10 Mart 2018

"Sevmek belki bir şeydir; ama sevildiğini bilmek çok şeydir."Charles Bukowski

 
 
  • Aşk ne zaman biter biliyor musun ? Bitti dediğinde yüreğin acımıyorsa.
  • Size zamanını ayırmayan birine, Asla kendinizi harcatmayın.
  • Üzülme evlat, Kaybettim sandıkların, kurtulduklarındır belki.
  • Sevmek belki bir şeydir; ama sevildiğini bilmek çok şeydir.
  • İnsan; Geçmişin hasretçisi, geleceğin özlemcisi, yaşadığı anın şikayetçisidir.
  • Sevdirmeye gayret etme kendini, sevilmeye terket.
  • Sevmeyi falan değil, yalnızlığı öğren! -Çünkü en çok ona ihtiyacın olacak…
  • Zaman unutturmaz dostlarım, sadece uyuşturur.
  • Yeterince dürüstsen, fazlasıyla aşık ve gerçekten seviyorsan; Hazırsın demektir: artık mutsuz olabilirsin.
  • Boş insanlarla içi dolu hayaller kuramazsınız .
  • Benim de kalbim boş artık, Tıpkı sizin beyniniz gibi…
  • İnsanların, senin hakkında ne düşündüklerini önemsemeyerek, ömrünü uzatabilirsin mesela.
  • Basit erkek, bütün bayanlara güzelsin demeyi tercih eder. Basit kadın buna inanır, zor kadın güler ve geçer. hayat devam eder..
  • Tünele girdiğinizde dikkat edin dostlarım, umut sandığınız ışık tren farı olabilir.
  • Bu kadar iyi niyetli olmayın, Çünkü en yakın bildiğiniz vefasız çıkabilir ve sizi düşmanlarınız değil de dostlarınız yıkabilir..
  • Dostumsan yanımda, düşmanımsan karşımda ol. Ortada bir yerde isen; Benden uzak ol…
  • Yalnız olmak, Yanlış yerde ve yanlış bir kalpte olmaktan iyidir.
  • Sırtından vurana kızma, ona güvenip arkanı dönen sensin. Arkandan konuşana da darılma, onu insan yerine koyan yine sensin.
  • Seni hiçbir zaman affetmeyeceğim”, içerisinde “Seni hiçbir zaman unutmayacağım”ı da barındırır.
  • Unutmayın dostlarım, Daha çok seven taraf, kaybetmeye daha yakın taraf olur hep.
  • Anladım ki; Hayatında birinin olmaması değil, birinin hayatında olamamakmış yalnızlık.
  • Gülmenin moda olduğu bir devirde ağlıyorum… Genç olmanın moda olduğu bir devirde yaşlıyım… Seni sevmenin daha az cesaret istediği bir devirde, senden nefret ediyorum…
  • Hep kalıplara uymayı reddettim. Geldiğim nokta şu; Diğerlerinden daha mutsuz, bi o kadar umutsuz ama kafam hepsinden daha güzel.
  • bir çiçeğin büyümesi bizi ne kadar kederlendiriyorsa, ölüm de o kadar kederlendirmeli. korkunç olan ölüm değil, yaşanan ya da yaşanamayan hayatlardır.
  • Kuşkusuz ki en büyük ön yargı; etrafımızdaki herkesi insan sanmamızdır.
  • Kadınlara yalan söylemekten çekinmeyin. Yeter ki kendileri için söylendiğini bilsinler.
  • Her şeye rağmen huzur vardı havada.
  • Ne zaman ki en sevdikleriniz yanıltır sizi,ne zaman ki birer birer düşürür herkes maskesini ,ne zaman ki yanlızlıktaki o muhteşem gücü keşfedersiniz ,işte o zaman başlarsınız gerçekten yaşamaya.
  • Bazı insanları acı büyütür ve yaşatır. Acı çekmeden; daha doğrusu yeterince acı çekmeden, yitirmeden, o korkunç yalnızlığı tatmadan kendisi olamaz bazı insanlar. Ne zaman ki en sevdikleriniz yan çizer,ne zaman ki birer birer düşürür herkes maskesini, ne zaman ki yalnızlıktaki o muhteşem gücü keşfederseniz, o zaman başlarsınız gerçekten yaşamaya.
  • Hayat öyle lanet birşey ki; Sustuğunda konuşmadın diye pişman eder, Konuştuğunda ise susmadığın için kahreder.
  • Mutlu bir yalnızlık, mutsuz bir beraberlikten iyidir dostlarım.
  • Mutlu olmadığın biriyle mutlu görünmeye çalışma. Olan mutluluğa olur.
  • Senin unutamadığın, daima senden uzakta olandır…
  • Her insanın, hayatında kaçmakla direnmek arasında bir seçim yapmaya zorlandığı anlar vardır. Ben direniyorum.
  • Kuşkusuz ki en büyük ön yargı; etrafımızdaki herkesi ‘insan’ sanmamızdır…
  • En büyük acı, Başkalarıyla paylaşmaya cesaret edemediğin acıdır.
  • Ya düşlerinin peşine düşmeyi seçersin Ya da olanları kabullenmeyi. İyiliklerinle güçlenir, keşkelerinle tükenirsin. karar senin.
  • Bir insanı sevmek mümkün mü sence ? iyi tanımadığınız biri ise belki. ben insanları pencereden seyretmeyi severim…
