Kendi sorunlarımı sana yüklemeyeceğim. Senin de yeterince sorunun vardır eminim...Benimkilere ihtiyacın yok. Sevgim senin hayatını kolaylaştırıyor olmalı, zorlaştırmamalı.
03 Ocak 2022
Leo Buskologlia " Sevgiyi Öğrenmek "
01 Ocak 2022
Zata - Düşünmek Yetmez, Sorgulamalısın
Sorun, kalemde değil silgide.
Çok akıllı insanla oturdum,
Anladım ki akıllı olmak, anlatılanları anlamakmış;
Çok zeki insanla tartıştım,
Anladım ki zekâ, egoya hizmetkârmış;
Ve anladım ki gerekli olan, anladıklarını sorgulamakmış.
Akıllı ve zeki olmak, doğrulara ulaşmak için yeterlidir; ama, doğrularla yaşamak ayrı bir meziyettir.
Yayımlanan ilk kitabında, Anlatılacak o kadar çok doğru varken, dinleyecek kulakların olmaması şaşırtıcı diyordu Zata Düşünmek Yetmez, Sorgulamalısında da bir anlamda tüm kulakları dinlemeye çağırıyor... Doğruları ve gerçekleri eleştirel aforizmalarla bize anlatırken, yeri geldiğinde saatlerce düşünmemizi sağlıyor...
28 Aralık 2021
Atatürk " İnsan İlişkileri ve İnsan Sevgisi, Evrensellik,"
İnsanları mutlu edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak insani olmayan ve son derece üzücü olan bir sistemdir.
İnsanları mutlu edecek tek vasıta, onları birbirlerine yaklaştırarak, onlara birbirlerini sevdirerek, karşılıklı maddi ve manevi ihtiyaçlarım karşılamaya yarayan hareket ve enerjidir.
Dünya barışı içinde insanlığın gerçek mutluluğu, ancak bu yüksek ideal yolcularının çoğalması ve başarılı olmasıyla mümkün olacaktır.
1931
İnsanlar daima yüksek, asil ve kutsal hedeflere yürümelidirler. Bu hareket şeklidir ki, insan olanın vicdanını, beynini ve bütün insanlık anlayışını tatmin eder. Bu şekilde yürüyenler, ne kadar büyük fedakârlık yaparlarsa, o kadar yükselirler ve bu hareket şekli mutlaka açık olur.
1926
Bilerek veya bilmeyerek, isteyerek veya istemeyerek kendisine zarar verenlere karşı kırgınlığı derin olan milletimizin kendi uğrunda esaslı ve hayırlı hizmet verenlere karşı da sonsuz bir bağlılık ve kıymet bilirlik gösterdiği gerçektir. Bu büyük millet, arzu ve kabiliyetinin yönelmiş olduğu istikametleri görmeye çalışan ve görebilen evlâdını daima takdir etmiş ve korumuştur.
1926
Bir toplumda kıymet ve kuvvet, onu oluşturan kişilerin kendilerini bir kıymet ve kuvvet olarak kabul etmelerindendir. Ancak, bu gibi kişilerden meydana gelmiş sosyal toplumlar tam bir bütün olarak kıymet ve kudret görünümü arz edebilirler.
1937
Bence diktatör, diğerlerini iradesine boyun eğdirendir. Ben kalpleri kırarak değil, kalpleri kazanarak hükmetmek isterim.
1935
Yemin kutsal bir söz vermek demektir. Namus sahibi olan bir kimse verdiği sözden dönmez.
1919
Biz kimsenin düşmanı değiliz! Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız.
1936
Bütün insanlığın varlığını kendi şahıslarında gören adamlar mutsuzdurlar. Apaçıktır ki, o adamın insan olarak yok olacaktır. Herhangi bir şahsın, yaşadıkça memnun ve mutlu olması için lazım gelen şey, kendisi için değil kendisinden sonra gelecekler için çalışmaktır. Olumlu düşünen bir adam ancak bu şekilde hareket edebilir. Hayatta tam zevk ve mutluluk ancak gelecek nesillerin şerefi, varlığı, mutluluğu için çalışmakta bulunabilir. Bir insan böyle hareket ederken, "Benden sonra gelecekler acaba böyle bir ruhla çalıştığımı fark edecekler mi?" diye bile düşünmemelidir. Hatta en mutlu olanlar, hizmetlerinin bütün nesillerce bilinmemesini tercih edecek karakterde bulunanlardır...
