Kültür Sanat Edebiyat

Kültür Sanat Edebiyat
KÜLTÜR okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek ve zekayı geliştirmektir. SANAT güzelliğin ifadesidir. Bu ifade söz ile olursa şiir, nağme ile olursa musiki, nakş ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltıraşlık, bina ile olursa mimarlık olur. EDEBİYAT Söz ve manayı, yani insan dimağında yer eden her türlü bilgileri ve insan karakterinin en büyük duygularını, bunları dinleyenleri veya okuyanları çok alakalı kılacak surette söylemek ve yazmak sanatı. Bugün içindir ki edebiyat, ister nesir halinde olsun, ister nazım şeklinde olsun, tıpkı resim gibi, heykeltıraşlık gibi, bilhassa mûsıkî gibi, güzel sanatlardan sayıla gelmektedir.

24 Şubat 2017 Cuma

Şiir yürür, şiir sever, şiir içer mi Şiir mi Yürür de, sever de, içer de elbet.


Şiirler yazdım, kitaplar okudum
Elimde bir bardak aldım, onu yeniden oydum
Derinlerde kaldım böyle bir zaman
Kim bulmuş ki yerini, kim ne anlamış sanki mutluluktan
Ey yağmur sonraları, loş bahçeler, akşam sefaları
Söyleşin benimle biraz bir kere gelmiş bulundum.
*
O ‘bir gün'
Yuvalanmış sanki içinizde…
Gelecekte, dediniz -ama ne zaman-
Kim bilir, belki de geçmişte.
*
Emzirsin içinizi o sonbahar bulutu.
Gelecekte, dediniz--ama ne zaman--
Kim bilir, belki de geçmişte
Yağmurlardan kalan kimsesizliğin
Saklıdır acısı o 'bir gün' de
'Bir gün' buluşuruz--çok iyi--
:Bir gün' dü, hani nasıl--silinti--
Gerisi döküntü günler
Ola ki beslemekte 'bir gün'ü hepsi.
*
Beklemiştik
Gelsin iyi huylu tanrılar da, kurtarsınlar diye bizi
Oysa ne bir hayal, ne bir fısıltı, ne bir ayak sesi
Ne de bir gören, bir soran var yitikliğimizi.
*
Bizlere dadanan her yakıcı umutsuzluk, her acı,
bir güzelliğe, bir yaşama direncine dönmek zorundadır.
Anlam da bizde, anlamsızlık da.
*
Bazen insan bir ayakkabı çivisi gibi batar kendine,
Şarabıyla batar, mutsuzluğuyla batar
Neşesi hüznüne batar, konuşması susmasına batar.
*
Temmuzlar kedi yavruları gibi sokulurken ağustosa
Ve ağustoslar eylüle
Bir yol alış duygusudur ki, biliriz
İnsan zamanlardan önce boğulur.
*
Nedir mutluluk
Çam ağacındaki yürek gibi
Köpüklü sakız kokusu gibi
Dallardan yapraklardaki kılcal damarlara giden
Ve damarlardan koskoca bir ormanı öpen
İnsandan insanlığa doğru
Olsun ki usul usul
Mutluluk, bizden.
*
Bir şarkı ne zaman güzel değildir
Sonu olduğu zaman
Sonu yoktur çünkü güzel şarkıların.
*
Sen usul, ben yavaş, kime yaraşır bu sessizlik
Kim biner bu gemiye insandan kıyılar yapılırken.
*
Gelmiyor içimden hüzünlenmek bile
Gelse de
Öyle sürekli değil
Bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün
O kadar çabuk
O kadar kısa
İste o kadar.
*
Ve bu yorgun
Bu hüzünlü yüreği,
Benim değilmiş gibi
Hiç kimse görmeden,
Şöyle bir yol kenarına
Bıraksam.
*
Ama bizim sığınağımız sonbahardı
Cam önleriydi sokağa bakan...
*
Bazen insan,
bir ayakkabı çivisi gibi batar kendine..
Neşesi hüznüne batar,
konuşması susmasına batar.
*
Neden yazılır bir şiir
Neden okunur bunca yazı
Çünkü nasıl aşılabilir başkaca
İnsanın karmaşıklığı.
*
Yalnızlık gibi ama yalnızlık değil
Bildiğin, çok iyi bildiğin bir şeyin
Uzağında kalmak duygusu belki...
*
Yağar ki sokaklarda bir uzun yağmur
Islanırım ıslanırım anlamam
Sanki nedir bir yağmurun güzel olması
Sahi bir yağmurun güzel olması
Yağarken kendine severek bakmasından.
*
Yok düş kuracak vakit bile,
Her şeyi bir yana bırakıyoruz söylene söylene...
*
Seni unutarak baktığımda bile
Dünyanın her yerlerinden geçiyorsun ...
*
Hiçbir dilde söylenmemiş, hiçbir dilde yazılmamış, sözler ve şarkılar içindeyim...
*
Kim ne derse desin ben bugünü yakıyorum yeniden
doğmak için çıkardığım yangından...
*
Biz, aykırıya, ayrıntıya, ayrıksıya, azınlığa tutkunuz...
*
Şiir yürür, şiir sever, şiir içer mi
Şiir mi Yürür de, sever de, içer de elbet.