  • İnsanlar yorgun, Hayat tarafından cezalandırılmış, Ya sevgiyle ya da sevgisizlikle Sakatlanmış.
  • Gerçekten verecek sevgim var; ama bunu hakedecek kimsem yok..
  • Yılların, bana öğrettiği şeylerden biri de bu oldu; Mutluluğu yakalamışsan, sorgulama.
  • Bu kadar iyi niyetli olmayın, Çünkü en yakın bildiğiniz vefasız çıkabilir ve sizi düşmanlarınız değil de dostlarınız yıkabilir.
  • Acıya kahkaha atabilmek bir sanatsa eğer; Ben çok pahalı bir tabloyum.
  • Yaşam felsefemi sordular cevapladım .. “Sonsuza dek yaşayacakmış gibi düşün, yarın ölecekmiş gibi yaşa.
  • İnsanların size karşı olması diye bir şey yoktur dostlarım, onlar sadece kendilerinden yanadırlar o kadar.
  • Suçum var mı ? Tabi ki var. Zor yola, kolay kişilerle çıkmak en büyük hatam.
  • ve aşk iki kez geldiğinde ve iki kez yalan söylediğinde bir daha asla sevmemeye karar verdik böylesi adilaneydi bize ve aşkın kendisine.
  • Aşikardı: İnsanların, iyi insanların kötü insanların, hatta korkunç insanların bile başına gelenler adil değildi sanki. Tuzağa düşmüş bir dünyanın tuzağa düşmüş hayatında ilerledik metal makinelerin arasında, ve bu çok tuhaftı dostlarım.
  • Ortalama insanda; herhangi bir günde, herhangi bir orduya yetecek kadar ihanet, nefret, şiddet ve saçmalık vardır. O yüzden ortalama erkekten ve ortalama kadından sakının; Kendileri tam sevemedikleri için, senin sevginin eksik olduğuna inanırlar.
  • Sürekli kalabalıkları arayanlardan sakının; tek başlarına bir hiçtirler.
  • Hayatınızdaki odunlar yalnızca cehenneminize yakıt oluyor. Biriktirmeyin dostlarım…
  • Ortalama insanda Herhangi bir günde herhangi bir orduya yetecek kadar ihanet, nefret, şiddet … ve saçmalık vardır. Ve cinayet konusunda en becerikliler Cinayet karşıtı vaaz verenlerdir Ve nefreti en iyi becerenler Sevmeyi vaaz edenlerdir Ve son olarak Savaşı en iyi becerenler Barış vaazı verenlerdir.
  • Yalnızlıkla beslenen biriydim; yalnızlığımı alırsanız yemeğimi ve suyumu almış kadar olursunuz. Yalnız kalamadığım her gün gücümden bir şeyler alıp götürür. Bununla övünmüyorum ama önemliydi benim için. Odanın karanlığı güneşti bana.
  • Yanındaki seni mutlu ettiği sürece kalsın hayatında, zorlama kendini. Hayat rahat ve anlayışlı insanlarla Ve hayat hak ettiği gibi yaşandığında güzel. Ve unutma ; Aynı dili konuşanlar değil aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir.
  • Noel ve Yılbaşı üzerimize doğru geliyor yine. O mide bulandırıcı ikili. Televizyon mağaralarından çıkan bütün o kalabalık. Aile toplantıları. Hiçlik, sahte sarhoşlar, sahte gülümsemeler, sahte insanlar. Bir şekilde atlatırız umarım, bir kez daha.
  • Bence içmek, her gün tekrarlanabilen ve ertesi gün tekrar hayata dönülebilen bir intihar şeklidir.
  • mahvolmuş hayatlar olağandır bilgeler için de ahmaklar için de.
  • Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar. Ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar. Ve sırf dardı diye kafalar, düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik, Sarılmak yakar bizi” deyip aşkı hep, uzaktan sevdik.
  • Düştüğümüz kuyular sandığımız kadar dipsiz değil aslında, tutunmaya çalıştğımız ipler çok kısa.
  • seçimini zekice yapmak yarılamakır zafere giden yolu; diğer yarısı kayıtsızlıkla fethedilir. bir yanda istediğin her şeyi söyleyebilirsin, öte yanda mecbur değilsin. Ben bir sekilde ikisini de yapmayi becerdim. Bu yüzden benimle bir sorununuz varsa size aittir.
  • Martılara attığım simit, önüne süt bıraktığım yavru kediler, Ve sana verdiğim değer, Hayvan severlik bu olsa gerek.!
  • Eğer iki kişi arasında kalıyorsanız; ikinciyi seçin. Çünkü birinciyi gerçekten sevseydiniz, ikincisi olmazdı.
  • Mutlu insanlar; Herşeyin en iyisine sahip olanlar değil, Sahip olduklarını kaybetmeyecek kadar çok sevenlerdir .
  • Afrika’ya ilaç göndermeye karar vermiştik; fakat hepsinin üzerinde tok karnına yazıyordu.
