6 Şubat 2017 Pazartesi

Çünkü zaman yaşamın kendisidir ve yaşamın yeri yürektir.


Bir insanın çok dostu olabilir ama insan, onların içinden bazılarını kendine daha yakın bulur ve onları daha çok sever.

İnsanlar kendilerini korkutan şeylere daha çabuk inanıyorlar.

Zaman tasarruf edeyim derken aslında başka şeylerden tasarruf ettiğinin kimse farkında değildi. Yaşamlarının gittikçe daha zavallı, daha tekdüze ve daha soğuk geçtiğini kavramak istemiyorlardı. Bu gerçeği sadece çocuklar,taa yüreklerinde hissettiler. Çünkü artık kimsenin onlara ayıracak zamanı yoktu. Oysa zaman yaşamın kendisiydi. Ve yaşamın yeri yürekti. İnsanlar zamandan tasarruf ettikçe,zaman azalıyordu.

Günlük yaşam içinde çok büyük bir sır vardır.
Herkesin bunda bir payı bulunur ve herkes onu bilir
ama pek az kimse bu konuya kafa yorar. Çoğu kimse
onu olduğu gibi benimser ve ona asla şaşırmaz. Bu büyük
sır zamandır.Onu ölçmek için saatler ve takvimler yapılmıştır ama
bunlar hiçbir şey ifade etmez. Herkes çok iyibilir ki bazen
bir saatlik süre insana ömür kadar uzun gelirken bazen de
göz açıp kapayıncaya kadar geçip gider. Zamanın bu garip
kısalığı uzunluğu o saat içinde yaşanan olaylara bağlıdır.

Bazen öyle anlar olur ki, hiçbir şeyin değeri kalmaz. Bu duyguyu herkes bilir.

Artık öğrendiği bir şey vardı: Başkalarıyla paylaşılmayan zenginlikler insanı mahvediyordu.

İnsanların zamanına hükmedenin gücü sınırsız olur.

An diye bir şey kalmıyor. Ya geçmiş oluyor ya da gelecek. Örneğin şimdi, bu anda ben konuşurken an geçip gidiyor. Geçmiş oluyor! Evet, şimdi anlıyorum ne demek istediğini, 'sen tam onu görüyorum derken, bakarsın ki kardeşi görünmüştür.' Artık ötekileri de iyice anladım. Üç kardeşten daima yalnızca birisinin var olmasını. Yani, ya şimdidir, ya geçmiştir ya da gelecektir. Ya da hiçbiri. Çünkü biri olmadan diğerleri de olamaz! Bütün bunlar insanın başını döndürüyor!