UnutMADIMAKlımda
02 Temmuz 2024
30 Haziran 2024
Yel Üfürdü, Su Götürdü
Yelkenli yanaşıp, bizimki dışarı çıkarken kaptan yakasına yapışmış:
-Böyle selamsız sepetsiz nereye hemşeri? demiş. Sökül bakalım yol parasını!
Kaptanın bu sözleri bizimkini şaşırtmamış:
-Ne parası istiyorsun benden, ey kaptan başı? diye cevap vermiş. Yel üfürdü, su götürdü, sana ne oluyor? (Kitabın içinden)
Empati
Daha sonra 1909 da Edward Titchener,bu durumun insanlar içinde geçerli olduğunu söyleyerek bu duruma ‘’empathy’ adını vermiştir.
Empati ve İletişim
“Empati, bir insanın, kendisini karşısındaki insanın yerine koyarak onun duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamasıdır. Basit gibi gözüken bu tanımın gerisinde pek çok kuramsal öge bulunmaktadır ve belki de bu yüzden söz konusu tanıma ulaşılması oldukça zaman almıştır.”
"Empati ötekinin makosenlerini giymektir." Bir Kızılderili Atasözü
KURALLAR
'Siz kurallar koymayı çok seversiniz,
Ama kuralları bozmayı daha çok seversiniz.
Tıpkı okyanus kıyısında sabırla kumdan kuleler yapan,
sonra da kahkahalarla onları deviren çocuklar gibi.
Ancak siz kumdan kulelerinizi yaratırken, okyanus
kıyıya kum taşımaya devam eder.
Ve siz onları yerle bir ederken, okyanus da sizinle birlikte güler.
Gerçekten de okyanus, daima masum olanla beraber güler.
Fakat yaşamı bir okyanus ve insanların koyduğu kuralları kumdan
kuleler olarak görmeyen kişiler için ne diyebiliriz?
Onlar için yasam bir kaya ve kanun bu kayayı kendi isteklerine göre
oyup şekillendirmek için kullanacakları bir keski gibidir.
Dansçılardan nefret eden yeteneksiz biri için ne diyebiliriz?
Veya boyunduruğundan hoşnut olup, ormanındaki geyiği başıboş
bir serseri olarak yargılayan bir öküz için?
Peki, derisini dökemediği için, diğerlerini çıplak ve ahlaksız
olarak niteleyen yaşlı bir sürüngene ne demeli?
Veya bir düğün şölenine erkenden gelen, iyice karnini doyurduktan
ve yorulduktan sonra, yemekleri ve eğlenceyi kötüleyen biri için?
Bunlar hakkında söyleyebileceğim tek şey, hepsinin güneş ışığı
altında oldukları halde,
Güneş'e sırtlarını dönmüş olduklarıdır.
Onlar salt kendi gölgelerini görebilirler ve bu gölgeler, onların kanunları olur.
Ve onlar için güneş, bir gölge yaratıcısından başka ne olabilir ki?
Ve onlar için kurallara uymak, başlarını yere eğip, toprak üzerindeki
gölgelerini izlemekten başka bir şey değildir.
Ancak yüzünü güneşe çevirmiş olanlarınızı, toprak üzerine
çizilmiş imajlar durdurabilir mi?
Eğer rüzgârla yolculuk ediyorsanız, hangi rüzgar gülü yönünüzü çizebilir?
Eğer boyunduruğunuzu kırarsanız, ama başka birinin hücresinin
kapısında değil, hangi kanun sizi sınırlayabilir?
Ve eğer dans ederseniz, ama başka birinin zincirlerine takılıp
sendelemeden, hangi kanun sizi korkutabilir?
Orphalese halkı, davulun sesini boğabilir, bir lirin tellerini
gevşetebilirsiniz, ama bir tarla kuşuna şarkı söylememesi
için kim emir verebilir ki? '
27 Haziran 2024
Tesadüf Diye Bir Şey Yoktur
Her hareketiniz evrende bir dalga yaratır. Düşüncelerinizi bilinçsizce diğerlerine iletirsiniz. Eşzamanlılık bir olmanın kanunudur. Hepimiz birbirimize bağlıyız. Herhangi biri veya herhangi bir şeyle sizin aranızda ayrım yok. Hepimiz bağlantılıyız.
Eşzamanlılık
Her tesadüfün size bir mesajı vardır.