  • Yalnız kalmaktan hoşnut biriydim eskiden, Şimdi yıkıldı duvarlarım her şeyin kenarları var.
  • Birinin kalbini kırmadan önce iki kere düşünün dostlarım! Hele ki o kişi sıradan biri olmamışsa hayatınızda.
  • Hıçkırarak ağlayan bir kadının gözyaşları, Ağlatan adamın başına geleceklerinin altına atılacak imzadır .
  • Pek çok iyi adam bir kadın tarafından köprü altına düşürülmüştür.
  • Onun sana tüm yaptıklarına rağmen affedebilirsin; Zor olan onu affettiğin için kendini affedebilmektir.
  • Herkes herkesi aynı sevemez dostlarım.. Kimileri gururunun yettiği kadar sever, Kimileri de ömrünün yettiği kadar.
  • Kalbi kırmaya tek bir söz yeter; ama kırılan kalbi tamir etmeye ne bir özür, ne de bir ömür yeter.
  • Gittiğinde ağlarsın, şarkılarda, filmlerde, ona-buna, her şeye ağlarsın. Aklın başına gelince de boşa harcadığın zamana ağlarsın.
  • Yüzde yüz insan yoktur aslında. Hepimizin, başkalarının farkında olup bizim farkında olmadığımız deli ve çirkin bir yanı vardır. Yoksa bu çiftliğe nasıl katlanabilirdik?
  • Yolun bitimine kadar gelmeleri şart değil. Herkesin gidebileceği bir yol vardır . Sen yeter ki, kendin kalabilmeyi becer. Çünkü kendinden başka kimseye mecbur değilsin’. Zorlama kendini, Bırak yanındaki seni mutlu ettiği sürece seninle gelsin. Sen istemediğin sürece, hiçbir şey için ödün vermemelisin. Çünkü uğruna fedakarlık yaptığın kişi, yarın seni unutabilir. Ve unutma; Aynı dili konuşanlar değil aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir…
  • Tabi ki bir insanı sevebilirsiniz, eğer onu yeterince tanımıyorsanız.
  • Hayatta kimseyi değiştiremezsin ve kimse için değişmemelisin.. Ne sen başkası için mecburi istikametsin; ne de başkası senin için. Yorma kendini; bırak hayatına eşlik etmek isteyenler seninle gelsin.
  • Aşk bir emre dönüştüğünde, nefret hazza dönüşebilir.
  • İnsan olmak rezil bir şeydi; öyle çok şey vardı ki olup biten.
  • Aşk biraz anlam içeren bir yoldur; seks yeterince anlamlıdır.
  • Acı hissetmemek duyguların kesintisi demektir; her çoşku şeytanla pazarlıktır.
  • Hayat ile Sanat arasındaki fark, sanatın daha katlanabilir olmasıdır.
  • Birini ne kadar çok seversen, Hayat onu senden o kadar uzaklaştırır…
  • Dünyadaki en saf insan olduğunu iddaa eden kişiler, aslında şeytana danışmanlık yapabilecek kapasitede kişilerdir. Unutmayın
  • Biri bana çirkin olduğumu söyledikten sonra; gölgeyi güneşe, karanlığı ışığa yeğler olmuştum.
  • Yalnızlıktan daha kötü şeyler de vardır; ama çok geç kalırız onları anlamakta. Ve çok geç’ten daha kötü birşey yoktur.
  • Düşündüm de, insan kendi yaşamının yağmurlarında ıslanma fırsatını kaçırmamalı.
  • Mutluluğu yakalamışsan, sorgulama.
  • Hemen herkes dahi doğar, geri zekalı gömülür.
  • Cesur insanın hayal gücü kısıtlıdır. Korkaklık kötü beslenmenin bir sonucudur.
  • Cinsel ilişki; şarkı söylerken ölümün kıçına tekmeye basmaktır.
  • Egemenlik gerçekten milletin olduğunda hükümetlere gerek kalmayacak; o zamana kadar boku yedik.
  • Hayat prova değildir, anı yaşamalısın.
  • Erkek kadına tokat atarsa erkek suçludur, Kadın erkeğe tokat atarsa yine erkek suçludur.
  • Sizi bilmem ama ben her sabah ayakkabılarımı bağlamak için eğildiğimde tanrım yine mi? Diye geçiririm içimden.
  • Harikulade düşünceler ve harikulade kadınlar kalıcı değildirler.
  • Hiçbir şey gerçek kadar sıkıcı olamaz.
  • Dengeli insan delidir.
  • Yalnız kalmaktan daha kötü şeyler de vardır hayatta ama genellikle bir ömür alır bunun farkına varmak o zaman da çok geçtir ve çok geçten daha kötü bir şey yoktur hayattta.
  • Yaşayan bir amerikan ayyaşı ölü bir yunan tanrısından daha çok ilgilendirir beni.
  • Bir kaplanı yakalayıp kafese koyabilirsiniz ama onu kırdığınızdan asla emin olamazsınız. Insanlar daha kolaydır.
  • Entellektüel; basit bir şeyi karmaşık söyleyebilen kişidir; sanatçı ise zor birşeyi kolay.
