29 Mart 2017

Charlie Chaplin’in kaleme aldığı hayat dersleri


Anladım ki,
Duygusal acılar ve keder, bir uyarıydı bana,
Kendi gerçeğime karşı yaşadığımı anımsatan.
Biliyorum, bugün buna Özgün Olmakdiyorlar.

Zamanı gelmediğini,
Ve o kişinin hazır olmadığını bildiğin halde onu,
İsteğimizi yapmaya zorlamanın,
O insan kendim de olsam,
Ne kadar utanç verici olduğu anladım.
Bugün buna, “Kendine Saygı Duymak” dendiğini biliyorum.

Başkalarının hayatına özenmekten vazgeçtim,
Ve önüme çıkan zorlukların,
Olgunlaşmam için aşmam gereken engeller olduğunu fark edebildim.
Günümüzde buna, Bilgelik dendiğini biliyorum.

Her zaman, her fırsatta,
Doğru zamanda, doğru yerde bulunduğumu anladım.
O andan itibaren de huzura erdim.
Bugün buna, Varoluşa Saygıdendiğini biliyorum.

Kendime ayırmam gereken zamanı başka şeylere harcamaktan,
Geleceğe ilişkin büyük projeler yapmaktan vazgeçtim.
Bugün artık yalnızca bana keyif ve mutluluk veren,
Sevdiğim ve hoşuma giden işleri,
Kendime özgü yol, yordam ve tempoyla yapıyorum.
Günümüzde buna, Kendine Karşı Dürüstlük dendiğini biliyorum.

Sağlıklı olmayan her şeyden kurtardım kendimi.
Yemeklerden, insanlardan, nesnelerden, durumlardan,
Hepsinden önce de beni benden koparıp diplere çeken şeylerden.
Başlangıçta buna “sağlıklı bencillik” diyordum,
Bugün biliyorum ki, bu Kendini Sevmektir.

Vazgeçtim,
Her zaman kendi haklılığıma inanmaktan,
Daha az yanılmaya başladım böylece.
Bugün anladım buna Sade Olmak dendiğini.

Düşüncelerimin beni zavallı ve hasta edebileceğini fark ettim,
Buna karşın yüreğimin gücünü yardıma çağırdığımda,
Aklım değerli bir ortak kazandı.
Bu ilişkiye bugün Yürek Bilgeliğidiyorum.

Kendimizle ya da başkalarıyla tartışmaktan,
Çatışmaktan ve sorun yaşamaktan korkmamalıyız,
Çünkü yıldızlar bile bazen birbiriyle çarpışır,
Ve yeni dünyalar oluşur.
Bugün bunun Yaşamak olduğunu biliyorum!

👍

HAYATIN BANA YAPTIĞI UYARILAR...

Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda anladım ki;

Duygusal acılar ve keder yapılmış birer uyarıydı bana...

Kendi gerçeğime karşı yaşadığımı anımsatıyorlardı...

Biliyorum bugün buna ‘özgün olmak’ diyorlar...

İNSANIN KENDİSİNİ ZORLAMASININ...

Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda... Zamanı gelmediğinde ve o kişinin hazır olmadığını bildiğin halde, istediğini yaptırmaya zorlamanın... Zorladığın kişi bizzat kendin de olsa, çok utanç verici bir şey olduğunu anladım... Bugün buna; “kendine saygı duymak” deniyor...

BAŞKALARININ HAYATINA ÖZENME...

Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda, başkalarının hayatlarına özenmekten vazgeçtim... Önüme çıkan zorlukların;

Olgunlaşmam için aşmam gereken engeller olduğunu fark edebildim...

Günümüzde buna “bilgelik” dendiğini biliyorum...

DOĞRU ZAMANDA DOĞRU YERDE...

Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda;

Her zaman, her fırsatta...

Doğru zamanda doğru yerde bulunduğumu anladım...

O andan itibaren huzura erdim...

Bugün buna; ‘yaşanmakta olana saygı’ dendiğini biliyorum...

GELECEĞE İLİŞKİN BÜYÜK PROJELER...

Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda;

Kendime ayırmam gereken zamanı, başka şeylere harcamaktan... Geleceğe ilişkin büyük projeler yapmaktan vazgeçtim...

Bugün artık yalnızca bana keyif ve mutluluk veren, Sevdiğim ve hoşuma giden işleri, Kendime özgü yol yordam ve tempoyla yapıyorum... Günümüzde buna ‘kendine karşı dürüst olma’ dendiğini biliyorum...

SAĞLIKLI OLMAYANLARDAN KURTULMA

Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda; Sağlıklı olmayan her şeyden kurtardım kendimi... Yemeklerden, insanlardan, nesnelerden, durumlardan... Hepsinden önce de beni benden koparıp diplere çeken şeylerden...

Başlangıçta buna ‘sağlıklı egoizm’ diyordum... Bugün biliyorum ki bu ‘kendini sevmektir...’

HAKLILIĞIMA İNANMAKTAN VAZGEÇTİM

Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda... Vazgeçtim; her zaman kendi haklılığıma inanmaya... Daha az yanılmaya başladım böylece... Bugün anladım ki; Buna ‘sade olmak ve sade yaşamak’ deniyor...

DÜŞÜNCELERİN BENİ HASTA ETMESİ...

Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda; Düşüncelerimin beni hasta ve zavallı bir insan yapabileceğini fark ettim...

Buna karşı, yüreğimin gücünü yardıma çağırdığımda.. Aklım değerli bir ortak kazandı... Bu ilişkiye bugün ‘yürek bilgeliği’ diyorum...

YAŞAMAK...

Kendimle ve başkalarıyla tartışmaktan... Çatışmaktan ve sorun yaşamaktan korkmuyorum... Çünkü yıldızlar bile bazen birbiriyle çarpışıyor...

Yeni dünyalar oluşuyor...

Bugün bunun ‘yaşamak’

olduğunu biliyorum...

27 Mart 2017

Hababam Sınıfının Mahmut Hoca’sı Münir Özkul...

Diyor ki;  Ben ortaokuldayken, Türkçe hocamız tahtaya konuşanların değil, konuşmayanların ismini yazdırırdı. Ve bir gün derste şöyle demişti; çocukları konuşturmazsan, konuştuğu için cezalandırırsan gelecekte ya hiçbir olaya tepki vermeyen cesaret edip konuşamayan bir halk yaratırsın, ya da konuşamadığı ve kendisini ifade edemediği için her şeyi zorbalıkla halletmek isteyen bir halk yaratırsın.



Bertrand Russell'dan yaratıcı ve mutlu bir yaşam için 10 ders


Bir insan size herhangi bir konuda mutlak doğruyu bildiğini söylüyorsa, onun tamamen hatalı olduğundan emin olabilirsiniz...The Scientific Outlook, 1932

Kimse başkalarının gizli meziyetleri hakkında dedikodu yapmaz...On Education, 1926

İyi bir yaşam, anladığım kadarıyla, mutlu bir yaşamdır. ‘İyi olursan mutlu olursun’ demiyorum; demek istediğim, mutlu olursan, iyi de olursun...New Hopes for a Changing World, 1951

Kabul görmeyen bir görüşe sahip olmaktan korkmayın. Şu an kabul gören her görüş, bir zamanlar kabul görmeyenlerdi...A Liberal Decalogue, 1954

Hepimizin içinde sıkışıp kalmış bir sanatçı yatmaktadır. Serbest bırakın onu ki, her yere neşe bulaştırsın...Bertrand Russel’ın Başlıksız Son Makalesi, 1967

Sıkıntıya tahammül edemeyen bir nesil, önemsiz insanlardan oluşan, doğanın ağır işleyişinden gereksiz yere uzaklaşan, hayati dürtüleri zamanla tükenen, tıpkı bir vazonun içindeki koparılmış çiçekleri andıran bir nesil olacaktır...The Conquest of Happiness, 1930

İnsanlığın başına gelen en büyük kötülük, insanların aslında yanlış olan kimi şeylerin doğruluğundan kesinlikle emin olmasıdır...Unpopular Essays, 1950

Başarılı olduğunuz her şey, mutluluğunuza katkı sağlar...Bertrand Russell Speaks His Mind, 1969

Arzu edilen şey, inanma isteği değil; hatta onun tam tersi olan anlama isteğidir...Free Thought and Official Propaganda, 1922

Uygar yaşam, çok fazla evcilleşti...Nobel Lecture: What Desires Are Politically Important?, 1950

  

Aşık Veysel "Dünyaya gelmemde maksat ne idi: bir sadık dost."

