2 Şubat 2017 Perşembe

Benim felsefem, özünde, hayattaki ahlaki amacı kendi mutluluğunu olan, varlığının yegâne amacı ve en yüce eseri olarak yaratıcı üretkenliğini gören kahramansı bir varlık, bir insan konseptidir.


En sefil insan amaçsız olandır.

Fikirler, dünya üzerindeki en müthiş ve en kritik tatbiki güçtür.

İnsan önce Tanrı’nın tutsağıydı. Zincirlerini kırdı. Sonra kralların tutsağı oldu. Yine zincirlerini kırdı. Artık hiç kimsenin tutsağı olmamalı.

Bir kadını iyi yanları için sevmek anlamsızdır. Bunu zaten hak etmiştir. Bu bir armağan değil, bir ödemedir. Ama onu günahları için sevmek; işte asıl armağan budur. Çünkü hak edilmemiş, kazanılmamış bir şeydir.Ayn Rand kimdir Sozleri

Birisi üretirken öbürleri onun ürettiğini dağıtıyorsa üreten köledir.

Amerika’daki zenginlik ortak bir amaç uğruna insanların kamusal fedakârlıkları sayesinde değil, kendi kişisel amaçları ve servetlerini kazanma doğrultusunda hareket eden özgür insanların üretken dehası sayesinde kazanılmıştır.

Siyasi yönetimlerin en sevmediği şeylerin başında bireyin bağımsızlığı ve egonun vizyonu gelir. Egonuzu ve kimliğinizi siyasi yönetimlere karşı koruyun.

Sosyal yaşamda kazanılan iki büyük değer vardır: Bilgi ve ticaret.

ABD hükümeti insanları suçlulardan korumak için kurulmuş, anayasası da hükümetten korumak için yazılmıştır.

Kişinin sevdiklerine yardım etmesindeki erdem “bencil olmama” veya “fedakarlık” değil, dürüstlüktür.

Mesele “Bana kim izin verecek” değildir. Asıl soru ” Beni durdurmak kimin haddine” olmalı”.

Dünyadaki en küçük azınlık bireyin kendisidir. Bireysel haklara karşı çıkanlar azınlık haklarının savunucusu olduklarını iddia edemezler.

En büyük suç, hak etmediğin bir suçu kabullenmektir.

”Biz” kelimesi ilk kelime, bilinen ilk şey olamaz, olmamalıdır. Bu kelime insanların ruhuna “BEN”den evvel yerleştirilmemelidir. Yoksa bir canavar haline gelir. Yeryüzünün bütün kötülüklerinin kökü, insanın insanlar tarafından istismar edilmesinin, insanların insana inanılmaz işkenceler yapabilmesinin sebebi olur yoksa bu kelime.

Başarıyı görebilme yetisi insanın başkalarına sunabileceği en büyük Tanrı vergisidir.

Kapitalizm, mülkiyet hakkı dahil, bütün birey haklarını tanıyan, bütün mülkiyetin özel bireylerce sahiplenildiği bir sosyal sistemdir.

Şu bilmediklerimizi bir bilebilsek! Kalbimizin anladığı ve sanki bize söylemeye çalışırmış gibi çarptığı, ama yine de açıklamadığı veya açıklayamadığı o sır nedir?

Özel mülkiyet hakkı olmayan birey köledir’ ve ‘Para hak edilmeden kazanıldığı düzeni yıkar.

Özgür toplumu savunmak isteyen bir kimse, özgür toplumun vazgeçilmez temelinin birey hakları ilkesi olduğunu bilmelidir. Birey haklarını muhafaza etmek isteyen bir kimse, kapitalizmin birey haklarını karşılayabilecek ve koruyabilecek tek sistem olduğunu anlamalıdır.

Politika ile yalnız bir sebepten ilgilendim; politikayla ilgilenme ihtiyacı duymayacağım günlere ulaşmak için.

Kapitalizmin dış politikasının özü serbest ticarettir; yani ticarette konulan duvarların, korumacı gümrüklerin ve özel imtiyazların kaldırılmasıdır; dünya ticaretinin, birbirleriyle doğrudan ilişkide bulunan bütün ülkelerin vatandaşları arasında, serbest uluslararası değişim ve rekabete doğru yolların açılmasıdır.

Onların gerçeklere, fikirlere, yapılan ve yapılacak ise kaygısı yok. Onların tüm ilgisi insanlara dönük. “bu doğru mu?” diye sormuyorlar. Yargılamak için değil, tekrarlamak için. Yapmak için değil, yapıyormuş izlenimi vermek için. Yaratmak değil, göstermek. Yetenek değil, dostluk. Nitelik değil, fors.

Bir bireyin emeklerinin mahsulünü onun elinden alan bir topluma aslında tam olarak toplum denemez. Kurumsallaştırılmış çete şiddetiyle bir arada tutulan bir güruh denir.

Bir iktidarın tek meşru amacı insanların haklarını korumaktır, bu da fiziksel şiddetten korunması anlamındadır.

Suçsuz insanlar üzerinde hâkimiyet kurmak mümkün değildir. Hükümetin tek gücü ise suçluları takip edip, onları cezalandırmaya yöneliktir. Eğer ortada yeterince suçlu yoksa suçlular yaratılır. Bu amaçla yasalar hazırlanır ve o kadar çok şey suç olarak ilan edilir ki, masum insanların yasaları çiğnemeden yaşaması imkânsız hale gelir.

Birinden vazgeçmek güçlü olduğun anlamına gelmez. Eğer birinden vazgeçiyorsan, yerine birini koymuşsun demektir. Doğa boşluğu sevmez, insanın kalbi de.