  • Sığınak çukurlarında melek bulunmaz.
  • Yaşamayı öğrenmek için birkaç defa ölmek gerek.
  • Tanrının nerede olduğunu bilmek istiyorsan, ayyaşa sor.
  • Mezarlıktayken seksen yaşıma kadar yaşamaya karar verdim. Düşün, seksen yaşındasın ve on sekizlik bir kızla seks yapıyorsun. Ölüm oyununda mızıklamanın en iyi yolu.
  • Gece sisini delen bir ışıktır aşk. Sarhoş olduğunuzda bulamadığınız anahtardır aşk. On yılda bir gerçekleşen şeydir aşk. Diğer insanın mahvettiğini sandığın şeydir aşk. Çalan telefondur aşk, aynı ses ya da başka bir ses ama asla doğru ses değil. İhanettir aşk. Evsizlerin ara sokaklarda alev alev yansımasıdır aşk. Eski bir Los Angeles otelinin çatısına yağan yağmurdur aşk. Istakoz gibi haşlanma biçimimizdir aşk. Söylediğimiz bütün yalanlardır aşk. Çığlığı hala yankılanan andır aşk. Yerde sürünen şeydir aşk. Bir yabancıya dayanmış dans eden karındır aşk. Ve çok fazla ve fazlasıyla erken kullanılan bir sözcüktür aşk.
  • Kumar oynamazsan asla kazanamazsın.
  • Bira içmek için buradayız ve hayatlarımızı öyle yaşamalıyız ki ölüm bizi almaya geldiğinde titresin.
  • Bir daha birama dokunursan dişlerini ağzına dökerim.
  • Sadece sıkıcı insanlar sıkılır.
  • Saçımı taradım keşke yüzümü de tarayabilseydim.
  • Gerçek; susuz yenen bir portakaldır.
  • Kadınımı ödünç al ama arabamı asla.
  • Kadın olsam hayat kadını olurdum.
  • Damlayan musluklar, tutku osurukları ve patlak lastikler hepsi de ölümden daha hüzün verici.
  • Bir metropol gazetesi, kötü haber yazmadan önce kendi nabzını ölçer.
  • Dostun kimmiş öğrenmek istiyorsan kodese gir.
  • Gömlek kartonlarının sonu.
  • Banyoya girdiğinde aynayı değil! Ellerini es geç.
  • Öyle ya da böyle, o acayip ve çılgın dönemin, o uzak saatlerin şiirlerinin bir çoğu işte burada. Sigara dumanıyla buğulanmış odada altmışsekiz bir vaziyette şansımızı denedik. Umarım işinize yarar, yaramazsa da, eh o zaman,
  • Bazen hepimiz bir filme hapsolmuşuz hissine kapılıyorum… Repliklerimizi biliyoruz, nereye doğru yürüyeceğimizi biliyoruz, nasıl oynayacağımızı biliyoruz, sadece kamera yok… Yine de çıkamıyoruz filmin içinden! Ve film kötü.
  • İlk şiirler şu anda bulunduğum noktadan daha lirikler. Bu şiirleri beğeniyorum ancak “Bukowski’nin ilk şiirleri çok daha iyiydi,” iddiasında bulunanlara katılmıyorum. Kimileri bu iddiaları eleştiri yazılarında dile getirdiler, kimileri de dedikodu sohbetlerinde. Şimdi okuyucu kendi kararını ilk elden verebilir. Bugünkü şiirimde konuya daha doğrudan yönelip özüne iniyorum ve sonra da çıkıyorum. Önceki ve bugünkü tarzlarımın birbirinden daha üstün ya da başarısız olduğuna inanmıyorum. Farklılar, hepsi bu.
  • Yine akşamdan kalmaydım ve sıcak dayanılır gibi değildi kırk derecelik bir hafta. Her gece içmeye devam ediyor, sabahları taş ve her şeyin olanaksızlığıyla yüzleşmek zorunda kalıyordum. Çocukların kimileri Afrika güneş kaskları ve gözlükleri giyiyorlardı; ama ben, hep aynıydım, yağmur ya da güneş, yırtık pırtık giysiler, çivileri ayaklarıma batan eski ayakkabılar. Mukavva parçaları koyuyordum ayakkabılarımın tabanlarına. Bir süre için iş görüyorlardı, ama çok geçmeden çiviler topuklarıma batmaya başlıyorlardı yine. Viski ve bira, terliyordum koltuk altlarımdan ve sırtımda bir torbayla dolanıyordum çarmıh misali; torbadan dergiler çıkarıyor, binlerce mektup dağıtıyordum güneşin altında kavrulup sendeleyerek.
  • Ben bir Charles Bukowski modası olduğunun farkında değilim. Yalnız yaşayan biriyim, kalabalıktan hoşlanmam; bu tür tuzaklara düşmeyecek kadar yaşlı, kuşkucu ve çakalım. Bu iki haftada yaptığım üçüncü söyleşi, ama ben buna modadan ziyade matematiksel bir tuhaflık olarak bakıyorum. Umarım hiçbir zaman moda olmam. Moda olmak lanetlenmek demektir. Bende ya da yaptığım işte bir tuhaflık var demektir. Sanıyorum 46 yaşında, 11 yıl boyunca sessizce çalıştıktan sonra böyle bir şeyden endişe etmeme gerek yok. Tanrılar benimledir umarım. Benimle olduklarını düşünüyorum.
