27 Haziran 2016

Joseph Murphy "Sɑğlık duygusu sɑğlığı, zenginlik duygusu zenginliği doğurur. Siz ne hissediyorsunuz?"

Zihniniz gevşediğinde ve bir fikri kɑbul ettiğinizde, bilinçɑltınız bu fikri hɑyɑtɑ geçirmek için işe koyulur. Zihinsel zorlɑmɑ ve ɑşırı çɑbɑ, endişe ve korkuyu göstererek dileklerinizin kɑrşılığını ɑlmɑnızı engeller. Rɑhɑtlık işi çözer.
 
Yaşamın yasası, inancın yasasıdır. 
 
Dışsal olan hiçbir şeyin, zihinsel izniniz olmaksızın sizi üzemeyeceğini ya da incitemeyeceğini fark ettiğinizde, doğru zihinsel tutumu geliştirebilirsiniz.
 
Zamanında uyanamam diye kaygılanıyorsanız, uyumadan önce bilinçaltınıza uyanmak istediğiniz saati tam olarak söyleyin, o sizi uyandıracaktır. Onun çalar saate ihtiyacı yoktur.
 

26 Haziran 2016

Wolfgang Borchert - Sonra yapılacak tek şey var: Hayır deyin!

Sen. Makine başındaki adam ve atölyedeki. Sana yarın su boruları ve vanalar yerine
çelik miğferler ve makineli tüfekler yapmanı emrederlerse, yapılacak bir tek şey var:
HAYIR de!...

Sen. Tezgahı ardındaki kız ve bürodaki kız. Sana yarın bomba doldurmanı ve keskin
nişancı tüfekler için hedef dürbünleri monte etmeni emrederlerse,
yapacağın bir tek şey var:
HAYIR de!...

Sen. Fabrika sahibi. Sana yarın pudra ve kakao yerine barut satmanı emrederlerse,
yapacağın bir tek şey var:
HAYIR de!...

Sen. Laboratuardaki araştırmacı. Sana yarın eski yaşama karşı yeni bir ölüm icat
etmeni emrederlerse, yapacağın bir tek şey var:
HAYIR de!...

Sen. Odasındaki ozan. Sana yarın aşk şarkıları yerine nefret şarkıları söylemeni emrederlerse,
yapacağın bir tek şey var:
HAYIR de!...

Sen. Hastası başındaki doktor. Sana yarın savaşa adam yazmanı emrederlerse,
yapacağın bir tek şey var:
HAYIR de!...

Sen. Kürsüdeki din adamı. Sana yarın savaşa dair kutsal sözler söylemeni emrederlerse,
yapacağın bir tek şey var:
HAYIR de!...

Sen. Vapurdaki kaptan. Sana yarın buğday yerine top ve tank taşımanı emrederlerse,
yapacağın bir tek şey var:
HAYIR de!...

Sen. Havaalanındaki pilot. Sana yarın kentler üzerine bomba ve fosfor yağdırmanı emrederlerse,
yapacağın bir tek şey var:
HAYIR de!...

Sen. Dikiş masası başındaki terzi. Sana yarın üniformalar dikmeni emrederlerse, yapacağın bir tek şey var:
HAYIR de!...

Sen. Cübbesi içindeki yargıç. Sana yarın savaş mahkemesine gitmeni emrederlerse, yapacağın bir tek şey var:
HAYIR de!...

Sen. İstasyondaki adam. Sana yarın cephane treni ve kıt'a nakli için kalkış sinyali vermeni emrederlerse,
yapacağın bir tek şey var:
HAYIR de!...

Sen. Kentin varoşlarındaki adam. Sana yarın gelir de siper kazmanı emrederlerse, yapacağın bir tek şey var:
HAYIR de!...

Sen. Normandiya'daki ana ve Ukranya'daki, sen Frisko ve Londra'daki ana. Sen Hoangho ve Missisippi' deki ve Hamburg ve Kore ve Oslo'daki ana., bütün toprak parçaları üzerindeki analar, dünyadaki analar, sizden yarın yeni kırgınlar için hemşireler ve çocuklar doğurmanızı isterlerse, dünyadaki analar, yapacağınız bir tek şey var: HAYIR deyin!... Analar, HAYIR deyin!...
 
