İlhan Berk, şiir yazmayı şöyle anlattı; "Yazmak mutsuzluktur, mutlu
insan yazmaz. Bu yeryüzünü olduğu gibi görmeme engel olan ve bana bu
yeryüzünü cehennem eden bu yazmak eyleminden kurtulduğum, mutlu olduğum
bir tek şey var: Resim yapmak."
Biliyorum, bu yaşam, sevgi olgunluğundan yoksun, bütün bütüne yokolmadı.
Biliyorum, gün doğarken solan çiçekler, çölde kuruyan dereler bütün bütüne yokolmadılar. Biliyorum, ne varsa geride kalan, ağır ağır ilerleyen bu yaşamda, bütün bütüne yokolmadılar. Biliyorum, daha gerçekleşmedi düşlerim, şarkılarım söylenmedi, ama Senin çalgının tellerinde geziniyor hepsi, bütün bütüne yokolmadılar.
His works are often used as illustrations for science fiction and fantasy literature, including the Polish edition of Frank Herbert's Dune series. "Eserleri, Frank Herbert'in Dune serisinin Lehçe baskısı da dahil olmak
üzere bilim kurgu ve fantastik edebiyat için illüstrasyon olarak
sıklıkla kullanılıyor."
Düşündüklerini bir kez
bile yüksek sesle söyleyememiş, öfkesini karşısındakinin yüzüne bir kez
bile haykırmamış bir insanın bilinç ve duygu dünyasında doğan girdaplar
belki de sabah akşam boğmuştur bu kişiliğini.
Kendi kişiliğinin katili olmak da güç iştir basbayağı.
Susmak.. susmak, hep susmak. Konuşmamak, konuşmamak. Üstlenilen görev
budur bütün yaşam boyunca. İnsanları saran küçük çemberler büyüye büyüye
demokrasinin boynuna bir halka gibi geçer. Suskunluk kural, konuşmak ve
eleştirmek de kural dışı olur bir süre sonra.
Bir kişiye yapılan haksızlığı her insan yüreğinde ve bilincinde
duymalıdır bütün ağırlığınca. Bu sorumluluk bilinci kurulmamışsa her
yeni haksızlık bir “kader” gibi benimsenir bütün toplumda.
Oysa ne yoksulluk ne de haksızlık “kader” değildir. Yoksulluğun ve
haksızlığın nedenleri vardır. Bunları birer birer saptayıp toplumun
önünde haykırmak gerekiyor. “