Bir adam ki; memleketin ve milletin mutluluğunu düşünmekten çok kendini düşünür, o adamın değeri ikinci derecedir. Esas kıymeti kendine veren ve mensup olduğu millet ve memleketi ancak kendi kişiliği ile ayakta tuttuğunu zanneden adamlar, milletlerinin mutluluğuna hizmet etmiş sayılmazlar. Ancak kendilerinden sonrakileri düşünebilenler, milletlerini yaşamak ve ilerlemek imkânlarına kavuştururlar. Kendi gidince ilerleme ve hareket durur zannetmek bir gaflettir.
1937
En iyi kişi kendinden çok ait olduğu sosyal toplumu düşünen, onun varlığının ve mutluluğunun korunmasına kendini adayan insandır.
Hatırlarsınız, Türk köylüsünün Türk’ün efendisi olduğunu söylediğim zamanı. Ben o efendinin arzu ve iradesi altında senelerden beri çalışmış olan bir kişiyim. Şimdi beni çok heyecana getiren olay Türk köylüsüne naçizane (önemsiz) olsa da küçük bir vazife yapmış olduğumdur. Milletin yüksek temsilcileri bunu iyi görmüş ve kabul etmişler ise benim için ne unutulmaz bir mutluluk hatırasını bana vermişlerdir. Bundan dolayı çok büyük bir zevkle millet, memleket ve Cumhuriyet Hükümetine yapmaya mecbur olduğum vazifelerden en basiti karşısında gösterilmiş olan iyi dilekten, takdirden ne kadar duygulandığımı ifade edemiyorum. Söz konusu olan hediyenin yüksek Türk milletine benim asıl vermeyi düşündüğüm hediye karşısında hiçbir kıymeti yoktur. Ben gerektiği zaman en büyük hediyem olmak üzere Türk milletine canımı vereceğim.
1937
İnsanların saygı ve şerefinin, itaat ve uyumunun kendinden maddeten değil, manen yüksek olanlar için gösterilmesi insan ruhunun gereklerindendir.
1914
Büyüklük odur ki, hiç kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın, memleket için gerçek ideal neyse onu görecek, o hedefe yürüyeceksin.
1908
Bugün bütün dünya milletleri aşağı yukarı akraba olmuşlardır ve olmakta meşguldürler. Bu itibarla İnsan mensup olduğu milletin varlığını ve mutluluğunu düşündüğü kadar, bütün dünya milletlerinin huzur ve refahını düşünmeli ve kendi milletinin mutluluğuna ne kadar kıymet veriyorsa bütün dünya milletlerinin mutluluğuna hizmet etmeye elinden geldiği kadar çalışmalıdır. Bütün akıllı adamlar takdir ederler ki, bu yolda çalışmakla hiçbir şey kaybedilmez. Çünkü dünya milletlerinin mutluluğuna çalışmak, diğer bir yoldan kendi huzur ve mutluluğunu temine çalışmak demektir.
Dünyada ve dünya milletleri arasında huzur, anlaşma ve iyi geçim olmazsa, bir millet kendi kendisi için ne yaparsa yapsın huzurdan yoksundur. Onun için ben sevdiklerime şunu tavsiye ederim: Milletleri yönetenler doğal olarak öncelikle kendi milletinin varlığı ve mutluluğunun gerçekleştiricisi olmak isterler. Fakat aynı zamanda bütün milletler için aynı şeyi istemek lâzımdır.
Bütün dünya olayları bize bunu açıktan açığa ispat eder. En uzakta zannettiğimiz bir olayın bize bir gün etki etmeyeceğini bilemeyiz. Bunun için insanlığın hepsini bir vücut ve bir milleti bunun bir organı saymak gerekir. Bir vücudun parmağının ucundaki acıdan diğer bütün organlar etkilenir.
