01 Ağustos 2021

İbn-i Sina


İbn-i Sina, tıp, psikoloji, farmakoloji, jeoloji, fizik, astronomi, kimya ve felsefe alanında bir deha ve bilim adamıdır. Aynı zamanda "Avicenna" adıyla ve "El- Kanun" (Canon) kitabıyla tıbba yapmış olduğu büyük katkıdan dolayı tüm dünyaca "Modern Tıbbın Babası" olarak tanınır.

İbn-i Sina'nın babası Belh şehrinin ünlü bir bilim adamıdır. Oğlunun doğuştan bir yeteneği olduğunun farkına varmıştır. Bilim adamı olmasından dolayı Sina'nın gelişiminde doğru yönlendirmeleri yapmıştır. Sina, on yaşında Kuran'ı ezberlemiş on dört yaşında ise öğretmenlerinin bilgi seviyesi kendisine yetemez olmuştur. Hafıza ve zekası o kadar olağanüstü seviyelerde olmuştur ki kendisi şu ifadeleri kullanmıştır. "18 yaşıma geldiğimdeki bilgi haznem olmasaydı, şuan hiçbir şeyim yoktu." demiştir. Kim tarafından ne şekilde eğitim aldığı tam olarak bilinemese de otobiyografisinden üst düzey bir eğitim aldığı anlaşılmıştır.

Sina, Hintli bir manavdan Hint matematiğini ve hastalar için yapılan kürler öğrenmiştir. Hastalar için öğrendiği kürleri satarak da geçim kaynağı elde etmiştir. Aynı zamanda gezgin bir bilim adamının peşine takılmış bilgisine bilgi katmıştır.

Sina, alim İsmail el-Zahid'den de İslam hukukuna dair eğitim almıştır.

Sina, Buhara emiri Nuh İbni Mansur'uyu ağır bir hastalıktan kurtarmış ve kendisine Samanoğulları sarayının kütüphanesinde çalışma izni verilmiştir. Burada kendisini felsefe, matematik, astronomi, fizik, kimya, tıp ve alanında oldukça geliştirmiştir. Sonra kütüphanede çıkan bir yangında düşmanları onu kundaklama yapmakla suçlamış ve Sina'da oradan ayrılmak zorunda kalmıştır.

Sina, 16 yaşından itibaren hastalara ücretsiz bakmış ve onları kendi yöntemiyle tedavi etmiştir. Tedavi etmiş olduğu hastalar arasında Buhara Sultanı da bulunmaktadır.

Sina, Samanoğulları kütüphanesinden ayrılmaya yakın 21 yaşından itibaren kendi yazmaya vermiştir. Bu zamana kadar edinmiş olduğu bilgi ve deneyimlerini paylaşmak istemiştir. Özellikle de mantık, etik, metafizik ve benzeri konuları ele almış ve eserlerinin çoğunu ya Arapça ve Farsça yazmıştır.

Sina , 20 yaşında babasını kaybettikten sonra kendisine Gazneli Mahmud tarafından bir pozisyon teklif edilse de O, bu teklifi geri çevirmiştir. Bu teklifin ısrarcı ve tehlikeli boyutlara ulaşması Sina'nın Ürgneç'e gitmesine sebep olmuştur. Ürgenç'te aylık maaş bağlanarak vezirin bilim danışmanlığını yapmıştır. Sina kendisine yakın bölgeler olan Nişabur ve Horasan'da uygun çalışma koşulları yaratmaya çalışmış olsa da, o dönemde isyan çıkmış Vezir Kabus hayatını kaybetmiştir. Aksilikler birbiri ardına gelmiş Sina çok ciddi bir hastalığa yakalanmıştır.

Sina, hastalığını atlattıktan sonra Hazar Denizi'nin kıyısına doğru yol almıştır. Gorgan kentinde eski bir arkadaşına rastlamış onun yanına yerleştikten sonra birlikte öğretmenlik yapmışlardır. Eğitimleri ağırlıklı olarak mantık ve astronomi dersleri ile ilgili konularda olmuştur. Burada bulunduğu dönemde eserlerini yazmaya devam eden Sina, dünyaca ünlü ve önemli eseri olan "Canon of Medicine"ini de buradaki çalışması sırasında yazmıştır.

Sina, çalışmalarını yazarken Hamedan'a gitmeye karar vermiş burada Buveyhi Hükümdarı Şemsüddevle‘yi ağır hastalıktan kurtararak baş vezirlik ünvanına kadar yükselmiştir. Fakat sarayın içinde dönen birtakım entrikalar ve Sina'yı kabul etmeyen saray insanları huzursuzluk yaratmıştır. Ve bu durum Sina'nın sarayı terkedip saklanmasına sebep olmuştur. Şemsüddevle'nin durumunun kötüleşip rahatsızlanması üzerine Sina tekrar saraya davet edilmiş ve vezirlik ünvanıyla tekrar görevine dönmüştür. Hükümdarın ölmesiyle başa geçen oğlu Sina'nın vezirliğini kabul etmemiş bu olay Sina'nın tekrar saray dışında saklanmasına neden olmuştur. Ancak askerler tarafından saklandığı yerde bulunan Sina, 4 aylık bir mahkumiyet yaşamış daha sonra da bu bölgeyi terketmiştir.

