8 Nisan 2017 Cumartesi

Şiirlerin içinden çıkıp gelen kadınlar vardır. Öpse şiir, saçını dağıtsa mısra, gülse kıta olur.


  d.8 Nisan 1970
Evden kaçabilirsin çocuk, ama kaderden asla! ( Kedinin Alışkanlıkları )

Hiçbir mektup artık ikna etmiyor beni hayata ( Şimdiden Bir Hatırasın )

Ne tezatlı bir şey, ne tuhaf Ne tuhaf acıyla hiç konuşamamak. ( Kurbati )

Canımın acısıydın. Ben bir tek o canı unutmamak için her şeyi hatırlamıştım. ( Bıktığım Şeyler ve Yeşil Fanila)

Hayatımın üstünde imkansız kuşlar uçuyor. " " Kalbim neden ben? Sırf sevinesin diye seni bir kere bile Elinden tutup parka götürmedim. ( Enkaz Kaldırma Çalışmaları )

Benimse yüreğim Koltuk altına sıkıştırılmış, Yenik bir tavla maçı ertesiydi. ( Yüzüm Güvercinlere Emanet)

Dünyanın bütün sabahları için iki bilet al maviş anne Aman umutsuz bir yer olmasın! ( Mutsuza Kim Bakacak?)

Artık bütün üzgün oluşlarımın adı: ANNE! ( Annemle İlgili Şeyler )

Kağıttan gemiler yaptım kalbimden Ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı. Aşk diyorsunuz, limanı olanın aşkı olmaz ki bayım! ( Siz Aşktan N'anlarsınız Bayım? )

Heceleme beni artık Allah'ım Bırak okunaksız kalayım " " Bir ağıt olarak yak beni Allah'ım Parmaklarına kına olayım hayatın. ( Samson ve Dalila )

İyi niyetli ve sevimli bir kızdan kalanlar Sallanıyor durmadan boş salıncaklarda 'Üzgünüm' diyor, Bir mutluluk şiiri daha yazamam bu saatten sonra! " " Birini çok sevmek gibiyim " " Neden her aşk Bir kadının cenazesini kaldırır mutlaka. ( Müsveddeler )

Bir bakardım eğilmiş su içiyor Gamzelerinden kuşlar. ( Karınca Kumu )

Keşke susmanın muhabbet kuşu olaydım. " " Ben sizin ruhunuza çiçek aşısı yapayım da çiçekler açsın ruhunuz. ( Ağlayan Kaya )