"Dünyanın filan yerinde bir rahatsızlık varsa bana ne?" dememeliyiz. Böyle bir rahatsızlık varsa tıpkı kendi aramızda olmuş gibi onunla ilgilenmeliyiz. Olay ne kadar uzak olursa olsun bu esastan şaşmamak lazımdır. İşte bu düşünüş,
İnsanları milletleri ve hükümetleri bencillikten kurtarır, Bencillik kişisel olsun, milli olsun daima kötü olarak kabul edilmelidir. O halde konuştuklarımızdan şu neticeyi çıkaracağım: Doğal olarak kendimiz için lazım olan bütün şeyleri düşüneceğiz ve gerekeni yapacağız. Fakat bundan sonra bütün dünya ile ilgileneceğiz.
1937
Milletler yerleştikleri arazinin gerçek sahibi olmakla beraber, insanlığın vekilleri olarak da o arazide bulunurlar. O arazinin servet kaynaklarından hem kendileri faydalanırlar ve hem de bütün insanlığı faydalandırmakla yükümlüdürler. Bu kurala göre bunu yapamayan milletlerin yaşama hakkına ve bağımsızlığa layık olmamaları gerekir.
1920
Bağımsızlık ve hürriyetlerin her ne bahasına ve her ne karşılığında olursa olsun, bozulmasına ve bir kayda bağlanmasına asla göz yummamak; bağımsızlık ve hürriyetlerini tam anlamı ile güven içinde bulundurmak; ve bunun için gerekirse, son kişisinin son damla kanını akıtarak, insanlık tarihini şanlı bir örnek ile süslemek. İşte, bağımsızlık ve hürriyetin hakiki esasını, tam manasını, yüksek kıymetini vicdanında hissetmiş milletler için esas ve en önemli prensip... Ancak bu prensip uğrunda her türlü fedakârlığı, her an yapmaya hazır ve güçlü olan milletler devamlı olarak insanlığın hürmet ve saygısına layık bir toplum olarak düşünülebilirler.
1928
Bir millet varlığını ve bağımsızlığını sağlamak için yapılması düşünülebilecek teşebbüsleri ve fedakârlığı yaptıktan sonra başardı olur. Ya başarılı olamazsa demek, o milletin ölmüş olduğuna hükmetmek demektir. Bundan dolayı millet hayatta oldukça ve fedakârca teşebbüslerine devam ettikçe başarısızlık söz konusu olamaz.
1927
Bayrak, bir milletin bağımsızlık simgesidir. Düşmanın da olsa saygı göstermek lâzımdır.
Bağımsızlığı için ölümü göze alan millet, insanlık onur ve şerefinin gereği olan bütün fedakârlığı yapmakla teselli bulur ve doğal olarak kölelik zincirini kendi eliyle boynuna geçiren tembel, kendine saygısı olmayan bir millete göre de dost ve düşman gözünde yeri farklı olur.
1927
Gerek askeri birlikler ve gerekse milli kuvvetler tarafından esir edilen düşman askerlerinin hayatlarının korunmasına olağanüstü özen gösterilmesi istenir. Milletimizin fertlerine en ağır saldırılarda bulunan katiller bile esir edildiği zaman öç alma duygusuna kapılmayarak hayatlarının korunmasını nasıl olursa olsun sağlamalarını bütün amirlerden diler esirlerin hastalık sebebiyle olsun elimizde ölmeleri, dini ve milli ahlakımıza uygun düşmedikten başka vatani çıkarlarımızı da gerçek biçimde yaralar.
1920
Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur ve sessizlik içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız, bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.
Neşeli olmayan insanlardan iki türlü şüphe edilir; ya hastadır, veyahut o insanın başkalarına bildirmek istemediği bir kuruntusu, bir derdi vardır.
