19 Ocak 2017 Perşembe

Louise Hay - Düşünce Gücüyle Tedavi

Mutsuz olmamak, mutlu olmaya eş anlamlı değildir. Kendisine ve başkalarına karşı olumsuz düşünceler besleyen kişi, tıpkı kötü beslenen bir kişi gibi sağlıksız olur.

Çoğunlukla kendimizde ‘’yanlış’’ olduğunu düşündüğümüz şeyler, bireyselliğimizin bir ifadesidir. Bunlar bizim farklılıklarımız ve özelliklerimizdir. Bize özgüdür. Doğa asla kendini tekrarlamaz. Bu gezegende zamanın başlangıcından itibaren asla iki aynı kar tanesi veya su damlası olmadı. Her papatya diğerinden farklı. Parmak izlerimiz farklı, biz farklıyız. Farklı olmak için yaratıldık. Bu gerçeği kabul ettiğimizde rekabet ve kıyaslama söz konusu olmaz. Başka birine benzemeye çalışmak, ruhumuzu kurutmak demektir. Bu gezegene kendimizi ifade etmek için geldik.

Kırgınlık, uzun zaman boyunca gömülü kalarak birikmiş olan öfkedir. Kırgınlıkla ilgili temel sorun, bedende genellikle aynı yerde kalması ve zaman içinde bedeni kemirerek sık sık tümörlere ve kansere dönüşmesidir. Dolayısıyla, öfkeyi bastırmak ve bedende tutmak, sağlık için kesinlikle iyi değildir. Yine, bu duyguları salıverme zamanı gelmiştir.

Kronik içsel nefret, suçluluk ve içsel eleştiri kalıpları, vücudun stres seviyesini yükseltir ve bağışıklık sistemini zayıflatır...Pozitif Gücün Büyüsü - İçinizdeki Gücü Keşfedin

Geçmişinizde yaşanmış olup da bugün değiştiremeyeceğiniz hiçbir şey yoktur.
Siz geçmişinizin ve geleceğinizin yaratıcısısınız.
Dolayısıyla, her şey size değişmez görünse bile şimdiyi yaratan da sizsiniz...Mükemmeliyetçiliği bir kenara bırakın.
Hayat hızla akarken en mükemmeli istemek,tüm evrene deli gömleği giydirmek gibidir...Her Gün Yeni Bir Hayat

Şu anda ne düşündüğünüze dikkat edin. Olumlu mu, olumsuz mu ? Bu düşüncenizin yarınınızı biçimlendirmesini istiyor musunuz ? Dikkat edin ve farkında olun.

Depresyon : Sahip olma hakkına sahip olmadığını hissetmekten kaynaklanan kızgınlık. Umutsuzluk.Şimdi diğer insanların korkularını ve sınırlamalarını aşıyorum. Kendi hayatımı kendim yaratıyorum.Evrenin zekası hayatın her düzeyinde iş görür...Anemi (kansızlık):
Olası nedeni= "Evet ama" tutumu. Sevinçten yoksunluk. Hayattan korkmak. Kendini yeterince iyi bulmamak.Yeni Düşünce Modeli= Hayatımın her alanında sevinci deneyimlemem güvenlidir. Hayatı seviyorum...Kayıtsızlık: Hissetmeye karşı direnmek. Kendi kendini uyuşturmak. Korku. Hissetmek güvenli bir şeydir. Kendimi hayata açıyorum. Hayatı deneyimlemeye istekliyim...Tüm Hastalıkların Zihinsel Nedenleri

Sevgi, var olan en güçlü iyileştiricidir...Kendimizi sevmenin en iyi yolu, geçmişten gelen tüm negatif mesajları serbest bırakmak ve şimdiki anı yaşamaktır...Aynada gördüğünüz insanı sevip kabul etmeye başladınız mı?...21 Günde Güç İçinizde

Sevgi, bildiğim en büyük silgidir, en derin ve en acı verici anıları bile siler.

Güç noktası şimdiki anda. şu andan itibaren özgür olmayı seçebiliriz.

Düşünceler duygularımızı yaratıyor, duygular davranışlarımızı belirliyor.

"İnsanın temel doğası hazza yönelmek. Bazen acıdan kaçış bile haz sanılabiliyor

Yapılması gereken tek rejim, düşünsel rejimdir, kendimizi olumsuz düşüncelerden arındırmak.

Geçmiş yaşanmış ve bitmiş. Bunu değiştiremeyiz. Ama geçmiş hakkındaki düşüncelerimizi değiştirebiliriz.

