Türkân İldeniz - Yıldızlar Çiçek Açar
Yüreği dünyadan büyük
bir türkü tutturur dört dörtlük
yıldızlar çiçek açar
AŞK yoğurur doğa iştahla - AŞK
başlar NEVRUZ.
TIK
2022 Dünya Şiir Günü
Bildirisi
Türkân İldeniz - Yıldızlar Çiçek Açar
Yüreği dünyadan büyük
bir türkü tutturur dört dörtlük
yıldızlar çiçek açar
AŞK yoğurur doğa iştahla - AŞK
başlar NEVRUZ.
TIK
2022 Dünya Şiir Günü
Bildirisi
Ekinoksta Dünyanın Güneş tarafından aydınlatılmasının gösterimi. Güneş ışıkları ekvatora dik geldiği için aydınlanma çemberi kutuplardan geçmektedir.Nevruz, baharın ilk günüdür ve bu gün kuzey yarım kürede bahar ekinoksunun (gün tün eşitliği) oluştuğu gündür. Güneş ekvatora dik açı ile gelir, gece ve gündüz birbirine eşitlenir. Ayrıca hem kuzey hem de güney kutbu aynı anda gündoğumu hattındadır ve gün ışığı her iki yarımküre arasında eşit olarak paylaşılmaktadır.
Astrolojik olarak 21 Mart, burçlar sırasında ilk olarak yer alan koç burcunun başlangıç günüdür.
2018 yılında, kuzey yarımkürede ekinoks, 20 Mart tarihinde saat 16.15'te (GMT) gerçekleşmiştir.
Nevruz geleneğinin tarihin en son Buzul Çağı'nın bitmesinden hemen önceki günlere yani 15.000 yıl öncesine kadar uzanır. Pers Kralı Cemşid, Indo-Iranlıların avcılıktan hayvancılığa ve yerleşik yaşama geçişini temsil eder. O çağlarda mevsimler, insanoğlunun hayatında günümüzdekinden daha yaşamsal bir önem arz ediyordu ve yaşamla ilgili her şey dört mevsim ile çok yakından ilgiliydi. Kışın ardından gelen baharda yeşillenen bitkilerin olması ve sığırların yavrulaması, insanoğlu için büyük bir fırsat ve bolluğun canlanması demekti. İşte böyle bir dönemde bu Nevruz kutlamalarını başlatanın Kral Cemşid olduğu söylenir.[kaynak belirtilmeli]
Bundan 12 yüzyıl sonrasında, MÖ 487 yılında, Büyük Darius, Persepolis'teki yeni inşa edilmiş olan sarayında Nevruz'u kutluyordu. Son araştırmaların sonuçları bu kutlamaların çok özel bir anlam ifade ettiğini göstermektedir. Sadece Nevruz gününde sabah saatin 06.30'unda güneşin ilk ışıkları gözlemevindeki büyük kabul salonuna denk geliyordu ve bu olay sadece 1400 yılda bir gerçekleşiyordu. Bu durum aynı zamanda Babillilerin ve Yahudilerinde yeni yılı ile çakışıyordu ve bu nedenle, bu kutlamaların eski toplumlar için çok uğurlu ve önemli sayıldığı açıktır.[16] Persepolis yerleşkesinin ya da en azından Apadana'non sarayının ve "Yüz Sütunlu Salonun" Nevruzu kutlamak amacıyla inşa edildiği sanılmaktadır. Eski kitabelerde Nevruz'dan bahsedilmemektedir.
“Gövdesi , uçan bir aslanın gövdesine benzeyen, kadın göğüslü, kadın yüzlü Sphinks adı korkunç bir canavar, ortalığı kasıp kavuruyordu... Eline geçirdiğine bir bilmece soruyor... “Söyle bakalım” dedi Sphinks , “sabahleyin dört, öğleyin iki, akşamleyin de üç ayaklı olan yaratık kimdir?”
Oidipus, “İnsan” diye karşılık verdi. “Çocukken elleriyle, ayaklarıyla emekler, büyüdüğü zaman dimdik yürür, ihtiyarlayınca da bir değneğe dayanır.” Dedi
İnsan yapısı tanrıların, yarı tanrıların kişilikleri, serüvenleri, birtakım efsaneler içinde, kuşaktan kuşağa, ta çağımıza kadar gelmiştir. İşte bu bilgilerin tümüne bugün mitologya diyoruz. Burada size Grek ve Romen mitologyasını başından sonuna en iyi biçimde veren bir yapıtın başarılı çevirisini sunuyoruz. Her aydın kişi, bugün o mitologyalar hakkında geniş bir bilgi sahibi olmak zorundadır.