24 Aralık 2021
Atatürk'ün Görüş ve Direktifleri " Ekonomik Hayat "
Ben ekonomik hayat denince, tarım, ticaret, sanayi faaliyetlerini ve bütün bayındırlık işlerini, birbirinden ayrı düşünülmesi doğru olmayan bir bütün sayarım...Bir millete bağımsız hüviyet ve kıymet veren siyasi varlık makinesinde; devlet, fikir ve ekonomik hayat mekanizmaları, birbirlerine bağlı ve birbirlerine bağımlıdırlar. O kadar ki, bu cihazlar birbirine uyarak aynı tempoda çalıştırılmazsa, hükümet makinesinin çekici gücü boşa harcanmış olur; ondan beklenen tam verim elde edilemez. Onun içindir ki, bir milletin kültür seviyesi üç sahada; devlet, fikir ve ekonomi sahalarındaki faaliyet ve başarılarının, sonuçlarının ürünü ile ölçülür. 1937
1922
İç ticarete gelince, bunda, en önde gördüğümüz esas; teşkilatlandırma ve belirli tipler üzerinde işleme ve akılcı çalışmadır. Kesin zorunluluk olmadıkça piyasalara karışılamaz; bununla beraber, hiçbir piyasa da başıboş değildir...Tüccar, milletin emek ve üretiminin kıymetlendirilmesi için eline ve zekâsına güvenilen ve bu güvene layık olduğunu göstermesi gereken kişidir.
1937
Devlet gelirlerinin arttırılmasını, yeni vergiler konulmasından çok, devamlı bir programla mevcut vergilerin takdir ve toplanma usullerinin iyileştirilmesinde aramak lazımdır.
1937
Memleketin mali durumu, düzen, emniyet ve disiplin üzerine kuruludur.
iyi yöntem ve iyi uygulamanın memnun edici sonuçlarını vatandaş, hiçbir işte vergi konusu kadar hassasiyetle takdir etmez...
Vatandaşa hâzineye karşı yükümlülüğünün, en önemli vazifesi olduğunu anlatmak için, yorulmamak lazımdır. Şüphe yoktur ki, hele devletçi ve halkçı olan bir idare ve ekonomi hayatında, hazinenin kudret ve düzeni, başlıca dayanaktır. Cumhuriyetin kudreti de, her sahada ve milli savunma sahasında, ihtiyaçlarını karşılayan hazinesinin (mâliyesinin) düzenli oluşmadadır.
1936
Vatandaş olan bir kişinin, verginin kalkabileceğine inandırılması ve böyle bir düşünceye itilmesi, devletin yıkılmasını istemekle eşittir. Askerlik nasıl bir vatan borcu ise, vergi de vatandaşın ödemesi gereken borcudur. Vatandaşı; millete karşı milletin büyüyüp yaşaması için alman tedbirlere karşı harekete geçirmek, en büyük ihanettir.
1931
Her vatandaşın arzu ettiğini yapmasını düşünmek hayalperestliktir. Yapılabilecek şey herkesin arzularının toplamının ortalaması olabilir.
1931
Bütün vatandaşlar gerektiğinde ağır yükümlülüklere ve her türlü fedakarlığa katlanacaklardır. Hep beraber yapacağız. Vatandaşların şunu isterim bunu isterim demesi, şunu bunu yapmağa mecburum demektir. Bu yapılması gereken şeyler için vatandaş maddi, mali ve manevi varlığını hazır tutarsa, ancak o zaman ideale ulaşmak mümkündür.
1931
Memleketimizde yetişmeyen hammaddeler ve üretim maliyetine tesir ederek, dış ülkelerin ürettikleri mallar ile rekabeti güçleştiren her çeşit vergi ve resimlerin kaldırılması lazımdır. Gerek bu konular üzerinde çalışırken, gerek herhangi bir mali karar alırken, ilk göz önüne getireceğimiz şey, milli faaliyet ve milli üretim, yani verginin bizzat ana kaynağı üzerinde yapacağı etkiler olmalıdır. Maliye memurları da içişleri memurları gibi, halkla devamlı ilişkisi olan kişilerdir. Bunların da, halk ile ilişkilerinde, halk için çalışan bir halk hükümetinin doğal niteliği olan azami dikkat ve özen göstermek ve azami güven ve inan vermek niteliklerinin gelişmesine, özellikle itina etmeleri lazımdır. Cumhuriyet rejiminde, hazine yararına demek, kanunun hazine lehine tespit ettiği hak ile kanunun yükümlüyü karşılaştırdığı vazifeyi gayet denk bir halde elde tutmak demek olduğunu bir an hatırdan uzak tutmamak önemli prensibimizdir.
