29 Şubat 2016

Rıfat Ilgaz - Ormanız Biz

Yaşayıp gidiyoruz bir arada Meşe, çam, köknar, kayın? Bırakın kirli kentlerinizi, Biraz da aramızda yaşayın! Varsın derinde olsun köklerimiz Yükselmek için yarış bizde. Görülmüş mü ağacın ağaca kıydığı, Sevgiyle yaşamak barış bizde! Mutluyuz birlikte yaşamaktan Meşe, çam, köknar, kayın? Sarılın toprağınıza bir çınar gibi Bize de kendinize de kıymayın. Ne demiş en büyük ozanımız Neden kulak vermiyorsunuz sesine Bir ağaç gibi hür yaşayın dememiş mi, Ve bir orman gibi kardeşçesine? 
 

Rıfat Ilgaz - Dört Mevsim

YÜZYIL’ımı dörde böldüm? Her bölümü bir mevsim, Biri kaldı, üçü gitti? YAZ’ı gitti, GÜZ’ü gitti, Karlı, tipili KIŞ’ı gitti, Yemyeşil bir bahar kaldı!


28 Şubat 2016

Türk Edebiyatı'nın usta kalemi Yaşar Kemal

Şu insanlar, şu dünyada var oldukça her şeye akıl erdirecekler, kartalın uçuşuna, karıncanın yuvasına, ayın, günün doğuşuna, batışına, ölüme, kalıma, her şeye akıl sır erdirecekler. Karanlığa ışığa, her şeye, her şeye akıl erdirecekler, tek insanoğluna güçleri yetmeyecek. Onun sırrına ulaşamayacaklar...Ağrıdağı Efsanesi 
 
Bizi düşünmeye alıştırmamışlar. Üstelik de düşünmeyelim diye ellerinden geleni yapmışlar. Allah beterin beterinden saklasın derler, bir de düşünenleri, gelin şuna düşünenleri demeyelim, düşünmeye çabalayanları hep öldürmüşler. Düşünmek, kişiliği olmak demektir. Düşünmek, en küçük anlamda, var olmak demektir. Ve insanlar düşünmeyi öğrendikleri zaman, dünyayı tarttıkları, ölçtükleri biçtikleri zaman, birtakım çıkarcıların, insanları yüzyıllardan bu yana köle olarak kullananların, ya bu çeşit, ya da şu çeşit, çanlarına ok tıkandı, demektir. Bizim çıkarcılarımız, çok kurnaz davranmışlar. Bilmişler ki, düşünen adam arayan adamdır. Arayan adam birtakım yenilikler bulan adamdır. Donmuş bir durumu parçalayan adamdır. Durumu olduğu gibi tutmak için insanları düşündürmemişler. İşte bizim tarihimiz aşağı yukarı bu. Bakar mısınız Osmanlı, İslam tarihine, kaç kişinin derisini yüzmüşler? Bu derisi yüzülenlerin birçoğunu tanıyoruz. O kadar da masumca, o kadar da az aykırı düşünmüşler ki, gene de düşünceye önderlik ettiklerinden dolayı yakalarını, derilerini zalimlerin ellerinden kurtaramamışlar...Zulmün Artsın

Kendine güvendiğin için yalancı değilsin. Yalan dolan bilmediğin için yalan karşısında yenileceksin. Yalanın gücü doğrunun güçsüzlüğünden değildir. Yalan teşkilat kurmuş, doğru yalnızdır. Yalanın geleneği var, senin doğrunun her gün yeniden yaratılması gerek. Her gün bir şafak çiçeği gibi yeniden açması gerek. Sen yenileceksin. Yenilmenin tadına varacaksın. Doğru yenilmeli. Yenilmeyen doğru yenmiş sayılmaz. Doğru yenile yenile öyle keskin bir hale gelmeli ki… Yüz bin yıl su altında, yıkanmış, düzelmiş çakıltaşı gibi ...Teneke

Kim bilir, bir insanın iyilik mi kötülük mü, dostluk mu düşmanlık mı düşündüğünü şöyle yüzüne bakınca, Kim bilir? Tanışmadan, konuşup görüşmeden bir insan korkuludur, başka bir şeydir. Yani herhangi bir şeydir. Konuşup görüşüncedir ki işte o zaman insan insan olur. Tanışmadan görüşmeden bir insan bir ıssız ada gibidir. Tehlikelerle doludur...Tek Kanatlı Kuş

"Dağlar, insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa, şimdi en güzel şiir, barıştır."

