09 Kasım 2012

10 Kasım'da Anıtkabir'deyiz "Geliyoruz"


"10 Kasım Atamızı kaybettiğimiz gün değildir. Ölümsüzleşip fikirlerine daha sıkı bağlandığımız gündür. 10 Kasımlar yas tutma günü değildir, O'nun fikirlerine ve devrimlerine bağlılığımızı yeniden haykırmanın günüdür."
 


07 Kasım 2012

Ceyhun Atuf Kansu - Havza Yollarında Mustafa Kemal

Muhmur dağın başında bir duman, bir duman,
Mustafa Kemal'in başında daha bir duman
Dağ düşünür gündüz gece başından duman gitmez,
Mustafa Kemal düşünür gündüz gece başından duman gitmez,

Dağların başında duman eksik olmaz,
Soy yiğidin başından duman eksik olmaz.
Mahmur dağının dumanlarına baktı da dedi.
Mustafa Kemal, Köroğlu olmak ne güzel şu dağlarda,
Tutmak gece gündüz denizlerin yolunu, yol vermemek,
Üşümek, ateş yakmak, yola düşmek ne güzel,
Bölmek orta yerinden gemilerin getirdiği güneşi,
Bir sana bir bana vermek ne güzel!

Çakal dağının eteğine vardı ki Mustafa Kemal,
Vakit alaca karanlık, dağın eteğinde bir kahve,
Kahvede düze inmiş eşkıyalar, Karadeniz uşakları,
Kaynıyor Erzurum işi semaver, çay demleniyor.
Uyanmış su, gözleri adamların, susuz gözleri sıcak,
Mustafa Kemal baktı, tanıdı, hepsi halk.

Oturdular, hep beraber çay içtiler,
Ordan burdan, dereden tepeden konuştular,
Sabah güneşi gelip bağdaş kurdu bir yana,
Yarı karanlıktı yüzleri birden aydınlandılar,
Acı çekmiş, susamış, dağ çizgileri sert
Mustafa Kemal'in gözlerinde tek tek ışıdılar.

Çıktı kavak yaylasına "oh!" dedi, Mustafa Kemal,
Ölmez be, insan bu vatanı sevince,
Halk kokusudur, güller çimenlerden gelir,
Ovaları sürenler aşağıda, ormanlarda bıçkı sesleri,
Dağılmış Mahmur dağının dumanları
Çekip cümle türküleri bir dere ışıltısıyla akar.

Havza'ya vardım ki, kulağımızı koyalım bir,
Bağımsız yaşamak diyelim bir, dinle ne ses verir?
Havza pazarına inmiş allı morlu köylüler,
Çıkarlar ormanlardan gizli gizli çağıralım, bir,
Gelirler toplanırlar ateşimize, onlar için yaktık,
Özgür yüreklerin soluğunu üflesinler bir.

Sevelim dedi, Mustafa Kemal, sevelim bir,
Selâm verelim bir, selâm alalım bir,
Halk olmak ne güzel şeydir arkadaşlar,
Şu sabah çayını içelim bir, kardeşçe sıcak.
Yüzümüzü yunalım şu dereden bir,
Sonra kursunlar darağacını kavgamıza,
Asarlarsa assınlar bizi düşlerimizden!

06 Kasım 2012

Atatürk'ün Sevdiği Şarkılar



Ataya Merhaba (2.00 Mb

Mustafa Kemal (2.81 Mb)


Sarayburnu 1934 (5.32 Mb)

Ud Taksim (3.17 Mb)

Keman Solo (2.66 Mb)
Bayati Taksim (2.95 Mb)
Bayati S. Se (6.70 Mb)
Viola - Kanun (2.20 Mb)
Ritim Sol (639 Kb)

Ferhan Şensoy "Artık her gün 10 Kasım"

Artık her gün 10 Kasım....

Nasıl oldun ihtiyar?
-Daha iyiyim ihtiyar.
-Görme sorunun var mı?
-Yok yok. Gözümün acısı geçti. Ayrıca alıştım artık biber gazına. Tam sıkarlarken gözünü sıkı sıkı kapatırsan o kadar etkili olmuyor. Motosiklet gözlüğü takarsak daha rahat ederiz. Ayrıca o kadar ihtiyar değiliz.
-Tazyikli su çok acayip yalnız. Ayağın yerden kesiliyor.
-Su sıkılınca kendini yere atacaksın, bir yerlerde tutunursan çok bela olmuyor. Asl ında birbirimize su sıkarak antırenman yapabiliriz.
-Bizim su musluktan nazlı akıyor, bir tazyik yok ki.
-Hortumun ucunu büzersek daha tazyikli olabilir. Sıkılan suya direnç kazanmak için çalışmalar yapabiliriz. Senin sırtın nasıl ihtiyar?
-İyi iyi… Fakat öldüresiye vuruyorlar çopu!
 -Coplamaktan zevk alanlar var!
-Yaram kapandı, acısı geçti. 10 Kasım’a kadar izi bile kalmaz!
-10 Kasım daha zorlu geçecek. Daha kalabalık olacağız, polis daha saldırgan olacak.
-Olsun. Bizden kalabalık olmayacaklar. Dolduracağız limonları ceplerimiz, istikamet Anıtkabir ihtiyar!
-Korkarım bizi Anıtkabir’e sokmamak için özel çaba sarfedecekler.
-Nasıl engel olabilirler? Yıkar geçeriz barikatları.
-Bence bu sefer barikattan farklı engeller düşüneceklerdir
-Ne gibi?
-Barikatın bir işe yaramadığını gördüler ihtiyar… Mesela birdenbire Anıtkabir girişinde doğalgaz kazı çalışması başlatabilirler… Belediye aniden bir metro kazısına girişebilir…O durumda n’apıcaz? Gökten paraşütle mi ineceğiz Anıtkabir’e?
-Sen o konuyu merak etme ihtiyar. Çetin ceviz TGB yeraltından Aslanlı Yol’a tünel kazı çalışmalarına başlamıştır bile.

-O çocuklara güveniyorum zaten. 10 Kasım meydan muharebesinde ölsem gözüm arkada kalmaz. Geçen gece Atatürk girdi düşüme. Büyük bir salondayız. Tevellütü 1950′li yıllar bir kalabalığız. Atatürk kürsüde. O da yaşlanmış tabii. Ve fakat sesi hiç yaşlanmamış; “Ey Türk ihtiyarları, muhtaç olduğunuz kudret taşıdığınız eski asil kanda mevcuttur!” dedi bizlere. Direnip 23 Nisan’ı da, 19 Mayıs’ı da yaşamak istiyorum.
-Bundan sonra her gün 29 Ekim, her gün 10 Kasım! 23 Nisan’ı beklemeye gerek yok ihtiyar....