Kültür Sanat Edebiyat

Kültür Sanat Edebiyat
KÜLTÜR okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek ve zekayı geliştirmektir. SANAT güzelliğin ifadesidir. Bu ifade söz ile olursa şiir, nağme ile olursa musiki, nakş ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltıraşlık, bina ile olursa mimarlık olur. EDEBİYAT Söz ve manayı, yani insan dimağında yer eden her türlü bilgileri ve insan karakterinin en büyük duygularını, bunları dinleyenleri veya okuyanları çok alakalı kılacak surette söylemek ve yazmak sanatı. Bugün içindir ki edebiyat, ister nesir halinde olsun, ister nazım şeklinde olsun, tıpkı resim gibi, heykeltıraşlık gibi, bilhassa mûsıkî gibi, güzel sanatlardan sayıla gelmektedir.

19 Eylül 2015 Cumartesi

Sevgi seninle olsun.



Egoyu Sen Yarattın

Kalbinin en kuytu köşesinde sakladığın sonra da unuttuğun özünün bilgisini artık hatırlama zamanı…

İnsanoğlu artık bilinçli yada bilinçsiz kum saatinin içindeki kumların azaldığının farkında. Bunun için yapması gerekeni içgüdüsel olarak biliyor: “Özüyle buluşmak”. Hedefine ulaşmak için önüne çıkan büyük kayadan yani egosundan kurtulması gerektiğinin hissiyat olarak farkında. Onun içindir bu büyük arayış, sağa sola savrulmalar, medet ummalar. Aslında yapmaları gereken sadece herkese aynı gözle bakabilmek. Kolay mı zannettin? Yaptığını mı düşünüyorsun? O zaman bir daha düşün… Belirli bir düzen, belirli kurallar etrafında geçti hayatın. Hep daha iyisini yapman gerektiği öğretildi. Bunu öğreten de sensin. Bu “Tek” olanın kuralı değil. Egoyu sen yarattın. Özünde bu bilgi yoktur. Sen kendini değiştirdin ama artık anlamaya başlıyorsun, hatırlamak istiyorsun, yarattığın egoyu artık yok etmek istiyorsun. O zaman önce kendini bağışla. Bilinçaltında kendine olan kızgınlığından başla. Kendini sev, hatalarını bil, bundan dolayı kendini affet.

Kendine kızmadığını mı düşünüyorsun? O zaman hayatını gözden geçir. Karşına çıkan engeller aslında birbirine ne kadar benziyor. Bu engelleri kızdığın benlikleri yok etmek için yaratıyorsun. Bir düşün, kendinden kendine bir itiraf bu… Zor gelse de, bunu yaptığında değişim için büyük bir adım atmış olacaksın.

Varlığın Bilgisini Alabilmek

Her insanoğlu özünün bilgisine ulaşacaktır. Bütün bilgiyi bir anda almak mümkün değildir. Onun için birbirinizin bilgi, tecrübe ve deneyimlerinden yararlanmanız bu yolculukta sizin engelleri daha rahat geçebilmenize yardımcı olur.

Karşılaştığın her varlıktan öğrenebileceğin birşey olduğunu unutma. Kalbinin sesini dinle, o seni yanıltmaz. Hep sevgi enerjisinin içinde olduğunu bil. Kuşkuyu etrafından uzaklaştır. Karşılaştığın varlığın senin gibi özünü arama yoluna girmiş bir gezgin olduğunu unutma!

Bir karşılaşma yaşanmışsa muhakkak paylaşılacak şeyler vardır. O anda küçük bir bilgi zannedilebilir ama unutma ki küçük bir kartopu yuvarlana yuvarlana kocaman bir kartopuna dönüşebilir. Dinle, söylenen sözlere değil onun arkasındaki o ruh varlığının aslında sana ne bilgi vermek istediğine bak.

Sevgi seninle olsun.

Varlığının Sesini Duyabilmek

İnsanoğlu yaradılışından beri neden var olduğunu bilmek istedi. Çeşitli sonuçlara vardı. Ama hiçbir zaman tek bir sonuçta mutabık kalamadı. Hep bir sır olarak kaldı. Bu sırrın gerçek cevabını ancak kalbinin bilgisine ulaşanlar anlayabileceklerdir. Eninde sonunda bu bilgiye bir gün insanoğullarının hepsi ulaşacaktır.

Aldığınız her bilgi sizin şuur alanınızda farklı bir bakış açısı yaratır. Yavaş yavaş değişmeye başlarsınız. Etrafınıza ördüğünüz kabuklar yumuşamaya, kopmaya başlar. Size öğretileni değil, kendi doğrunuzu bulmaya başlarsınız. Yolun başındayken yolun sonunu nasıl anlayabilirsin ki? Varlığın sana hep gerçek doğru bilgiyi kesintisiz olarak yaratımından beri gönderir. Yaratımının ilk evresinde bu ses tekti ve sen bunu tüm benliğinle hissedip seni sarmasına izin veriyordun. Sonra yavaş yavaş sesler çoğaldı. Değişim başladı. Madde alemine daldıkça varlığının sesini uzaklaştırdın. O hep sana seslendi ama sen diğer sesleri dinledikçe onun sesini duymak istediğin gibi duydun.

Artık uyanmak istiyorsun ve bu seslerin seni gerçek mutluluğa götüremeyeceğini hissediyorsun. O uzaklardan gelen sesin yine ruhunu saran, kucaklayan tek ses olup seni değiştirmesini istiyorsun. Varlığınla buluşmak, geçtiğin bu yollardan tekrar geçmek, yaradılışının ilk evresindeki özünün bilgisine tekrar ulaşmak, varlığınla bir bütün olmak, iki değil tek olmak istiyorsun.

Unutma ki sen de “Tek” olanın bir parçasısın. O’nu biraz olsun anlayabilmek için varlığının sana söylediklerine kulak ver.

Uygulama:
Varlığının sesini duyabilmek… O sesi ancak kalbinle duyabilirsin. Kendini incele, söylediklerini, yaptıklarını… Bunları söylerken ve yaparken hangi sese kulak verdin? Olaydan bir an olsun çık, seninle olan bağını düşünme. Olayı tekrar imajine et. Bu sefer gelen seslerin doğruluğunu kalbine sor. Ne olursa olsun onu susturma, ya da sözleri değiştirme. Bu olayda duydukların hoşuna gitmeyebilir, canını yakabilir ama unutma ki amacın maddenin senin üzerinde kurduğu hükümdarlığından kurtulup artık sadece varlığının sesini tek ses olarak duyabilmek.

Madde alemiyle yoğrulmuş sen ve özünün bilgisini bilen sen. Artık tek olma zamanı gelmedi mi?