Çeviren:Ülkü Tamer
Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler gelir, başka komutanlar hâkim olabilir. Mustafa Kemal Atatürk
Thoth (Djehuty); Mısır Mitolojisinde; bilim, edebiyat, kelam ve Kutsal Kitapların Koruyucu tanrısıdır. İnsanların kutsal öğretmenidir.
Thoth, Antik Mısır geç dönem (MÖ 700-323) yazıtlarında ve “Palermo Taşı” ve “Mezar Yazıtları” gibi Antik Mısırlıların ilk eserlerinde adı geçen, Ra’nın kalbini ve dilini tutan tanrı olarak tanımlanır.
Toth Kitabı (Toth'un Kitabı) ise Antik Mısır gizemlerini içerenmetinlerinin bir koleksiyonu gibidir. Varlığı ilk kez on sekizinci yüzyılın sonlarında Paris'te deşifre edilen Turis papirüsü sayesinde anlaşılmıştır. Kitabın İçerisinde hayvanlarla iletişimi sağlayan büyülerden, evrenin sırlarına kadar pek çok bilgi barındırdığı anlaşılmaktadır. Kitap, Toth ve bir öğrencisinin arasındaki diyaloglardan oluşmaktır. Kitapta diyaloglarına yer verilen bir başka isim Tanrı ise Osiris’tir.
Toth’un Kitabının 20.000 ila 36.525 cilt kaleme alındığı iddia edilmektedir. Mısır tarihi boyunca, farklı kişilerce değişik versiyonlarının yazıldığı bilinmektedir.
Osiris; Yeraltı dünyasının hakimi, Ölümsüz yaşam için diriliş ve kuralların koruyucu tanrısıdır....
Toth Kitabı'ndan günümüze ulaşan bir papirüs parçasında Mısır Mitolojisinin kozmik anlaşına dair izler bulunmaktadır...
İşte o metin:
Thot, “Bana İlâhi oluşumun işleyişini ve insanların bu dünyaya geliş ve gidiş serüvenlerini göster?” dileğinde bulunanca Osiris ona gözlerini kapatıp arkasına yaslanmasını söyler.
Thot kendisini uzay boşluğunda göktaşı süzülürken bulur. Gittikçe ağırlaşır, hızlanır, karanlık bir tünelden geçerek, yere düşer. Vücudu kurşun gibi ağırlamış, hareket etmekte güçlük çeker hale gelmiştir...
Gece vakti bir dağın zirvesindedir, Dünya, karanlık ve çıplak olarak gözlerinin önündedir. Gökyüzünden Osiris ona, "Gözlerini yukarıya kaldır da bak!" diye seslenir.
Gözlerini kaldırdığında, içiçe sıralanmış ışıklı yedi kubbe görür. Kubbeler yeryüzünü Doğu’dan Batı’ya kadar tamamen kaplamıştır. En üstekinin üzerinde Samanyolu bir kemer gibi uzanmaktadır. Her biri şeffaf kristali andıran, içleri pırıl pırıl ışıklarla dolu yedi kubbe tüm heybetiyle üstünde durmaktadır. Her kubbede, gezegene benzeyen , farklı renkti bir ışık topu dolaşmaktadır. Her ışık topuna, farklı görünümlerde melekler eşlik etmektedi. Melekler ışık toplarının yanından ayrılmamakta, onları gözetip kollamaktadırlar.
Manzarayı hayranlıkla ama anlamsızca seyreden Thot, Osiris’in "Seyret, dinle ve anla" sözleriyle kendine gelir.
Osiris, Her türlü yaşama imkan veren şu yedi kubbeye bak. Bunlar hiyerarşik düzende sıralanmış göğün yedi katıdır. Ruhların aşağıya inip sonra tekrar yukarıya tırmanışı bu kubbeler sayesinde gerçekleşir. Her birinin içinde yer alan Yedi Melek, İlahi Kelam’ın Yedi Işınıdır. Her biri ruhların varoluşunun bir yönüne kumanda etmektedir.
1. Kat Meleği (Ay Meleği)
(Endişeli endişeli tebessüm etmektedir. Başında gümüş orak şekilli taç vardır) Doğum ve ölüm süreçlerini kontrol eder...
2. Kat Meleği (Merkür Meleği)
Bilgelik sembolü sihirli asasıyla aşağı inen ve yukarı çıkan ruhlara yol gösterir...
3. Kat Meleği (Venüs Meleği)
Elindeki aynaya bakanlara iç dünyalarının karanlık ve aydınlığını gösterir.
4. Kat Meleği (Güneş Meleği )
Elindeki meşaleyle; ahengi sağlar, dünyayı aydınlatır; güzelliği ve saflığı korur.
5. Kat Meleği (Mars Meleği)
Elinde kılıçla melek evrensel adaleti sağlar. İnsanlara ne ekerse onları biçeceklerini gösterir.