"Dünyanın bütün kötülüklerine baş kaldır. Bazen senin iyiliğin başkasının kötülüğüne de olabilir. Kendi iyiliğine de baş kaldır."

"İnsan, evrende gövdesi kadar değil, yüreği kadar yer kaplar."

Belki kuşlar çok derin, eski bir içgüdüyle buraya, o zaman kesilmiş olacak olan şu ulu çınarın üstüne, göğüne uğrayacaklar, bir an duraklayıp bir şeyler arayacak, bir şeyleri anımsamaya çalışacak, beton yığını evlerin üstünde küme küme dolaşacak, konacak bir yer bulamayıp bir uzak keder gibi başlarını alıp çekip gidecekler...Kuşlar da Gitti
 
O mavi kuştan, yanar döner kuştan... hani, su kıyılarındaki yarları yılan deliği gibi deler, çok derinlere kadar deler, ta dibine, toprağın altına gider, oraya yuvasını yapar. yuvalarının ağzında da her zaman bir çiçek biter. ya bir yoğurt çiçeği, ya bir pampal, ya ağınağacı çiçeği, ya bir su püreni. o kuş çiçeksiz edemez, işte o kuştan bir tane tutmalı...Yer Demir Gök Bakır

Şu dünyada her bir yaratığın tutunacak bir dalı var, insanın yok. Şu dünyada yalnız kalan, kimsesiz çaresiz olan yalnız be yalnız insandır. Herkesin, her şeyin yaşaması, ölümsüzlüğü var, insanın yok. Ağaç, kuş, otlar, böcekler, yılanlar çiyanlar, hiç birisi, hiç birisi yok olmuyor. Ama insan yok oluyor. Çünkü insan kendinde başlayıp, kendinde bitiyor...Çukurova'da Kaybolmak
 
İnsanı yürek değil, düşünce yürekli yapar. Koşullar yürekli yapar...Bindiler de çektiler gittiler, o iyi insanlar , o dünya güzeli atlara ...
Çukurova'da Kaybolmak
 
O yiğitler , o her birisi kaplan örneği şahinler, o ceren gibi atlara bindiler de başlarını aldılar gittiler. Bir daha, bir daha hiç gelmeyecekler. Hiç hiç hiç! Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık.Şu dünyanın yaşaması müşkül hal ilen. Bin iyiyi bir kötüye kul eden...Demirciler Çarşısı Cinayeti 

“Ben diyorum ki size

Bir dil bulacağız her şeye varan

Bir şeyleri anlatabilen

Böyle dilsiz, böyle düşmanca,

Böyle bölük pörçük

Dolaşmayacağız bu dünyada”...Bugünlerde Bahar İndi

 

Yaşar Kemal’i  28 Mart 2011 tarihinde Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin ödülünde, konuştuğu o cümleleri“Yazarları, gazetecileri, gazeteleri satın almak, batan Osmanlıdan kalma bir gelenektir. Daha da yoğunlaşarak sürüyor. Özgürlük düşüncesi sınırsızdır. Basın, dünyamızdaki pek çok kötülüğün bilinmesini, duyulmasını sağlayarak önemli savaşımlar vermiş, kahramanlar yetiştirmiştir. Düşünceyle uğraşmak, düşünceye önem vermek baskıcı düzenlerde her insanın başını belaya sokuyor. Bugüne kadar basın şöyle bir doyasıya özgürlük yüzü göremedi. Hep baskı, hep baskı, hep satın alma…Yargı mekanizması adalet yerine öfke ve korku kaynağı olursa işte bir ülke böyle olur. Hapishane kötüdür, ölüm gibi. Bilincine varınca düzleşir, olağanlaşır. İnsan soyunu zulüm kadar hiçbir şey küçültmez. Ne derler, zulmün artsın ki tez zeval bulasın… Zulüm aşağılık, insanlık dışı bir şeydir, ölümden de beterdir. Bilincine varınca olağanlaşır. Hepsinden beteri de insan soyunun yakasına yapışmış korkudur. İnsan, insan soyu korkuda çürümez. Zulüm aslında korkudur! Diyorum ki, korkulmasın, bugünkü, bu gelip geçici duruma bakıp umutsuzluğa düşmenin bir gereği yok… Bugün hapishanelerde veya mahkeme kapılarına gitmeyi beklerken mesleğinin ve insanlık onurunun hakkını verenler var. Onlar ve onların hakları için omuz omuza yürüyen, sesini yükseltenler insanlığımızın daha bitmediğini, vurdumduymazlığımızın bizi öldürücü hale getirmediğini kanıtlıyorlar. İnsanoğlu umutsuzluktan umut yaratandır. Demokrasiyi yaratmak insanlığın büyük gücü olmuştur. Çok söyledim, tekrar söylüyorum. Ya demokrasi ya hiç…Ve Türkiye hiçe layık değildir. Selam olsun düşünce özgürlüğü ve insan hakları için direnen meslektaşlarıma. Selam olsun insanlık toptan tükenmedikçe umudun da tükenmeyeceğini gösterenlere!”   Yaşar Kemal



