bir çan olduğundan gökler
Ve varlık bir kulak yalnızca
Ve ben ve sessizlik ve tuhaf bir ırk
Yalnız, kazazede - burda -
Ve sonra bir tahtası kırıldı aklın
Ve düştüm de düştüm
Ve bir dünyaya çarptım
Ve bitirdim bilmeyi o sıra.
281
Öylesine ürkünç ki - neşelendiriyor insanı -
Hoşa gidiyor neredeyse,
dehşetin öylesine üzerinde -
Ruh bakıp kalıyor ardından, güvenli
En kötüsünü bilmek, korkuyla yer bırakmıyor -
Çabucak bir göz atmak bir hortlağa, faydasız -
Ama boğuşmak - galip gelmektir ona -
Nasıl kolay gelir işkence, şimdi -
Belirsizlikti öylesine örseleyen -
Soğuktur gerçek ve çıplak -
Ama insanı ayakta tutan da bu
Kuşku duyanlara gösterirdik - yakarıyı -
Ama ümit etmeyi bıraktık, şimdi,
Bilen bizler -
Ölüme bakmaktır, ölmek -
Bırakıvermek soluğu
Öylece uyumak değil
Yastığa koyup başı -
Başkaları, boğuşabilir -
Seninkisi, bitmiştir -
Ve böyle gelir ürkünç kasveti hüznün
- serbestçe kurar korkuyu -
Hem uzaktasın - hem de herkese açık dehşet
Neşeli, tatilde, solgun -
384
İşkence sehpası acı çektiremez bana
Ruhum özgür yaşar
Bu ölümlü iskeletin ardında
Daha cesur biri var
Onu ne testereyle kesebilirsin -
Ne de palayla delebilirsin -
İki beden - bir arada yaşar -
Birini bağlasan - diğeri kaçar -
Kartalın yuvasından
Uçup gökyüzüne -
Yükselmesinden bile
Daha kolayca belki -
Değilsen eğer
Düşman kendi kendine·
Tutsaklık bilinçlidir -
Özgürlük de öyle.
449
Güzellik uğruna öldüm - ama daha yeni
Alışmışken mezara
Hakikat uğruna ölen biri yatırıldı
Yan odaya.
"Neden can verdin?" diye sordu usulca.
"Güzellik uğruna" karşılığını verdim ona -
"Ben de hakikat uğruna - ki aynı şey ikisi -
Kardeşiz biz" dedi.
Yani bir gece karşılaşmış akrabalar gibi -
Ayrı odalardan konuştuk -
Sonunda yosunlar dudaklarımıza ulaştı -
Ve isimlerimizi kapladı.