Hepimizin çok fazla sorunumuzun olduğunu düşünüyoruz.Yine bu sorunlar yaşamın dört kategorisinde toplanıyorlar: sevgi,sağlık,zenginlik ve kendini ifade etmek. Bu yüzden,ne kadar ezici görünürse görünsün,temizlenmemiz gereken sadece dört alan var.Ve sevgi içlerinde en önemli olanı.Kendimizi sevdiğimizde,başkalarını sevmemiz ve onların bizi sevmesi kolaydır....Güçlü Kadınlar

Farkında olmak iyileşmenin ve değişmenin ilk adımıdır.

Affetmek kendime verdiğim en büyük armağandır, ben affediyorum ve kendimi özgür bırakıyorum...

Sorunları ne olursa olsun, herkesi ikna etmeye çalıştığım tek bir şey var: ‘Kendini Sevmek’. Sevgi harika bir tedavidir. Kendimizi sevmek yaşamımızda mucizeler yaratır. Aşırı gurur, küstahça bir kibir ya da kendini beğenme gibi şeylerden bahsetmiyorum; çünkü bunlar sevgi değil, sadece korkudur. Kendini sevmek ise, kendimize saygı duymak, mucizevi bedenimiz ve aklımız için minnettar olmaktır. '

Beni yaratan güç, bana kendi yeni hayatımı değiştirme gücü de vermiştir.

Senelerdir kendini eleştirip duruyorsun ve hiçbir şey olmuyor. Kendini sürekli onaylamayı dene ve bak bakalım neler oluyor...

Bu akşam yemeğini hazırlamak için dünün çöp tenekesinin içinde malzeme arar mıydınız?
Öyleyse yarının deneyimlerini yaratmak için dünün zihinsel çöp tenekesini karıştırmak niye?

Hayatlarımızda gerçekleşen tüm olaylar ve karşımıza çıkan her insan, bize çok değerli dersler veriyor

İç düzeyde huzura kavuşup kendimizle barışınca, hayat çok daha zevkli oluyor.

Birçok felsefenin en temel mânevi ilkelerinden biri, hayatın belirlediğiniz gibi olmasında ısrar etmeyip, yüreğinizi o anda “olanlara” açık tutmak düşüncesidir. Bu düşünce çok önemlidir, çünkü içimizdeki mücadelelerin çoğu hayatı kontrol etme arzusundan ve gerçekte olduğundan farklı hale getirme ısrarından kaynaklanmaktadır. Ne var ki, hayat her zaman istediğimiz gibi değildir sadece olduğu gibidir. Bizim huzurumuz, o anın gerçeğini ne kadar kabul edebildiğimize bağlıdır.

 .. Hayatın nasıl olması gerektiği konusunda önceden oluşturduğumuz kavramlar varsa, bunlar, içinde yaşadığımız anın tadını çıkarmamıza ve o durumlardan ders almamıza engel olur. Bu yüzden, belki de bizim için mükemmel bir uyanışa yol açacak olayların değerini anlayamayız.

 .. Bir çocuğun yakınmalarına, ya da eşinizin hoşnutsuzluğuna tepki göstermektense, yüreğinizi açın ve o anı olduğu gibi kabul etmeye çalışın. Onların sizin beklediğiniz gibi davranmayışlarına itiraz etmeyin. Ya da, üzerinde epey çalışmış olduğunuz bir proje reddedildiği taktirde, bozguna uğramış gibi hissetmeden, “Ne yapalım, gelecek sefere kabul ettiririm” diye düşünün. Derin bir soluk alın ve tepkinizi yumuşatın.

 .. Yüreğinizi bu şeklide açarken amacınız yakınmalardan, reddedilmekten, ya da, başarısızlıktan hoşlanıyormuş gibi görünmek değildir; sadece hayat umduğunuz gibi gerçekleşmediği zamanlarda, bunu kolayca kabullenebilecek hale gelmektir. Günlük yaşamın zorlukları içinde yüreğinizi açmayı öğrenebilirseniz, o güne kadar sizi hep rahatsız etmiş olan şeyleri artık sorun olarak görmeyi bırakırsınız. Perspektifiniz derinleşir. Mücadele ettiğiniz şeylerle savaşmaya başladığınız zaman hayat gerçekten bir savaş haline gelebilir. Tıpkı bir ping pong maçına döner ve siz kendinizi top yerinde bulursunuz. Oysa, kendiniz o anın akışına bırakıp, olanları telaşsızca kabullendiğiniz taktirde içinizde daha huzurlu duygular belirecektir. Karşınıza çıkacak küçük zorluklar üzerinde bu tekniği deneyin. Giderek aynı bilinçli davranışı daha büyük olaylar üzerinde de uygulayabilir hale geleceksiniz. Bu da gerçekten çok güçlü olmanızı sağlayacaktır.