27 Aralık 2019

Dalai Lama “Yaşlılığında hatıralarıyla keyif alacağın iyi ve onurlu bir yaşam sür.”

“Eğer başınıza bir trajedi gelirse, umudunuzu yitirmeyin. Bunu hayatınızdaki kötü şeyleri daha iyi yapacak bir fırsata dönüştürün.” 
 
“İyimser olmayı seç, daha iyi hissedersin.”

“İster pozitif olsun ister negatif, eylemlerimizin kalitesi motivasyonumuza bağlıdır. Bundan dolayıdır ki zihnimizi dönüştürmek zorundayız.”

“Üç kurala uy: Kendine saygı duy, başkalarına saygı duy ve tüm eylemlerinin sorumluluğunu üstlen.”

“Sevgi ile dolu bir kɑlp, dingin bir zihin için gerekli olɑn kendine güveni ve içsel gücü ɑrttırır.”

“Her şeyin yanlış gittiğini düşündüğünüz bir anda, hayatınızda harika bir şey meydana gelir.”

“Gençlerimizin zihinlerini eğitirken, onların kalplerini de eğitmemiz gerektiğini unutmamalıyız.”

“Uyku, en iyi meditasyondur.” 

“Eğer her 8 yaşındaki çocuğa meditasyon yapması öğretilirse, sadece 1 jenerasyonda dünya üzerindeki tüm şiddeti ortadan kaldırırız.” 

“Kendi içindeki tek bir eksikliğin bilincinde olmak, bir başkasının bin kusurunun farkında olmaktan çok daha faydalıdır.” 

“Başarınızın değerini, onu elde etmek için neleri feda ettiğinizle ölçün.” 

“Unutma ki, büyük aşklar ve büyük başarılar, büyük riskler barındırırlar.” 

“Bu dünyanın daha fazla başarılı insana ihtiyacı yok. Aksine bu dünyanın acilen ve her türden barışçı, iyileştirici, onarıcı, öykücü ve sevgi dolu insanlara ihtiyacı var.”

“İster bir gün, ister bir yüzyıl yaşayalım, asıl soru hep var olur: Hayatımızın amacı nedir, hayatınızı anlamlı kılan nedir?”

“Mümkün olduğunca nazik olun. Ki bu, her zaman mümkündür.”

“Acı karşısında takındığımız temel tavır, acıyı yaşama biçimimizde büyük farklılık oluşturur.”

“Eşzamanlılığın rehberliğine açığım ve beklentilerin beni engellemesine izin vermiyorum.” 

“Mutluluk hazır bulunan bir şey değildir. Kendi eylemleriniz sonucu ortaya çıkar.” 
 
 “Aslında herkes mutlu olmayı ister, kimse acı çekmek istemez. Ve mutluluk dış etkenlerden değil, kendi alışkanlıklarımızdan gelir. Eğer kendi zihinsel tutumlarınız doğru ise, düşmanca bir atmosferde olsanız bile kendinizi mutlu hissedersiniz.”

Dostoyevski - Karamazov Kardeşler

Kendine yalan söyleyip, söylediği yalana inanan kimse sonunda işi, kendi içindeki, çevresindeki gerçekleri tanımamaya, bunun sonucu kendi içindeki, çevresindeki gerçekleri tanımamaya, bunun sonucu olarak da kendisine ve çevresindekilere saygı duymamaya dek vardırır.   kendi kendine olan saygısını yitirince içinde sevgi diye bir şey de kalmaz insanın. içinde sevgi olmayınca oyalanmak, eğlenmek için kötü tutkulara, iğrenç şehvete bırakır kendisini, hayvanca yaşamaya başlar. bütün bunların tek nedeni insanın, çevresindekilere ve kendi kendine yalan söylemesidir.   kendine yalan söyleyen kimse herkesten çabuk da gücenebilir. gelgelelim, gücenmek bazen hoş bir şeydir, ne dersiniz? onu hiç kimsenin incitmediğini, hakaret etmediğini bile bile, hiç yoktan hakaret yaratmak, iş olsun diye kendi kendine yalan söylemek, olayları büyütmek, bir sözcüğü diline dolamak, pireyi deve yapmak bazen insana zevk verir. bunun böyle olduğunu bilir, bilir ya, gene de önce kendisi gücenir, zevk duyarak, büyük bir zevk duyarak gücenir, zevk duyarak, büyük bir zevk duyarak gücenir, sonra da yürekten bir kin beslemeye başlar kendine hakaret eden insana... 


Vincent van Gogh "Yıldızları ve göklerdeki sonsuzluğu farkedin. O zaman hayat neredeyse büyülü gözüküyor."

Doğanın güzelliklerini duymak, hatta çok derinden duymak bile, dinsel duygu ile aynı şey değil, ama bu ikisinin birbirlerine çok yakın olduklarına inanıyorum.

       Ölümüne yakın zamanda yazdığı mektuplardan birinde insanlığa Ah, asıl imansızlar, bu gördüğümüz güneşe inanmayanlardır.” diyerek isyan eder.


Bu Şiir Kederlidir - Haydar Ergülen


Gözlerin üstüme eğilince yüreğim taşabilir
sesinle batık aşklar çekilir kıyılarıma
ne bahçesi kalır gecenin ne suların feneri
dağlar küsebilir bize denizler terk edebilir
sonumu yitiririm senin karanlık ormanında
 
Gözlerindeki telaş kimin bakışlarını dindirebilir
gözlerin kimsenin bakmadığı bir çocuk gibi
ıssız ve öyle kırılmış ki hiç susmayabilir
gün gelir kötü bir şiir bile dokunur insana
çünkü bazı sözcükler anılardan da kederlidir

Bu şiir kederlidir çünkü gözlerin kederlidir
bu şiir kederlidir çünkü… ağlama şimdi
gözlerin gözyaşlarından da kederlidir!


Gitmek mi Yitmektir, Kalmak mı? - Birhan Keskin

“Gitmek mi yitmektir, kalmak mı?” artık bilmiyorum…
Yerini yadırgayan eşyalar gibiydim ya ben hep!
Ve inançlı, gitmenin bir şeyi değiştirmediğine.
Bilemem, belki bu yüzden
Ben sana yanlış bir yerden edilmiş,
Bir büyük yemin gibiydim…
Beni hep aynı yerimden yaralayan o eve
Yine de döneyim, döneyim istedim.
Ah benim sesimle;
Söylesem de, inanmazlar
Benzemiyor çünkü bir dile.
Döndüğüm, döndüğüm ama döndüğüm
Döndüğüm bu sema sensin, döndüğüm.
Sen benim kara ömrüme vuran
Suyumu harelendiren  sevincimdin…


Onu sevebileceğinin en yücesiyle sevdin.
Titreme daha fazla kalbim!
Bağışla kendini artık onu da…
Bırak gitsin, bırak gitsin.
O senin en ezel gününden kaderin.
Sen onu nasılsa bin kere daha…
Seveceksin.