Kültür Sanat Edebiyat

Kültür Sanat Edebiyat
KÜLTÜR okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek ve zekayı geliştirmektir. SANAT güzelliğin ifadesidir. Bu ifade söz ile olursa şiir, nağme ile olursa musiki, nakş ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltıraşlık, bina ile olursa mimarlık olur. EDEBİYAT Söz ve manayı, yani insan dimağında yer eden her türlü bilgileri ve insan karakterinin en büyük duygularını, bunları dinleyenleri veya okuyanları çok alakalı kılacak surette söylemek ve yazmak sanatı. Bugün içindir ki edebiyat, ister nesir halinde olsun, ister nazım şeklinde olsun, tıpkı resim gibi, heykeltıraşlık gibi, bilhassa mûsıkî gibi, güzel sanatlardan sayıla gelmektedir.

13 Şubat 2017 Pazartesi

Hayattan Ne Öğrendim?


Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum.
Işığı gördüm, korktum. Ağladım.
Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.
***
Karanlığı gördüm, korktum.
Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım
sevdiklerimi…
Ağladım.
***
Yaşamayı öğrendim.
Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an
olduğunu; aradaki bölümün, ölümden çalınan
zamanlar olduğunu öğrendim.
***
Zamanı öğrendim.
Yarıştım onunla…
Zamanla yarışılmayacağını, zamanla
barışılacağını, zamanla öğrendim.
***
İnsanı öğrendim.
Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler
olduğunu…
Sonra da her insanın içinde iyilik ve kötülük
bulunduğunu öğrendim.
***
Sevmeyi öğrendim.
Sonra güvenmeyi…
Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı
olduğunu, sevginin güvenin sağlam zemini
üzerine kurulduğunu öğrendim.
***
İnsanın tenini öğrendim.
Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu…
Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu
öğrendim.
***
Evreni öğrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın yollarını
öğrendim.
Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce
çevreni aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim.
***
Ekmeği öğrendim.
Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi
gerektiğini…

Sonra da ekmeği hakça üleşmenin, bolca
üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.
***
Okumayı öğrendim.
Kendime yazıyı öğrettim sonra…
Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana…
***
Gitmeyi öğrendim.
Sonra dayanamayıp dönmeyi…
Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi…
***
Dünyaya tek başına meydan okumayı
öğrendim genç yaşta…
Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği
fikrine vardım.
Sonra da asıl yürüyüşün kalabalıklara karşı
olması gerektiğini aydım.
***
Düşünmeyi öğrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak
düşünmek olduğunu öğrendim.
***
Namusun önemini öğrendim evde…
Sonra yoksundan namus beklemenin
namussuzluk olduğunu; gerçek namusun,
günah elinin altındayken, günaha el sürmemek
olduğunu öğrendim.
***
Gerçeği öğrendim bir gün…
Ve gerçeğin acı olduğunu…
Sonra dozunda acının, yemeğe olduğu kadar
hayata da lezzet kattığını öğrendim.
***
Her canlının ölümü tadacağını, ama sadece
bazılarının hayatı tadacağını öğrendim.
Ben dostlarımı ne kalbimle ne de
aklımla severim.
Olur ya…
Kalp durur…
Akıl unutur…
Ben dostlarımı ruhumla severim.
O ne durur, ne de unutur.