12 Ekim 2020

Cahit Sıtkı Tarancı - Yağmurdan Sonra Güneş

 Yaşamak! Göğe bakmak hürriyeti, çiçek koparmak keyfi, kedileri, köpekleri okşamak saadeti! Yürümek, durmak, etrafa bakmak, kaşınmak, kendi kendine söylenmek, taşın sertliğini, yaprağın yumuşaklığını, bulutların beyazlığını idrak etmek! Hele nefes almak, şöyle göğsünü şişirerek bol bir nefes almak! Ya güneş, ya yağmur, ya kar… Kardeşim, yaşamak başlı başına harikulade bir hadisedir.

Cahit Sıtkı Tarancı’nın gazete sayfalarında kalmış, Gün Eksilmesin Penceremden adlı kitabına dahil edilmemiş 39 öyküsü ilk kez kitaplaşarak okurla buluşuyor. 1935 ile 1947 arasında gazetelerde yayımlanan bu öyküler, titiz bir çalışmayla derlendi ve baskıya hazır hale getirildi.

Hayata, aşka, aile ilişkilerine dair bu enfes öyküler, büyük bir şairin engin şiir dünyasına eklenmiş dipnotlar gibi de okunabilir.

“O, bu hikâyeleri belki para için yazıyor, ama bu yüzden sanatından hiçbir fedakârlık etmiyordu, bir araya getirilmesini o kadar dilediğim o hikâyelerin hepsi, Cahit’in sevimliliğinden bir şey taşıdıkları gibi, çoğu, o yıllarda yaşadığı hür, her kayıttan azade bohem hayatını da en güzel aksettiren Cahit’in sevdiği bir kelimeyle aynalar oluyordu.”

 

Fakir Baykurt "İnsanda mantık olmalı. Düşünce olmalı. Düşünce nasıl olur? Bilgiyle olur. Bilgi de kitaplardadır."

 

Cahilliği yok edecek ilaç bilim değil mi? Evet, bilim. İşte o da kitapların içindedir. Cahilliği ancak okumakla yenebiliriz. Karanlığı okuyup öğrenmekle, kafayı ışıklandırmakla yenebiliriz.

 

 "Eşekli Kütüphaneci"


Yıldız Kenter Londra’da, 1955


 


Attila İlhan - Elde Var Hüzün

söyleşir
evvelce biz bu tenhalarda
ziyade gülüşürdük
pır pır yaldızlanırdı kanatları kahkaha kuşlarının
ne meseller söylenirdi mercan koz nargileler
zamanlar değişti
ayrılık girdi araya
hicrana düştük bugün
ah nerde gençliğimiz
sahilde savruluşları başıboş dalgaların
yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller
elde var hüzün
o şehrayin fakat çıkar mı akıldan
çarkıfeleklerin renk renk geceye dağılması
sırılsıklam aşık incesaz
kadehlerin mehtaba kaldırılması
adeta düğün
hayat zamanda iz bırakmaz
bir boşluğa düşersin bir boşluktan
birikip yeniden sıçramak için
elde var hüzün

 

Ayten Alpman - Yaz Yağmuru