15 Nisan 2018

Leonardo da Vinci - Ginevra Benci 1476



Portrait of Ginevra de Benci
Banker olan Benci ailesi, Leonardo’nun yakın arkadaşı idi. Bu tabloda teknik, üslup ve anlayışın mükemmel uyumu dikkati çekmektedir. Resimde Hollandalı ressamların yaptığı gibi, üç çeyrek yüz (hem iki gözünü hem de yüzün yanını gördüğünüz açı) denen tarzı tercih ettiği görülüyor. Resme nereden bakarsanız bakın kadının size baktığını görürüsünüz. Objenin vücudu resmin ön planında, eğik duruştaki başı izleyene dönüktür. Gözleri kayıtsız bir şekilde ileriye bakmaktadır. Başın arkasındaki ardıç ağacı (doğruluk ve erdemi temsil eder) çelenk görünümündedir.

14 Nisan 2018

Simone de Beauvoir " Sanatçının ifade edeceği bir dünya olması için, o, öncelikle bu dünyada yer almalıdır; baskıcı ya da baskı altında, yılgın ya da isyankar, insanlar arasında bir insan."


 

Vladimir Mayakovski - Lili'ciğim


(Mektup yerine)

Tütün dumanı kemiriyor havayı.
Oda
Kruçyonıh'ın Cehennem' inden bir bölüm gibi.
Anımsıyor musun
İlk kez
ardında bu pencerenin
tutkudan çıldırmışçasına
okşamıştım ellerini.
Şimdi
oturuyorsun aynı yerde,
yüreğin
demirden bir kılıf içinde.
Ve yarın
paralayan sözlerle
kovacaksın belki beni
Ve loş antrede
uzun süre
titreyişlerle sarsılan bir kol
bulamayacak
ceketteki yerini.
Çıkacağım, ezilmiş.
Fırlatacağım vücudumu sokağa.
Yabanıl
çılgın
umutsuzlukla paramparça.
Hayır
gerek yok buna,
sevgilim,
biriciğim,
gel
vedalaşalım şimdiden.
Ağır bir gülle gibi
aşkım
nereye kaçarsan kaç
asılıdır sana
nasıl olsa.
Bırak
son bir haykırışla uluyayım
horlanmışlığın acı yankısını.
Çalışmaktan
anası ağladığında öküzün
gider
salar kendini soğuk sulara.
Aşkından başka
deniz yok bana,
ve gözyaşları da
bir erinç
koparamıyor ondan.
Yorgun fil
sessizliği aradığında
yatar
kızgın kumlara saltanatla.
Aşkından başka
güneş yok bana.
Ve bilmiyorum bile
neredesin şimdi ve kiminle.
Eğer
bir başka şair olsaydı
böylesine üzdüğün,
onarırdı acısını
parayla ve ünle.
Fakat
sevinç vermiyor bana hiçbir çınıltı
senin sevgili adının
çınıltısından başka.
Atmayacağım
bir boşluğa kendimi,
zehir içmeyeceğim.
Ve dayayıp
şakağıma namluyu
çekmeyeceğim tetiği.
Ağzı hiçbir bıçağın
bakışların kadar senin
kesemez beni.
Yarın unutacaksın
seni taçlandırdığımı,
ve yakıp tükettiğimi
çiçeklenmiş bir ruhu
aşkla.
Ve uçarı günlerin fırtınalı karnavalı
dağıtacak
sayfalarını kitaplarımın.
Sözlerimin kurumuş yaprakları mı
durduracak seni
çırpınan soluğuyla.
Bırak hiç değilse
son bir sevgi dalgası sereyim
beni bırakıp giden adımlarının altına.

Çeviren : Ataol Behramoğlu

10 Nisan 2018

Halil Cibran - Ve hüzün doğduğunda / Ve sevincim doğduğunda

Ve hüznüm doğduğunda hüzünle besledim onu,
Gece gündüz üstüne titredim sevecenliğimle..

Ve hüznüm büyüdü zamanla, serpilip güçlendi,
Tüm canlı varlıklar gibi olağanüstü güzelleşti.

Ve hüznümle ben, hep sevdik birbirimizi, ve dünyayı
Kaynaştık güzel ruhlarımızla birbirimize ve dünyaya..

Ve hüznümle ben, söyleştikçe günlerimiz kanatlanır,
Konuşkan düşlerimizle seçkinleşirdi gecemlerimiz.

Ve hüzünmle ben, şarkılar söylerdik, komşular dinlerdi;
Çünkü deniz gibi derindi, anılarla dopdoluduydu ezgilerimiz.

Ve hüznümle ben gururla yürürdük, saygılı gözler önünde;
Düşmanca bakanlarda olurudu, çünkü soyluydu hüznüm.

Ve hüznüm her canlı gibi öldü bir gün, yanlız kaldım;
Kendimden geçtim, düşüncelere daldım, bunaldım.

Ve konuştuğumda duymuyorum şimdi kendimi,
Ve komşularım gelmiyor artk şarkılarımı dinlemeye.

Ve düşlerimde dost sesler bana bakıp fısıldıyor şimdi:
"İşte bakın, burda yatıyor hüznüyle birlikte ölen adam."

💕

Ve sevincim doğduğunda, çatıya çıkıp haykırdım:
"Gelin komşular, görün,gülümseyen güneş oldum!"

Ama hiçbir komşum gelmedi sevincimi görmeye,
Aylarca sürdü şaşkınlığım, unutuldum, yanlızdık..

Ve sevincim solgun, güçsüz büyüdü; benden başka
Hiçbir yürek ona sevgi duymadı, öpmedi hiçbir dudak;

Ve sonunda her canlı gibi öldü sevincim, yanlızlıktan...
Ve şimdi öldü sevincimi, ölü hüznümle anımsayabiliyorum.

Ve yüreğimde kardeş anıları, rüzgarda mırıldanıp düşen
Suskun ve Solgun güz yapraklarını andırıyor şimdi...