Çünkü eğer hayır demezseniz, eğer hayır demezseniz analar, sonra, sonra:
 
Gürültülü vapur dumanlarıyla yüklü liman kentlerinde büyük gemiler inildiye inildiye sessizleşecek, dev mamut kadavraları gibi su üstünde ölgün ve hantal, su yosunu, deniz bitkileri ve midye kabuklarıyla kaplı, önceleri öyle ipildeyip çınlayan gövdesi mezarlık ve çürümüş balık kokusuyla yüklü, yıpranmış, hasta ve ölü gövdesi rıhtım duvarlarına karşı, ölü ve yalnız rıhtım duvarlarına karşı yalpalanacak.
 
Tramvaylar beyinsiz, ışıltısız, cam gözlü kafesler gibi yamru yumru olacak. Çürümüş hangarların arkasında, büyük çukurlar açılmış yitik caddelerde raylar öylece duracak.
 
Çamur grisi, pelteleşmiş, kurşuni bir sessizlik dönenecek ortalığı, her şeyi unutarak, büyüyecek okullarda ve üniversitelerde ve tiyatro salonlarında büyüyecek, stadyumlarda ve çocuk parklarında, korkunç ve hırslı kesintisiz bir sessizlik büyüyecek.
 
Güneşli taze bağlar yıkık yamaçlarda çürüyecek, kuraklaşan toprakta kuruyacak, pirinç ve patates ekilmeyen tarlalarda donacak ve sığırlar katılaşmış bacaklarını devrilmiş iskemleler gibi dikecek gökyüzüne.
 
Enstitülerde büyük doktorların dahi buluşları asitlenecek, çürüyüp, mantarsı küfle kaplanacak.
 
Mutfaklarda, hücre odalarda ve kilerlerde, soğuk hava depolarında ve ambarlarda son torba un, son kase çilek, kabak ve diğerleri bozulup gidecek, ekmek ters çevrilmiş masaların altında, parça parça olmuş tabakların üstünde yemyeşil kesilecek, ortalığa yayılan yağ arap sabunu gibi kokacak, tarlalarda buğday paslanmış karasabanların yanına düşüp kalacak, yok edilmiş bir ordu gibi ve tüten tuğla bacalar, demirci ocakları ve yıkık fabrika bacaları sonsuz çimle kaplanarak ufalanacak, ufalanacak, 
ufalanacak.
 
Sonra son insan dökülüp parçalanmış barsaklarıyla ve kirlenmiş ciğerleriyle zehir gibi kızaran güneşin altında yalnız ve yanıtsız ve yalpalayan yıldızların altında bir yanılgı gibi ordan oraya dolaşacak, o kocaman beton yığınları, tenha kentlerin soğuk putları ve gözden kaçması olanaksız toplu mezarlar arasında yalnız, son insan, kupkuru, delirmiş, allaha küfrederek, yakınarak o korkunç soruyu soracak : NEDEN? Bu ses bozkır derinliğinde yiterek duyulmaz bir hale gelecek, yıkıntılar üzerinde esecek, çatlaklar arasından akacak, bu ses, ibadethane enkazları içinde ve sığınaklara çarparak şaklayacak, kan birikintileri üzerine düşecek, duyulmayacak, yanıtlanmayacak, son insan-hayvanın son hayvanca bağırışı.

Tüm bunlar olacak, yarın, yarın belki, belki hemen bu gece, belki bu gece, eğer-eğer-eğer siz.
HAYIR demezseniz!...