Toprak ne kadar zengin olursa olsun, ekilmedikçe mahsul vermez. Kafalar da öyle, ekilmeyen kafalar da fikir üretmez...Seneca

Bahse girerim yarın bir yobaz çıkıp, tuvalete gitmek günah diye fetva verse, tuvalete gitmeyecek ve altına yapacak o kadar öküz var ki bu ülkede...Aziz Nesin

Ruhunu kaybeden dünyayı kazansa ne çıkar...Victor Hugo

24 Mart 2017

Abidin Dino * Metin Altıok * Tomris Uyar * Melih Cevdet Anday * Haldun Taner

Benim yapabildiğim, bildiğim umduğum, son soluğuma değin yapacağım -ki önümde uzun bir zaman yok, biliyorum- bu bir takım şeylerin yaklaşmakta olduğu duygusunu yaşamak ve yaşatmak.  Her zaman felaketleri düşünmemek gerek. En korkunç acılardan sonra tüm bu yaşadıklarımız olağanüstü güzellikte bir yaşama dönüşebilir...Kısa Hayat Öyküm - Abidin Dino

Özgürlük ve refahın olmadığı, yarın endişesinin kol gezdiği bir ülkede şiir kendi yalnızlığında, kendi sesiyle avunacaktır elbet. Ey şiir okumayan, şiire kulak tıkayan okur, haklı olan sensin. Sana saygıyla karşılık bir öfke duymaktan başka bir şey gelmiyor elimden. Ama şunu iyi bil ki, şiirle zıtlaşmanın yarar sağlamayacak sana. Çünkü şiirin yalnızlığı senin de yalnızlığındır ve bu yalnızlık şiirin değil senin sonun olacaktır. İnanıyorum ki sen günün birinde Anka gibi kendi küllerinden yeniden doğacaksın. İşte o gün gelene kadar benim sana diyeceğim; ateşin bol, tükenişin çabuk olsun...Metin Altıok

Her sanatçı kendi yankısını gördüğü bir aynaya daha kolay bağlanabilir. O kadar ki, aradaki aşk bitse bile o aynayla yaşanmış duygudaşlık anları, kıyasıya yapılmış edebiyat tartışmaları, ortak bir geçmiş kalır geriye.Yaratıcılığı körükleyen ilişkilerdi bunlar. Tiryakilik gibi bir şeydi. İki taraf da karşısındaki için esin perisiydi…Tomris Uyar

Bir romanda okumuştum, irade teorisi yapan bir düşünür, bir tekerleğin orta yeri gibi sakin kalmağa alıştırıyordu kendisini. Hayat gümbür gümbür dönüyor, ama o, orta yerde istifini bile bozmadan hareketsiz kalabiliyor. Gerçekten büyük bir başarı. Yalnız o adamla benim aramda önemli bir ayrım var: O bunu çaba ile elde etmek istiyor, bense doğuştan öyleyim galiba. Doğuştan iradeliyim. Öyle mi? Yok, bununla kendimi kandıramam. Davranışlarımın içimden gelmesini beklememeliyim, çünkü içim yok benim. Belki kimsenin yok. Herkes, yalan yanlış, daha iyi bir dünyanın ardına düşmüş, o dünya için, boşuna da olsa çırpınıyor, çalışıyor. Üst yanı aylaklıktır...Melih Cevdet Anday
 
Dünyada hiçbir şey, karşısındakini kandırdığını sanan bir budalanın sevinci kadar komik değildir...Haldun Taner