  • Bitkin bir halde fabrikadan veya depodan eve dönüşte, yemek, uyumak ve tekrar sefil işe dönmek dışında pek bir işe yaramazdı sanki gece. Fakat o yırtık perdeli aşınmış kilimli, tuvaleti ve küveti koridorun sonunda bulunan, havasında benden önce gelmiş bütün kaybetmişlerin hissedildiği bir eski odada beni bekliyor olurdu daktilo.
  • Karayolunda seyreden arabaların ışıklarını görebiliyorum. Sonu gelmeyen bir ışık akışı. Bu kadar insan. Ne yaparlar? Ne düşünürler? Hepimiz öleceğiz, hepimiz, ne sirk! Bunu bilmek birbirimizi daha çok sevmemiz için yeterli bir neden olmalı, ama değil. Son derece önemsiz şeyler bizi dehşete sürükleyip dümdüz ediyor, yutuyor.
  • Kendimize işkence etmek için kullanmak isteyeceğimiz bir şey hep bulunur sanırım. Hipodromda başkalarının hislerini paylaşırsın; o ümitsiz karanlığı, pes edip vazgeçmenin kolaylığını. Bahisçilerin dünyası gerçek dünyanın makul ölçülere indirgenmiş şeklidir; hayatın ölümle sürtüşmesi ve kaybetmesidir. Sonuçta kimse kazanmaz. Geciktirmektir tek isteğimiz, o göz kamaştırıcı ışıktan gözlerimizi bir an için kaçırmak. Allah kahretsin, amaçsızlık üzerine düşünürken sigaramın yanık ucu parmağıma çarptı. Bu da beni uyandırıp Sartre havasından çıkardı. Mizah gerek bize, kahkaha gerek. Eskiden daha çok gülerdim, herşeyi daha çok yapardım. Yazmak hariç. Artık yazıyorum, yazıyorum ve yazıyorum.
  • Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem.Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam.
  • Acı çekmek için ayyaş olmak, bir kadın tarafından sıfırlanmak gerekmiyordu , ama acı çekip ayyaş olunabilirdi. Bir süre, gençlikte özellikle, talihin senden yana olduğunu sanabilirdin, bazen senden yanadır da gerçekten. Ama senin farkında bile olmadığın ve senin aleyhine işleyen birtakım ortalama hesaplar ve kanunlar vardır, her şeyin yolunda gittiğini sandığın zamanlarda bile.Bir gece, sıcak bir salı gecesi o ayyaş sen oluverirsin, sensin o ucuz pansiyon odasında olan, ve daha önce o odalarda olmuş olmanın da bir yararı olmaz, daha da kötüdür hatta, çünkü bir daha bu duruma düşmemeye karar vermişliğin vardır. Bir sigara daha yakmaktan, bir içki daha içmekten, o sıvası dökük duvarlarda bir çift göz, bir çift dudak aramaktan başka bir şey de gelmez elden.
  • Kader tanrıçasının zalim olduğu ve sonunda hepimizin posasını çıkaracağı doğru; ama sıkı, ölümsüz bir kaybedenden daha yıldırıcı hiçbir şey yoktur. İşin sırrı şunda yatıyor; herkes kaybedebilir, kaybetmek yeteneklerin en kolayıdır.
  • İnsan ruhunun derisi yoktur, şarkı söylemek isteyen iç kıvrımları vardır,duymuyur musunuz? Mırıldanıyor, duymuyor musunuz yoldaşlar? Sıkı bir hatun ve yeni bir Cadillac hiçbir şeyi değiştirmeyecek… Temel Reis yine tek gözlü kalacak ve Nixon yeni başkanımız olacak. İsa çarmıhtan indi, şimdi bizi çivilediler lanet şeye. Seçimimiz seçim değil. Çok hızlı hareket edersek, ölürüz. Yeterince hızlı hareket etmezsek, yine ölürüz. Onların destesiyle oynuyoruz; kıçında iki bin yıllık Hristiyan tıpası varken nasıl sıçacaksın?
  • Hastaneler sizi neden sunmaksızın öldürmeye çalıştıkları yerlerdir. Amerikan hastanelerinde ki soğuk ve ölçülü acımasızlığın nedeni doktorların fazla mesai yapmaları ya da ölümü kanıksamış, sıkılmış olmaları değildir. Asıl neden çoğu zaman başları ile kıçlarını ayırdetmeyi beceremeyen, cahillerin hayranlığa boğulup merhemi elinde bulunduran büyücü olarak gördükleri ve çok az iş yapıp çok fazla para kazanan doktorların kendileridir.
  • Bir keresinde adamın birinden shakespeare sevmediğimi yazmaya hakkım olmadığını anlatan uzun ve öfke dolu bir mektup almıştım. gençler bana kanıp shakespeare okuma zahmetine bile girmeyeceklerdi. böyle bir konum almaya hakkım yoktu. sayfalarca bunu söyletip durmuştu. cevaplamadım. ama burda cevaplayacağım.s….. git lan.ben tolstoy’da sevmem.
 

