24 Ekim 2016 Pazartesi

Sen Güreş Bilir misin?


Sevilmek ve ilgi görmek isteği insanın doğasında vardır. Yaşamdaki mücadelenin belki de birinci nedeni insanların kendilerine yönelik ilgiyi artırma isteğidir. İyi bir eğitim alma, iyi bir mesleğe sahip olma, güzel konuşma, güzel giyinme, servet sahibi olma ve benzeri isteklerin temelinde yaşam düzeyini yükseltme arzusuyla birlikte daha fazla ilgi görme isteği de bulunmaktadır. Bu nedenle sevilmek kadar sevmenin de önemli olduğu akıldan uzak tutulmamalıdır.

Ailelerinden uzakta vatanî görevlerini yapan Mehmetçiklerin, ilgiye herkesten daha fazla ihtiyaçları vardır. Onlar bu ihtiyaçlarını komutanlarından görecekleri sevgi ve şefkat ile giderirler. İnsan doğasındaki bu ihtiyaçtan dolayıdır ki ATATÜRK yaşamı süresince karşılaştığı her Mehmetçikle ilgilenmiştir. O gücünü korkudan değil paylaşıldıkça artan ve kalpleri fetheden sevgiden almıştır. Bunun en anlamlı kanıtı Mehmetçiğin aşağıdaki anekdotta yer alan, ‘’ ATA’m senin sırtını yedi düvel yere getiremedi. Bir Mehmet mi bu işi başarır?‘’ sözüdür. Burada işaret edilen sevginin yenilmezliğidir:

Bir seyahatinde, Kolordu binasının kapısında aslan yapılı bir Mehmetçik gördü. Çağırdı ve iltifat etti. Sordu:
-Sen güreş bilir misin?
Yanındakilerden en kuvvetli görünenlerle Mehmetçiği güreştirdi.

Genç asker daima galip geliyordu. Çok neşelendi, ayağa fırladı. Ceketini çıkarıp Mehmet’e ense tuttu:
-Haydi, bir de benimle güreş!
Saf ve temiz Anadolu çocuğu ATA’sının yüzüne hayranlıkla baktı:
-Atam, dedi. Senin sırtını yedi düvel yere getiremedi. Bir Mehmet mi bu işi başarır?
Gözleri doldu ve ağlamamak için gülmeye çalıştı.

Tahsin Uzer

Müthiş Özet

Sadrettin Kuşoğlu’ndan...

       Ekonomi hocamız yılın ilk dersine şöyle başlamıştı:
       - Öğrencilerim, birazdan size on dakika içinde ilk iktisat dersini vereceğim. 
Bu on dakika yeterli olacak. Geri kalan zamanda yani bütün bir yıl boyunca, "zenginlerin yazdırdığı" müfredatı okuyacağız dedi ve devam etti:
       - Arkadaşlarım, iktisat üçe ayrılır: ticaret, siyaset, savaş.
       1- Bir milyon dolara kadar para kazanmak isteyenler ticaret
       2- Bir milyar dolara kadar para kazanmak isteyenler siyaset
       3- Daha çok kazanmak isteyenlerse savaş yaparlar!..


Akşam Gazetesi - 07.03.2007 



Ananda Shankar - Missing You

Özlediğin, gidip göremediğindir;
ama, gidip görmek istediğin

Özlem, gidip görememendir; ama
gidip görmek istemen

Özlediğin, gidip görmek istediğin-
ama gidip göremediğin

Özlem, gidip görmek istemen-
ama, gidememen, görememen;
gene de, istemen




Yolda

Hepimiz aynı yolun yolcusuyuz. Hiçliğin altüst olmuş gölünde ufak dalgalarız.


Maviye çıkardı çocukluğumuz

Maviye çıkardı çocukluğumuz. 
Ne yana dönsek umut, kime tutunsak vefa.
Çaldılar ceplerimizden çocukluk ruhumuzu. 
Öksüz kaldı saksıda çiçek, bedende ruh, şiirde kelime.


Kemalizm, geçmişin bekçiliği değil geleceğin öncülüğüdür.

...Dinin özü iyilik yapmak, kötülükten kaçınmaktır.
...Kemalizm, geçmişin bekçiliği değil geleceğin öncülüğüdür.
...Bildiğimiz gericiliğin adı artık yeni ilericilik olmuştu.
İkinci Cumhuriyetçiler için söylediklerinden.
...Türkiyenin demokrasiyle yönetilen ve çağı yakalama şansına sahip tek müslüman ülke oluşunda, laiklik ilkesini benimsemiş oluşunun rolü olmadığını söylemeye olanak var mıdır?
...Türkiye’de yaşayan ve kendisini toplumdan sorumlu hisseden herkesin, Kemalizm, Laiklik ve Demokrasi bağlantısını iyi kurması gerektiğine inanıyorum.
...Eğer Türkiye'de bir din devleti kurmak istiyorsanız, Mustafa Kemal'e saldırmanız elbette ki tutarlıdır.
...Eğer Türkiye'nin bir bölgesini ayırıp ırkçı bir devlet kurmak peşindeyseniz, Mustafa Kemal'e saldırmanın elbette tutarlı bir yanı vardır.
...Ama "çağı yakalama" arayışında görünürken aynı şeyi yapmaya kalkarsanız; belki - her garip şeyi yapanlara olduğu gibi - bazı dikkatleri üzerinize çekersiniz, ama inandırıcı olamazsınız.