Herşey,
geçmiş, şimdi ve gelecek birbirine bağlıdır. Hepimiz eşzamanlıyız. Ne
kadar küçük olduğu önemli olmaksızın herhangi bir hareket sonunda
hepimizce hissedilir. Normalde bir şeyi, almaya hazır olduğunuzda
aldığınızı fark ettiniz mi? Hiç her şeyin doğru gittiği mükemmel bir gün
geçirdiniz mi? İnsanların ve şeylerin tam da doğru zamanda ortaya
çıktığı bir gün? Bu, eşzamanlılıktır. Eğer birkaç saniye erken veya geç
varmış olsanız bir şeyler aynı şekilde sonuçlanmazdı. Siz doğru zamanda
doğru yerdeydiniz. Bu şans veya talih değildi. Her şeyle mükemmel bir
uyum içindeydiniz.
Dedikleri gibi, ''öğrenci hazır olduğunda öğretmen
ortaya çıkar''. İstediğiniz ''şey''le uyumlandığınızda, o ''şey''le
karşılaşmanız daha olasıdır. Bu yüzden benzer insanlar her zaman
karşılaşılaşırlar. Onlar aynı frekansa uyumludurlar.
Titreşiminiz aradığınız şeye uyuyorsa,
onunla karşılaşmak kaderinizdir. Frekansınız isteğinizle aynı ise evren
istediğiniz şeyi size vermek için her zaman bir yol bulacaktır. Radyoyu
açarsanız, doğru frekansı ayarlamadığınız sürece hiçbir şeyi net
duyamayacaksınız. Sadece uyumlandığınızda ''birliği''
hissedebilirsiniz. Siz bilinçli olarak çevrenizdeki dünyayı
değiştiriyorsunuz.
Yoğunluk Anahtardır
Eşzamanlılık
sıklıkla onun doğruluğuna inanan insanlar tarafından görülür. Neden?
Eğer bir olayın şans ya da talih olduğunu söylüyorsanız, evrene zayıf
bir mesaj ya da sinyal gönderiyorsunuz. Zihniniz sizin istediğinizi
yapar ve evren dinler. Evren sizin inanmadığınız bir şeyi görmezden
gelecektir. Sizin ilgilenmediğiniz bir şeyi size göstermeyecektir. Fakat
ne kadar çok ilgilenirseniz o kadar çok göreceksiniz.
Eşzamanlılıkla,
şeyleri oldurmak için çok çabalamazsınız. Sadece olmalarına izin
verirsiniz. Sizin tarafınızdan bir zorlama gerekmez. Eşzamanlılıklar çok
hızlı akar.
Eşzamanlılık bir aynadır ve neye inanırsanız o size geri yansıtılacaktır
Eğer
eşzamanlılık kanununa katılıyorsanız o zaman daha derinden bağlantı
kurar ve daha fazla tesadüf ve eşzamanlılık yaratan güçlü bir mesaj
(dalga) gönderirsiniz.
Aradığınız şeyle uyum içindesinizdir.
Eşzamanlılığın sırrı ve çoğu şey '' bilinçli olarak farkında'' olmaktır.
Bilinçli olarak farkında olursanız , hemen başkalarının göremediği ve
hissedemediği şeyleri görür ve hissedersiniz.
Eşzamanlılık önemli
bir tesadüftür. Niyetiniz ve frekansınız ne kadar yüksek ve keskinse,
eşzamanlılığınız o kadar çabuk açığa çıkar. Bilinçaltınızdaki birçok
bilgi bilince çıkamaz çünkü bu bilgi çok geniş bir bilgidir. O yüzden
bilinçaltınız sadece dünyanızı anlamanıza yetecek kadar açığa çıkar.
Fakat siz bu bilgiyi almaya açık olmalısınız. Evrenle uyumlanmalısınız.
Çevrenizdeki dünyaya ve düşüncelerinize dikkat etmelisiniz.
Yoğunluk her şeyin daha hızlı eş zamanlanmasına olanak verir.
Şans aleyhinize de çalışabilir
Murphy
Kanununu duydunuz mu? Kötü gidebilecek her şey kötü gidecektir, ve
mümkün olan en kötü zamanda. Eşzamanlılık tersine de işleyebilir ve
anlamlı tesadüfler hoş olmayabilir. '' Ben şanssızım'' veya ''geç
kalacağım'' derseniz o zaman eşzamanlılık kanunu sizin aleyhinize işler.
Eğer kötü şeylerin olacağını düşünürseniz negatiflikle uyumlanırsınız.
Aynı anda ne kadar çok kötü şeyin olabileceğini fark ettiniz mi? Bu
olur çünkü siz bilinçli olarak bunu istiyorsunuz ve istemediğiniz şeyi
destekliyorsunuz.
Şansın Gizemi
Şansla (tesadüf) ilgili
çok sınırlı bir anlayışımız var. Bilim, bir şey sayılamıyor veya
hesaplanamıyorsa doğru değildir der. Buna '' deneysel metod'' denir.
Fakat bilim her şeyi açıklayamaz. Zihniniz görme, koklama, duyma, tat
alma ve dokunma ile ilgili beş duyunun ötesini görür. Zihniniz zamanda
ve uzayda istediği yere seyahat etmekte özgürdür.