6. Kat Meleği (Jüpiter Meleği)
Yüce Kudret Asası ile Gök Mavisi küresindeki tahtında oturarak insanlara İlahi Zeka’nın önemini anlatır.
7. Kat Meleği (Satürn Meleği)
Bilgelik Küresi’ni taşır ve insanlara disiplinin önemini algılatır.
Thot, “Tamam, görünen ve görünmeyen alemleri içeren yedi kubbeyi anladım. Kubbeleri koruyan ve gözeten ‘Tanrı’nın Işığının tezahürü Yedi Meleği de anlıyorum. Fakat, insanların bu kubbeler arasında nasıl seyahat ettiklerini anlayamadım" der.
Osiris izah eder: "Samanyolundan yedinci küreye düşen ışıltılı tohumları görüyor musun? Onlar ruhlar. Buhar şeklinde Satürn'ün kubbesine gelinceye kadar kaygıdan ve tasadan uzak, mutludurlar ama bunun farkında değillerdir. Kubbelerden aşağı indikçe, bedenleşir ve ağırlaşılar. Bedenleri şekillendikçe, ışıltılarını kaybederler. Bu içine girdikleri halin doğurduğu mecburiyettir. Saf ve ışıltılı halleri ile düştükleri ortamda barınamazlar. Bedenlere girdikçe, ilahi hali taşıyan niteliklerini kaybederler. Dünyaya indiklerinde maddeye daha da bağımlı bedenler içinde yaşamaya çalışırlar. Maddeleşmenin verdiği zevklerle sarhoş olan ruhlar, ihtiyaçlarının peşinde koşmak zorundadırlar. Bedenler için; şehvet ve hazlar, yaşamın ana gayesi gibi görünür. Beden içinde yaşarken o ruhlar da, İlahi Hallerini unuturlar. Sadece ruhun ilahi bir parça olduğunu fark eden inisiyeler kendilerini bu halden kurtarmaya çalışır. Ve ruhları huzur bulur. İnsan ruhu huzur bulmak için beden mahkumiyetinden kurtulmalıdır"
Thot: “Ruhlar maddenin esaretindeyken, neden kurtulmaya çalışmaz ki?"
Osiris: "Çünkü ruhunun esir olduğunu fark edemeyecek kadar körleşirler"
Thot:: "Peki, kendilerini bu halden kurtaramazlarsa ne olur" diye sorar. Bunun üzerine Osiris, Thot'u simsiyah bir bulutun üzerine gönderir. Thot, deminki ışıltılı ve görkemli iç rahatlatan manzaranın ardından, oldukça kasvetli manzaralarla kaşılaşır. Vahşi hayvanları andıran insanların, onlardan daha vahşi görünümlü yaratıklar tarafından parçalanışını seyretmektedir.
Osiris, "İşte, beden esaretinden kurtulamayan ruhların kaderi budur… Onların ıstırapları ancak, tamamen şuurlarını kaybetmeleriyle sona erebilir... Ama beden esararetinden ruhlarını kurtarabilenler, tekrar göğe, 7 kubbenin üstüne çıkabilir"
Thot: "Nasıl?"
Osiris, Thot'a bu kez, ruhların tekrar yukarıya çıkış sürecini gösterir ve anlatır.
"Birinci kubbeye doğru tırmanmaya çalışan ruh topluluğunun bir kısmı yorgunluğa teslim olarak, bunu başaramayıp, fırtınada savrulmuş kuşlar gibi tekrar dünyaya düşer. Bir kısmı ise daha üst kubbelere ulaşmak için daha çok yorulmayı göze alır ve çaba sarf eder. Çaba sarf edenler, sırayla üst kubbelere tırmanmayı başarırlar. Tırmandıkları kubbeler arttıkça, bedenerinin ağırlıkları azalır ve ruhları ışıldamaya başlar. 7. Kubbeyi aşmayı başaranlar tamamen özgürleşir. Şu anda ördüklerin , insanlık tarihinin binlerce yıllık macerasının özetidir. Süreç devam etmektedir. Bu yol, inenler ve çıkanlarla doludur. Şunu asla unutma; yere inmiş olanlar, kurtulmak için yeniden göğe çıkmak zorundadır. Bu kaderdir.
Thot “Bu geri dönüşü daha kolay başarabilmek için ne yapmalıyım?“
Osiris "Ağrılıklarından kurtulman gerekir. Bedenin yükünü hafifleştirmeye bak. Yedi kubbeyi tırmanıp bedenlerinden kurtularak, yeniden ilahi öze dönüşen ruhların mutluluğunu hatırla. Onları takip etmen yeter. Yedi kubbedeki meleklerin ne öğütlediğini hatırla ve onlara sahip olmaya çalış: Bilgeli, Aşk, Adalet, Güzellik, Erdem, Hikmet ve Ölümsüzlük....