07 Mart 2018

Eşinden Çetin Emeç'e: Vurulduğun gün kolum kanadım kırılmıştı

Çetocuğum, doyamadığım sevgili eşim,
Hayatta olaydın, bu yıl evliliğimizin elli beşinci yılını kutlayacaktık. Tanıştığımız günden düğünümüze kadar geçen yılları da sayarsam, altmış yıl birlikte olmuşuz. Bizi tanımayanlara bu hesap tuhaf gelebilir, ama çocuklarımız şahit, biz seninle bu dünyada her an birlikteyiz.   Misal mi?  Ne zaman ‘La Vie En Rose’ şarkısı çalsa, belime sarılır, kulağıma şarkının sözlerini fısıldardın ya, hâlâ yapıyorsun bunu ve ben her seferinde senin kollarında ağlıyorum.


Bilge Emeç torunu Sofi’yle birlikte Bilge Emeç torunu Sofi’yle birlikte

Kızımız, senden üç ay sonra ilk konserini verirken, Mehmet’le onun piyanosunun açık kapağına eğilip içine bir şey koyduğunu görmüştük. Meğer tellerin üzerine senin resmini yerleştirmiş ve konser boyunca bakışlarından güç alarak çalmış piyanosunu. Hayattayken Mehveş’in biricik babasıydın, yokluğunda onun ilham perisi de oldun. Ya Mehmet ile yaşadıklarımız!  O Amerika’dayken, ben ne zaman seni ziyaret etsem, Mehmet’in beni arayacağı tutardı. Saatler uymaz, aramızda kilometrelerce mesafe, oğlum benim o anda nerede olduğumu nasıl bilecek? Ama oğlumuz açıklanamaz bir şekilde, beni hep seni ziyaret ederken arar ve o anı paylaşırdı. Bir keresinde telefonumu mezar taşına dayamamı istemişti, seninle konuşmak için.
Defalarca Mehveş, Mehmet ve ben aynı rüyayı gördük... Sen ölmemişsin, bir başka şehirdesin, sadece yanımıza gelemiyorsun. Kısacası Çeto, biz ailecek yaşadığını varsaydık, seni hissettik, sana danıştık, seninle sevinçlerimizi paylaştık. Sen hep yanı başımızdaydın, sevgili kocam.

06 Mart 2018

"Bir insanın en büyük hatası; gereğinden fazla değer vermek değil, kendine hak ettiğinden daha az değer vermektir."G.Garcia Marquez

 
Kaybedecek bir şeyi olmayanlardan korkmalısın. Çünkü onlar, kazanmak için herşeyi yaparlar.
 
Bir sona geldiğin için ağlama, onu yaşadığın için gülümse.

Önemli olan, hayatta başına ne geldiği değil, neyi nasıl hatırladığındır.

Birlikte gülüyorsanız mutluluktur, Birlikte ağlıyorsanız dostluktur; ama birlikte susuyorsanız bu aşktır...

İnsanı sadece sözler ele vermez, Gözler de içinde birşeyler gizler. Hatta sözler ne kadar inkar etsede; gözler herşeyi söyler.

Eğer biraz aklın varsa; mutluluk için istediği şartları bulamayınca, bulduğun şartlarda mutlu olmayı bilmelisin.

Her an gülümse, boşver ne düşündüğünü bilmesinler. Ve herşeye rağman patlat bir kahkaha, bırak neden güldüğünü merak etsinler.

Birini özlemenin en kötü yolu, yan yana oturduğun halde onu hiçbir zaman elde edemeyeceğini bilmendir.

Aslında kötü insan yoktur hayatın hiçbir evresinde, her insan huzur verir; kimi geldiğinde, kimi gittiğinde.

Birisine yabancılaşmanın en kötü biçimi yanında oturuyor olup ona hiçbir zaman ulaşamayacağını bilmektir.

Hiçbir zaman gülümsemekten vazgeçme, üzgün olduğunda bile. kimin, ne zaman aşık olacağını bilemezsin.
 
Eğer ona bir şans daha veriyorsan, kendini birdaha kandırmayı göze alıyorsun demektir.

Kimi ne kadar düşünürsen düşün; Düşüncelerin en derini, başına yastığa koyduğun an başlar.

Bir ilişkiyi kadın başlatır, kadın bitirir. Ama başlatan ve bitiren aynı kadın olmayabilir.