1937
Milli paranın kudretini ve milletin milletlerarası buhrana karşı yüksek varlığının esaslarını korumak başlıca gayemizdir.
1931
Samimi bir bütçeye ve gerçek bir ödeme dengesine dayanan paramızın fiili istikrar durumunu kesin olarak koruyacağız.
1937
Açık bir bütçenin, sayısız sakıncalarını iyi bilen Büyük Millet Meclisinin, denk bütçe yönünde kesin karar sahibi bulunması, devletin mali ve hatta genel politikası için büyük güvencedir.
1933
Takip ettiğimiz program, bir yönden tamamıyla demokratik, halkçı bir program olmakla beraber, ekonomik açıdan devletçidir.
1931
Küçük esnafa ve büyük sanayicilere muhtaç oldukları kredileri kolayca ve ucuzca verecek bir kuruluş meydana getirmek ve kredinin normal şartlar altında ucuzlatılmasına çalışmak da çok lazımdır.
1937
Ekonomik alanda düşünürken ve konuşurken sanılmasın ki, biz yabancı sermayeye karşıyız; hayır, bizim memleketimiz geniştir. Çok çalışmaya ve sermayeye ihtiyacımız vardır. Bundan dolayı kanunlarımıza uymak şartıyla yabancı sermayelerine gerekli olan güvenceyi vermeye her zaman hazırız. Arzu edilir ki, yabancı sermaye, çalışmamıza ve sabit servetimize eklensin, bizim için ve onlar için, faydalı sonuçlar versin.
1923
Memleketimizi medeniyetin gerektirdiği dereceye bir an önce yükseltmek için, yalnız milli sermaye yeterli olmaz. Yabancı sermayeye ve uzmanlığına da ihtiyacımız vardır. Bu noktada dar bir milliyetçilikten çıkıyoruz, daha geniş milliyetçi oluyoruz.
Hükümetimizin her medeni devlet gibi dış borçlanmalar yapmasına lüzum vardır. Şu kadar ki, borç alınan yabancı paraların... Ödemeye mecbur değilmişiz gibi, amaçsız israf ve tüketim ile borçlarımızın yükünü arttırarak mali bağımsızlığımızı tehlikeye düşürmeye kesin şekilde karşıyız. Biz memlekette, bayındırlığı, üretimi ve halkın refahın temin edecek, gelir kaynaklarımızı geliştirecek verimli borçlanmalara taraftarız.
1922
Benliğimize, varlığımıza hiç bir zarar vermeksizin, dış sermaye memleketimize girebilir.
Biz ekonomik genişliğin temelinde, ancak her mületin refah içinde yaşamaya ve ilerlemeye hakkı olduğunu kabul eden bir zihniyetle, bütün milletlerin birlikte çalışmaları yolunun bulunmasında görüyoruz.
1932
Ekonominin gelişmesi için başlıca gerekli olan; yollar, demiryolları, limanlar, kara ve deniz ulaşım araçları milli varlığın maddi ve siyasi kan damarlarıdır. Refah ve kuvvet vasıtasıdır.
1930
Ekonomik hayatın faaliyet ve canlılığı, ancak ulaştırma vasıtalarının, yolların, trenlerin, limanların durumu ve derecesiyle (nitelik ve niceliğiyle) orantılıdır.
1922
En güzel coğrafi durumda ve üç tarafı denizle çevrili olan Türkiye; sanayisi, ticareti ve sporu ile, en ileri denizci millet yetiştirmek kabiliyetindedir. Bu kabiliyetten yararlanmayı bilmeliyiz; denizciliği, Türkün büyük milli ideali olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız.
1937
Demiryolları bir ülkeyi medeniyet ve refah nurlarıyla aydınlatan kutsal bir meşaledir.