23 Haziran 2016

Yaşar Nuri Öztürk "Laiklik, sadece devletin dinden, dinin de devletten elini çekmesini sağlamıyor, din sınıfının dini yaşamak isteyen kitlelere tasallutunu da önlüyor. "

  
Laiklik, sadece devletin dinden, dinin de devletten elini çekmesini sağlamıyor, din sınıfının dini yaşamak isteyen kitlelere tasallutunu da önlüyor. Bu açıdan bakıldığında laiklik dine en büyük hizmetin kurumudur. Ve laiklik, dindarların âdeta huzur ve mutluluk gemisidir. Dinci sömürücüler laikliğe, esas bu ikinci anlamı yüzünden düşmandırlar. Çünkü onların kitleler üzerindeki şeytani hegemonyalarını kıran, laikliğin bu ikinci anlamıdır. Bu anlam, din bezigânlarının korkulu rüyalarının ve saltanatlarını yitirme kaygılarının esas sebebidir. 


14 Haziran 2016

Albert Einstein "Her Şey Enerjidir ve Her Şey Bundan İbarettir."

 
Her şey enerjidir ve her şey yalnızca bundan ibarettir. İstediğin gerçekliğin frekansına uyumlandığında; bu gerçekliği yaşamaktan başka bir şey gelmez elinden. Başka yolu yoktur. Bu bir felsefe değil fiziktir.

”Everything is energy and that’s all there is to it. Match the frequency of the reality you want and you cannot help but get that reality. It can be no other way. This is not philosophy. This is physics”.

Her Şey Enerjidir ve Bu Enerji Her Şeydir: İstediğiniz Gerçekliğe Uyum Sağlayın !”

Enerji ve Gerçeklik Arasındaki Bağlantı

Her şey enerjidir. Evrenin temel yapısı, her varlıkta bulunan bu evrensel güçtür. Fiziksel dünya, atomların ve moleküllerin etkileşimiyle şekillenir ve bu etkileşimler enerji akışını oluşturur. Enerjinin doğası, gerçeklikle doğrudan bir ilişkiye sahiptir ve bu bağlantı, modern fizik ve kuantum mekaniği tarafından da desteklenir.

Enerji Frekansları ve Gerçeklik

Albert Einstein’ın ünlü E=mc^2 denklemi, enerjinin kütle ile ilişkisini açıklar. Aynı şekilde, enerjinin frekansı da gerçekliği etkiler. Düşüncelerimiz, hislerimiz ve inançlarımız, belirli enerji frekansları üretir ve bu frekanslar, çevremizdeki gerçekliği etkiler. İstediğimiz gerçekliği yaşamak için, o gerçeklikle aynı frekansı oluşturmalıyız.

Enerji Frekanslarını Anlama

Enerji frekansları, duygularımızın ve düşüncelerimizin kalitesiyle belirlenir. Olumlu düşünceler ve duygular, yüksek frekanslar üretirken, olumsuz düşünceler ve duygular düşük frekanslar yayar. Örneğin, sevgi, neşe ve şükran gibi olumlu duygular, yüksek frekanslı enerji üretirken, korku, öfke ve endişe gibi olumsuz duygular düşük frekanslı enerji üretir.

Kuantum Fiziği ve Gerçeklik Yaratma

Kuantum fiziği, gerçekliğin yaratılmasında düşüncelerin ve bilincin önemli bir rol oynadığını gösterir. Gözlemcinin bilinci, kuantum dünyasındaki parçacıkların davranışını etkiler. Yani, düşüncelerimizle çevremizdeki olayları etkiler ve gerçeklik yaratırız. İstediğimiz gerçekliği elde etmek için, pozitif düşünceler ve inançlar geliştirmeli ve bu enerji frekansını çevremize yaymalıyız.

Enerji Frekanslarının Hayatımıza Etkileri

Enerji frekanslarının hayatımıza olan etkisi oldukça derindir. Negatif düşünceler ve düşük frekanslar, sağlığımızı olumsuz yönde etkileyebilir ve stres, anksiyete ve depresyon gibi sorunlara neden olabilir. Pozitif düşünceler ve yüksek frekanslı enerji ise sağlığımızı destekler, mutluluk ve huzur getirir.