Kişisel bir tavır olarak alma.. Hayatın sahte olduğunu öğrendikten sonra, Sadece seni değil kimseyi umursamıyorum. hepsi bu!.

Öyle güzel gülmelisin ki, İnsanlar seni ağlatmaya utanmalı.

Daha iyi bir insan ol ve yeni bir insanla karşılaşmadan, o kişinin de senin kim olduğunu bildiğini ümit etmeden önce, kendisinin kim olduğunu bildiğinden emin ol.

Gerçek arkadaş, elini tutan, kalbine dokunandır.

Ne kadar yaşayabileceğini biliyor musun ? O halde sarıl sevdiğine son nefesin gibi.
 
Fakirlik, elini cebine attığında boş olması değil; elini çıkardığında tutacak birinin olmamasıdır.
 
Kaybedeceğini bile bile neden mücadele ediyorsun? dedi. Öleceğini bildiği halde yaşadığını unutmuştu.

Hayır, ben zengin değilim. Parası olan fakir bir adamım. Zengin olmak ve parası olmak aynı şey değil.

Sevdiğinin bir başkasıyla mutlu olduğunu görmekten daha acı bir şey varsa, O da sevdiğinin seninle mutsuz olduğunu görmektir.
 
Bir bayana hanımefendilikten daha çok yakışan bir kıyafet, ve onu zerafetten daha çok güzelleştiren bir makyaj yoktur.

Benden nefret edenlerden nefret edecek vaktim yok. Çünkü ben, bana değer verenleri sevmekle meşgulüm.

Seni kıracak insanlar her zaman olacaktır; öyleyse güvenmeye ihtiyacın var, sadece dikkatli ol.

Zamanını seninle geçirmekle ilgilenmeyen biriyle zamanını harcama.

Asla unutmayın ki, bir evlilikte en önemli şey mutluluk değil, istikrardır.

Birini daha iyi tanımadan ve bu kişinin senin kim olduğunu bilmesinden önce kendini daha iyi bir kişiye dönüştür ve kim olduğunu bilerek kendine güven.

Adalet…Topallayarak gelir fakat geldiği her yerde aynıdır.
 
Seni kıracak insanlar her zaman olacaktır; Yani güvenmeye ihtiyacın var, O halde onu boş insanlar uğruna harcama.

Ağzıma giren her şey beni şişmanlatıyor, ağzımdan çıkan her şey ise bana sıkıntı veriyor, beni utandırıyor.

Ucuz insanlara pahalı gelmen senin değil onların suçu. Unutma ki, İnsan anlayana çok, anlamayana eksik görünür. hepsi bu !

Olmuyorsa zorlama, ya hayallerin kırılır ya kalbin. Unutmuş gibi yap. Çünkü güzel şeyler; Onları hiç beklemediğinde gerçekleşir.
 
Konuşarak anlatılmaz herşey, bazen susmak yeter aslında. Unutma; Konuşmak bir ihtiyaç olabilir, ama susmak cevaptır anlayana.
 
Gitme zamanı gelmişse 'dur' demenin; Zaman geçmişse 'dön' demenin; Ve aşk bitmişse 'yeniden' demenin. Hiçbir anlamı yoktur.
 
Her erkek zeki, güzel, anlayışlı ve onu çok sevecek bi kadın ister. İyi güzelde adama sormazlar mı, bunları hakedecek ne yaptın.

Her zaman seni üzecek birileri olacaktır, yapman gereken insanlara güvenmeye devam etmek, kime iki defa güveneceğine daha fazla dikkat etmektir.

Çok bekleyen, daha az olanı ümit etmeyi de bilir.

Bazen öyle konuşacaksın ki karşndaki cevap veremeyecek. Bazen de öyle bi susacaksın ki karşındaki konuşmaya cesaret edemeyecek .
 
Keşke tanımasaydım dediğim kiç kimse olmadı benim. Keşke beni tanımasına izin vermeseydim" dediklerim oldu !
 
Kendini çok zorlama, en güzel şeyler onları en az beklediğinde olur.

Hiç kimse gözyaşlarını hak etmez, onlara layık olan kişi ise zaten seni ağlatmaz.

İnsanı sadece sözler ele vermez, Gözler de içinde birşeyler gizler. Hatta sözler ne kadar inkar etsede; gözler herşeyi söyler.

Zamanı, onu seninle birlikte geçirmeye hazır olmayan biriyle geçirme.

Tüm dünya için sadece bir kişi olabilirsin, fakat bazıları için sen bir dünyasın.

Sen istediğinde sana âşık olmaması, sana âşık olmadığı anlamına gelmez.

Mutluluk kapsını kapadığında, bir diğeri açılır; ama biz kapanan kapıya o kadar bakarız ki, açılmış olan yeni kapıyı göremeyiz.

Yüreğin hafızası kötülükleri unutur, iyilikleri ise saklar ve büyütür. Ve bu hileli ustalık sayesinde geçmişin yüklerini kolaylıkla omuzlayabiliyoruz.

Seni sen olduğun için değil, seninle birlikte olduğumda ben olduğum için seviyorum.
 
