13 Nisan 2013

Benjamin Franklin "Kendi esenliği için hürriyetten vazgeçmek isteyenler, ne esenliği ne de özgürlüğü hak etmişlerdir."

Bırak bütün insanlar seni tanısın ama hiç kimse seni tam olarak tanımasın. 
İnsanlar sığ yerini gördükleri dereyi kolay geçerler.
  
    Ayağının kayması dilinin sürçmesinden iyidir.

    Acı olmadan kazanç olmaz.

    Savaş zamanı size kötü adamın kim olduğunu hükûmetler söyler. Devrim zamanı siz kendiniz karar verirsiniz.
   
       İyi bir savaş veya kötü bir barış hiç olmamıştır.

12 Nisan 2013

Baskı ve Sansüre Karşı Sanatçı Nasıl Durur? Lale Oraloğlu

5 Nisan 1967 günlü Milliyet Gazetesi, olayı, şu kelimelerle duyurur: " 'Kadınlar I-ıh Derse' Müstehcen Bulundu: Oraloğlu Tiyatrosu'nda temsil edilmekte olan Aristofanes'in "Kadınlar I-ıh Derse" isimli piyesi, Basın Savcılığınca müstehcen bulunmuştur. Prof. Dr. Sahir Erman, Prof. Dr. Öztekin Tosun ve Prof. Dr. Ayhan Önder'den kurulu bilirkişinin verdiği rapordan sonra Savcılık eserin temsilden kaldırılması için Valiliğe yazı yazmıştır. Ayrıca Savcılık isteği üzerine Beşinci Sulh Ceza Mahkemesi eserin temsiliyle ilgili olarak şu kararı almıştır: "Seyredenlerin ar ve hâyâ duygularını incitici mahiyette müstehcen görülen piyesin sahnelerine ait fotoğrafların suç delili olarak muhafaza altına alınması" Eserin temsiliyle ilgili şahıslar hakkında da kovuşturmaya başlanmış, tiyatro vitrinindeki fotoğraflar da kaldırılmıştır. Tiyatro yöneticileri dün akşam üzeri ve geceki oyunlara gelen seyircilere savcılığın kararını bildirmişlerdir". Bunun üzerine olayı protesto eden Lâle Oraloğlu tiyatro solonunun sahnesinde açlık grevine başlar. Açlık grevinin 9. günüde Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki davaya katılan Oraloğlu, bitkin vaziyette 1.5 saat kendi isteğiyle ayakta savunma yapar. Avukatlar, bilirkişi heyetine itiraz ederler. Mahkeme yeni bir bilirkişi heyeti görevlendirir. Bu heyet oyunun müstehcen olmadığı yönünde rapor verir ve oyun tekrar sergilenmeye başlar.

Işıklar İçinde Yat Lale Oraloğlu...
                                Saygıyla...
tiyatromuzesi.org
 

11 Nisan 2013

Uzak Fırtına - Lale Müldür


yaşayan su arıyorum
ışık taşlarının arasında

oysa sen
yıldız gözlerinle
tahtında oturuyorsun
ayakucunda kumla kaplı sfenksler

doğan güneşe bakıyorsun
zamanın mimarisine

365 sfenks karşı karşıya
mükemmel imgesi bir döngünün

üçüncü yüzünle bakıyorsun
susku-gizem yüzünle
insanın mimarisine

beni görüyor musun

Dalai Lama “Ne tapınak ne de karmaşık felsefeler. Beynimiz ve kalbimiz tapınağımız, şefkatimiz ise felsefemizdir."

Dalai Lama  der ki
 
1. “Büyük aşklar ve büyük başarılar büyük riskler içerir.”
Yüksek performanslı kişiler aslında ortak bazı özellikler taşırlar. Başarıya odaklanmışlardır, yaptıkları işe tutkuyla bağlıdırlar, hedefleri bellidir ve başkalarına nazaran daha çok risk alabilirler. Akıllıca risk alabilmek başarının anahtarıdır.

2. “Kaybettiğinizde, ders almayı atlamayın”
Hata yapmak insana mahsustur. Yaptığınız yada karşılaştığınız hatalara karşı nasıl davrandığınız ne kadar akıllı olduğunuzun kanıtıdır. Çünkü hatalardan alınacak dersler ile aynı hata tekrarlanmaz. Bu yüzden hatalar en iyi öğretmenlerdir.

