25 Temmuz 2017 Salı

İnsanın et olmayan tek yeri beyni değil mi? et beyinli! bir insan için söylenebilecek en ağır horlama sözü. et beyinli!


Belki de bütün sıkıntıların sebebi bu. Belki paranın kendisi değil de sayısı önemlidir. İnsanların yaşamasında önemli olan ayrıntılar değil mi? Ayrıntısız yaşayan yalnız bitkler. Azotlu, sulu, klorofilli, güneş ışıklı bir yaşama. Biraz da hayvanlar. At, aşacağı kısrak topalmış, kemikliymiş aldırmaz. Genen de yem yediği ahırın, çifte koşulduğu tarlanın yolunu ayırır. Köpekler, görmeye alışmadıkları bir çeşit giysi giymiş insana havlarlar. Ya insanlar? Onların yaşamında her şey ayrıntı. Önemli olan yemek değil, yenece yemeğin çeşididir; giysi değil, giysinin çeşidi. Günlerin adı bile... Belli günlerde belli yaşamaları vardır. Pazar günleri pazarlık yaşamalarını kuşanırlar, çarşambaları çarşambalık! Hep ayrıntılar! Paranın sayısı gibi.
*
Sevmek! Kelimelere herkes kendine göre bir anlam, bir değer veriyor galiba. Bu değerler aynı olmadıkça iki kişi iki ayrı dil konuşuyorlarmış gibi olmuyor mu?
*
Ne yamansınız dökme kalıplarınızla; bir şeyi onlara uydurmadan rahat edemezsiniz.
*
Yaşamanın amacı alışkanlıktı, rahatlıktı. Çoğunluk çabadan, yenilikten korkuyordu. Ne kolaydı onlara uymak!
*
Nasıl kolayca söyleyiveriyor bunu. Sevmek! Kelimelere herkes kendine göre bir anlam, bir değer veriyor galiba. Bu değerler aynı olmadıkça iki kişi iki ayrı dil konuşuyorlarmış gibi olmuyor mu?
*
-Galiba sizi anlıyorum.
-Yanılıyorsun. "Siz" anlanamaz, "sen" anlanır. Bazı kitaplarda "sizi seviyorum"u okuyunca gülerim. Sanki "siz" sevilirmiş. "Sen" sevilir, değil mi?
*
Bir gün sana dünya da katlanılacak tek şeyin sevgi olduğunu öğreteceğim.
*
İnsanın adı onunla en az ilgili olan yanıdır.
*
İnsanları yalan söyledikleri zaman dinlemeyi severim. Olmak istedikleri, olamadıkları "kişi"yi anlatırlar.
*
Gücün dyanmaktansa yalnızlığıma kaçarım. Bana tek insan yeter. Sevişen iki kişinin kurduğu toplum. Toplumsal yaratıklar olduğumuza göre, insan toplumlarının en iyisi bu daracık, sorunsuz, iki kişilik toplumlar değil mi?
*
Okulda balık gözlü bir çocuk vardı. Neden insan gözlü balıklar olmasın?
*
Yoksa her şey ben olmadığım zaman,benim olmadığım yerlerde mi oluyordu ?
*
İnsanın et olmayan tek yeri beyni değil mi? et beyinli! bir insan için söylenebilecek en ağır horlama sözü. et beyinli!
*
Benim ona tutunabilmem için onun benden başka bir dayanağı olmalı.
*
Açık korku insana adam öldürtür, gizlisi uslu uslu oturtur.
*
“Bir yerleri olması kötüydü. sonra insan kendinin değil, o yerin isteğine uygun yaşamaya başlardı.
*
Kadınların neden evlendiklerini anlıyorum: Yalnız kalabilmek için.
*
Huzurunu yaşadığı günde bulamayan insana kurtuluş yoktu.
*
Doğru, hep başkayız. Ayak bastığımız heryer dünyanın merkezi oluyor. Her şey bizim çevremizde dönüyor...
*
Kim bilir, iç sıkıntısı olmasa, belki insanlar işe gitmeyi unuturlardı. 'İş avutur,' derdi babası. O böyle avuntu istemiyordu. Bir örnek yazılar yazmak, bir örnek dersler vermek, bir örnek çekiç sallamaktı onların iş dedikleri. Kornasını ötekilerden başka öttüren şoför, çekicini başka ahenkle sallayan bir demirci bile ikinci gün kendi kendini tekrarlıyordu. Yaşamanın amacı alışkanlıktı, rahatlıktı. Çoğunluk çabadan, yenilikten korkuyordu. Ne kolaydı onlara uymak!
*
O bilir.Susulacak zamanı o bilir.
*
-Normal bir insan değil. Korkmuyor musun ondan?
-Hayır, seviyorum. Normal insanlardan korkarım ben.
*
Sevilende bizimle ortak duygular vardır sanırız.
*
Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaylardaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine, sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. Gülünçlüğünü fark etmez. Ben, toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: Gerçek sevgiyi!
*
Ayak bastığımız her yer dünyanın merkezi oluyor. Her şey bizim çevremizde dönüyor.

Aylak Adam