Günün birinde hepimiz sonsuza dek susacağız. Onun için sevdiklerinize şimdi 'Seni seviyorum.' demekten çekinmeyin.

Ruh eşini hala bulamadıysan üzülme.. Bu senin eşsiz bir ruhunun olduğunu göster...

Daha iyi bir insan ol ve yeni bir insanla karşılaşmadan, o kişinin de senin kim olduğunu bildiğini ümit etmeden önce, kendisinin kim olduğunu bildiğinden emin ol.

Bitti diye üzülme, yaşandı diye sevin.

Belki de Tanrı uygun kişiyi tanımandan önce yanlış kişilerle tanışmanı, onu tanıdığında minnettar olman için istedi.

Sen üşürken onun yokluğunda, O senin varlığından bile habersizdir.

Herşeyin bir sonu var, doğrudur ! ama en mutlu son haftasonudur.

Yaşanan her şeyin bir sebebi vardır.

Yazmayı sürdürmek isteyen ünlü bir yazar şöhrete karşı kendisini sürekli korumalıdır.

Bir adam babasına benzemeye başladığı anda yaşlandığını anlar.


05 Mart 2018

7 BİLGE


Gerçek anlamda bilimin doğuşu, Hz. İsa'dan önce yedinci ve altıncı yüzyıllara rastlar. Hatta bu iki yüzyıl Bilimin Altın Çağı olarak kabul edilir.

Eski insanlar, o çağların en akıllı yedi kişisini seçmiş ve bunlara "Yedi Bilge" demişlerdi. Aynı zamanda "Yedi Hakîm" denen bu öncü insanlar, yaşadıkları koskoca çağa adlarını vermişler. Bu dönemde kutsal bir sayı olarak kabul edilen ve yediler şeklinde anılan bilgelerin isimleri ve özlü sözleri.

Miletli Thales,

Prieneli Bias,

Lesboslu Pittakos,

Lindoslu Kleobulos,

Atinalı Solon,

Spartalı Khilon

Korintoslu Periandros.


Öğütleri 
I-Euagoras'ın oglu Lindoslu Kleobulos
1-hiçbir zaman ölçüyü kaçırmamalısın.
2-babayı saymak gerek.
3-sık sık dinlemeli,çok konuşmamalı.
4-yurttaşlarına en iyi ögütleri ver.
5-isteklere gem vurmalı.
6-asla zora başvurmamalı.
7-çocukları egitmeli.
8-halk düşmanını devletin düşmanı saymalı.
9-şarap içerken köleni dövme,yoksa seni sarhoş sanırlar.
10-dengin olan bir kızla evlen. yüksek soydan birini alırsan efendin olur,akraban degil.

II. Exakesdides'in oglu Atinalı Solon
1-aşırıya kaçma.
2-isteksizlik doguran isteklerden kaçın.
3-çabuk dost edinme; edindiklerinide hemen terketme.
4-boyun egmeyi ögrenmişsen, emretmeyide bileceksin.
5-yurttaşlarına en hoşa gideni degil, en iyiyi salık ver.
6-yakınlarına karşı hoşgörülü ol.
7-görünmeyeni görünenden çıkar.

III. Damagetos'un oglu Spartalı Khilon
1-kendini bil.
2-ölenleri övgüyle an.
3-yaşlıları say.
4-alçak düşürücü kazanç yerine kaybetmeyi tercih et; çünkü kayıp bir kez acı verir,ötekiyse her zaman.
5-öfkene hakim ol.
6-yasalara uy.
7-haksızlıga ugrarsan uzlaş. ama kötülük görürsen kendini savun.

IV. Hekamyes'in oglu Miletoslu Thales
1-kefaletin yoldaşı felakettir.
2-kötü yoldan zengin olma.
3-ana ve babana gösterdigin sevgiyi yaşlılıkta çocuklarından bekle.
4-tembellik hoşa gitmez. 5-kendine hakim olamamak zararlıdır.
6-egitim eksikligine katlanmak zordur.
7-zengin de olsan tembellik etme.
8-acınmaktan çok gıpta edil.
9-ölçülü ol.
10-herkese güvenme.

V. Hyrrhas'ın oglu Lesboslu Pittakos
1-uygun zamanı kolla.
2-aklına koydugun işten kimseye söz etme,başaramazsan gülerler.
3-karaya güvenilir,denize güvenilmez.
4-kazancın gözü doymaz.

VI. Teutamides'in oglu Prieneli Bias
1-insanların çogu kötüdür.
2-işe yavaş giriş,başladıgına da sıkı sarıl.
3-ne iyi niyetli ne de kötü niyetli ol.
4-iyi bir iş yapmışsan tanrılardan bil, kendinden degil.

VII. Kypselos'un oglu Korinthoslu Periandros
1-aceleci insan tehlikelidir.
2-istekler geçicidir, erdemlerse kalıcı.
3-iyi günde ölçülü,kara günde temkinli ol.
4-annene ve babana layık oldugunu göster.
5-dostlarına karşı iyi günlerinde de kötü günlerinde de hep aynı şekilde davran.