05 Ocak 2021

Adonis "Hümanizme Özlem "


 

 Arap yazar ve düşünür Adonis, Araplar ile Batı arasında yapıcı bir diyaloğun ve Ortadoğu'da kalıcı barışın önündeki en önemli engelin, tek tanrılı dinlerin, insana ve doğaya bakış açısıyla, bilgiyi sadece teknik açıdan anlaması olduğunu söylüyor.

Akdeniz'in Güney ve Kuzey kıyıları arasında ya da başka bir deyişle Araplar ile Batı arasında; insani, sadık ve yapıcı bir diyaloğun kurulma sının önünde dört engel bulunduğunu belirten Adonis, bu dört engeli şöyle sıralıyor: Tek tanrılı dinlerin insana ve dünyaya bakış açısı, devlet ve siyasi uygulama alanında bilgiyi sadece teknik açıdan ele alması, günümüzde İsrail ile Filistinliler arasındaki savaşın, öteden beri Yahudi – İslam çatışması şeklinde devam etmesi.

Sadece hoşgörüye dayalı değil, aynı zamanda insanlar arasında eşitliğe dayalı, yapıcı bir diyalog kurmak istiyorsak, söz konusu engelleri ortadan kaldırmalıyız. Engelleri aşmaya ya da gerçek yüzlerini ortaya çıkarmaya yönelik, onları tek tek ele alarak ayrıntılı bir şekilde değerlendirmemiz mümkün değildir. Bundan dolayı bu engellere değinerek, onlarla ilgili bazı soruları yöneltmekle yetineceğiz.




 Adonis: "Din, hem hayata, hem de düşünceye hegemonya kurmuştur. Tek tanrıcılık, sadece akıl veya düşünceye hakimiyet kuran bir dini bilgi değil, aynı zamanda insan vücudunu da kontrol eden ve onun üzerinde hegemonya kuran bir yol olmuştur..."

 

 

 

 

 

 

 

Dinin siyasete alet edilmesi
Öncelikle tek tanrılı dinlerin insana ve dünyaya bakış açısına değinelim: İster Musevil ik, ister Hıristiyanlık, isterse Müslümanlık olsun, bütün tek tanrılı dinler, Allah'ın yalnızca kendilerine, -diğerlerinden farklı olarak- mesajlar gönderdiğinden hareket eder. Buradan hareketle her tek tanrılı din uygulamada, Allah ile ilgili yorumunu bir ideolojiye dönüştürmüş, diğer yorumları reddetmiş ve yalnızca kendi yorumunu, Allah'ı anlamanın tek yolu olarak görmüştür.

Burada Allah'ın kelamı, bir iktidar aracına dönüşüyor; yorum, kültürel bir otorite olup, sosyal ve siyasi bir iktidarın kurulması için bir araç olarak kullanılıyor. Böylece, tek tanrılı dinler arasında herhangi bir diyaloğu kabul etmeden önce, şu temel soruları sormamız gerekiyor: Acaba her tek tanrılı din, kendisine özgü vahyini, Allah'ın sonsuza kadar geçerli kelamının bir bütünü olarak mı görüyor, yoksa bunlar Allah kelamının sadece bir parçası ve daha sonraki zamanlarda da gerektiğinde eklemler yapılabilecek bir yapı mı?

TAMAMI  Adonis'in Avrupa- Akdeniz diyaloğuna eleştirisi: Hümanizme özlem