Enerji Frekanslarının İlişkilerimize Etkisi

Enerji frekansları, ilişkilerimizi de şekillendirir. Sevgi, anlayış ve hoşgörü gibi yüksek frekanslar, ilişkilerimizin güçlenmesine ve sağlıklı iletişim kurmamıza yardımcı olur. Düşük frekanslar ise çatışmalara ve anlaşmazlıklara yol açabilir. Kendimizi ve başkalarını anlamak için enerji frekanslarını dikkate almalı ve olumlu bir bağ kurmaya çalışmalıyız.

Enerji Frekanslarını Dengede Tutma

Titreşim seviyesini dengede tutmak, yaşamda sağlık ve başarının deneyimlenen bir gerçeklik olması için çok önemlidir. Olumlu düşünceler geliştirmek, hayatımızdaki enerji akışını olumlu yönde etkiler.

Gerçekliğinizi Değiştirin: İstediğiniz Hayatı Yaratın

Gerçeklik, içsel dünyamızdaki enerji frekanslarının yansımasıdır. Eğer istediğiniz bir gerçeklik yaşıyorsanız, frekansınız zaten uyumlu demektir. Eğer, yaşadıklarınızda hoşunuza gitmeyen ayrıntılar varsa, enerjinizin titreşim değerlerini değiştirmenin zamanı gelmiş demektir.

İstediğiniz Gerçekliği Belirlemek

İlk adım, istediğiniz gerçekliği net bir şekilde belirlemektir. Hedeflerinizi ve hayallerinizi tanımlayın. Ne tür bir yaşam istediğinizi ve hangi alanlarda başarıya ulaşmak istediğinizi düşünün. Bu, enerji frekanslarınızı hedefe yönlendirmek için önemlidir.

Olumlu Düşünceler ve İnançlar Geliştirin

Olumlu düşünceler ve inançlar, yüksek frekanslı enerji üretmeye yardımcı olur. Kendinize güvenin, başarabileceğinize inanın ve olumsuz düşüncelere kapılmaktan kaçının. Kendinize olan inancınızı güçlendirmek için olumlamalar kullanabilirsiniz.

Negatif Düşüncelerle Başa Çıkma

Negatif düşünceler her zaman kaçınılmazdır, ancak onlara takılıp kalmak zorunda değilsiniz. Negatif düşünceler geldiğinde farkındalık geliştirin ve bunları olumlu düşüncelerle değiştirin. Kendinizi eleştirmeden, kendinizi anlamaya ve affetmeye odaklanın.

Duygularınızı Yönetin

Duygularınız da enerji frekanslarınızı etkiler. Olumsuz duyguların sizi ele geçirmesine izin vermeyin. Stres, öfke veya kırgınlık gibi duygularla başa çıkmak için meditasyon, spor yapmak veya doğa ile zaman geçirmek gibi yöntemler deneyebilirsiniz.

Hayatınızı Çevreleyin

İstediğiniz gerçekliği yaratmak için çevrenizi de ona uygun şekilde düzenleyin. Pozitif, destekleyici ve ilham verici insanlarla zaman geçirin. Negatif etkilerden uzak durun ve kendinizi olumlu enerjilere açın.

Enerji Frekanslarınızı Yükseltmek İçin İpuçları

  • Düzenli olarak meditasyon yapın ve zihninizi sakinleştirin.
  • Olumlu düşünceler geliştirmek için olumlamaları kullanın.
  • Sağlıklı beslenme ve egzersiz yapmaya özen gösterin.
  • Yaratıcılığınızı keşfedin ve hobiler edinin.
  • Sevdiklerinizle zaman geçirin ve onlarla bağlarınızı güçlendirin.

Enerji ve Gerçeklik Arasındaki Sonsuz Bağlantı

Unutmayın, her şey enerjidir ve enerji frekanslarınız gerçekliğinizi belirler. İstediğiniz hayatı yaratmak için enerjinizi doğru yönlendirin ve frekanslarınızı yükseltin. Fiziksel dünyanın ötesinde, düşüncelerinizin gücünü ve gerçeklik yaratmadaki etkisini keşfedin. Hayal gücünüzün sınırı yoktur ve istediğiniz gerçekliği yaratabilirsiniz.