1937
Yollarımızı çağın, bugünkü ilerlemelerin gerektirdiği mükemmel bir duruma getirmemiz lazımdır. Ancak bu şekilde memlekette hüküm süren fakirlik ve sefalete çare bulabiliriz.
1923
Paramızı, hayatımızı dış düşmanların etki ve saldırısından kurtarmak, bu memleketin dış düşmanlara esir olmasına müsaade etmemek ne kadar gerekiyorsa, aynı zamanda ve onlardan daha fazla bir uyanıklıkla iç düşmanları, yurt içindeki zararlı kişileri de dikkatle izlemek ve onların her hareketlerini gözden kaçırmamak mecburiyetindeyiz. Biz ancak bu gayretle, bu uyanışla çalışarak başarılı olacağız. Bütün dünya Türkiye'nin saygın varlığına özenecek ve milletimize lâyık ve hak etmiş olduğu yüksek yeri verecektir.
1923
Tam bağımsızlık, bizim bugün üzerimize aldığımız vazifenin asıl ruhudur. Bu vazife, bütün millete ve tarihe karşı yüklenilmiştir. Bu vazifeyi yüklenirken, uygulanabilme imkanı hakkında şüphe yok ki çok düşündük Fakat sonunda, edindiğimiz kanaat ve iman, bunda, başarılı olabileceğimiz biçimindedir. Biz böyle bir işe başlamış adamlarız. Bizden öncekilerin işledikleri hatalar yüzünden, milletimiz, sözde var olduğu zannedilen bağımsızlığa sahip bulunuyordu. Şimdiye kadar Türkiye'yi medeniyet dünyasında kusurlu gösteren neler düşünülebilirse, hep bu hatadan, bu hataya bağımlılıktan kaynaklanmaktadır. Bu hataya bağımlılığın sonucu; mutlaka, memleket ve milletin bütün onurundan ve bütün yaşama kabiliyetinden sıyrılmasını ve uzaklaşmasını gerektirebilir. Biz; yaşamak isteyen, onur ve şerefi ile yaşamak isteyen bir milletiz. Bir hataya bağımlılık yüzünden bu nitelikten yoksun kalmaya katlanamayız. Bilgin, cahil, istisnasız bütün millet fertleri, belki içinde bulundukları güçlükleri tamamen anlamaksızın, bugün yalnız bir nokta etrafında toplanmış ve kanını sonuna kadar akıtmaya karar vermiştir. O nokta; tam bağımsızlığımızın sağlanması ve devam ettirilmesidir. Tam bağımsızlık denildiği zaman, elbette siyasi, mali, ekonomik, adli, askeri, kültürel v.s. her hususta tam bağımsızlık ye tam serbestlik demektir. Bu saydıklarımızın herhangi birinde bağımsızlıktan yoksunluk, millet ve memleketin gerçek manası ile bütün bağımsızlığından yoksunluğu demektir.
1919
Tasarruf ve Dış Borçlar:
Bir taraftan gelecek yılların para gelirini arttıracak ve bizi refah dolu zamanlara yaklaştıracak kaynakların verimli bir şekilde işletilmesine başlamakla beraber, diğer taraftan da günlük hayatımızdan tasarruf yollarını özenle aramak doğaldır. Basılı bütçede...inşaat, kira, harcırah ve kırtasiye, diğer harcamalar ve saire gibi masraflar indirilebilir...Milli savunma hazırlığını ve teşebbüslerini bütçemize rahatlık verecek bir dereceye indirmek için mümkün olabilen dış teminatı maddi şekillerde çoğaltmak hususundaki siyasi faaliyetimize ciddiyetle devam edilmesi doğaldır. Bu hareket şekli, dış siyasette faaliyetimizi ifade eder ki, yalnız bu bile başlı başına bir faydadır. Meselâ Ege denizindeki, durumu dikkati çeken bazı adalar bir üs haline getirilmeyebilir.
