21 Mart 2018

21 Mart Dünya Şiir Günü

 
İçinizde bulamadığınız şiiri başka yerde aramayın.




Aşık Veysel - Sen bir çiçek olsan ben bir yaz olsam



Her sabah her sabah suya giderken
Yar yolunda toprak olsam toz olsam
Bakıp dört köşeyi seyran ederken
Kara kaş altında ela göz olsam

Uğrunu uğrunu giderken yola
Nice dilsizleri getirir dile
Gövel ördek gibi inerken göle
Ya bir şahin olsam ya bir baz olsam
 
Veysel ördek olsun sen de göl yarim
Yeter artık kerem eyle gel yarim
Lale sümbül mor menekşe gül yarim
Sen bir çiçek olsan ben bir yaz olsam


Louise Rouse 'Bahara Bereket Dansıyla Girin.'


 

Bahar bereket tohumları ekmek için mükemmel bir zamandır. Çiçekler rengarenk açar, bahçeler lezzetli meyveler verir, güneş aile ve arkadaşlarla doğada keyifli vakit geçirmeniz için ışıldar. Bereket pek çok insana göre pek çok şeydir.

Hiç birisini para dansı yaparken gördünüz mü? Ellerini iki yana açmış, dairesel hareketler yaparken bir yandan da “Paralıyım, paralıyım” diyen birini? Para dansı sizi gülümsetir ve mutlu enerji yayar. Hayattaki her şey bir dansa dönüşebilir. Hangi dans olduğu ise size bağlıdır.

Kendini Sevme Temeli  Profesyonel dansçılar, her dans hareketi için mide kaslarınızın içsel destek sistemi görevi gördüğünü bilir. Güçlü bir merkeze sahip olmadan, parmak uçlarınızda durmak veya bacaklarınızı esnetmek çok risklidir. Aynı şey bir ev için de geçerlidir. Güçlü bir temel olmadan, duvarlar yıkılma tehlikesi taşır. Bereket dansında merkeziniz kendini sevmek için içsel temel oluşturur.
Kendini sevmenin ilk adımı ellerinizi midenize koyup güçlü bir şekilde değerli olduğunuzu hissetmektir. Ardından derin nefes alırken ruhunuza “Seni seviyorum” deyin. Sevginin özünün bedeninizden yükseldiğini, kafanızın üstünden evrene ulaştığını, ardından tekrar vücudunuza dönerek ayaklarınıza doğru indiğini ve toprak anaya döndüğünü hayal edin. Bunu toprak ile bağlantı kurduğunuzu hissedene kadar tekrarlayın. Ardından şarkı söylemeye başlayın: “Kafamı seviyorum, yanaklarımı seviyorum, omuzlarımı seviyorum, kollarımı seviyorum, midemi seviyorum, bacaklarımı seviyorum ve ayaklarımı seviyorum. Her tarafımı seviyorum.” Aklınıza gelen her melodide söyleyebilirsiniz bu şarkıyı. Kendinize çocuk gibi şarkı söyleyip dans etmeye izin verdiğinizde mutluluk titreşimleriniz de yükselecek.

Sevgi Titreşimlerini Artırın Bacaklarınızı desteklemek için merkezinizi kullanarak eğlenceli bir şekilde çevrenizdeki her şeye sevgi enerjisi aşılayın. Sevgiyi bu şekilde dağıtırken, diğerlerine de sevgi göndermeyi ihmal etmeyin. Sadece kendinize değil, tüm dünyaya sevgi ve mutluluk dağıtıyorsunuz. Kalbinizi ne kadar genişletirseniz, titreşimler o derece güçlü olur. Nasıl bir bahçeyi sulayıp onu canlandırıyorsanız, aynı şeyi ruhunuza yapıyorsunuz. Aptalca davranmak neşeli olmanın yollarından biridir. Kahkaha bulaşıcıdır, tıpkı mutluluk ve başarı gibi. Enerjinizin genişlediğini hissederken, sağa dönün ve “Feminen enerjiyi seviyorum” deyin. Ardından sola dönün ve bu kez “Maskülen enerjiyi seviyorum” deyin. Sonra göğe bakıp “Yukarısını seviyorum” diye tekrarlayın. Ardından da yere bakıp “Yerdeki her şeyi seviyorum” deyin. Sevgi titreşiminizin genişlediğini hissediyor musunuz?

Minnettarlığı Uyandırmak Vücudunuz hareket ederken, ona birkaç minnettarlık hareketi katın. Minnettar bir kalp iyi titreşimlerinizi artırır ve karizmanızı yükseltir. 4 ana yöne ayrı ayrı dönerek minnettar olduğunuz şeyi tekrarlayın.