"Evrende iki sonsuz doğurgan yaratıcı güç vardır. Biri insan, öbürü doğa. İnsan, yaratıcılığını yitirdiği gün, doğa yaratıcılığını bitirdiği gün her şey bitecektir."
 

26 Şubat 2016

Bertolt Brecht - Demişsiniz Öğrenmek İstemem Hiçbir Şey


Duyduğuma göre,
hiçbir şey öğrenmek istemem, demişsiniz.
Siz bir milyonersiniz öyleyse.

Korkunuz yok geleceğinizden,
pırıl pırıl önünüz, aydınlık.
Ne güzel kader hazırlamış ananız babanız size,
takılmayacak ayaklarınız hiçbir taşa.
Kalın isterseniz olduğunuz gibi,
ne olacak sanki öğreneceksiniz de.

Bazı zorluklar çıksa da karşınıza,
boş yere üzmeyin kendinizi;
Gösterirler size önderleriniz
yapmanız gereken şeyi.
Öğrenmişlerdir onlar nasıl olsa
bütün engelleri aşmanın yolunu,
bilirler nedir her devirde geçer akça.

İşte her şey önünüzde hazır, ne isterseniz,
gerek yok parmağınızı bile oynatmanıza.
Kurulmuş olsaydı düzen başka türlü,
o zaman gerekirdi bir şeyler öğrenmeniz.

Türkçesi: A.Kadir

24 Şubat 2016

Ugur Gökbulut - Beni İyi Dinle Kızım

Bak kızım; yol arkadaşını, hayat arkadaşını iyi seç.
Sevgiyle büyüdün ve sadece sevgiye alışık senin yüreğin.
bil ki; içinin ısınmadığı herkes incitebilir seni.
Ve seni üzgün görmek benim de nefesimi keser.
Bir adamı seveceksen, sadece sana iyi gelen sözlerine, seni alıp götüren gözlerine takılma, ayrıntılara da takıl kızım.
Gözleri değişebilir, sözleri değişebilir, seni sevdiğini söyleyen adam bir anda hiç de görmek istemediğin bir hale dönüşebilir.
Şimdiyi düşünme hep, ara sıra kaldır gözündeki perdeyi de, biraz da onunla yaşamayı düşündüğün geleceğine bak.
İhanetini, yalanını, saygısızlığını ve benim sende görmeye dayanamayacağım hiçbir davranışını sakın affetme kızım.
Kazancına değil, adamlığına bak. para kazanılır, kaybedilir, ama adam dediğin öyle kolay bulunmaz kızım.
Kolay büyümedin, kolay gelmedin sen bugünlere.
Hayatın seni hırpaladığı zamanlarda da, öyle kolay pes etme kızım. Çünkü yüzünün her halini ezbere bilirim ben.
Seni herkes sevebilir, ama ben seni bir başka severim.
Ne demek istediğimi sen de bir kızın olduğunda anlayacaksın.
Ve bil ki; ömrüm yettiğince yanındayım her zaman.
Sen benim, hep o minik kızım olarak kalacaksın.