Durumlardır çünkü akılda kalan yalnız

Eski Bir Takvim İçin Şiirler
Yağar ki sokaklarda bir uzun yağmur
Islanırım ıslanırım anlamam
Sanki nedir bir yağmurun güzel olması
Sahi bir yağmurun güzel olması
Yağarken kendine severek bakmasından.
Sıcak Haziran geceleri
Saadetin içimde,
Yıldızlar gibi kaynaştığı geceler
Ben de artık yalnız değilim,
Rüzgarın bütün serinliğini duyuyorum.
Geçen yıl da Haziran’ın sıcak günlerinde
Çocuktum, böyle aşıktım.
Rüzgarlar yakardı ayak bileklerimi,
İçimi en güzel sevdalar sarmıştı,
Caddelerde gider gelirdim.
Cin
Seni bir daha kendine gömen, bir daha
Kendine gömdükçe de bir önceki acı yenisinden
Elbette ki güzeldir
İnsanın insana verebileceği en değerli şey
Yalnızlıktır.
Ne Gelir Elimizden İnsan Olmaktan Başka I
   Ne gelir elimizden insan olmaktan başka
Ne gelir elimizden insan olmaktan başka
Ne çıkar siz bizi anlamasanız da
Evet, siz bizi anlamasanız da ne çıkar
Eh, yani ne çıkar siz bizi anlamasanız da.
Çiçekler Zamanında
Ben çiçekler zamanında doğmuşum
Islak bir gökyüzü zamanında
Ve annem olmamış gibi doğmuşum
Sesini yakından tanıyorum.
Bıraktım anılarımı yan yana dizip
Tam şuralarda bir yerde duruyorum
İstersem yapabilirim
Su diplerindeki esrikliğime güvenip
Şu Küçük Şey
Nice sözler vardır –belli belirsiz– bir yangın yerine benzer
Arasıra kokusunu duyarız
Ve aşklar şekilsiz eylemlerdir gün günden
Biçilmemiş bir çayırdır bütün yaşam
Durumlardır çünkü akılda kalan yalnız.
Uçurum
Bir ağaç sürüsünün üstünden
Çok ağaçlı bir ağaç sürüsünün üstünden
Kesilmiş limon dilimleri gibi düşüyor güneş
Votka bardağımın içine
Benim olmayan bir sevinç duyuyorum.
Şekerli Gerçek
Duvarları yalnızlık yemiş bitirmiş
Gökyüzü üstünde yıldızlar daha üstünde
Kim örtsün damı duvarları kim koysun yerine
Adam bir hiçliğin üstüne uzanmış
Kimseler görmez
Sonrası Kalır
Aşklardan sevgilerden
Suya yeni indirilmiş bir kayık gibi
Akıp geçmişsem, gidip gelmişsem
Bir de bu kalır.
Ne kalır benden geriye, benden sonrası kalır
Asıl bu kalır.

Aynalar

Barış ve adalet haykırarak doğan yirminci yüzyıl,kanın içinde boğulmuş olarak öldü ve bulduğundan çok daha adaletsiz bir dünya bıraktı arkasında...Yine barış ve adalet haykırarak doğan yirmi birinci yüzyıl da önceki yüzyılın izinden gitmekte.

İlk başta bizim ebemiz olan zaman, gün gelecek celladımız olacak. Dün, zaman bizi emzirdi ama yarın yiyecek. Her şey bundan ibaret ve biz bunu iyi biliyoruz.

Korku olmadan boyun eğme olur mu? Yine sordu: Şeytan olmadan Tanrı olur mu? Kötülük olmadan iyilik olur mu? Ve kilise, Cehennem tehdidinin Cennet vaadinden daha etkili bir yöntem olduğuna karar verdi. O günden beri âlim ve kutsanmış papazları kötülüğün hüküm sürdüğü dipsiz uçurumdaki ateş işkencesini haber vererek bizleri korkutuyorlar.


Sartre'a Mektuplar


Birine güvenerek onu sevdiğiniz zaman, benim sizi sevdiğim gibi, o zaman karşınızdakinin her davranışını yumuşak, her sözcüğünü aşağı yukarı doğru ve belirleyici bir unsur gibi alıyorsunuz.

Bir şeyi içinizde saklayıp olgunlaştırabilirsiniz ama zehri akıtmak için geri dönecek zaman yoktur ve bütün kötülüğü içinizde tutarsınız.

Kendine mukayyet olmak çok hoş. Mutluluk için eskisine oranla daha az kaygılanıyorum veya...

Başkalarına olan duygularınızı kıskanmıyorum. Başkalarının size karşı olan duygularını kıskanıyorum.

Siz en kötü üzüntüleri bile köpük gibi dağıtan ve neşeyi kolaylıkla olası kılan zeminsiniz ve bütün iyiliklerin kaynağısınız. Ve sizi paha biçilmez değerlerinize göre seviyorum.

Sizi göremedikten sonra yalnız olmayı tercih ederim. Kendimi bana hiçbir şey kazandırmayan insanlar için harcamaktan tiksiniyorum.