Yaratıcı Bir Görüntü Oluşturma Bu yaratma dansı. Bir senfoniyi yönettiğinizi düşünün. Hayallerinizi yaratmak için kullandığınız şarkı nasıl bir şey olurdu? Ardından kocaman bir tuvali olan bir sanatçı olduğunuzu düşünün ve neyi arzuluyorsanız, onu tuvale aktarabileceğinizi hayal edin. Sanatçı tuvali boyarken, kendinizi bu resimde görebiliyor musunuz? Bu size nasıl hissettiriyor? Ardından en mükemmel halinizle bir filmin içinde olduğunuzu düşünün. Ruhunuzun bütün derinlikleriyle olan bağınızı hissedin: Şarkıyı duyun, dansı hissedin, yapılan resmin içine olun ve filminizin başrolünde oynayın. Bu hislerle dans edin.
Bu dansta kaldığınız için tebrik ederim. En zor sorulardan biri ne istediğinize cevap vermektir. Oynamak ve hayal kurmak ruhunuzu besler.

Niyetinizi Ortaya Koymak Ellerinizi havaya kaldırın, neşeli bir şekilde dans edip şarkı söylerken şunları tekrarlayın: “Bu ya da bundan daha iyisi olabilir.” İnancı olumlamak ve hayatın akışına güvenmek. Niyetinizi mutlu bir kalple belirtin. Mutluluk titreşimlerinizin temiz kalmasını sağlar. Ellerinizi iki yana koyduğunuzda, sarsılmaz inancı hissedin. Niyetinizi bilmek bereket kanallarını açtı.

Eyleme Geçmeye Hazır Olun Odada yavaşça dolaşmaya başlayın ve kendinize şu soruyu sorun: “İsteklerimi gerçekleştirmek için bugün ne yapabilirim?” Eylem burada hayati öneme sahiptir. Eylem olmadan, hareketleriniz sadece hayal dansıdır. Bebek adımlarına güvenin.

Sonuç olarak dans bu anda olmakla ilgilidir ve yapmakla-olmanın birlikteliğinden oluşur. Ellerinizi yukarı kaldırın ve “Sendeki güzelliği görüyorum ve bunun benim güzelliğimin bir yansıması olduğunu biliyorum. Teşekkürler.”


18 Mart 2018

18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü

 
M.Kemal Atatürk'ü 
Tüm Şehit ve Gazilerimizi Minnet Şükran ve Saygıyla

Benimle beraber burada muharebe eden bütün askerler kesin olarak bilmelidir ki bize verilen namus görevini eksiksiz yapmak için bir adım geri gitmek yoktur. Uyku, dinlenme aramanın, bu dinlen­meden yalnız bizim değil, bütün milletimizin sonsuza kadar mahrum kalmasına sebep olacağını hepinize hatırlatırım. (Mustafa Kemal Atatürk)

Harpte iki meş’um (uğursuz) şey vardır. Bunlardan biri taş duva­ra körükörüne yüklenmek, diğeri kuvvetleri birtakım ayrı ve bağlan­tısız harekata dağıtıp körletmektir. Biz bu iki ahmaklığı yapmanın tehlikesiyle karşı karşıyayız. (İngiliz Başbakanı Asquith)

Ordunun yardımı olmaksızın Filo’nun başarı sağlayabileceği ümidine kapılmıştım; fakat şimdi bu işte müşterek bir harekatın zo­runlu olduğunu anlıyorum. (Churchill)

Türkler, Çanakkale’yi zorlayan çağının en ileri tekniğine sahip güçler karşısına adeta bir kale gibi dikilmişlerdir. (Churchill)

Bu Türk kıtaatının cesaret, metanet ve se’bat cihetiyle takdir ve senaya liyakati, her şüphenin fevkinde bulunmuştur. Donanmasının ateşiyle de, en müessir surette muavenet gören pek cesur bir düşman taarruzlarına karşı sayısız muharebelerde bu kıtaat mevkilerini muhafaza etmişlerdir. (Alman Generali Uman von Sanders)

Avrupa’da hiçbir asker yoktur ki, bu ifadenin altını çiziyorum, * Türklerle mukayese edilebilsin. Almanların müdafaada gayet iyi oldukları kabul olunabilir. Fakat siperlerde onlar dahi Türklerle kıyas edilemez. Misal olarak Gelibolu’yu zikretmek isterim. Orada bizim gemi ateşlerimizle büyük zayiata uğrayan kıtalar, Türk olmasalardı. Yerlerinde kalamaz ve derhal değiştirilirlerdi. Halbuki, Türkler, bütün muharebe müddetince yerlerinde kaldılar. (General Tawshend)

Çanakkale Boğazı’ndaki Türkler ve Almanlar da 18 Mart’ı aralık­sız takip eden sessiz günler, şaşkınlık ve sonra da, büyük bir sevinç uyandırdı. Moral, son derece yüksekti. Kaleler ve tabyalardaki ha­sar da kolaylıkla giderilmiş olmakla beraber, ağır bataryaların cep­hane durumu-ciddiyetini koruyordu. (Robert Rhodes James)

Çanakkale müdafaası, üç mucizeler muharebesidir. Hali kurtar­dı; maziye hamaset ve azametini iade etti; vatanımızı bir vatanı ebedi yaptı. (Sami Paşazade Sezai)

Zafer, “zafer benimdir” diyebilenindir,

Hiçbir zafere çiçekli yollardan gidilmez.

Zaferin büyüklüğü, savaşın çetinliği ile ölçülür.

Zafer, barışın en kısa yoludur.