İbni Sina, Hamedan'dan kaçtıktan sonra, Kakuyilerin hükümdarı Alaüddevle‘nin koruması altına girmiştir. Burada vezirlik yapmanın yanı sıra bilim adamı olarak çalışmıştır. Bu bölgede Sina'ya büyük bir saygı duyulmuş, gittiği her bölgede ilmi ve dehası yayılmaya başlamıştır. Yarım kalan bilimsel çalışmaları olan matematik, geometri, astronomi ve takvim'e burada devam etmiştir. Aynı zamanda hükümdar ile aralarında güzel bir dostluk kurulmuş Sina, her savaşta hükümdarın yanında olmuştur. Gazzeli Mahmud'un oğlu Sultan Mesud’un İsfahan'ı işgaliyle çalışma koşullarının kalmaması ve evinin yağmalanmasından sonra Sina için huzursuz günler tekrar başlamıştır. Aynı zamanda bu dönemde kolik hastalığına yakalanmış olan Sina, 57 yaşında hayata veda etmiştir.

İbni Sina, bilim felsefesini 3 gruba ayırmıştır. Bunlardan birincisi Yüksek Bilimler; maddeden tamamen bağımsızlaşmış olan metafizik ve mantık bilimleridir. İkincisi Aşağı Bilimler; maddeye bağımlı olan doğa bilimleridir. Üçüncüsü ise Orta Bilimler; maddesinden sadece zihinsel boyutta ayrılan matematik bilimleridir.

Sina felsefeyi de Kuramsal Felsefe ve Eylemsel Felsefe şeklinde ikiye ayırmıştır. Kuramsal Felsefe; mutlak bilgi olan matematik, doğa ve metafizik felsefelerini kapsamakla birlikte Eylemsel Felsefe; Siyaset felsefesi, ekonomi felsefesi ile ahlak felsefesi gibi üç eylemsel dala ayırmıştır.

Sina Tanrıdan gelen ilk varlığın akıl olduğunu ileri sürmüş ve varlık felsefesini olanaklı varlık, kendiliğinden olanaklı varlık ve kendiliğinden zorunlu varlık olarak 3 gruba ayırmıştır.

Hastalıklara neden olan "mikrobu" bulan ilk kişidir.
 
Vitaminlerin, vücutta parçalanarak kana karıştığını dolayısıyla kanın, taşıyıcı bir özelliği olduğunu ortaya koyan ilk kişidir.
 
Vücuttaki yumuşak beyin dokusuyla sert kemik dokusunun iltihap kapabileceği düşüncesiyle yüzyıllardır doğruyu bilinen yanlışı çürüten kişidir.
 
El uzuvuyla vücuttaki iç hastalıkların tespitini yapan ilk kişidir.
 
Şeker hastalığını tanısını idrardaki şeker oranının ölçülmesiyle ortaya koyan ilk kişidir.
 
Dahili operasyonları narkozla yapan ilk doktor olmuştur.
 
İçme suyundan gelen mikropların vücuda zarar verdiğini ve su arındırıcı filtreyi icat etmiştir.
 
Sarılık ve Şarbon hastalıklarının nedenlerini gelişim süreçleriyle birlikte açıklamıştır.
 
Ruh ve sinir hastalıklarına sahip kişilerin Avrupa'daki gibi karanlık odaya koyulmak veya zincire vurulmak yerine hastalara müzik eşliğinde bir tedavi uygulanabileceğini söylemiştir.
 
İbni Sina, tıp ve felsefe alanına ağırlıklı olmak üzere ve diğer alanlarla birlikte toplam 200 kitap yazmıştır. Batılılarca, Orta Çağ Modern Biliminin kurucusu ve "Modern Tıbbın Babası" olarak tanınmıştır.

İbn-i Sina'nın tıp deneyimlerinin yer aldığı sistematik bir ansiklopedidir Tıp'ta Kanun anlamını taşımaktadır. 700 yüzyıl Batı'da ders kitabı olarak okutulmuştur. Latinceye on çevirisi yapılmıştır.

Anlamı "Kurtuluş Kitabı" olan Mmetafizik konularda hazırlanmış bir çalışmadır.

Bu çalışma mantık, fizik ve metafizik 20 bölümlerinden oluşan Sina'nın görüşlerini içerir.

Bu çalışma ise mantık, matematik, fizik ve metafizik konularında yazılmış on bir ciltlik hacimli bir çalışmadır. Defalarca Latinceye çevrilmiş ve ders kitabı olarak okutulmuştur.