Ana Program:
Bütün bu çeşitli işlerin birlikte düşünülmesi, iki taraflı ve karşılıklı bir ana programın lüzumunu gösteriyor. Bir taraftan devletin gelirini arttırmak, öte taraftan hükümetin her dalına ait gelişmeleri sağlamak için...bir çalışma planı çizilir. Bu planda, bugünkü bilgiye ve geleceğin... genel manzarasına göre işlerimizin her meclis devresi sonunda hangi hedeflere varacağı ana hatları ile tespit edilir. Ana programımızın uygulama hızı, bütün devlet işlerinde halkın hissedebileceği en az bir ölçüde olmalı ve bu, safha safha görülecek gelişmelere ve geniş imkanlara uyacak fiili bir çoğalmayla artmalıdır. Mali yılın, üzerinde bulunan işleri yürütmekle beraber, kısmen hazırlık yılı olarak geçmesi bir deneme olur. Bu yıl içinde programların dayanacağı, özellikle mali nitelikli tedbirleri düşünebilir ve düzenleyebiliriz.
1931
Herhangi bir bölgede, tarımsal üretimi önemini hissettirecek derecede sarsan kuraklık olduğu, ilgililerin müracaatı üzerine mahalli makamlarca tespit ve Bakanlar Kurulu'nca tasdik edildiği takdirde, mevcut tehlikeli durumun derecesine göre o sene için arazi vergisinin bir kısmı veya hepsi affedilir. Affedilecek vergi oranı, kuraklığın doğuracağı derece ile orantılı olmalıdır.
1931
Beyannameye tabi olan yükümlülerin kendi yapacakları hesap üzerinden vergilerini ödedikten sonra araştırma yapılması yolundaki yeni şekil isabetli olacaktır. Beyannameleri inceleyecek memurun yükümlü aleyhine bir şey gördüğü takdirde, bunu hazine lehine bizzat düzeltmeyerek bu işi bir komisyonun incelemesine arz etmesi çok yerindedir. Yalnız bu şekil, yükümlü aleyhine tek memurun karar vermesi sakıncasını yok etmekle beraber beyannamesini hazine aleyhine yapmış olan bir ticarethanenin kendi gösterdiği yanlış miktar üzerinde bunu sezecek memurla uyuşmasına engel olamaz. Yani yeni şekil, yükümlünün keyfi işleme uğramasına engel olmakla beraber, hazine hukukunun korunması açısından eksik görünüyor. Bunun için her halde beyannameyi ilk inceleyecek memurun hiç olmazsa İstanbul, İzmir, Adana, Mersin, Samsun, Ankara, Konya gibi yerlerde tek olmaması ve bu işin tasarıda belirtilen uzmanlardan birisi ile bir memurdan meydana gelmesi hazine hukuku açısından çok fayda sağlar.
1931
Genel ekonomik koşullar ne olursa olsun, köylüyü sade yaşamında gerekli olan vasıtalarla donatacak yine düşük faizli ve uzun vadeli bir tesis kredisi temin etmek (tir). Çiftçileri, yılın ürününü paraya çevirmeleri mümkün olan zamandan önce borç ödemeye mecbur etmeyecek esaslı usuller koymalı (dır.)
1931
Dışarıdan yedek parça getirtmek her günkü işlerdendir. Bu parçaların tarifeye uygulanmasını çözümlemek için bütün gümrükte bir tek fen memuru bulundurulması yeterli olabilir. Böyle bir memur olmaması yüzünden, iş sahipleri bazen ucuz bir parçanın cinsini tespit ettirmek için dışarıdan bir kaç lira ücret karşılığında uzman veya fen memuru çağırmak zorunda bırakılıyor.
1931
Her cins ürünün yetiştiricileri tarafından yapılacak satış teşkilatı arasında, birlikler meydana getirmek ve nihayet bütün vatana yayılmış bir satış kooperatifi federasyonu kurmak bir taraftan da, bunların kredi kooperatifleri ile, bağlantı ve ilişkilerini düzenlemek amaç olmalıdır. Kredi kooperatiflerine oranla, çok nazik ve daha karışık bir şey olan satış kooperatiflerinde bu hedeflere varmak için, uzun yıllar bir idealist heyecanı ile çalışmak ve işçileri, birbirini kovalayan uygulama programlarına bağlamak lüzumlu görünür.