31 Temmuz 2017 Pazartesi

Sevgili Bedenim


En son konuşmamızın üstünden çok zaman geçti ve seni özledim. Seninle tekrar muhabbet etmek içimde nasıl da garip bir his uyandırıyor, sanki uzun zamandır ziyaret etmediğim eski bir dost gibisin. Sanki seninle temas kurmanın hasretini çekmiş ve seni acilen bu satırlar vesilesiyle görmek istemişim.

Hayat o kadar hızlı akıyor ki seninle bilinçli bir şekilde beraber olabilmek için zamana ihtiyacım var. Orada olduğunu biliyorum, her hareketimi ve her düşüncemi sana borçluyum. Fakat yine de bazen uzaktaymışsın gibi hissediyorum. Sanki aklım kendi başına çalışmış ve onu destekleyen fiziksel bir beden yokmuş gibi.

Bunun için seni suçlamıyorum, fakat suçluyorum da çünkü biz biriz. Sen endişeyle adımı bağırdığında kulaklarım sağırmış gibi davranmamın sorumlusu benim ve sensin de. Sınıra dayanana kadar tekrar birbirimize bakmayı bırakmayan biziz.

Bazen yabancı olsan da seni hissediyorum

Fakat seni duymadığımı düşünme. Bu feryatlarının kulağıma gelmediğini de düşünme çünkü bu doğru değil. Seni duyuyor ve hissediyorum ancak bazen seni görmezden geliyorum. Bunun için beni suçlama, aynısını sen de çoğu kez bana karşı yaptın, biliyorum. Konuşurken dikkate alınmamanın ne kadar sinir bozucu olduğunu ikimiz de biliyoruz.

Üstü kapalı mesajlarından kaba mesajlarına kadar hepsi, halledilmesini istediğim zaman dikkatimi çekiyor. Adımlarımı sen belirliyor olsan da, beraber olmamız için doğru zaman ve doğru yere karar verirken son sözü söyleyen benim.

Bunun seni üzdüğünü biliyorum. Daha fazlasını istediğini de biliyorum, ben de bunu istiyorum. Seninle baş başa kaldığımız zamanın özlemini çekiyorum, fakat bu ilişkide ikimizden biri sınırları belirlemeli.

Senin için bir zaman ve bir yer var

Umutsuzluğa kapılma. Arada sırada birbirimizi anlamakta güçlük çeksek de birbirimiz olmadan bir hiçiz. Ancak birlikte olursak zirveye ulaşabiliriz. Beni yarı yolda bırakma çünkü ben olmadan sen bomboşsun; sen olmadan da benim elim kolum bağlı. Sana randevu vermek zor, sıkı bir programım var, fakat sonsuz sabırlı sen, zamanın elleri saatin tik takları arasında sesinin yankılanmasına şans tanıyana kadar beni bekle.

Zor olsa da o an geldi. Samanlıkta iğne arar gibi zorlu bir arayışın ardından gelen bu anı bekliyorduk. Samanlıktaki iğnenin ait olduğu yere koyulması ve tekrar samanlıkta kaybolmaması gerektiğini bilerek bu anın tadını çıkarmak…

Sen bana bakarsan ben de sana bakarım

Artık zamanı geldiğinde ve sonunda yalnız kalabildiğimizde kendimiz olmaya başlarız. Giysilerini çıkarırsın ve ben, saatlerce kafamı meşgul eden düşüncelerimi bertaraf edene kadar bu şekilde kalırsın. Sadece sen ve ben varız. İletişimi kesintiye uğratan örtülerden uzak ve çıplak. Eğer benimle konuşursan sana cevap veririm. Eğer bana bakarsan ben de gözümü dikerim. Sonunda tüm ihtişamınla seni hissederim.

Ensenin yumuşak dokunuşundan denizin sakinliğini gıdıklanarak bozan baldırlarına kadar. Hiçbir parçan beni kaybetmek istemiyor ve şimdi en ufak köşesi bile keşfedilmeye değer, sanki ilk defa keşfediliyormuşçasına.

Biz birlikteyken harikayız

Bir patlama yanardağ için ne ise sen de benim hayatım için öylesin. İlk başta sakin, herşey sessiz görünür. Her vadide durmak ve hislerimizin bize verdiği imkanların tadını beraber çıkarmak için vaktimiz var.

Gürültü ve sıcaklık artışı bir hareketlilik olduğunu gösteriyor; yanardağının faal ve görünen sakinliğin yalnızca bir ilüzyon olduğunu. Sıcaklık ve dünyanın hareketinin yükselen aciliyeti, taşları lava çevirecek doğal patlamanın geleceği konusunda bizi uyarıyor.

Çünkü konuştuğumuz zaman birbirimizi anlıyoruz ve anladığımızda da sonuç büyüleyici oluyor. Bir beden ve dolu bir zihin gibi, patlama anındaki yanardağının olay yeri gibi. Birlikte olduğumuzda harikayız ve birimizin tek başına başaramadığını beraber başarabiliriz.

Sevgili bedenim, benim için bir zevkti

Sevgili bedenim, sana daha sık yazacağımın sözünü veremem, seni arka plana atmaya bir son vereceğimin bile. “İstiyorum” ve “Yapamam”ların, “Yapardım ama bugün pek yapasım yok”ların içinde yine kendimizi kaybeymeye devam edeceğiz.

Ancak bir zaman gelecek ki kendimize bakacak ve kendimizi dinleyeceğiz. Belki de bu, söylediğimiz onca şeyden sonra beklediğimizden daha erken olacak ve biz farkında olmadan aynı bilinç altında tekrar bir araya geleceğiz.

Bu satırlar için bana teşekkür etmene gerek yok, benim için bir zevkti.

aklinizikesfedin.com