İnanılmaz bir
tesadüfi buluşma yaşadınız mı? Alışılmadık bir yerde biriyle
karşılaştınız mı? Bunun gibi bir şey olduğunda biz buna talih, şans,
tesadüf diyoruz. Sırf siz bir şeyin olmasının altında yatan sebebi veya
bağlantıyı göremediğiniz için, bu, hiç bağlantı olmadığı anlamına
gelmez. Her zaman bir bağlantı, bir sebep vardır. Tesadüf sadece bir
ilüzyondur.
Her bir şey, geçmiş, şimdi ve gelecek birbirine
bağlıdır. Siz bir şans olayının neden olduğunu göremeyebilir veya
anlamayabilirsiniz fakat bir sebep vardır. Sebep zamanda bir noktada
görünür hale gelir.
Bağlantısı olmayan olaylar ve insanlar arasındaki şans olaylarını tanımlamak için '' eşzamanlılık'' terimini ilk kullanan kişi psikolog Carl Jung'tı. Jung'ın kullandığı diğer bir terim ''kollektif bilinçaltı'' idi. Hepimiz bilinçaltı zihinlerimizle birbirimize bağlıyız. Bilinç ve öz birbirine bağlıdır.
Farklı görünüşe sahip olabiliriz ama hepimiz aynı maddeden yapıldık. Bir dağ, bir ağaç, bir insan, hepimiz aynı maddeden yapıldık. Bu yüzden hepimiz birbirimizle bağlantılıyız. Bir atomu parçalarsanız çok büyük bir gücü serbest bırakırsınız.
Fransız fizikçi Alain Aspect tarafından 1982 de yapılan bir deney gösterdi ki, iki atom (foton) birbirinden ayrıldığında ve birine farklı bir yük verildiğinde (negatif ya da pozitif) diğer atom da zamanda herhangi bir gecikme olmadan, anında yükünü değiştirdi.
Atomların bir mil veya milyonlarca mil uzaklıkta olmaları önemli değildi. Bu Albert Einstein'ın hiçbir şey ışık hızından daha hızlı hareket edemez kanununa ters düşer.
Einstein buna, '' uzaktan ürkünç eylem'' adını vermiştir.
Evren sizinle konuşuyor
Hayatınızdaki görünmeyen güçlere dikkat edin.
Önemli bir tesadüf, evrenin sizinle konuştuğu an gerçekleşir. Dinliyor musunuz? Dinlemek ve almaya hazır olmak inanılmaz eşzamanlılığı yaratır. Fırsatları dikkatlice arayın, tesadüfler doğru yöne gittiğinizi bilmenizi sağlar. Doğru yolu takip ediyorsunuz. Tesadüfteki mesajı bulmaya çalışın. Sezginizle uyumlu mu?
Yüksek benliğinizi dinleyin. Zihninizi sessizleştirin ve dinleyin.
Çoklu tesadüfler yaşıyorsanız bu sizin evrenle mükemmel bir şekilde uyumlandığınız anlamına gelir. Bunun her zaman olmamasının tek sebebi, birçoğumuzun bu inanılmaz durumların neden olduğunu bilmemesi ve eşzamanlılığa inanmayı reddetmesidir. Daha derinden bağlantı kurdukça, daha çok eşzamanlılıkla karşılaşacaksınız. Eşzamanlılık hakkında daha çok şey öğrendikçe, eşzamanlılıkları görmek daha kolay olacak.
Eşzamanlılıklar
Hayatınızda sınırsız eşzamanlılıkların olması için öncelikle geçmiş inançlarınızı bırakmalısınız. Daha sonra, her şeyin yerli yerine oturduğu ''farklı bir dünyaya gireceksiniz.'' Çok ileriyi planlamamaya çalışın. Böylece aldıklarınıza daha açık olacaksınız. Sonuç, çoğunlukla beklediğinizden daha iyi çıkacaktır.
Sadece bir gün boyunca eşzamanlılığa odaklanın ve ne olacağına bakın. Kaybedeceğiniz hiçbir şey yok, kazanacağınız çok şey var. Hayatınız bir daha asla aynı olmayacak. Eşzamanlılık içinizden başlar. Düşünceleriniz eşzamanlılığı yaratır.
Eşzamanlılık aynı zamanda spiritüel uyanışın bir işaretidir
Bu sayfayı okuyor olmanızın sebebi eşzamanlılık. Sizi buraya ne getirdi? İçinizde ne değişti?
Spiritüel yolculuğunuzun tadını çıkarın.
Çev:Burcu Sipahi
Makale:web sitesinden alınmıştır.Yazarı belli değildir.
www.thetreeofawakening.com/synchronicity





