27 Temmuz 2019

Algı Kapıları - Aldous Huxley


İnsanların çoğu, en kötü durumda öylesine acı dolu, en iyi durumda da öylesine tekdüze, mutsuz ve sınırlı bir hayat sürdürüyorlar ki bundan kaçma arzusu ve birkaç anlığına bile olsa kendilerini aşma özlemi ruhun başlıca tutkularından biridir ve bu hep böyle olmuştur. 

Tecrübe insanın başına gelen şey değildir; o insanın o başına gelenle ne yaptığıdır.
Tecrübe, bir insanın başından geçenler değil, başından geçenlerin bıraktığı İzlerdir.

Aşinalık kayıtsızlığı doğurur.

Dış dünya, hayatımızın her sabah uyandığımız, istesek de istemesek de hayatımızı kurtarmaya çalıştığımız yerdir.İç dünyada ne çalışma ne de tek düzelik vardır. Oraya sadece rüyalarda ve derin düşüncelerde gideriz ve orası öyle tuhaftır ki birbirini takip eden iki olayda asla aynı dünyayı bulamayız.

Bilimin büyük trajedisi: güzelim hipotezleri çirkin bir gerçek yüzünden katletmek…


Andre Maurois "Her şeyin ta tepesine çıkmak iyi şeydir, ama, tepeler ıssızdır, soğuktur, ebedi karlarla kaplıdır."



Carl Gustav Jung


   İnsanın varoluşunun tek nedeni, yalnızca var olmanın karanlığına bir ışık tutabilmektir. Dünyanın öbür kutbuna yapılan bu keşif gezisi rağbet görmez; çünkü belirsizlikler ve tehlikelerle doludur.


Bernard Shaw "Keyifler değildir yaşamı değerli yapan. Yaşamdır, keyif almayı değerli kılan."

Biz iki hırsız arasında kendimizi ifade ederiz . Düne ait üzüntüler ve yarına ait korkular.

Para açlığı giderir, mutsuzluğu değil. Yemek mideyi doyurur, ruhu değil.

Mutlu bir aile hayatı dünyada kavuşulmuş cennetten başka bir şey değildir.

 Beğenmediğiniz bir şeyi alkışlamak, yalan söylemenin birçok çeşidinden biridir.

 Hayatta saadeti yapan şeyler çok küçük parçalardır. Bir iyilik, bir gülümseme, tatlı bir bakış, iyi bir dilek...Aslında mutlu olanlar, bu bu küçük şeylerin huzuruna varmış olanlardır.

 Eğer yürüdüğün yolda engeller yoksa o yol seni bir yere götürmez.

 Bir kez kalp kırıldı mı, geriye dönüş yoktur bunun. Hiçbir şeye aldırmaz olursunuz. Mutluluğun sonu, huzurun başlangıcıdır bu.

 Keyifler değildir yaşamı değerli yapan. Yaşamdır, keyif almayı değerli kılan.

Yeryüzünde hüküm süren kuvvet, hayat kuvveti değil, ölüm kuvvetidir.

 Dünyada iki tane trajedi vardır.biri kalbinizdeki tutkuyu yitirmek,diğeri ise kaybettiğiniz tutkuyu geri kazanmaktır.

 Akıllı adam aklını kullanır. Daha akıllı adam başkalarının da aklını kullanır.

 Diş ağrısı çekenler  dişleri sağlam olanları yoksulluk çekenler  parası bol olanları mutlu sanır.

Dertli olmanın sırrı, dertli olup olmadığımızı düşünecek kadar boş vakte sahip olmamızdır.

 Sorun çaresizlik değil, isteksizlik…İsteksiziz; çünkü çocuklukta bize uygulanan ilk şey, içimizdeki isteği öldürmektir.

Birisini tenkit etmek istersek en münasip yer aynamızın karşısıdır.

24 Temmuz 2019

Didem Madak “Benim için şiir tehlikeyi güzelleştirme sanatıdır."

Kibritle oynayan bir çocuğun muzipliğini hissettim hep şiir yazarken. Ve genelde de yangın çıktı. Birileri hep kaçmamı söyledi, yanan yeri bırakıp kaçmamı söyledi ama ben hep o yanan yeri grapon kâğıtlarıyla süslemeye çalıştım." ve ekliyor: "Benim için şiir tehlikeyi güzelleştirme sanatıdır."


 Çiçekli Şiirler Yazmak İstiyorum Bayım!
 
                               "Zenciler prensesi olacağım.
                                Hayat işte asıl o zaman başlayacak"
                                                              Pippi Uzunçorap
Çiçekli şiirler yazmama kızıyorsunuz bayım
Bilmiyorsunuz darmadağın gövdemi
Çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum.
Karanlıkta oturuyorum, ışıkları yakmıyorum
Çalar saat zembereği boşalana kadar çalıyor
Acı veren bir sevişmeyi hatırlıyorum.
Bir bıçağın gereksiz yere parlaması bu.
Yıllardır kendini bulutlarda saklayan
İllegal bir yağmurum.
Bir yağsam pahalıya mal olacağım.
Ben bir bodrum kat kızıyım bayım
Yalnızlıktan başka imparator tanımaz bodrumum
Bir süredir plastik vazolar gibi hiç kırılmıyorum
Fakat korkuyorum. Birazdan da
Kırk üç numara ayakkabılarınızla
Bahçede oynayan çocukların üstüne basacaksınız
Bu iyi olmaz bayım!

"gün akşam oldu" diyorum.
Ekmek kırıntıları atıyorum kuşlara,
Cam kırıkları yiyorlar.
Rüyamda bir kâse dolusu suyun içinde
Rengârenk yap-boz parçacıkları
Anlatmak istiyorum, dinlemiyorsunuz.
Hayır, sanırım sabahı bekleyemem.
Bilmiyorum.
İnsanlar rüyalarını acilen anlatmalı.

On dört yaşındaydı ruhum bayım
Bir mermer masanın soğukluğunda yaşlandı.
Protez bacaklar taktılar ruhuma ince ve beyaz
Gıcırdaya gıcırdaya dolaştım şehri.
Protez bacaklarıma bile ıslık çaldılar
O ara içimde çiçeklerden oluşmuş
bir silahsız kuvvet ablukaya alındı
Sinemalarda da "orgazm gıcırtıları" oynuyordu.
Kaçmaya çalıştım. Olmadı.
Bu nedenle, çiçekli şiirler yazmayı
ruhum açısından faydalı buluyorum bayım.
Neyse işte
Ben her filmi hatırlarım
Sinemaların hiç bitmeyen gecesine
sığındığım çok oldu.
"Sofi'nin Tercihini" seyrederken çok ağlamıştım.
Öpüşen guramilerle ilgili bir film yapsalar
Onu da mutlaka hatırlardım.
İnsan içinde çevrilen bir çıkrığın sesini unutur mu?
Hem sonra ben hatırlamaya alışkınım
Bir "eşya toplayıcısıyım" bayım.

Büyük gemiler de yok artık bayım
Büyük yelkenler de
Büyük kâğıtlar yakmak istiyor şimdi canım.
İşte az önce bir karabatak daldı suya
Bir süredir kayıp
Dünyayı yutmuş olarak çıksa da ortaya
Ölüm çok iri bir sözcük değil bayım.
Kasımpatları kadar acı kokuyorum biliyorum.
Ama siz sobada sucuklu yumurta pişirip yiyen
Yoksul bir aşkın güzelliğini bilir misiniz?
Bir gül, bir güle derdi ki görse…
Yalan söylüyorum
Güller bu sıra hiç konuşmuyor bayım.