3. “Hatanızı farkettiğinizde onu düzeltmek için hemen harekete geçin.”
Yapılan bir hatanın farkedilmemesini yada kendiliğinden düzelmesini beklemek hatasına düşmeyin. Düzelmeyecektir. Ne kadar erken aksiyon alırsanız o kadar az stres yaşar, problemin büyümesini önlersiniz.

4. “Hergün biraz yalnız zaman geçirin”
Bazı günler bir saatinizi hoşunuza giden bir şeylere ayırın. Ne yaptığınız farketmez, yeterki hoşlandığınız bir şey olsun. Bu tip şeyler enerjinizi ve konsantrasyonunuzu artırmanızı sağlar. Ayrıca hergün 20 dakika sessiz bir odada oturun. Sıkıcı gelsede bir süre sonra rahatladığınızı göreceksiniz.

5. “Sessizliğin bazen en iyi yanıt olduğunu hatırlayın.”
Düşünerek konuşmak bir erdemdir. İnsan beyni aynı anda yüzlerce düşünceyi dilinizin ucuna getirebilir fakat bunların çoğunun söylenmesi gerekmez. Politikacılara, pazarlamacılara dikkat edin. Çatışmayı gerektirmeyecek kadar az ve öz konuşmak yeterlidir. Bu yüzden bir şey söylemeden önce söylediğiniz sözün nasıl bir etki yaratacağını düşünün ve gerekiyorsa susun.

6. “Bilgiyi paylaşmak ölümsüzlüğü başarmayı getirir.”
"Eğer bir şey öğrenmek istiyorsanız bir şey öğretmeniz gerekir" diyordu bir söz. Bir fikri kabul ettirmenin, benimsetmenin yolu paylaşmaktan geçer. Başkalarının ne bildiğini öğrenmeye vakit harcayacağınıza ne bildiğinizi öğrenmeye vakit ayırın. Uzmanı olabileceğiniz bir konu bulun kendinize. Eğer bu konu sevdiğiniz bir şeyse öğrenmeniz ve anlamanız kolaylaşacaktır.

7. “Ellerinizi değişime açın ama size değer katmayacak değişime değil.”
Bizi biz yapan şeyler vardır. Bizim için önemli olan ve ona zaman ayırdığımız şeyler. Ör. Milliyet blog. Zamanınızı ayırdığınızda elde ettiğiniz değer aldığınız sonuçları belirler. Bu aynı zamanda sizinde motivasyon kaynağınızdır.

8. “Bazen çok istediğiniz bir şeyi elde edememek en büyük şanstır”
Bir şey dilerken dikkat et, ya gerçekleşirse diyede düşünmek gerekir. Bazen istediğimiz şeyleri elde edememek alternatifleri görmemizi sağlar.

9. “Evinizdeki huzur ortamı hayatınızın temeli olmalıdır.”
En kötü durumunuzda size yardım eli uzatacak olanlar ailenizdir. Aile huzurunuzu ve yaşantınızı her şeyin önüne koymanız çok önemlidir. Hayat sizi nereye iterse itsin eğer evinizde huzur varsa aileniz hep yanınızda olacak ve size destek verecektir. Bazen parayı yada başka şeyleri herşeyin önüne koyma hatasına düşmeyelim.

10. “Dünya ile barışık olun.”
Dünyamız çok kırılgan ve barışa çok ihtiyacı var. Herşey birbiri ile bağlantılıdır. Kimin başına kötü bir şey gelse başkalarınında başına kötü bir şey gelebilir. Herkes kendi hayatını şekillendirir ve nasıl şekilendiriyorsa diğerlerinide aynı şekilde etkiler.

Güneş Yiyen Çingene - Buket Uzuner

Güneş Yiyen Çingene, Türk öykü sanatına zengin düşgücü, dinamik ve şaşırtıcı üslubuyla yepyeni bir renk katan Buket Uzuner’in dokuz öyküsünden oluşuyor.

“Genç, modern ve kentli” diye tanımlanan anlatımıyla Buket Uzuner, bu kitabında “gülmek ve düşlemek” eylemlerini ciddiye almamızı öneriyor. Güneş Yiyen Çingene, “Erişilmeyecek hiçbir şey yoktur, çünkü aslında her şey insanın kafasındadır. Güneş bile erişilmez değil artık!” diyor.
Ve her zamanki gibi bütün bunları özgün kara mizah ve güleryüzlü ciddiyet renkleriyle anlatıyor Buket Uzuner.